Dünya

AfSV, “kanlı bir ayaklanma planı” ilgili yazılı açıklama yaptı

New York merkezli Ortak Değerler Birliği (AfSV), son dönemde internet medyasında paylaşılan “kanlı bir ayaklanma planı” üzerine yazılı bir açıklama yaptı.

New York merkezli Ortak Değerler Birliği (AfSV), “24 Haziran 2018 seçimleri sürecinde cezaevlerinde bir kalkışma olacak ve Hizmet Hareketi’ne mal edilmeye çalışacaktı” iddiasıyla ilgili açıklama yaptı.

AfSV’nin açıklamasında, “Hizmet katılımcıları kendilerine ulaşan mesajları kendi akıl ve vicdanlarıyla değerlendirip hizmet hareketinin temel değerlerine uymayanları reddetmektir.” denildi.

AfSV’nin sosyal medya hesabı üzerinden yapılan açıklama şu şekilde:

AfSV’nin kamuoyu açıklamasıdır
11 Kasım 2018
Türkiye’deki hapishanelerde 24 Haziran 2018 seçimleri ertesinde bir kalkışma planı iddiası son
günlerde internet medyasında paylaşıldı. Başta Hizmet Hareketi mensupları olmak üzere birçok
masumun can güvenliğini tehlikeye atacak toplumsal bir infiali hedefleyen kumpas iddiası ile ilgili çıkan bu haberler, Hizmet katılımcılarını zan altında bıraktığı için bu mevzuda bir açıklamaya ihtiyaç doğmuştur.
1. Hizmet hareketi mensupları ve gönüllüleri bir sivil toplum hareketi çerçevesinde üzerine düşen mesuliyetin farkında olarak kendi imkânları ile bu mevzuyu araştırmaktadır ve bu konuyla alakalı toplumsal şuurun arttırılması için gereken tedbirleri almaktadır.
2. Hatırlanacağı üzere bu konu ilk defa Milliyetçi Hareket Partisi genel başkanı Devlet Bahçeli
tarafından; Türkiye hapishanelerinde mazlumen kalan binlerce Hareket mensubunu hedefleyen
“kanlı bir ayaklanma planı” şeklinde Mayıs 2018 tarihinde dillendirilmiştir. Aynı şekilde bazı
nüanslarla İçişleri Bakanı Süleyman Soylu tarafından da yukarıdaki konu dile getirilmiştir. Bu
açıklamalar, bir yerlerde planlanan bir senaryonun içine, hizmet sempatizanlarını da çekmek için,
suret-i Haktan görünen bazı kimselerin bulunabileceği ihtimalini akla getirmektedir.
3. Böyle bir senaryonun gelecekte de vuku bulma ihtimaline karşı hizmet katılımcılarına düşen
kendilerine ulaşan mesajları kendi akıl ve vicdanlarıyla değerlendirip hizmet hareketinin temel
değerlerine uymayanları reddetmektir.
4. Bu vesileyle hatırlatmak isteriz ki: Uluslararası ve ulusal hukuka saygı, bulundukları ülkelerin
kanunlarına riayet, barışa kendini adamışlık ve şiddete tevessül etmemek hizmet hareketinin temel değerleridir.
5. Hizmet katılımcıları; şimdiye kadar Türkiye’de maruz kaldıkları insanlık dışı muameleler,
sosyal tecrit ve öcüleştirme kampanyaları, hukuksuz tutuklamalar, Birleşmiş Milletler başta olmak üzere bütün insan hakları örgütleri tarafından kınanan hapishane şartları ve işkencelere rağmen bir yumruk dahi kaldırmayarak barış ve hukuka sadakatlerini açık ve net bir şekilde ifade etmişlerdir.
6. Dolayısıyla kaynağı her ne olursa olsun, Hizmet hareketine ait krediyi kullanarak şiddet veya
yasadışılığın herhangi bir şeklini içeren sözde talep ve ricayı taşıyan ve yayan kişilerin Hizmet
Hareketi ile iltisakları hangi seviyede olursa olsun, mesajları da kendileri de reddolunmalıdır.
7. Hizmet katılımcıları temel değerlerine aykırı yönlendirmelere maruz kaldıkları takdirde bu
değerlerinden taviz vermeyerek barış ve hukuk çerçevesinde hareket etmeye devam edeceklerdir.
Kamuoyuna saygılarımızla arz ederiz.

NE OLMUŞTU?

Gazeteci Ahmet Dönmez’in, kişisel blogunda yazdığı ‘24 Haziran 2018’de seçim akşamı cezaevlerinde bir isyan olacak ve Hizmet Hareketi’ne mal edilmeye çalışacaktı’ diye yazdı.

Ahmet Dönmez, cezaevlerini kana bulamayı amaçlayan kumpasa Hizmet Hareketi’ne yakın isimlerin dahil edildiği, ancak bu girişimden Fethullah Gülen’in haberdar olmasıyla tezgah girişiminin akim kaldığını iddia etmişti.

Dönmez, planlanan isyanın detaylarını kişisel blogunda şöyle aktarmıştı:

”Ortaya atılan senaryo şöyleydi: “Sincan Cezaevi’nde bir kaç kişi isyan başlatacaktı. Bunlar cemaatle hiç ilgisi olmayan, hatta önceden yerleştirilmiş kişiler olabilir… Belki bir iki gardiyan öldürülecekti. Televizyonlarda ve sosyal medyada, ’FETÖ’cüler isyan çıkardı. Sincan Cezaevi yanıyor, ölüler var’ şeklinde bir son dakika bilgisi paylaşılacaktı. O sırada cezaevinin önünde, normalde orada olmaması gereken cemaatten bazı isimler yakalanacaktı. Tıpkı Akıncı Üssü’ndeki gibi… İsyanı bunların örgütlediği açıklanacaktı. Daha önceki Özel Harp Dairesi operasyonlarında olduğu gibi, haberleri gören yüzlerce insan cezaevlerine koşacak, daha sonra infiale gelen vatandaşlar sokaklara dökülüp cezaevlerini basacaktı.”

BAHÇELİ SORMUŞTU..

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, genel af önerisini bu sefer de isyan ile gündeme getirdi. Bahçeli, “Cezaevindekiler kader kurbanı olmaktan çıkıp FETÖ’nün, PKK’nın kurbanı haline gelir, seçime 1 hafta 10 gün kala bir talimat ile isyan başlatırlar ise ne olur?” diye sormuştu…

Bu noktada Sedat Peker’in 16 Temmuz 2017 tarihinde, yani 1 yıl önce yaptığı şu açıklamayı da hatırlamakta yarar var: “Neymiş, Maltepe Cezaevi’ni basacaklarmış, arkadaşlarını çıkaracaklarmış. Büyük bir devrimin başlangıcı olacakmış. Onların düşündüğü gibi cezaevleri de bir gün basılacak. Ancak vallahi onların hayal ettiği gibi değil. Dışarıda yakaladıklarımızın hepsini ağaçlara, bayrak direklerine astıktan sonra o cezaevlerine de gireceğiz. Onları cezaevlerinde de asacağız. Boyunlarından asacağız, bayrak direklerine.”

Etiketler

Ukrayna Haber

Ukrayna'nın, ilk Türkçe haber sitesi.

Bir Cevap Yazın

İlgili Makaleler