Reklam
Haberler

Cihan Genel Müdürü Faruk Akkan: Basına güven dünyaya göre çok geride

Reklam

Cihan Haber Ajansı’nın yeni müdürü Faruk Akkan, “Türkiye’de siyaset çok fazla haber oluyor. Siyasetin dışında ülkede çok daha önemli gelişmeler var. Eğitim, sağlık, bilim, teknoloji, ekonomi, çevre, insan ve yaşama dokunan gelişmeler haber olamıyor.” diyor.

Cihan Haber Ajansı 24 yıldır, Türkiye’nin baş döndürücü gündemini en hızlı, doğru ve güvenilir bir biçimde muhataplarına aktarıyor. Yakın zamanda bu köklü ajans da kan değişikliğine gitti. Ve Abdülhamit Bilici’nin Zaman Gazetesi genel yayın müdürü olmasının ardından Cihan’ın başına kurumun uzun süre Moskova temsilciliğini yapan Faruk Akkan geçti. ‘İçeriden biri’ olan Akkan’a göre, Cihan öncelikle birikim ve tecrübesi ile Türkiye’nin yüz akı medya kuruluşları arasında yer alıyor: “En sağ kesimden en sol kesime kadar yüzlerce televizyon, gazete, haber portalı ve kuruma hizmet veriyoruz. Ajans olarak tarafsız ve doğru haberi en hızlı şekilde müşterilerimize ulaştırmamız temel ilkemiz. Yurtta ve dünyanın önemli kentlerinde gelişmeleri 7 gün 24 saat takip ediyoruz. Gelişen teknolojileri yakından izleyerek yeni medya alanında aktif olmayı hedefliyoruz.”

Malum, dünyada ‘ajans’ denince Reuters, AP, AFP gibi medya kuruluşları akla geliyor. Dünyanın dört bir yanında aktif olan bu ajanslar vazgeçilmez durumdalar. Dolayısıyla hızlı ve güvenilir haber için sıkı bir rekabet içindeler. Bir de Rusya, Çin ve diğer gelişmekte olan ülkelerin haber ajansları var. Örneğin Rusya’nın Ria-Novosti, Interfax ve TASS gibi ajansları Avrasya coğrafyasında etkili. Buradan mülhem Faruk Akkan’a soruyoruz, ‘Türkiye’deki ajans mantığı dünyadaki muadillerinin ne kadar yakınında ya da uzağında?’ diye. Cevabı şöyle oluyor: “Bizde ajanslar ülkemizle sınırlı. Türkiye’de faaliyette bulunan ajansların bölgemizde ya da uluslararası alanda etkili olduğunu söyleyemeyiz. Biz yurtdışında aktif çalışan muhabirlerimizle bu sınırları zorluyoruz. Şu an Türkçenin dışında İngilizce, Rusça ve Arapça olarak yayın yapıyoruz. Türkiye’nin yurtdışında tanıtımına ve doğru anlaşılmasına katkı sağlamaya çalışıyoruz.”

Yine ilgililerin malumu Cihan, bilhassa seçim gecelerinin vazgeçilmezi. Öyle ki her türlü engelleme ve manipülasyona rağmen son kertede devletin ‘resmî’ ajansıyla aynı neticeyi halka ulaştırıyor. Akkan’a göre, Cihan’ın geride bıraktığı on seçim takip organizasyonu, halk iradesinin en şeffaf şekilde sandığa yansımasına önemli katkı sağladı. Sandık başından en doğru haberleri abonelerine geçtiklerini ifade eden Akkan, “Hızlı ve güvenilir kaynak olarak Cihan Haber Ajansı, seçimlerin markası haline geldi. Seçim, toplumun bütün katmanlarını ilgilendirdiği için doğal olarak her seçim döneminde Cihan’ın seçim takibi gündemin bir parçası olur. Aslında, ajansların genel olarak gündeme gelmeme gibi bir özelliği vardır. Televizyon ve gazeteler özellikle sıcak gelişmelerde ajanslardan gelen haberleri takip ederler. Vatandaş, ajans yerine televizyonları ve gazeteleri görür. Biz haberin toptancısı gibiyiz. Cihan esas gücünü, doğru ve hızlı haberciliğinden alıyor.” ifadelerini kullanıyor.

Faruk Akkan, Cihan’ın bugüne kadar ortaya koyduğu performansıyla objektif haberciliğini ispatladığı görüşünde.  Yüksek Seçim Kurulu’nun her seçim sonrasında açıkladığı kesin rakamların ise bu başarıyı tescillediğini belirtiyor. Devamında ise şöyle konuşuyor: “Siyasî partiler sandıkların sağlamasını bizim sonuçlarımızdan yapıyor. Bunun ülkemiz demokrasisi açısından çok önemli olduğunu düşünüyorum. Cihan, 1 Kasım seçimlerini takip ediyor olmasaydı seçim sonuçları ile ilgili tartışmalar çok uzun süre devam edebilirdi. Uluslararası standartlarda profesyonel habercilik için çaba ortaya koyuyoruz. Seçimlerin şeffaf bir zeminde yapılmasından rahatsız olan çevreler, çirkin karalama kampanyalarıyla bu başarıyı gölgelemek istedi.”

Türkiye-Rus ilişkilerinin yeniden inşası zaman alacak


“1 Kasım 2015 itibarı ile Cihan Haber Ajansı genel müdürü olarak göreve başladım, yani Rusya uçağı düşürülmeden önce. Benim için uçağın düşürülmesi çok üzücü oldu. On yıl boyunca iki ülke ilişkilerinin gelişimi için haberlerimizle katkı sağlamaya çalıştık. Rusya’da Türkiye deyince insanların yüzleri gülümsüyordu. Türk iş dünyasının ve inşaat firmalarının Rusya’da önemli yatırımları var. Türkler işveren konumunda. Türkiye son iki-üç yıllık dönem hariç çok başarılı bir şekilde değerlendiriliyordu. Rus meslektaşlarımız özellikle Arap Baharı ve Suriye krizinin ardından Türk dış politikasında yaşanan gelişmeleri anlamakta zorluk çekiyor. Türkiye’nin ‘dış politikada sıfır sorun’ stratejisi ne kadar gücünü artırmışsa, komşuları ile artan sorunlar da o kadar zayıf hale getirdi. Maalesef dış politikada yaşanan sorunların ekonomiye yansımaları da hissediliyor. Son yirmi yılda büyük emeklerle kurumsal hale getirilen ilişkilerin yeniden inşası zaman alacak.”

Yeni İstanbul ve Türkiye’ye alışmak kolay olmayacak

Faruk Akkan,  1971 Konya doğumlu. Konya İmam Hatip Lisesi’ni bitirdikten sonra Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nü kazanmış. “Dünyayı tanımamda üniversitemin çok büyük katkısı oldu.” diyor. Onun Cihan Haber Ajansı ile yolu kurumda Dış Haberler Direktörü olmasıyla kesişmiş. Ortadoğu, Avrasya ve Avrupa ülkelerini görmüş ki bir gazeteci için harikulade bir deneyim. 2006 yılında ise Cihan’ın temsilcisi olarak görevlendirilmiş ve on yıllık Rusya tecrübesinin ardından yeniden yuvaya dönüş…  Şairden mülhem ‘Bu şehir, o eski İstanbul mudur?’ diyoruz. Akkan, bakın ne diyor: “Türkiye’de gündem çok hızlı değişiyor. Birçok ülkenin birkaç yılda yaşayabileceği gelişmeleri bir-iki günde yaşıyoruz. Acı ve sevinçlerde daha az bir araya gelebiliyor olmamız üzüntü verici. Toplumda bir daralma ve sıkışma var. On yıl öncesinde daha az imkâna sahip olan insanlar daha huzurlu idi. Yeni İstanbul ve Türkiye’ye alışmak kolay olmayacak.”

Basına güven dünyaya göre çok geride

Faruk Akkan’a yurtdışındaki haber mantığı ile Türkiye’nin benzerliğini soruyoruz. Şunları anlatıyor: “Basına güven, dünyaya göre çok geride. Bu durumda gazetecilik mesleğini profesyonel anlamda yapabilmek zorlaşıyor. Türkiye’de siyaset çok fazla haber oluyor. Toplum aşırı siyasallaşmış durumda. Siyasetin dışında ülkede çok daha önemli gelişmeler var. Eğitim, sağlık, bilim, teknoloji, ekonomi, çevre, insan ve yaşama dokunan gelişmeler haber olamıyor. Siyasetin kısır döngüsünden kurtulup insana dokunmamız gerekiyor. Yurtdışında medyanın bu konuda daha başarılı olduğunu düşünüyorum.”

SAMET ALTINTAŞ | ZAMAN

Reklam
Reklam

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close