Foto GaleriGündemVideo

Ukrayna ve Kiev Metropoliti Makariy’den, Cumhurbaşkanı Poroşenko’ya teşekkür ziyareti

Ekümenik İstanbul Ortodoks Kilisesi'nin Ukrayna metropolitlerini tanınması, Ukrayna Ortodoks Kilisesi'nin bağımsızlığı için atılan ilk adım oldu.

Ekümenik İstanbul Ortodoks Kilisesi’nin Ukrayna metropolitlerini tanınması üzerine Ukrayna Otosefal Ortodoks Kilisesi (UOOK) Başpiskoposluğu Ukrayna ve Kiev Metropoliti Makariy, desteklerinden dolayı Ukrayna Cumhurbaşkanı Petro Poroşenko’ya destek ziyaretinde bulundu.

UOOK Başpiskoposluğu Metropoliti Makariy, Ekümenik Patrikhanenin Ukrayna Kilisesi’nin otosefal kararı üzerine Poroşenko’ya, teşekkür ederek zatının şahsi gayretleri olmadan başaramayacaklarını söyledi.

www.UkraynaHaber.com

Poroşenko ise Ukrayna kiliselerinin tanınmasının gelecek nesillerin yâd edeceğiniz torunlarının hatırlayacağını söyledi.

Ukrayna tarihinin bazı önemli tarihleri olduğunu belirten Poroşenko, Ukrayna’nın tarihine kiliselerin tanındığı 11 Ekim tarihinin, Ukrayna halkının iradesiyle gerçekleşen 24 Ağustos 1990 tarihli bağımsızlık referandumu çok önemli olduğunu ve sonsuza kadar gideceğini söyledi.

Ukrayna halkının kiliselerin tanınması hadisesine olumlu tepki verdiğini belirten Poroşenko, bunun kendilerinin doğru yönde ilerlediklerini teyit ettiğini ifade etti.

PROVOKASYON UYARISI
Poroşenko, Ukrayna’nın bağımsız yerel kilisesinin kurulması sürecinde sağlam ve ilkeli bir duruşu nedeniyle Metropolit Makariy’e teşekkür etti.

Poroşenko bir kez daha barışın korunmasının gerektiğini ve ibadethanelerde ve ayinlere katılacak kişiler arasında Kremlin’in provokatörleri olabileceği konusunda uyarıda bulundu.

14 Ekim’de Ayasofya Meydanı’nda toplu dua ayini gerçekleşecek.

Muhabir: Yunus Erdoğdu

Fotoğraflar: Mykola Lazarenko

BÜTÜN RUS-UKRAYNA VE KİEV PATRİĞİ FİLARET’TEN POROŞENKO’YA TEŞEKKÜR ZİYARETİ

Fotoğraflar: Mykhailo Markiv

Ekümenik İstanbul Ortodoks Kilisesi’nin Ukrayna metropolitlerini tanınması, üzerine Bütün Rus-Ukrayna ve Kiev Patriği Filaret, desteklerinden dolayı Ukrayna Cumhurbaşkanı Petro Poroşenko’ya destek ziyaretinde bulundu.

Bütün Rus-Ukrayna ve Kiev Patriği Filaret, Ekümenik Patrikhanenin Ukrayna Kilisesi’nin otosefal kararı üzerine Poroşenko’ya “Sizi ilk zaferimizle tebrik ediyorum.” dedi.

Patrik Filaret, “Size şahsen teşekkür etmek istiyorum, çünkü sizin azminiz, bilgeliğiniz sayesinde, bunu başardık. Daha önceki başkanlar da çok çalıştı, ancak ulaşmadı. Ve siz bizim bu ortak hedefimize ulaştınız.” dedi.

Bugünün tarihi bir gün olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Poroşenko, topraklarında 332 yıl boyunca Ukrayna kilisesinin otosefal için beklediğini ve bu süreç devam ettiğini söyledi.

Poroşenko, bugün Sinod’un Ukrayna’nın tek bir yerel Ortodoks otosefal kilisesi oluşturmasına yardımcı olacak çok önemli konularda kararlar verdiğini söyledi.

Ukrayna tarihinin bazı önemli tarihleri olduğunu belirten Poroşenko, Ukrayna’nın tarihine 11 Ekim tarihinin, Ukrayna halkının iradesiyle gerçekleşen 24 Ağustos 1990 tarihli bağımsızlık referandumu çok önemli olduğunu ve sonsuza kadar gideceğini söyledi.

Poroşenko: “Rab, Ukrayna halkının bağımsızlık mücadelesini gördü, dualarımızı duydu ve gayretimizi takdir etti.” dedi.

Filaret de kiliselerin birleşmesi için uzun süre sabrettiklerini ve biraz daha sabredebileceklerini birleşmenin şiddet içermeden gönüllü bir şekilde olmasını istediklerini söyledi.

45 milyon nüfusa sahip Ukrayna’nın, işgalci Rusya’dan dini bağımsızlığını kazanma çabaları devam ediyor. Ukrayna Ortodoks Kilisesi’nin bağımsızlığını (otosefal) istemesi, Ekümenik İstanbul Ortodoks Kilisesi ile Moskova Kilisesi ilişkilerini koparma noktasına getirirken Ekümenik İstanbul Patrikliği aylık sinodun (Meclis) sonunda Ukrayna’daki 2 metropolitliği tanıdı. Rusya, bu kiliseleri tanımıyor.

İstanbul Patriği I. Bartholomeos, sinodun ilk gününde yaptığı açıklamada, “Hazırlık aşamasındayız, Ukrayna kilisesi bağımsızlığını alacak” demişti.

9-11 Ekim tarihleri arasında gerçekleşen aylık sinodda, Ukrayna’daki metropolitlikleri tanınması kararı alındı. Ukrayna’daki bulunan ve dün Türkiye’ye dönen iki temsilcinin gerçekleştirdiği sunumun ardından, 3 metropolitliğin tanınması, Ukrayna Kilisesi’nin bağımsızlığı için atılan ilk adım oldu.

Ne olmuştu?
Otosefal isteyen Ukrayna Kilisesi’ni destekleyen Ekümenik İstanbul Patrikliğ’ne karşı Moskova Patrikliği 15 Eylül 2018 günü ilişkileri koparma kararı almıştı. İstanbul Patrikliği ise uzunca bir sessizliğin ardından 23 Eylül’de Ortaköy’deki Aziz Fokas Kilisesi’nde düzenlenen Pazar ayini sonrasında “Tehditlerden korkmuyoruz. Ukrayna kısa sürede bağımsız olacak” demişti.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:

[VİDEO] Ruslar, Ekümenik Patrik Bartholomeos’u zehirleyecek miydi?

https://www.youtube.com/watch?v=Qqs1rs0JulM

Patrik Bartholomeos’un bu açıklaması Rusya ile İstanbul Patrikliği arasındaki ilişkilerin daha da gerginleşmesine neden olurken, ilişkilerin kopması halinde Doğu-Batı kiliselerinin (Roma ve Bizans) yaklaşık bin yıl önce yollarını ayırmasından sonra Ortodoks kilisesindeki en büyük bölünme yaşanacak.

Bunun yanı sıra Moskova ile eşitler arasındaki öncelikli Ekümenik İstanbul patrikleri arasında ilişkilerin kopması halinde, Rus Ortodoks Kilisesi’nin Türkiye’de kendi kiliselerini ve epsikoposluklarını kurabileceği de konuşuluyor.

Dünyadaki yaklaşık 300 milyon Ortodoks’un çoğunluğuna sahip Rusya Ortodoks Kilisesi, “Ekümeniklik hakkı” istiyor.

Ukrayna ise 3’e bölünmüş durumda. Ukrayna Ortodoks Kilisesi’nin bir bölümü Moskova Patrikliği’ne bağlılığını devam ettirirken, otosefal (bağımsızlık) isteyen kiliseler de bölündü. Ukrayna’da iki kilise, Ukrayna Ortodoks Kilisesi başkanlığını ilan etti. İstanbul Patrikliği ise bu duruma karşı çalışmalarını devam ettiriyor.

UKRAYNA’DAKİ ORTODOKS KİLİSELERİN HALİHAZIRDAKİ VAZİYETİ

Ukrayna’da nüfusun çoğunu oluşturan Ortodokslar üç Ortodoks kilisesi arasında bölünmüştür:

Ukrayna Otosefal Kilisesi, 1989,

Ukrayna Ortodoks Kilisesi – Kiev Patrikhanesi, 1992,

Moskova Patrikhanesi’ne bağlı Ukrayna Ortodoks Kilisesi.

www.UkraynaHaber.com

Sovyetler Birliği’nin dağıldığı 1991 yılından sonra Ukrayna’da bazı milliyetçi rahipler, Kiev Patrikhanesi ve Ukrayna Otosefal Ortodoks Kilisesi adları altında, kendi kilise teşkilatlarını kurdu. Ukrayna halkının büyük çoğunluğu dini hayatlarını Rus Sinod’undan (Ortodoks dini meclisi, konsil) ayrıştırma isteğini dile getiriyor. Hiçbir Ortodoks otorite tarafından tanınmayan Kiev Patrikhanesi, Ukrayna milliyetçiliğinin önemli kurumlarından biri olmuştur. Kiev Patrikhanesi, Turuncu Devrim’in ön saflarında görev almıştır. Seçimlerden sonra, dönemin Ukrayna Cumhurbaşkanı Viktor Yuşçenko, Kiev Patrikhanesi’ne bağlı olduğunu bildirmiştir. Bu stratejinin amacı, Ukrayna’da Moskova’dan bağımsız bir kilisenin oluşturulmasıdır. Bu anlamda Kiev Patrikhanesi, Ukrayna açısından hem Moskova’ya bir alternatif hem de bir baskı aracıdır. Kiev Patrikhanesi’nin ve Ukrayna Otosefal Kilisesi’nin Fener Rum Patrikhanesi ile ilişkileri de aynı işlevi görmektedir.

www.UkraynaHaber.com

Moskova Patrikhanesi, ise bağımsızlığını kazanan Ukrayna topraklarının hala kendi kanonik dini alanında bulunduğunu iddia ediyor. Bunun başlıca nedeni ise Rusya’nın emperyalist emelleri doğrultusunda kiliseleri kontrol altında tutarak Ukrayna’daki siyasi etkinliğini din üzerinden de sürdürmek. Ancak Ortodoks mezhebindeki kurallara göre, bir kilise kuruluşunun geçerli sayılabilmesi için, ya Fener Rum Patrikhanesi tarafından tanınması, ya da Ortodoks dünyasındaki diğer patrikhanelerin en az yarısı tarafından tanınmaları gerekiyor.

Fener Rum Patrikhanesi’nin, milliyetçi Ukrayna Ortodoksları, Moskova’ya karşı destekliyor. Rusya’nın Ukrayna’ya verdiği önemden dolayı Fener, Kiev Patrikhanesi’ni tanımaktan kaçınmış olsa da, hem Kiev Patrikhanesi hem Otosefal Ukrayna Ortodoks Kilisesi ile defalarca görüşmelerde bulunmuştur.  Eston Ortodokslarını kendisine bağlayan ve bu yüzden bir dönem Rus Ortodoks Kilisesi ile ilişkilerinin kesilmesine neden olan Patrik Bartholomeos’un diasporadaki Ukrayna Ortodoks Kiliselerini de kendisine bağlaması veya otosefal olarak tanıması Moskova’yı endişelendiriyor.

www.UkraynaHaber.com

Başbakan olduğu dönemde, 2001 yılında, Yuşçenko, Kiev Patrikhanesi heyeti aracılığıyla Fener Patriği’ne bir mektup göndermiştir. Fener heyetinin mektubu aldıktan sonra Ukrayna’yı ziyaret etmesi Moskova’nın tepkisine sebep olmuştur. Moskova, Ukrayna’yı kendi kanonik toprağı olarak görmektedir.

Evrensellik iddiası taşıyan dinlerin ortak özelliklerinden biri kanonik toprak anlayışıdır. Bu, coğrafi bir alan değildir; bir dinin egemen olduğu yahut geçmişte kendine ait olduğunu iddia ettiği dinsel, kültürel ve etnik açıdan sahiplenilmiş bir mekândır. Hıristiyan geleneğinde, bilhassa Ortodokslar arasında yaygın olan kavram, dinsel otoritenin belirli bir coğrafi bölge ile tanımlanmasını ifade etmektedir.

www.UkraynaHaber.com

Kiev Patrikhanesi şu anda kanonik Doğu Ortodoks kiliseleri tarafından tanınmamaktadır, ancak şimdi ana kilise olan Ekümenik Patrikhane tek başına otosefal (otonom) statüsünü vermesi bekleniyor.

Kiev Patrikhanesi’nin ana kilisesi, Ukrayna’nın başkenti Kiev’deki St. Volodymyr Katedrali’dir. Kilisenin başı, 1995 yılından beri görevini sürdüren Patrik Filaret’tir. Patrik Filaret, 1997 yılında Rus Ortodoks Kilisesi tarafından aforoz edildi, ancak Patrikhane’nin sinod ve sboru bu eylemi tanımaz.

Ukrayna’da Ortodoks anlayışı Kiev Patrikhanesi ve Moskova Patrikhanesi olarak ikiye ayrılmıştır.

Ukrayna yasalarına göre Kiev Patrikhanesi’ne bağlı olan Ukrayna Ortodoks Kilisesi (UOK) günümüzde Ortodoks dünyada hala hukuki statüsü tartışılan bir dini kuruluş. Fiili olarak yönetimsel açıdan bağımsız bir yerel kilise durumda olan Ukrayna Ortodoks Kilisesi, bu konumunu ne Ortodoks Hıristiyanlığını temsil eden İstanbul Fener Rum Patrikhanesi’ne, ne de 1686 yılında bağlandığı ve 1992 yılında ayrıldığı “Moskova Patrikhanesi’ne” kabul ettirebilmiştir. Dolayısıyla hâlihazırda Ortodoks dünyada UOK’nin statüsü belirsizliğini korumaktadır. Ukraynalı din adamları ise UOK’nin statüsünü tarihsel olarak Fener Rum Patrikhanesi’ne dayandırmakta ve Kiev Kilisesi’nin 1868 yılında Moskova Patrikhanesi’ne bağlanmasını yasadışı gerçekleşmiş bir eylem olarak görmektedirler.

www.UkraynaHaber.com

Kiev Patrikhanesi, İstanbul Fener Rum Patriği I. Bartholomeos’a başvurarak bağımsızlığının tanınmasını talep etmiştir. Kiev Patrikhanesinin, bağımsızlık yönündeki çabalarının önümüzdeki dönemde Ortodoks dünyada nasıl karşılık bulacağı ise merak konusu olarak belirsizliğini korumaktadır.

ORTODOKS MEZHEBİ

Hıristiyan mezhepleri tarihi açısından 11. yüzyıl son derece önemlidir. Bu yüzyılda Hıristiyanlar “Büyük Bölünme” olarak adlandırılan ciddi bir bölünme yaşadılar. 1054 yılında meydana gelen bu bölünmede Doğu Kilisesi ile Batı Kilisesi neredeyse ortadan ikiye bölündü. Bu bölünmede İstanbul merkezli olan ve Doğu’da kalan kısım kendisini “doğru inanç, doğru görüş” anlamında Ortodoks olarak niteledi. Roma merkezli Batı Kilisesi ise kendisini “evrensel” anlamına gelen Katolik olarak adlandırdı.

www.UkraynaHaber.com

Günümüzde Ortodoks mezhebi Yunanistan, Rusya ve Balkanlarda yaygındır. Ayrıca ABD ve Avrupa ülkelerinde ciddi bir Ortodoks diasporası bulunmaktadır. Bu mezhep, idari yönden birbiriyle farklı ilişki yapısına sahip bağımsız on altı Kiliseden oluşmaktadır. Bu Kiliseler; tarihi patriklikler, milli patriklikler, otosefal ve otonom Kiliselerdir.

Tarihi patriklikler; İstanbul Patrikliği, İskenderiye Patrikliği, Antakya Patrikliği ve Kudüs Patrikliğidir. Bir görüşe göre, bunlardan ilk üçü, doğrudan doğruya İsa’nın havarileri tarafından kuruldukları için, daha kutsal olarak kabul ediliyor. İstanbul Kilisesi’nin önceliği ise Bizans’ın başkenti olmasından kaynaklanıyor, deniyor.

www.UkraynaHaber.com

Ortodoks mezhebindeki milli patriklikleri Rusya Patrikliği, Sırbistan Patrikliği, Romanya Patrikliği, Bulgaristan Patrikliği ve Gürcistan Patrikliği oluşturmaktadır. İdari açıdan bağımsız olan Otosefal Kiliseler ise şunlardır: Kıbrıs Kilisesi, Yunanistan Kilisesi, Polonya Kilisesi, Arnavutluk Kilisesi. Ortodoks mezhebindeki otonom Kiliseler ise, Çekya ve Slovakya Kilisesi, Finlandiya Kilisesi ve Estonya Kilisesidir.

Ortodokslar, 1589’da Moskova Kilisesini patriklik düzeyine çıkarmış ve bu tarihten itibaren Moskova Patrikliğine “Üçüncü Roma” da denilmiştir.

www.UkraynaHaber.com

Ortodoks mezhebi, adından da anlaşılacağı gibi kendini doğru inancın koruyucusu ve taşıyıcısı olarak görür. Bu yüzden, günümüzde istisnaları bulunsa da Ortodoks Kiliselerde, Ortodoks olmayanların evharistiya ayinine kabul etmesine pek sıcak bakılmaz.

Ortodoks mezhebi dini kaynak olarak kutsal metinleri ve geleneği esas alır. Kutsal metinlerden ise özellikle İsa’nın tanrılığı ve inkarnasyonu konusundaki içeriğinden dolayı Yuhanna İncilinin özel bir yeri vardır.

Ortodoks mezhebinde gelenek; Kilisenin doğuşundan itibaren oluşan inanış ve uygulamaların gizemini koruyarak aktarılmasıdır. Gelenek de dinde hüccet sayılmaktadır.

www.UkraynaHaber.com

Ortodoks mezhebi, ilk yedi konsili genel konsil sayar ve bu konsillerde alınan kararları geçerli kabul eder.

Ortodoks mezhebinde inancın temelinde teslis (üçlük) inancı yer alır. Teslis; Baba, Oğul ve Kutsal Ruh olmak üzere üç şahıstan oluşur.

Ortodokslar, Katolikler tarafından kredoya dâhil edilen filioque sözünü sadece ekleme olduğu için reddetmezler. Eğer Kutsal Ruh’un hem Baba’dan hem de Oğul’dan geldiği kabul edilirse bu, ilahlığın iki kaynağı olduğu anlamına gelir ki bu da “Bir Tanrı” inancını bozar.

www.UkraynaHaber.com

Ortodoks mezhebinde Bakire Meryem’in özel bir konumu vardır. O, ilk kadının (Havva) neden olduğu günahı yenen İsa Mesih’i doğurarak bir bakıma onun hatasını telafi etmiştir. O, Tanrı Anasıdır (Teotokos). Meryem doğum öncesinde de doğumdan sonra da bakiredir. Ortodoksların tüm ibadetlerinde teslisin üç şahsı kadar Meryem’in da adı geçer. Ancak Ortodokslar, Katoliklerin Meryem konusundaki tek başlarına aldıkları kararları kabul etmezler.

Ortodoks mezhebine göre insan ancak Kilise vasıtasıyla kurtulur. Kilisenin yönetimi İsa Mesih’e aittir. Piskoposlar, İsa’yı temsilen görev yaparlar.

www.UkraynaHaber.com

Ortodoks mezhebinde de yedi sakrament kabul edilmektedir.

Ortodoks Kiliselerinde vaftiz, üç kere suya daldırma veya çocuğun hastalanma tehlikesi varsa su serpme şeklinde yapılır. Vaftiz töreninin, normal şartlarda din adamları tarafından icra edilmesi gerekir. Ancak din adamı bulunmazsa herhangi bir Hıristiyan tarafından da vaftiz yapılabilir. Vaftizde önemli olan, kutsamanın Baba, Oğul ve Kutsal Ruh adına yapılmasıdır.

Ortodoks mezhebinde de ibadetin temeli evharistiya ayinidir. Evharistiya ayininde, İsa Mesih’in ekmek ve şarapta tam olarak bedenleştiğine inanılır.

www.UkraynaHaber.com

Ortodoks Kiliselerde pekiştirme ayini, vaftizin hemen sonrasında yapılır. Çocuğun alnından başlanarak burnu, kulakları kutsal yağ ile yağlanır. Böylelikle çocuğun üzerine Kutsal Ruh’un izzetinin gelmesi sağlanır, onun cemaat üyesi olması pekiştirilir.

Ortodoks Kilisesinde de tövbe, günah itirafı yapılmaktadır. Günah çıkarma Katolik mezhebinde olduğu gibi kapalı özel bir bölmede değil, kilisenin orta kısmında itirafçının başı eğik halde papaz huzurunda ikon önünde yapılır.

Ortodoks mezhebinde de ruhbanlık önemli bir yer tutar. Kilise hizmetleri piskopos, papaz, diyakos olmak üzere üç sınıf din adamı tarafından yerine getirilir. Her bölgenin en yetkili olanı piskopostur. Papazlar ve diyakoslar evlenebilirler ancak piskoposlar evlenmeyen ruhbanlar arasından seçilir. Evlenmeyen din adamları genellikle manastırlarda görev yaparlar.

www.UkraynaHaber.com

Ortodoks mezhebinde evlilik, sakrament sayılır ve kutsal bir bağ olarak görülür. Ortodoks mezhebinde zaruri durumlarda boşanmaya izin verilir. Boşanmış olan veya eşi ölen kimseye üçüncü evliliğe kadar izin verilir.

Ortodoks mezhebinde de hastaları meshetme/son yağlama sakramenti uygulanmaktadır.

Ortodoks mezhebinin ayırt edici özelliklerinden birisi de ikonlara verilen önemdir. İkonlar, Ortodoks ibadetinin ayrılmaz parçası, tamamlayıcı unsurudur.

Kilise tarihinde ikonların başlangıç tarihi tartışmalıdır. Araştırmacılar ikonların ortaya çıkışını Justinyen dönemine (VI. yüzyıl) kadar götürmektedir. Ancak ikonların kökeni ile ilgili genel kanı bir söylenceye dayanır. Bu söylenceye göre Urfa kralı Abgar amansız bir cilt hastalığına yakalanır şifa için İsa yüzünü sildiği mendili gönderir. İlk ikonun İsa’nın yüzünün resminin çıktığı o mendil olduğuna inanılır. Meryem ve azizlerin ikonları da onları rüyalarında gören insanların anlatımlarından ve apokrif metinlerdeki tanımlardan çıkarılır. Böylelikle ikonlara mucizevî bir boyut kazandırılır.

www.UkraynaHaber.com

İkonları işlevleri açısından ikiye ayırmak mümkündür. Bunlar didaktik ikonlar ve ibadet ikonlarıdır. İkonların bulunduğu bölgeye “ikonastasis” denir. Ortodoks kiliseleri, kubbeli tarzdaki mimari özellikleriyle diğer Hıristiyan mezheplere ait kiliselerden ayrılır.

*Kanonik terimi dini alan demektir. Yani evrensellik iddiası taşıyan dinlerin ortak özelliklerinden biri kanonik toprak anlayışıdır. Bu, coğrafi bir alan değildir; bir dinin egemen olduğu yahut geçmişte kendine ait olduğunu iddia ettiği dinsel, kültürel ve etnik açıdan sahiplenilmiş bir mekândır.

Muhabir: Yunus Erdoğdu

Fotoğraflar: Mykhailo Markiv ve Mikhail Palinchak

www.UkraynaHaber.com
www.UkraynaHaber.com
www.UkraynaHaber.com
www.UkraynaHaber.com

 

Etiketler

Ukrayna Haber

Ukrayna'nın, ilk Türkçe haber sitesi.

Bir Cevap Yazın

İlgili Makaleler