TürkiyeVideo

[VİDEO] Kılıçdaroğlu, Erdoğan Rejim’inin 3M’sini kaldırma sözü verdi

Erdoğan Rejimini ayakta tutan 3M: Mahkeme, Maliye ve Medya

Reklam

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, AKP Başkanı Recep T. Erdoğan Rejiminin baskı unsuru 3M’yi kaldırma sözü verdi.

RECEP BEY 3M İLE YAŞIYOR

“Yolsuzlukla mücadele edeceğiz” demiş. Devleti soyan adam, aile boyu devleti soyan adam nasıl yolsuzlukla savaşacak. 3M ile yaşıyor. Biri mahkeme. İşine gelmeyeni içeri atıyor. Biri maliye, kestiriyor hemen cezayı.

Diğeri ise medya. Medyanın kontrol altına alınması. Medyanın görevi gücü eleştirmek. Onu halk adına doğru yönlendirmek. Medya bu görevi yapmazsa vay halimize. Medyanın yüzde 90’ını iktidar yönlendiriyor. Satılık kalemler ve satılık patronlar var. Satılık patronların tamamı halkın ödediği vergilerle besleniyor. Satılık kalemlerin maaşı bizim vergilerimizden ödeniyor.

Bu 3M’yi ortadan kaldıracağım ve devlette liyakati geri getireceğim.

KILIÇDAROĞLU’NUN AÇIKLAMALINDAN SATIR BAŞLARI:

“Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan…6 Mayıs 1972’de 3 güzel fidanımızı darağacında kaybettik. Siyasi idamların toplumların belleğinde derin yer ettiğini kabul etmemiz gerekiyor. Rahmetli Bülent Ecevit’in idamların kaldırılması yönündeki çabası çok önemlidir. Biz  Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan’ı asla unutmayacağız. Gençler de unutmayacaklar.

“CUMHURİYET GAZETESİ EN DİK DURAN GAZETEDİR”

Dün bir gazetemiz 94. yılını kutladı. Çınar gibi bir gazete. Cumhuriyet gazetesi 94’üncü yılını kutladı. 94 yıl yani bir asra yaklaşan yıl bizim basın tarihimizde çok fazla rastlanan bir olay değildir. Cumhuriyet’in adını Gazi Mustafa Kemal Atatürk koymuştur. Ve Cumhuriyet adına uygun olarak demokrasiyi, cumhuriyeti, özgürlükleri, kadın erkek eşitliğini ve çağdaş uygarlığı savunmuştur.

Her dönemde baskılara karşı direnmiştir. Darbelere ve baskılara direndiği için ağır bedeller ödemiştir. Yazarları katledilmiştir, gazetecileri hapse atılmıştır, köşe yazarları hapse atılmıştır.

20 Temmuz darbesinden sonra olan olaylar Cumhuriyet bağlamında yaşanan olaylar 12 Eylül ve 12 Mart askeri darbeler döneminde de aynen yaşandı. Ve bugün Cumhuriyet gazetesi bütün baskılara rağmen yoluna devam etmektedir. Bu ülkede demokrasiyi, özgürlüğü, kadın erkek eşitliğini, parlamenter demokratik sistemi savunan, tek adam ve diktaya karşı olan her kesimin Cumhuriyet’e sahip çıkması lazım.

20 Temmuz darbesine karşı en dik duran, en onurlu duran gazetelerden birisidir. Gazeteciliğin yerlerde süründüğü bir süreçte Cumhuriyet gazetesi yazarlarıyla beraber onurlu duruşunu hiç bozmamıştır. 20 Temmuz darbesine karşı en dik ve en onurlu duran gazetedir. Gazeteyi de, yazarlarını da yürekten kutluyorum.

FRANSA’YA KURAN VE AYET TEPKİSİ

Siyasetle dinin ayrılması gerektiğini biliyoruz. Kişilerin inancına saygı duymak bizim görevimizdir. Fransa’da bir grup siyasetçi ve sanatçı Kuranıkerim’den bazı ayetlerin çıkarılmasını söylüyor. Neymiş, çağ dışı kalmış. Buradan açıkça söylüyorum; çağ dışı kalan sizlersiniz. Bu düşüncesiniz El Kaide, El Nusra düşüncesidir. Bütün kitaplara saygımız vardır. Siz İslamiyet’i nasıl böyle tanımlarsınız? Bu açıklamayı yapanlar İslamiyet’in ne olduğunu bilmiyor. Onlara tavsiyem; Sevgili Peygamberimizin Veda Hutbesini bulup okuyunuz. Lütfen ama lütfen tarihte ilk ama ilk insan hakları beyannamesi kabul edilen Peygamberimizin veda hutbesini okuyunuz.

“EZBERLERİ BOZDUK”

Geçtiğimiz Cuma ezberleri bozduk. Cumhurbaşkanı adayımız olarak Muharrem İnce’yi açıkladık. Beklemiyorlardı. Çünkü kendileri gibi sanıyorlar. Yıllardır beraberiz. Niye kavga edelim. Muharrem İnce hem Türkiye’nin sorunlarını, hem çözümünü çok iyi bilir. İnsan haklarının ne olduğunu bilir. Kürsüye davet ettiğimde CHP rozetini çıkarıp bana emanet etti.

ERDOĞAN’A MÜNAFIK YANITI

Cumhurbaşkanı seksen milyonun cumhurbaşkanı olmalı. Muharrem İnce hiç bir zaman ayrım yapmadı. Böyle bir kişi Cumhurbaşkanlığı makamını hak ediyor. Muharrem İnce milleti bölmüyor, bana oy veren bizden vermeyen değil. ‘Oy vermeyenler münafık…’ Bu adam ülkenin cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturuyor. Seksen milyonun cumhurbaşkanı olmak istiyor. Ama kusura bakma sen değilsin.

ERDOĞAN’DAN RANDEVU TALEBİ

Cumhurbaşkanı adayımız Muharrem İnce ne diyor, randevu istedim diyor gidip herkesi ziyaret edeceğim diyor ama Demirtaş’ı izinsiz göremem o yüzden Adalet Bakanlığından izin istedim gidip herkesi göreceğim diyor.

ÖĞRETMENLERE ÇAĞRI: İNCE’Yİ CUMHURBAŞKANI KOLTUĞUNA OTURTMAK ZORUNDASINIZ

Muharrem İnce’nin başka bir özelliği daha var. İnce bir öğretmen. Onun yetiştirdiği binlerce akademisyen var. Muharrem İnce, öğretmenlerin, öğrencilerin derdinden çok iyi anlar. Muharrem İnce, evladını okula göndermek için velilerin neler çektiğini de çok iyi biliyor.Muharrem İnce bir öğretmen bu ülkenin binlerce çocuğuna ders verdi. Bütün öğretmenlere ve bütün anne babalara sesleniyorum siz Muharrem İnce’ye sahip çıkmak zorundasınız onu cumhurbaşkanı koltuğuna oturtmak zorundasınız.

“MUHARREM İNCE HALK ADAMIDIR”

Öğretmenleri baş tacı yapmayan bir toplumun geleceği yoktur. Aynı zamanda Muharrem İnce, bir halk adamıdır. Tanışmamız… Muharrem İnce, milletvekili olmadan önce tanışırız. Muharrem İnce, vekil olduktan sonra da köyünden vazgeçmedi. Hayat standardı yükseldikten sonra asla köyüne ihanet etmedi. Halk adamıdır. Birileri gibi sarayda oturup, kendisini 3000 kişinin koruduğu bir cumhurbaşkanı mı olur? Muharrem İnce böyle bir cumhurbaşkanlığını kendine hakaret sayar. Muharrem İnce ne diyor? Kaldıracağım çevremdeki polisleri. Halkın içine tek başıma gireceğim diyor.

ERDOĞAN’A: SEN DIŞ GÜÇLERİN OYUNCAĞI MISIN?

Sen dış güçlerin oyuncağı mısın? Her şeyi dış güçler yaptı diyorsun. Dış güçler sana bir şey yapıyorsa, hemen Kemal kardeşine haber ver. Yanında olacağım. 15 yılın sonunda ne oldu da beka sorunundan bahsetmeye başladılar? 8 maddede beka sorununun nedenini sayacağım. Tüm belediye başkanları, il, ilçe başkanları bunları herkese anlatacaksınız.

“DEVLETTE LİYAKAT SİSTEMİNİ YOK ETTİLER”

Devlette liyakat sistemini yok ettiler. Dış güçler mi dedi sana liyakati bitir diye.

15 yıl önce hiç kimse Türkiye’nin beka sorunu var diyemezdi. Ne oldu da 15 yıl sonra Türkiye’de bir beka sorunu ortaya çıktı. Ben size sekiz madde sayacağım. Birincisi devlette liyakat sistemi yok edildi. Müsteşar olmak için devlette en az 12 yıl çalışmak gerek yani işi ehline vermek gerek. Bunlar ne dediler sadakat. Liyakat yok edilince devlet yönetimi kişiselleştirildi ve tek belirleyici yer Saray olarak ortaya çıktı. Saray’ın tek belirleyici olması bürokrasinin işleyişini alt üst etti. Saray’ın tak belirleyici olması devlet hizmetlerini bozdu. Sabah kalktı TEOG’u kaldırıyorum dedi. Dördüncü neden yetkilerin bir merkezde toplanması sorunlara kaynak yaratıyor. Türkiye bugün bu örneği yaşıyor. Bir beka sorunu varsa yetkinin bir kişiye verilmesi nedeniyleydi. Beşinci neden; bütün devletlerle barış içindeydik. Ortadoğu’da bir sorun çıktığı zaman bizim kapımıza gelirlerdi. Bugün Türkiye Ortadoğu’nun şamar oğlanına döndü. 30 milyar dolar Suriyelilere harcadılar. Bu Suriyelilerin bir kısmı yer altına kayacak. Bizim vatandaşımız ikinci sınıf vatandaşa dönüştü.  Altıncı neden ihbar mekanizması. Eğer ihbar mekanizması belirleyici unsur olarak ortaya çıktıysa vay o devletin haline. İhbarcılıkla devlet yönetilir mi? Benim bu söylediklerimden hangisi yanlış?”

DEVLETİ TEMELDEN ÇÜRÜTEN YOLSUZLUKLARDIR. AK PARTİ’YE OY VEREN VATANDAŞLARA SAYGIM VAR. ONLARI ASLA YOLSUZLUKLA SUÇLAMIYORUM.

Medyanın kontrol altına alınması. Medyanın görevi gücü eleştirmek. Onu halk adına doğru yönlendirmek. Medya bu görevi yapmazsa vay halimize. Medyanın yüzde 90’ını iktidar yönlendiriyor. Satılık kalemler ve satılık patronlar var. Satılık patronların tamamı halkın ödediği vergilerle besleniyor. Satılık kalemlerin maaşı bizim vergilerimizden ödeniyor

‘ERDOĞAN BENİ DİNLİYOR”

Aslında Erdoğan beni şu an dinliyor. Vallahi de billahi de ona yalan söylemeyen tek kişi benim. Benim sözlerimi takip ediyor. Diyor ki “Ahdim olsun, enerjide dışa bağlılığı azaltacağız”. Tam tersi artıracak. Santralı Ruslara yaptırıyoruz. Artacak.

Ben diyordum “Üreten Türkiye” sen diyorsun “Şantiye.” Bitlis’in tütün fabrikasını, şeker fabrikalarını yabancılara peşkeş çekti. Fabrikaları yok etti. Şimdi üreteceğiz diyor.

Kilis ve Trabzonlulara sesleniyorum. Bu kuyruktaki insanlar iş için sıra bekliyor. Artık sizi 2 sınıf vatandaş muamelesi yapanlara oy verme. Oy verme. Bu ülkeyi bu güne kadar kim yönetiyor? Ben mi yönetiyorum.

Faizler düşecek demiş. Ama nasıl düşürecek faizleri. Belli değil. Ama faizleri düşüremedin. Dışarıya ödenen faiz 151 milyar 35 milyon dolar. Tefecilere teslim edilmiş Türkiye. Kime ödüyorsunuz bu faizi? Londra’da elinde viski olan tefecilere. İçeri de 687 milyar faiz ödüyor. “Cari açık bizi ürkütmüyor “diyordu. Bunun doğru olmadığını gördü, “cari açık düşecek” demiş. “Dar gelirli vatandaşların hayat standartları artacak” demiş. Saraydan görebildi sonunda. 14 milyon vatandaş sosyal güvence primini ödeyemiyor. Yoksulluk var nasıl ödesinler.

Kılıçdaroğlu, yandaş Yenişafak’ın ‘Madem öyle indir faizi’ manşeti hakkında yaptığı konuşmada, “Madem öyle indir faizi diye manşet atmış. O manşeti Saray’ın önünde at” dedi.

MANİFESTO AÇIKLADILAR… “DAR GELİRLİ VATANDAŞIN STANDARDI ARTACAK.” ÇOK ŞÜKÜR. SARAY’DA OTURDUĞU İÇİN TÜRKİYE’Yİ BİLMİYOR.

Ne diyor… “Dar gelirli vatandaşın üstündeki vergi yükü düşecek”. Sen, 16 yıldır yönetiyorsun bu memleketi. Nasıl bu kadar vergi yükü yıktın vatandaşın üstüne?. Ama şunu söylemiyor. ‘Asgari ücret üzerindeki vergi yükünü kaldıracağız’ diyemiyor. Havuzcuların hem vergilerini hem vergi cezalarını kaldırdı. Benim söylediklerimi söylersin ama yapamazsın.

Dar gelirli vatandaşın sırtına nasıl bu kadar vergi yükledin? Ama asgari ücretten vergiyi kesmeyeceğiz diyemiyor.

“Yeni dönemde adaleti sağlayacağız. Hakkındaki suçlama ne olursa olsun adil yargılanacak kişi” diyor. Biz bunu yıllardır söylüyoruz. Önce BM’ye verdiğin dilekçeyi çek. “Adil yargılama yapmayacağız” diye dilekçe verdiler. Madem onu çek.

“MUHARREM İNCE GELİNCE ASFALTLARI MI SÖKECEK DEMİŞ”

Bugün Muharrem İnce gelince asfaltları mı sökecek demiş. Hiçbir devlet başkanı yol yaptık diye övünmez. Ayıp sayar. Bilgi ürettin mi? Yok. İran Üniversiteleri seni geçti. Bu ayıp yeter.

Ankara – UkraynaHaber.com

Reklam
Etiketler
Reklam

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close