Selim Keleş

Nostaljik Yaşam – Kışın mahkemeler kapanmaz

İz Bırakanlar

Düşünün en az 15 yıl süren davalar. Ne derler alıcısı olunca, satılacak çok şey vardır.
Merhum Kemal Sunal ve Savaş Başar’ın filmi “Davacı” bizim yaşamımızda köylünün yaşamında yavan kalır.

Eskiden köylerde daha doğrusu bizim bölgede kış çok olur kış ayları ekim ayından başlar nisan ayına kadar kış. Yer yer kar kalınlığı bir buçuk metreyi geçer hiç bir yol geçit vermez ama bizim insanların kronik yaşam alışkanlığı mahkemeler.

Bir de mahkemeler gitmek için araç gereç kıt ancak at arabası olur o da vaktinde olmaz ama mahkemeler sürer bu mahkemelerin boktan şeyler olduğunu söylemem yanlış olmaz.

Olsun bu mahkemelerde herkesin kazancı vardır; orada var olan odacı mübaşirler para kazanır
Arzuhalciler para kazanır, varsa avukat para kazanır, para kazanmayan davalı ve davacıdır.

Peki, neden, nedeni basit boktan şeyler.

Ben çocukluğumdan beri bir boşanma davası vardır. İşin garip yani bu insanlar evlenmişler çoluk çocuğa kavuşmuşlar ama olsun davalar sürer.

Su davaları her zaman kışın yazın davalar sürer.

Bir boşanma davası kadın eşinden ayrılmış başka bir adamla yaşar çoluğu çocuğu vardır ben biliyorum bu dava en az 15 sene sürdü.

Sanırım davalı öldü adam halen benim karım diyor garip değil mi?

Boşanma davası var taraflar evlenmiş herkes çoluk çocuğa kavuşmuş hem boşanma ve araya birde miras davası girince bu davalar kangren olmuş vakıalar hele işin içinde yalancı şahitleri girince uzadıkça uzar.

Ne yapalım biz bir toplumuz. Yalancı şahitleri genelde ehli hukukçudur, davalı veya davacı olsun fark etmez herkesin bir kazancı bellidir.

Bir yalancı şahit, söyle diyor: “Ben yemin ederim ki, bu bastığım toprak bu adama ait.” Sonradan yeminime uygun olsun diye ayakkabısına o adamın toprağından koyduğu ortaya çıkmış.

Sakın gülmeyin bunlar daha olağan şeyler.

Kavga sonuncu yalan şahidi şöyle diyor; “Ben gördüm bir elinde değnek bir elinde tespih vardı.”

Daha neler konular daha çok bunlar yaşanmış şeyler.

Hele mera davaları arazi ve su davaları hatta ehn (yan yana iki tarlanın sınırı) davaları bu nasıl olur demeyin bazı taraflar hayatta yaşar.
Biri birinin tarlasının sınırını zorlamış, kavga dövüş bir yana.. davalar ah bu davalar.. Doğru dürüst hukuk yoktur ve hukukçuda yoktur. Amaç köylüler soyulsun, kazanan; odacılar, mübaşirler, arzuhalciler, rüşvet tabii ki Biz Müslüman toplumlarda yalan söylemek rüşvet almak oldukça elzem, yalan, talan.

Neden şimdi daha kötü? Şimdi yasa yok herkes işine geldiği gibi hareket ediyor.

Ünlü düşünür Eflatun diyor ki; “doğruluk, güçlünün işine gelendir” günümüz dünyasında bu tez çürütülmüş değil.

İşin içinde çıkar varsa doğruyu bulmak imkansız.

Rivayete göre, birisinin annesi, oğlundan hak istiyor.

Anne, “Bu üründe benimde hakkım var” diyor.

Oğul ne diyor?
“Senin hakkın iki değnek”

Ya insanoğlu senet çek ancak dürüst insanlar için geçerlidir ya değilse hiç ama hiç önemi yoktur.

Konu çok bazen yazacak bir şeyler bulamayınca bunları yazmak da bana düşüyor.

Selim Keleş – Facebook

Etiketler
Daha Fazla Göster

Ukrayna Haber

Ukrayna'nın, ilk Türkçe haber sitesi.

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu