SinemaVideoYunus Erdoğdu

Kiborgı’yi, Türkler de izlesin alınacak çok ders var!

Vatanseverlerin yazdığı bir destan: Kiborgı

Önceki gün vizyona giren Kırım Tatarı asıllı Ahtem Seyitablayev’in yönettiği, “Kiborgı” filmini izledim. Filim, Ukrayna’da ayrılıkçılara karşı verilen mücadelede, stratejik önemi nedeniyle en yoğun çatışmaların yaşandığı Donetsk Uluslararası Havalimanı’nda yaşananları konu alıyor.

28 Eylül 2014 ile 21 Ocak 2015 tarihleri arasında yaşananlar, filimde sadece havalimanının bir bölgesindeki çatışmalarla kısıtlı tutulmuş. O kargaşa dönemi, kimin kim olduğu, kimin hangi safta çatıştığı belli olmadığı bir dönemdi. Ukrayna ordusu da içerisinde çok sayıda Moskof hayranı hain bulunan bir yapıya sahip.

Filimde, Rus himayesindeki donanımlı Rusya yanlısı ayrılıkçıların karşısında, vatanı için ateş hattına gelmiş bir avuç gönüllünün destansı mücadeleyi izliyorsunuz. Donetsk Havalimanı Savaşı’nda, yüze yakın Ukrayna askeri ve gönüllüsü hayatını kaybetti. Rusya yanlısı ayrılıkçılardan ne kadar öldüğüne ilişkin kesin bilgi edinmek zor çünkü o taraftan sağlam bir istatistik verisi almak mümkün değil.

Filimde eksik çok ancak yapımcıların imkanları bilmediğim için bu konuda eleştiri yapmayacağım. Ama en azında arka planda Ukrayna’nın oluşturduğu kriz masasının basın açıklamalarına da yer verilebilirdi.

Kiborgı, İngilizce Cyborg yani sibernetik organizma teriminin kısaltılması, ancak Donetsk’te havalimanındaki çatışmalardaki mekanize birlikler bu terimi takma ad olarak kullanmıştı.

Ukraynalıların dedeleri, ikinci dünya savaşında faşist Hitlere karşı şanlı bir mücadele vermişti, o dedelerin torunları şimdi emperyalist arzulara kapılan ve dost dediği Ukrayna’ya bile saldırmaktan çekinmeyen Rusya’ya karşı gösteriyor. Şunu unutmayın asırlardır birlikte yaşayan, kan bağı, din bağı, dil bağı olan akraba bir milletin acımadan kanını döken Ruslar, Türklere hiç acımaz. Bu amansız savaşta binlerce Ukraynalıyı caniler gözlerini kırpmadan öldürdü. Bu not içimizdeki Rusya, sevicileri için burada dursun.

Filimde dikkatimi çeken diğer bir unsur da, vatan sevgisinin imandan geldiğinin gösterilmesiydi. Anaların evlatlarını geri dönme ihtimali düşük bir savaşa uğurlamaları, gül yüzlü kızların sevdiklerini cepheye göndermeleri, insanı duygulandırıyor. Donbas’a gelen gönüllüler beraberinde İncili ve Hz. İsa Aleyhisselam olan inançlarını da getirmesi, inançları uğrunda vatanını korumak için savaşmaları takdire şayan.

Onların Donetsk Havalimanı Savaşı’ndaki destansı mücadelesinin izlerini, hayatını kaybeden askerlerden geriye kalanları, Kiev’deki Savaş Müzesi’nin birinci katında görebilirsiniz. Bu savaş inşaallah Ukrayna halkının demokrasi, özgürlük ve bağımsızlık uğrunda verdiği son savaş olur. Ukrayna medeni Avrupa topluluğu içinde hak ettiği yerini alır.

Annesine babasına, “tatile gidiyorum” diyip cepheye giden, havada kuruşunlar uçuşurken annesine, “bugün hava fırtınalı sörf yapamadım” diyen vatan evladı ne hissediyordu acaba?

Ölüm kalım savaşı verirken Facebook’tan mesaj atan, senin nerede olduğundan habersiz sevdiğin kızı vatan aşkı ağır bastığı için engellemek her kişi değil, er kişi işi…

Filimde koptuğum anlardan birisi de o can pazarında keskin nişancı kurşununun adres sormadan geldiği yerde, Ukraynalı bir askerin siyah bir kediyi bağrına basması, kısıtlı yiyeceklerini onunla paylaşması beni çok duygulandırdı. İnsan hayatının, hayvan hayatı kadar değer vermeyenlerin savaşında önemli bir mesaj veriyordu.

Bu kısım da duygulanmamın başlıca nedeni ise, Erzincan Orduevi’nde çekilen güvenlik kamerası görüntülerinde bir “Türk” askerin kediyi işkence yaparak, döverek, çiğneyerek öldürmesi hadisesiydi.

Orduevinin kapısında bir vahşi eline aldığı siyah kediyi, önce tokatladığı görüldü. Daha sonra kediyi demirlere bastırarak kafasına vuran asker, kediyi bahçeden dışarıya atıyor. Kediye işkence yapan sivil giyimli aşağılık, çıkmak için kapıyı açamayınca orada bulunan üniformalı bir asker kapıyı açarak yardımcı oluyor. Çevredekilerin da sadece izlemekle yetindiğinden daha da cesaretlenen vahşi yerde can çekişen kediye tekme atmaya devam etti. Kedi can vermeyince eline alarak kediyi yola attı yine ölmeyince yanına gidip çiğneyerek öldürdü.

Türk askerine ve orduevine yakışmayacak görüntülerde sessiz kalan askerlerin ve çevredeki vatandaşların sessizliği merak konusu diğer tarafta kıyametin koptuğu bir savaş meydanında kediye sahip çıkan Ukrayna askerlerde insanlık dersi veriyor.

Yunus Erdoğdu – Kiev

Facebook: https://www.facebook.com/erdogduy

Twitter: https://twitter.com/erdogduy

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close