HaberlerYunus Erdoğdu

Miray bebek Marslı olsaydı yaşardı…

Geçtiğimiz günlerde 2015 yapımı bilim kurgu türündeki ABD filmi Marslı’yı izledim. Filmde özetle 2035 yılındayız ve Ares III adlı uzay gemisi Mars yüzeyine bir sefer yapar. Mars’ta aniden çıkan şiddetli toz fırtınası astronotları görevi iptal etmeye ve geri dönmeye zorlar. Tahliye sırasında astronot Mark Watney fırtına esnasında kaybolur, öldüğünü düşünen ekip arkadaşları onu mecburen geride bırakıp Dünya’ya doğru yola çıkar. Fırtına dağıldığında Watney düşük oksijen uyarı sesiyle uyanır. Yabancı bir gezegende tek başına kalan Mark, elindeki yiyecek ve malzemelerle hayatta kalma savaşı verirken Dünya‘dakiler de kaza eseri uydu görüntülerinden Mark’ın hayatta kaldığını anlar.

Film bundan sonra başlıyor… Önce Amerika-NASA bütün imkânlarını seferber yağıp bir ihtiyaç malzemelerinden oluşan taşıyıcı alelacele hazırlayıp fırlatır…

Tabi acele işe şeytan karışır ve fırlatma anından roket infilak eder…

Çaresizlik diz boyutundadır…

Çin de olayı uzaktan vakur bir şekilde izliyor en sonunda vicdan yapan Çin; ‘bir insanı kurtaran bütün insanlığı kurtarmış olur’ fehvasınca harekete geçer ve kendi imkânlarıyla uyduyu hazırlamaya karar verir ve bütün maddi imkânlarını seferber eder…

Amerikalılar ve Çinliler hep birlikte meydanlarda, evlerde, her yerde yürek yüreğe verir el ele verir, Marstaki ‘bir insanı’ kurtarmak için kutsal saydıkları her şeye dua eder…

ABD ve Çin’in ihlâslı bilim insanları nihayet, Mark’ı kurtarır…

Film bu işte ABD ve Çin bir insanı kurtarmak için milyarlarca dolar harcadı… Hâlbuki gerçekte, ABD ordusu ‘ulusunun çıkarları’ için milyarlarca doları Orta Doğu’da bombalara harcıyor…

Çin ise rejiminin devamı için Doğu Türkistan’daki vahşet üstüne vahşet işliyor. Her iki ülkede de ne için öldüğünü bile bilmeyen insanların haddi hesabı yok…

Gelelim bizim oksijeni bol cennet vatanımız Türkiye’ye…

Güzel ülkemin bir köşesinde bir dede hasta torununu kucağına alır…  bir eline de beyaz bir bayrak! Ne de olsa savaş ortasında kalmıştır. Tek derdi torununu hastaneye ulaştırmak…

Ve nereden geldiği belli olmayan muhtemelen uzaylıların sıktığı kurşunlarla sokak ortasında dede ve torun can verir… Nine de hastanede can çekiştirir…

İşte halimiz gerçekte bu…

Demek ki hayatta kalmak için Türkiye’den dışarı çıkmak, hatta dünyandan Mars’a gitmek gerekiyormuş…

Türkiye’de her gün; açlıktan, soğuktan, savaştan, terörden insanlar ölürken bir kesim televizyonda şarkı yarışması izleyip, sinemada patlamış mısır yiyerek, sanal alemde, Marslı Mark’ın kurtuluşuna seviniyor.

Ya sokaklarda gerçekten can vereni Miray bebeği düşünen var mı?

YUNUS ERDOĞDU | UKRAYNAHABER.COM – yunuserdogdu@hotmail.com

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kontrol et

Close
Close