Yazarlar

[Tarihi Deneme] Ukrayna-Türk tarihinin kesişme noktaları (2)

Poltava önlerinde biten ümit

Ne parlak kahramanlar vardı ki tarihte, talih onlara sırtını döndükten sonra adları aynı ihtişamla anılmaz olur. Ukrayna Atamanı Mazepa bunlardan biridir. Talih onu Poltava şehri (orta Ukrayna) önlerinde terk ettiğinde hem onu artık tarihin sayfaları arasına itiyor hem de Ukrayna-Türk tarihinde yeni bir düğüm atıyordu.

Gerçekten İvan Mazepa, Kurçlar derler soylu bir Ukrayna ailesinden gelmektedir.

Gençliği son derece fırtınalı geçer. Aşklarıyla, kahramanlığıyla romantik hayatı dünya edebiyatında önemli yazarların, şairlerin, bestecilerin konusu olur. Byron, Hugo, List Mazepa’yı konu yaparlar.

Fakat Lehistan Kralının hizmetinden kovulunca Mazepa Ukrayna’ya döner. O sıralarda “Pravo-Berejna Ukrayina”da (Ukrayna’nın Dinyeper’in batısındaki toprakları) Petro Doroşenko Osmanlı ile müttefiktir. Burada bir süre diplomasi tecrübesini arttırdıktan sonra “Livo-Berejna Ukrayina” (Ukrayna’nın Dinyeper’in doğusundaki toprakları) Hetmanı Samoyloviç’e geçer. Esir olarak vardığı atamanın (hetman) yardımcısı olur. Ardından Rus Çarı I. (Deli) Petro’nun yardımcısı olur.

Çar Petro Mazepa’ya o kadar güvenir ki, onun hakkında “Çar Mazepa’ya inanır ama meleklere inanmaz” derler. Ancak bu aşk da biter Mazepa için. Çar I. Petro’nun Ukrayna askerlerini kıymalık et gibi kullandığını görür. Alternatifler arar. Zaten bu niyeti anlaşılır anlaşılmaz Moskova kilisesi her Pazar kendisini aforoz eder ve hakkında “lanet” okumaya başlar. Rusya artık Mazepa’yı defterinden ebediyen silmiştir. Daha sonra A.S. Puşkin “Poltava” manzumesinde onu “İzmennik – hain” sıfatıyla anar, bu yafta Rus dünyasının Mazepa hakkında değişmez yaftası olur.

Bu sırada İsveç kralı XII. Karl (Şarl) Mazepa ile bağlantı kurar. Petro’yu yenerlerse artık Ukrayna toprakları birleşecek ve Mazepa da hükümdar olacaktır.

Ordular uzun bir süre en uygun pozisyona girmek için manevralar yaparlar. Karl bir taraftan Ukrayna halkının sempatisini kazanmaya gayret ederken bir taraftan da Ukrayna’nın sembolleşmiş Kozak üssü Zaporijskiy Siç’i yerle bir eder, canlar alır

8 Haziran 1709 yılında Poltava önlerinde nihayet ordular karşılaşır. Savaşın başında Karl yaralanır. Rus ordusu İsveç-Ukrayna ordusunu adeta yok eder.

Osmanlı Emniyetli Yer

Tamamen Deli Petro’nun eline düşmekten korkan Mazepa ve XII. Karl Osmanlı topraklarına doğru hızla yol alırlar. O zamanki Osmanlı serhat şehri (şimdi Moldava’da) Bender’e sığınırlar. Bertil Häggman makalesinde “En azında burada nefes alırlar” demektedir. Fakat peşlerinden Çar Petro gelmektedir.

Bu anda İstanbul bir entrika merkezine dönüşür. İngiltere, Almanya, Hollanda fazla karışmasalar da Fransa, İsveç, Lehistan’ın muhalif asilzadeleri hatta Ukrayna heyeti Ruslara savaş ilan edilmesi, Rusya, Avusturya, Lehistan’ın Rus yanlısı yönetimi ve diğer batılı devletler Osmanlı-Rus anlaşması için var güçleriyle faaliyet gösterirler. Hedefte padişah III. Ahmet, sadrazam ve üst düzey yöneticiler vardır.

1711 Prut

Osmanlı başkenti, Rusların büyük miktarlarda altın karşılığında Hetmanı ve kralı kendilerine verme teklifini reddeder. Bu hengamede 38 000 kişilik kovalamacadan yorulmuş, aç Rus ordusu ve Çar Petro, Prut nehri yakınında güney-batıdan hareket etmekte olan 170 000 kişilik Osmanlı ordusuyla karşılaşır. Petro çok namüsait bir durumda kıskaçta kalmıştır. Bu durumu anlatan Rus taraftarı bir Danimarka kaynağının dediğine göre Çar Petro, hiddetinden kudurmuş bir halde karargâhının etrafında koşturmaktaymış.

Olayın bundan sonraki kısmını İsveçliler hep şöyle anlatırlar:

Rusların kıskaca alındığını öğrenen XII. Karl, Temmuz akşamı atına atlayarak çok az bir dinlenme ve 17 saatlik bir koşu ile Prut’daki Türk karargâhına ulaştı. 13 Temmuz saat 15.00 sularında XII. Karl yanında Bender’deki İsveç kurmayları ile birlikte sadrazamın huzuruna çıktı. Ancak bu aşamada Ruslarla ön anlaşma yapılmış, Karadeniz’in kuzeyini boşaltmaları şartı ile kendilerine yiyecek tedariki bile yaparak emniyetle çıkıp gitmelerine izin verilir.

Yine de Karl, Osmanlı sadrazamını savaş için ikna etmeye çalışır:

Karl (Sadrazama dönerek): Buraya görkemli bir ordu topladınız.

Baltacı Mehmet Paşa: Allah’ın inayeti ile. Evet, ama daha tesirli bir biçimde kullanılabilirdi. Yeterince iyi kullanıldı ve şimdilik daha fazlasına ihtiyaç yok. Efendi’nin önünde böyle bir birisi nasıl savunabileceksin? Efendim bana onun adına hareket etme gücünü verdi ve ben fiillerimi savunabilirim. Evet, fakat Rusların içine düştükleri durumda aceleye ve telaşa yer olmamalıydı. Her talebi kabul edebileceklerdi.

Türk Sadrazamı kendine Türk kahvesi teklif ettiğinde öfke ile dolu olmasına rağmen Karl sakinliğini korudu. Aynı gün Karl Bender’e hareket etti. Kral’ın Rus aleyhtarı ittifak kurma teşebbüslerinden ilki böylece başarısızlıkla sonuçlanmış oldu.

Not: Ne Rus ne İsveç ne de Ukrayna kaynaklarında, hiç bir tarihi yazıda (bizdeki lise tarih kitapları hariç) bizim meşhur gevezeliğimizin figürü Çariçe Katerina  boy göstermemiştir.

Poltava’da Bir Başka Esir İsveçli Subay: (Strahlanberg ve Orhun Yazıtları)

1709 yılındaki Poltava savaşı Türk-Ukrayna tarihinin kesiştiği yerdir.

Mazepa ve XII. Karl, Osmanlı emniyetinden istifade ededursun, İsveçli yüzbaşı E. V. Strahlenberg Ruslar’a esir düşmüştür. Rus yönetimi onu Sibirya’ya sürmüştür. Sibirya’da dolaşırken yaptığı gezdiği yerlerin haritalarındaki başarı Rusların Büyük Petro’sunun hoşuna gitmiştir. O sıralarda Almanya’dan getirilen araştırmacı Messershimitt’in yanına yardımcı olarak verilmiştir. 18 yıllık bir çalışmadan sonra memleket İsveç’e dönen Strahlenberg çalışmalarını 1730’da yayımladı. Bu çalışmaları içinde Türk milletinin tarihi bir hazinesi de dünyaya takdim ediliyordu: Orhun Yazıları

www.UkraynaHaber.com
www.UkraynaHaber.com
www.UkraynaHaber.com
www.UkraynaHaber.com Pılıp Orlik


Osmanlı’nın Hüzünlü Misafiri Filip Orlik

Filip Orlik, Koçubey ve İskra ile birlikte Mazepa’nın yakın adamlarındandı ve Bender’e sığınan Ukrayna heyetindeydi. Burada Ukrayna’nın 16 Maddelik ilk anayasasını kaleme almıştır. Batı’da son derece iyi bilinen, zeki bir diplomattı. Uzun bir süre Selanik’te oturdu. Rusya’ya karşı bütün Avrupa’dan ve tabi ki Osmanlı’dan destek aradı.

Oğlu Grigoriy Orlik de Avrupa’da üne ve mülke sahip oldu. Hatta Türk insanının unutamadığı Ermeni terör örgütü ASALA’nın bombalı saldırısına uğrayan ve 11 Türk vatandaşının öldüğü Fransa’daki Orli havaalanının adı işte oğul Orlik’in adındandır.

Cem O. Boyman

Etiketler

Ukrayna Haber

Ukrayna'nın, ilk Türkçe haber sitesi.

Bir Cevap Yazın

İlgili Makaleler