Selim Keleş

Atasözleri ve memleketin içinde bulunduğu durum

Eski İnsanlar ve bu insanların kutsal sözleri

Öyle ki öyle sözler asırlarda geçse arıdan kulaklara küpe olarak kalır benliğe yazılır hiç ama hiç bir zaman unutulmaz.

Özellikle aktüel konu memleketin içinde bulunan durumu özetliyor.

Ne derler benim atalarım:

Ayağını yorganına göre uzat.

El atına binen çabuk iner.

El kesesinden ağalık yapılmaz.

Elden gelen öğün olmaz olan da zamanında olmaz.

El hacetiyle gerdeğe girilmez.

Ne verirsen elinde o da gider seninle.

Kendinden başkasına güvenme.

Emek kutsal değerdir. Çalışanla çalışmayan bir olmaz, bilenle bilmeyen bir olmaz.

İlim Çin’de de Hindi’deyse de git ara bul.

Bana bir kelime öğretenin, bin sene kölesi olurum.

Neymiş konu eğitim eğitim.. hiç bir zaman; ne tanrı, nede din, nede ulusal ırkçılık.

Bu güzel insanların bu güzel sözlerinden biz ne anladık bu zamana kadar demek ki hiç bir şey anlamamışız hiç bir şey öğrenmemmişiz.

Ve bu başımıza taşlar yağacak.

Biz daha Osmanlı türküsü çağırıyoruz.

Osmanlı gittiği yere dil götürmemiş, teknik, bilim, eğitim götürmemiş, kültür götürmemiş.

Savaş ganimetleriyle olan bir yaşam. Öldürmüş, ölmüş kala kala kutsal bir coğrafya kalmış.

Ne varsa bu gün Osmanlıdan kalan hiç ama hiç bir şey yok.

Ne varsa binlerce yıl var olan uygarlıkların kalıntısı var.
Düşünüyor musunuz? Libya geçici hükümeti, “Aralarında Türkiye’nin olduğu hiç bir oluşumda yer almak istemiyoruz zira onlar bizi arkadan hançerledi, katletti, bizi yoksulluğa mahkûm etti. Bundan dolaya hiç bir yöneticiye güven duymuyoruz” diyor.

Suriye ortak pazarına girer ama Türkiye giremez hatta Ermenistan girer ama bize hiç bir yerde yer yoktur.

Suriye niye savaştık acaba kimin çıkarı vardı burada, Türkiye’nin hiç ama çıkarı yok hatta yıllık milyarlık ticari ilişki bu gün sıfır.

Libya öylesine, Irak öylesine, Büyük İsrail oyunu.. Aslında İsrail, suçlu değil hiç bir ülke suçlu değil. Suçlu bu günkü İktidar ve bunun koltuk değneği iki potansiyel geri zekâlı muhalefet lideri Kemal Kılıçdaroğlu ve Devlet Bahçeli. Allah sizi niye yarattı bilmiyorum ama ben sizi naletliyorum. Sizi destekleyenleri…

Hiç bir dünya görüşünüz yok kişilik ve onurunuz yok. Saldım çayıra Mevla kayıra…

Sanırım bu günkü parlamenter ve muhalefet liderlerine bakan ve yöneticilerine en uygun sözler, “Dostlar alış verişte görsün”. Olsa gerek.

Eskiden bir skeç sözü vardı, “şoförünüz boku yedi, yolcular başınızın çaresine baksın”

Şimdi vatandaşlar alkışçılar yavaş yavaş başınızın çaresine bakın bundan sonra ne olacak?

Düşünün ne kadar düşünce içinde olursak olalım hiç bir şey üretmeden tüketen bir toplumun geldiği nokta.

Elin oğlu uçak fabrikasını elinden alır sana, düdüklü tencere fabrikası oluşturur.

Şimdi ihracatçılar biz dışarıdan daha ucuz mal elde ediyoruz yerli üretim bize pahalı geliyor.

Osmanlı da gümrük duvarını kaldırıldı, Anadolu halkının malları satılamaz oldu sonra isyanlar başladı.

Tarih tekerrürden ibaret, tekerrür etmeseydi, ibret alınmadıysa bu gün hiç ağlamanın faydası yok.

Daha halen ders çıkarılmış değil hemen her gün hep başkalarını suçluyoruz.

Hiç düşündünüz mü? Bu gelişmelerden bizim hiç mi suçumuz yok.

Ne diyor Nazım. Hâkim Bey neden hep hırsızı suçluyorsunuz, acaba ev sahibinin hiç mi suçu yok?

Şimdi siz karar verin bizim suçumuz ney ona bakalım var mı araştırın tartışın konuşun ama onu bunu suçlamadan kendi değerlerinize sahip çıkın onu koruyun savunun yeni şeyler yeni değerler üretin ya da değilse sizi kandıranlar yarın gider birsi gelir oda kandırır uyanın artık.

Geride satılmadık hiç ama hiç bir şeyimiz kalmadı halka dürüst anlatın sorunları hurafe artık bir şey getirmiyor.

Selim Keleş

Etiketler
Daha Fazla Göster

Ukrayna Haber

Ukrayna'nın, ilk Türkçe haber sitesi.

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu
Kapalı