Haberler

[İzlenim] Avrasya’nın sivil toplum hareketi: DAP

Diyalog Avrasya Platformu (DAP) 1998 yılında Avrasya ülkelerinin gazeteci, yazar ve düşünürlerinin bir araya gelmeleriyle kurulmuştur. Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı’nın Abant Platformu, Kültürler Arası Diyalog Platformu gibi platformlarından bir tanesi olan Diyalog Avrasya Platformu Merkezi olarak İstanbul’da Olmakla birlikte 17 Avrasya ülkesinde ofisleri ve temsilcilikleri bulunmaktadır.

Diyalog Avrasya Platformu, Avrasya coğrafyasında halkların, kültürlerin diyalog kurmasına, kaynaşmasına, birbirlerini anlayıp tanımalarına ve barış içinde yaşamalarına reel olarak ortam hazırlamaktadır. Avrasya coğrafyasının kültürel zenginliğini ve geçmişten bu güne entelektüel birikimini gün yüzüne çıkarmaktadır. DAP kültürel ve sosyal bir hareket, ya da Avrasya’nın entelektüellerini bir araya getiren platform olarak Avrasya’nın en kapsamlı ‘’uluslar arası bir sivil toplum kuruluşudur’’ dersek mübalağa yapmış olmayız.

12 yıl gibi kısa bir sürede 17 ülkede temsilcilikler açarak konferanslar, seminerler, yuvarlak masa toplantıları, kültürel geziler, sempozyumlar vb. etkinlikleri olan platform, üniversite öğrencisinden devlet başkanına kadar büyük ve önemli bir kitlenin güvenini kazanmıştır.

Kırgızistanlı meşhur yazar Cengiz Aytmatov DAP ve DA platformunun yayın organı DA dergisi için söylediği ‘DA platformu ve bu dergi bizim için Kartvizittir. Bizi ve gündemlerimizi bir araya getiren, sayılar halinde ortaya koyan bir araçtır. ’ sözleri bu güveni göstermektedir. Faaliyetler bazen uluslararası katılımlarla gerçekleşirken, bazen de bir ülkenin bir şehrine has olmak üzere yapılmaktadır. Mesela 2005 de Moskova’da yapılan ‘’Terörden Evrensel Etiğe: Dinler ve Barış’’ uluslararası foruma Hindistan ve Çin dâhil bütün dinlerin temsilcileri katılırken, 2010 da Odesa’da yapılan ‘’Karadeniz Bölgesi Halklarının Kaynaşması ve Diyalog ve Tolerans Zemini’’ konferansının sadece Odesa şehrinden Akademisyenler katıldı. Avrasya Coğrafyasındaki bütün faaliyetleri bu şekilde ele alırsak, her aya belki iki haftaya bir faaliyet düşecek şekilde bir yoğunluğun olduğunu gösterir.

SÜREKLİ GELİŞİP GÜÇLENEN KÜLTÜREL PLATFORM

DAP toplantılarına en başından beri sürekli katılan ve aynı zamanda DAP’ın 2006-2008 dönem başkanı olan Rusya Bilimler Akademisi Şarkiyat Enstitüsü Müdürü Prof. Rostislav Rıbakov platformun hareketini şöyle özetlemekte:

“Platformun kuruluşundan bu güne kadar üzerinde tartışmak üzere belirtilen konular, insanlığın sürekli gündemini meşgul eden ve çözümü hiç de kolay olmayan temalardır. Bu tür toplantıları ilk düzenlediğimiz zamanlarda gelecekle ilgili düşüncelerimizi yoklayınca hemen herkesin gönlünde öyle bir hava oluşmuştu ki, sanki bu zamana kadar bu derece güzel sözlerden oluşan bir buket hiç oluşmamıştı. İşte bu nedenle platform kendi oluşumunun ne kadar da önemli olduğunu göstermektedir. Öncelikle platformun toplantıları bir tür aile toplantıları haline geldi. Bu platformda aynı şeyleri hisseden, ortak hatıraları olan, sadece ileriye dönük bir gayret içinde olanlar değil, aynı zamanda Avrasya’nın hemen her ülkesinde tarihi bir seferberlik gayreti içinde olan insanlarla bir araya gelinmektedir.”

Avrasya gazeteci ve yazarları diyalog toplantısının ilki 15-17 Eylül 1998 de İstanbul’da gerçekleşti. Merkezi Avrasya aydınları birbirlerini ve ülkelerini daha yakından tanıma, anlama adına bir araya gelmişlerdi. Tarihin şekillenmesinde büyük tesiri olan bu coğrafya, büyük medeniyetlerin beşiği olmuş bir kültür havzasıydı.

Aydınlar arasında dostluklar hemen kuruldu. Dertler ve sorunlar paylaşıldı. Ama en büyük sorun olarak diyalog eksikliği ve beraberinde gelen önyargılar toplantıdaki bütün katılımcılar tarafından ortaya kondu…

Bu görüşmeler sonucu iki önemli karara imza atıldı:

1. Öncelikle bir yayın organına şiddetle ihtiyaç hissedilmektedir. Ve DA dergisinin çıkartılmasına karar verilmiştir. Karar alındığı gibi DA dergisi 3 ayda bir ve iki dilde yayın hayatına başlamıştır. Avrasya aydının bir araya geldiği buluşma zemini olmuştur. Bu uluslararası dergi, Rusça ve Türkçe olarak yayınlanıyor. Yani bir yazının aynı anda hem Rusçasını, hem de Türkçesini bulabiliyor okuyucu dergide. Böylece Türkçe yazılan bir yazı, Rusça çevirisi vasıtasıyla Gürcistan’dan Kazan’a, Taşkent’ten Kişinev’e kadar çok yaygın bir ağ içinde okuyucusuna ulaşabiliyor. Aynı şekilde bu yörelerden gönderilen Rusça yazılar da Türkçeye çevrildiğinde Türk okuyucusunun istifadesine sunulmuş oluyor. Bunun önlerine çok önemli bir etkinlik alanı açtığına inandıklarını beyan eden platform delegeleri, derginin daha etkin ve canlı hale getirilmesi için ortak çalışma kararı aldılar.

2. Bu toplantıların her yıl yapılarak kurumlaşması kararı alınmıştır. Avrasya aydınları başta olmak üzere üyeliklerinin tüm sivil gerçek ve tüzel kişilere açık olduğunu duyuran platform, bundan sonraki yıllarda ilki 2002’de olmak üzere iki yılda bir olmak üzere Genel kurul toplantısı düzenlemektedir. Dönem Başkan ve Genel Sekreter atamalarını da bu genel kurul toplantılarında ikişer yıllığına yapmaktadır. 28 Kasım 2010 da yapılan 9. Genel kurul toplantısında son iki yıldır (2008-2010 devresi) platformun başkanlığını yapan Kazakistan Yazarlar Birliği Başkanı Nurlan Orazalin, yeni dönem başkanı seçilen Ukraynalı Prof. Dr. Volodemir Sergeyçuk’a başkanlık görevini devir etti. Yine genel Kurul Toplantısında Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı eski Başkanı Harun Tokak için ikinci dönem eş başkanlığına devam etmesi kararı alındı.

Genel Kurul Toplantıları öncesinde ise önemli konular ele alınarak kapsamlı şekilde konuşulmaktadır. Mesela 25 Kasım da Antalya Tekirova Rixos’da başlayan,  Dünyanın 5 kıtasından 600’ü aşkın akademisyen ve uzmanın katıldığı konferansta “Doğal aile yapısı nasıl korunur?” sorusuna cevap arandı. Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf’ın da katıldığı Aile merkezli konferansta bilim adamları, diyalog, geleneklerin yaşatılması ve sevgi bağlarının kuvvetlendirilmesiyle çatırdayan aile yapısının düzeltilebileceği noktasında birleşti.

15 Kasım 2008 de yapılan bir önceki genel kuru toplantısında ele alınan konu ise ‘Eğitimde hoşgörü ve ayrıcalık’ olmuştu. O toplantıya katılan ve açılış konuşmasını yapan Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, ülkeleri birbirine bağlayan en önemli unsurun demiryolu, karayolu ya da havayolu değil, gönül birliği olduğunu söylemişti. Milletler arasında sözde değil özde diyalog kurulması gerektiğini de dile getiren Bakan Çelik, bunun yolunun da eğitimden geçtiğini kaydetmişti: “Türkiye’den birçok gönül adamı dünyanın çeşitli ülkelerine gitti ve oralarda okullar kurdu. Bu okullar ülkeler arasındaki en önemli köprüleri oluşturdu.”

Genel Kurul Toplantıları çoğu kez platform etkinliklerinin tartışıldığı toplantılar ve özel oturumlar sayesinde bölgesel ve küresel problemleri tartışma ve çözüm yolları için projeler üretme imkânı sunmuştur. Bu güne kadar etraflıca tartışılan Küreselleşme, medya, gençlik, etik değerler, milli kültür vb konular Diyalog Avrasya Platformu’nun perspektifini görme bakımından önemli bilgi vermektedir.

Etkinlikler: Hepsi bir değer ifade eden, organize ve katılımcıları ile Avrasya Coğrafyasında belki tabuları yıkan etkinliklerden bazıları: 9 Şubat 2002 İstanbul’da Konferans. ’11 Eylül Sonrası Medeniyetler Çatışması ve Avrasya.’, 5-9 Haziran 2004 de Almatı’da uluslararası form ’21. Yüzyılda Birlikte Yaşama Sanatı’, 30 Eylül 2004 de Tifis’de uluslararası form ‘Küreselleşme ve medeniyetler Diyalogu’, 7-8 Haziran 2005 de Moskova’da uluslararası form ‘Terörden Evrensel Etiğe: Dinler ve Barış’, 27-28 Nisan 2007 de Kiev’de ‘Kültürler Arası Diyalogdan Birlikte Yaşamaya Medya ve Eğitimin Rolü’

Orijinal tespitler: Evet bu toplantı ve uluslararası formların sayısını onlarca sıralayabiliriz. Her beraberlikte entelektüellerin orijinal yaklaşım ve ifadeleri oldu.

Azerbaycan Yazarlar Birliği Başkanı Anar Rızayev Resuloğlu;

“Dünyayı tehdit eden en büyük felaket olan terörizmle mücadele devletlerin işidir; ama manevi terörizm ve yozlaşmayla biz mücadele edeceğiz.”

Rus Şarkiyat Enstitüsü Başkanı Ribakov;

“DAP, ahlaksızlığı ve şiddeti karşısına alan bir platformdur, Dünyada yaşanan kavgalara kalkan olacağız’

Eski Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik ‘ DA’nın Rusçada ‘evet’ anlamına geldiğini hatırlatarak platformdaki “Diyalog ‘evet’ ile başlar” sloganının da çok isabetli olduğunu belirtti. Kardeşliğe, dostluğa, paylaşmaya ‘evet’, düşmanlığa, savaşlara, kötülüklere ‘hayır’ demenin güzel bir olgu. İnsanların farklılıklarıyla birlikte kabul edilmesi gerekir. Gökkuşağının güzelliğini sağlayan, renklerin birbirleriyle uyum içinde yan yana bulunmasıdır. Milletler arasındaki farklılığı orkestraya benzetebiliriz. Her bir çalgı aletinin ayrı güzelliği vardır. Eğer şef onları güzel yönetirse armoni çıkar. Ama kötü yönetirse kakofoni olur. Dünya liderleri dünyayı güzel yönetirse uyum sağlanır.”

Işık Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bülent Aras;

“DAP, entelektüel bir birikim ortaya çıkarıyor.”,  Zaman Gazetesi yazarlarından Hüseyin Gülerce ‘Medya büyük bir ‘preslenmenin’ ortasında hükümet politikaları, uluslararası şirketlerin dünya çapında menfaatleri ve halkın menfaatleri arasında kaldı.  Bu baskıyı açmanın çözümü “Avrasya coğrafyasında ortak ilkeler belirleyebiliriz. Ortak paydalarda anlaşabiliriz. Bu toplantı tarihî dönüm noktası olabilir. Buradan bir mesaj çıkabilir. Bu mesaj bizim coğrafyamızı ilgilendirdiği gibi bu coğrafya dışına da taşabilir. Medya olarak diyalog ve hoşgörüyü basın meslek ilkesi olarak ortaya çıkarabiliriz.”

Zaman Gazetesi yazarlarından Mustafa Armağan enfes yorumu ile Avrasya Coğrafyasın da dünü ve bu günü özetlemekte: ‘Biz ‘soğuk dönem’in çocukları, Avrasya diyalogunun kapısına kilit vurulmuş yıllarını bütün hastalıklarıyla solumuş olan nesil, artık epeyce ağarmış saçlarla bölgemizde yeni bir çağın uğultusunu hissettiğimiz vakit, Miladi ikinci bin yılın bitiş düdüğü çalmak üzereydi. 1989’dan beri cereyan eden çağımızın sıcak devrimleri sonucunda Sovyetler Birliği kimsenin öngöremediği bir zamanda ve hızla çözüldü, Berlin’i ikiye bölen ve Soğuk Savaş’ın sembolü olarak kabul edilen Demir Perde, şenliklerle, mitinglerle yıkıldı. Ünlü romancı, Teneke Trampet yazarı Günter Grass bile duvarın üzerine çıkıp ‘Açıl susam açıl!’ diye bağırmıştı… İnsan ”Nereden nereye?” diye düşünmeden edemiyor. Herhalde Soğuk Savaş’ın ateşinin epeyce yükseldiği 1970’lerde ve hatta 80’lerde, Şostakoviç’in müziğine hayranlık duymak veya Mikhael Bakhtin’in Rusça bir kitabını okumak komünist olmakla eşanlamlı kabul edilirdi. Sakharov, Aytmatov ve Soljenitsin de olmasa neredeyse Sovyetler’den tanıdığımız, okuduğumuz yazar yok gibiydi… Oysa yanı başımızdaki bu önemli dünyayı, o da Fransızcadan, İngilizceden ve büyük ölçüde de Batı Avrupa ve Amerika’nın tasdik ettiği kadarıyla bilmek, bugün kelimenin tam anlamıyla acı veriyor bana. Paris’i Sokak isimlerine kadar bilenlerin, her ikisi de komşumuz olan Ukrayna veya Gürcistan’dan üçer tane şehir ismi sayamaması, bugün eskisine göre çok daha tuhaf çağrışımlar yaptırıyor bana. Bu, Soğuk Savaş’ın zihinlerimizdeki duvarlarının henüz yıkılmadığını gösteren çarpıcı bir örnek olsa gerektir.

Antalya’da Diyalog Avrasya Platformu’nun ardından ilk düşündüklerim bunlar oldu. Farklı ülkelerden aydınların, toplantı öncesi ve sonrasını da hesaba katarsak 5 gün boyunca giderek dozu artan bir ortak zeminin oluşumuna şahit oldular. Başlangıçtaki resmilik, yerini sıcak sarılmalara ve koyulaşan sohbetlere bırakırken, hafızalarda yer bırakan ortak soru şu oluyordu: ”Bir dahaki toplantı ne zaman olacak?”

Diyalog Avrasya Platformu (DAP) bölge insanını ele ele tutuşturarak yoluna devam ediyor. Bölge barışı ve gelişmesi için insani ve yerel değerlerden güç alan DAP, ülke milli komiteleri aracılığıyla yerel problemlere daha derinden bakabilme imkânı elde ediyor. Her toplantıya gösterilen yoğun ilgi ise Avrasya halklarının insani değerlere ne kadar önem verdiğini ve Avrasya’nın jeopolitik değerinin gittikçe önem kazanmasına bağlanıyor.

Arif Asalıoğlu – İdeal İnternational Eğitim Firması Kurucu Müdürü
Güney Ukrayna Pedegoji Üniversitesi Doktora Öğrencisi

Daha Fazla Göster

Ukrayna Haber

Ukrayna'nın, ilk Türkçe haber sitesi.

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu