29 Mayıs 2017
SON HABERLER:

Anket

Sizce erken seçimlerde hangi parti oy kaybeder?





Sonuçlar


Written By Sl
Bu Ögeyi Oyla
(3 Oy)

Los Zetas Karteli. Yani İngilizce, “The Zetas” Türkçeye Zetaslar diye de çevirebiliriz.

Meksika’nın en büyük uyuştu karteli ve ülkeyi kaosa sürükleyen savaşın en gaddar yüzüdür.

Zetas, 1999'da Yüzbaşı Arturo Guzman Decena tarafından kurulmuş ve günümüzün en etkili organize suç örgütü olmuştur.

Meksika'da
faaliyet gösteren fiilen neredeyse ülkeyi yöneten gerçek manadaki “paralelci gurup” yasadışı uyuşturucu üretimi, ticareti ve trafiği ile uğraşmakta.

Guzman vaktiyle yüzlerce madalya almış keskin bir nişancı ve istihbaratçıdır. Zamanla, Guzman çok hızlı bir şekilde yükselir ve askeriyede çok önemli bir noktaya gelir. Tabi Meksika bizim gibi demokrasi ülkesi olmadığı için kim bu adam nasıl böyle yükseldi diye televizyonda, gazetede soramaz. Ama bizde  böylemi isteyen herkes  istediği şeye anında ulaşır.

1995'li yıllarda yaptığı suçlar dolayısıyla hapishaneye girince halk, bu sefer; “Biz kahramanımızı size yedirtmeyiz!” diye ayaklanır ve Guzman'ı demir parmaklıkların arkasından çıkartır.

Guzman halkın gücünü arkasında görünce askeriyedeki gücünü arkasına alır ve en seçkin askerlere 4 kat fazla para verip kendi askeriyesini kurar. Tabi ki dediğim gibi bizim gibi demokrasi ülkesi olmadıkları için herkes istediği gibi kendi polisini kendi askerini yetiştirebilir.

Ve sonuçta Meksika'da fiilen neredeyse güvenliği ve yasadışı uyuşturucu üretimi, ticareti ve trafiğini yöneten bir gurup haline gelir. Tabi işleri uyuşturucu olunca aldıkları ‘gemiciklerle’ Kolombiya'dan uyuşturucu ticareti başlar.

Ülkedeki birkaç ‘badem bıyıklı’ polis bu ‘gemiciklerle’ baskın yapar. Ama Guzman vatansever ve ‘koyu bir Katolik’ olunca kimse onunun bunu yaptığına inanmaz.

Guzman bir emirle ithal ediyorum der ve kendisine operasyon yapan badem bıyıklı polisleri içeri alırlar.

Hükümet tarafından 2 ay hapse atılan ‘badem bıyıklı polisleri’ sonra Zetas’a teslim ederler. Zetas bunların kafasını ağaç kesmek için kullanılan hızar ile keser ve halka adalet yerini buldu derler.

Çünkü başbakana ve halka göre "Sayın Guzman" ülkeye un getiren ‘hayırsever’ bir askerdir.

Hatta 2002'de Meksika'nın Texas'a sınır şehri olan, Nuevo Loredo Şehri’ne yine bir "badem bıyıklı emniyet müdürünü" kazara atarlar.

Adam eğer hükümet yardım ederse burada olan uyuşturucu trafiğini bitireceğim diye açıklama yapmasının üzerinden sadece 6 saat geçtikten sonra Zetas, badem bıyıklı emniyet müdürünü öldürür.

Dediğim gibi, Meksika üçüncü dünya ülkesi olduğu için böyle şeyler kanıksanmıştır. Hâlbuki siz hiç Türkiye'de böyle bir hadiseyi duyar mısınız?

Kesinlikle hayır.

Bu, Zetas gurubu daha sonra medyaya el atar ve uyuşturucudan gelen milyarlarca dolar ile 18 tane gazete ve televizyon alır. Televizyonlarda kendileri ve hükümet lehinde propagandalar yapar ve halk tamamen kış uykusu moduna girer.

Gel zaman git zaman bunların para yüklü TIR’ları kaza yapar. Tam 22 milyar dolar para ortaya çıkar.

Dile kolay orta ölçekli bir ülkenin elinde bulunan nakit paraya eşdeğer bir miktardır bu.

Halk daha sonra; "Bu paralar neden bankalarda değil de TIR’da geziyor?" diye sorar ve Guzman'ın ne iş yaptığı ortaya foyası meydana çıkar.

Meğer bizim Guzman, dönemin başbakanının da has adamıymış.

Gel zaman git zaman artık, Zetas halkı haraca bağlar. Çocuklar kaçırır, fidye ister. Halkı haraca bağlar. Halk olayın farkına vardığında artık çok geçtir. Artık her şey Zetas’tan sorulur olmuştur. Ve bunlar gibi onlarca kartel kurulur. Çünkü halk devletin kendilerini koruyamadığını düşünür.

Şu anda Texas'ın Loredo Şehri'nden, Meksika'ya giriş yapmak isteyen yabancılar öncelikle kendilerini koruması için Zetas'a ve diğer kartellere belli para vererek ülkeye giriş yapıyorlar.

Bizim ülkede şükür böyle şeyler yok. Mesela, Van’dan ülkeye giriş yapan birinin başka bir örgüte kendini koruması için para vermediği için şanslıyız diyebilirim.

WRİTTEN BY SL | UKRAYNA HABER

İlgili Video

Resim Galerisi

{gallery}4182{/gallery}
Son Düzenleme Salı, 11 Kasım 2014 10:21
Bu Ögeyi Oyla
(3 Oy)

New York’un “demokrat” valisi, David Paterson...

Vali, New York Yankees’in taraftarı...

2010'daki final maçını, protokol koltuğunda seyretti. Eee ne var bunda diyebilirsiniz.

New York Post Gazetesi,
merak eder, Yankees Kulübü’nü arar, Vali’nin kaç bilet aldığını ve parasını ödeyip ödemediğini sorar.

Orada her şey şeffaf olduğu için bizim gibi; örtülü ödenek, özel hayat vs. gibi saçma şeyler olmadığında cevap verilir.

Yankees Kulübü, Vali’ye beş tane bilet verildiğini lakin parasının ödenmediğini açıklar.

Niye ödenmediği sorulduğunda, “Resmi görevli” olarak geleceği bildirilmiş, resmi görevliden para alınmadığını söylemişler.

New York Post Gazetesi neden bir valiye neden 5 bilet diye sorar. Vali’nin iki yardımcısına, oğluna ve oğlunun arkadaşına bilet aldığını ortaya çıkar ve manşete taşır olayı.

Manşetteki soru şudur: “Bedava bilet rüşvet değil mi?”

Vali hemen kendisi gibi demokrat Obama'yı arayıp bana bir geometrik şekil ismi söyler misin Başkanım demez aksine Yankees’le temas kurup, parayı ödemek istediğini söyler.

Hesaplanır bilet paraları ve kredi kartı numaranızı verin, tahsil edelim denilir.

Vali kabul etmez.

Çünkü kredi kartından öderse, ödeme tarihi ortaya çıkacak. Yani, maçtan önce değil, gazetenin manşetinden sonra mecburen ödemek zorunda olduğu ortaya çıkacak.

O nedenle eski tarihli bir çek verir… Böylece, sanki maçtan önce parayı ödemiş gibi olur. Sonra da Zafer Çağlayan gibi basın toplantısı yapar, “İftira atıyorlar... İşte ödediğim çek” der.

Ama New York Post’un manşeti, ihbar kabul edilmiştir.

Paralel polis devreye girer. Çek, adli tıp tarafından incelenir. Yani bizim TÜBİTAK. Mürekkep testiyle, çeke atılan tarihin sahte olduğu kanıtlanır. Tabi ki ne polis ne savcı ne de yerli TUBİTAK, ıssız Arizona çöllerine sürülmez.

New York Post haberi manşete taşır: “Vali David yalan söylüyor” şeklinde…

New York Eyaleti Dürüstlük Komisyonu devreye girer…

Toplanırlar ve valiye 62 bin 500 dolar ceza keserler…

2 bin 500 dolar bilet parası, 60 bin dolar yalan söylediği için!

İşin “hazin” tarafı... Dürüstlük Komisyonu’nun üyeleri, bizzat Vali David tarafından seçiliyor.

Yani, adamlar kendilerini Seçen Adam'ı cezalandırıyorlar.

Obama kalkıp da valisine sahip çıkmadı veya olayı izah için herhangi bir geometrik şekil bulmadı.

WRİTTEN BY SL | UKRAYNA HABER

Son Düzenleme Salı, 11 Kasım 2014 10:22
Bu Ögeyi Oyla
(2 Oy)

Futbol adına çok zevkli olmamakla birlikte Hollandalı Yıldız'ın geceyi kurtaran 2 golle bitirdiği bir derbi daha geride kaldı.

İki teknik adamın kötü futbolcu seçimi ile başlaması bunun en büyük nedeniydi.

Uzun zamandır sakat olan, Emre ve Volkan başlaması, Diego'nun yedek kalması, İsmail Kartal'ın; Takımın en çok koşan ve verimli olduğunu düşündüğüm Bruma ve Alex Tellesin 18'e bile almaması Prandelli'nin futbolcu seçimi konusunda en büyük hatasıydı diyebiliriz.

Emre’nin 34. dakikada sakatlanıp çıkması, Volkan'ın gollerden önce yerde kıvranması bana göre gollerden en az birini kurtaramamasının sebebi sahaya sakat sakat çıkmasıydı.

Galatasaray’da ise Alper ve Gökhan karşısında tel tel dökülen, Veyselin yerine Telles, Dzemalinin yerine başka bir Türk oyuncu alınıp Bruma daha etkili kullanılabilirdi.

İlk yarıda etkili olan Fenerbahçe'nin çok rahat 2-0 yapıp üstüne üstlük Galatasaray'ı 10 kişi bırakma şansını iyi kullanamadı.

Buradaki en büyük etken sahaya, Galatasaray'ın 4-3-3 sistemi ile çıkmasıydı. Bu sistem Fenerbahçe'nin çok kolay pozisyona girmesini sağladı. Çünkü sahada çok iyi oynayan Alper ve Caner faktörü vardı. Zaten iyi oynayan iki futbolcunun birde orta alanda onları karşılayacak futbolcu olmaması işlerini daha da kolaylaştırdı. Ama bir kaç haftadır zaten formsuz olan Emenike’nin pozisyonları rahatça harcaması ilk yarının berabere bitmesine neden oldu diyebiliriz.

İkinci yarıya Galatasaray çok daha istekli başlaması Galatasaray'ın sisteminin ve futbolcuların istekli oynaması galibiyetin habercisi diye düşünmemize sebep oldu. Nitekim daha 30. saniyede gol ile burun buruna geldiler. Ama bu etkili oyun sadece 10 dakika sürdü.

Tam Fenerbahçe dengeyi kurmuşken Bruno Alves Galatasaray'ın ve Galatasaraylıların imdadına yetişti. Daha bir hafta önce aynı pozisyonda Bekir'i kaybettiklerini bilen ve şampiyonlar liginde Nani'yi benzer pozisyonda oyun dışına bırakan bir hakemin maçı yönettiğini bilmiyormuş gibi davranan Alves durup dururken hem takımını hem de Fenerbahçe'de geleceğini kararttı diyebiliriz. Futbolla alakası olmayan  ve orta alanda gereksiz pozisyonda yapılmayacak bir hareketti.

Bu pozisyondan sonra herkes Galatasaray saldıracak diye düşünürken, Fenerbahçe dengeyi kurdu ve Kadlec ile çok net bir pozisyondan yararlanamadı.

Emre Çolağın oyuna girmesi ile Galatasaray zaten 10 kişi oynayan ve yorulan Fenerbahçe karşısında baskı kurmaya başladı. Emre bu performansını hafta içinde U21 milli Takım'ı ile de göstermişti.

Ve Muhteşem son; her zaman bir maçta bir jeneriklik gol izlemeye alışmışken Sniejder iki dakika arayla 2 muhteşem gol ile gözlerimizin pasını sildi. Farklı iki köşeden doksana giden iki muhteşem gol karşısında Volkan'ın acizliği goller sonunda yüzünden okunuyor gibiydi.

Maçın kırılma anı bence Alves'in kart görmesi ve maçın son dakikasında çizgiyi geçen topu yan, orta ve çizgi hakeminin görmemesi hakemler utanılacak bir andı. Eğer, Sneijder'in muhteşem golleri olmasa şimdi başka şeyler konuşabilirdik.

Sarı-kırmızılı takım ayrıca, Süper Lig'de son 3 sezonda Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor ile Türk Telekom Arena'da oynadığı 7 maçı da kazanmayı başardı. Bu yüzden ev sahibi Takımı bir kez daha tebrik ediyoruz.

WRİTTEN BY SL | UKRAYNA HABER

Son Düzenleme Salı, 11 Kasım 2014 10:25

Yunus Erdoğdu

Ben, ezelden beri mülteciyim.

Ben, ezelden beri mülteciyim.

Yaklaşık yedi asır evvel Anadolu coğrafyasına iltica eden, Türkmen milleti...

Hits:405Devamı...

Referandum, sonuçlarına güvenir misiniz?

Referandum, sonuçlarına güvenir misiniz?

Toplumda, güven bunalımı var. İnsan, güvene en çok; fitnenin arttığı,...

Hits:2397Devamı...

İsmail Bahar

Nisan bahar türküsüdür

Nisan bahar türküsüdür

Nisan bitmek üzere, gec kaldığımı biliyorum ‘bahar’ demeye... Mart’ın 1’ini, 21...

Hits:2492Devamı...

Kayısı çiçeği

Kayısı çiçeği

Bahar vakti kar yağar mı?En azından hiç beklemeyiz yağacağını.Cenâb-ı Hakk’ın...

Hits:30417Devamı...

Şükrettin Aslanoğlu

Kutlu Doğumun Ya Rasulallah!

Kutlu Doğumun Ya Rasulallah!

Sensizliğin en büyük yaramız olduğu mevsimlerdeyiz Ya RasulAllah…Merhemimiz sen ol...

Hits:1518Devamı...

Kapkara bir gecede dolunay gibi

Kapkara bir gecede dolunay gibi

Şaban-ı Muazzam’ın 15. gecesi... Adlandırıldığı şekliyle Beraat Gecesi, Beraat Kandili...Karanlığı...

Hits:25535Devamı...

Kerem Aslan

Myanmar’a yardım! [2]

Myanmar’a yardım! [2]

Myanmar, Myanmar Birliği Cumhuriyeti, Burma, Birmanya Kasırgalar, yokluklar,yoksulluklar... Bazen bu sıkıntılarla, bazen...

Hits:363Devamı...

Myanmar’a yardım! [1]

Myanmar’a yardım! [1]

Myanmar önceden beri hep yardıma ihtiyacıyla tanıdığım, bildiğim bir ülke...

Hits:355Devamı...

Bilişim

[FOTO GALERİ] Kodak sahneye Ektra akıllı telefon kamera ile çıkıyor

[FOTO GALERİ] Kodak sahneye Ektra akıllı telefon kamera ile çıkıyor

Söz konusu fotoğraf makineleri olduğunda, birçoğumuz için Kodak markasının ayrı...

Hits:394Devamı...

Whatsapp, Ukrayna'da da çöktü!

Whatsapp, Ukrayna'da da çöktü!

Dünyada bir milyardan fazla kullanıcıya sahip akıllı telefon uygulaması Whatsapp'de...

Hits:14978Devamı...

Otomobil

Tam cadılık: yerli dedikleri Cadillac çıktı

Tam cadılık: yerli dedikleri Cadillac çıktı

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, yerli otomobilin prototipinin...

Hits:253967Devamı...

[FOTO GALERİ] Türkler, Ukraynalılardan 20 yılsonra Lexus ile tanışacak

[FOTO GALERİ] Türkler, Ukraynalılardan 20 yılsonra Lexus ile tanışacak

Japon otomotiv devi Toyota’nın 1989’da kurduğu lüks segment markası Lexus,...

Hits:355204Devamı...

Flag Counter



Alexa Certified Traffic Ranking for http://ukraynahaber.com/

TÜRK BASINI
Birgün
Cumhuriyet
Yeni Asya