Haberler

Altın gol

Kasım ayını başlamasıyla oyun temposunu, agresiflik çıtasını, önde basma arsuzunu, daha dikine ve daha hızlı pas yapma denemelerini oldukça artırdı Fenerbahçe. Oturmamış takımda çok fazla rotasyona giden Vitor Pareira sakatlık, kart cezalısı ve zorunluluk olmadığı sürece rotasyona gitmemeye başlayarak takımı kısmen oturtmayı başardı. Son iki Gaziantep Spor deplasmanı ve Celtic maçlarında 10 kişi kalarak da çok efor sarfetti. Dün akşam ise Başakşehir gibi takım oyununu iyi oynayan bir ekibi ağırladı. Maçtan önce teknik direktör Abdullah Avcı baskıyı kırabilecek yumuşak bileklere sahip oyuncuları olduğundan dolayı güvenini dile getirirken de haksız sayılmazdı. Son düdüğe kadar ortada bir maç geçeceği ihtimali oldukça yüksekti ve maç öyle de sonlandı. Nani’nin o dakikaya kadar kimsenin yapamadığını yapıp topu çekip şut atması ve golü bulması ile 3 puanı almasını da başardı Fenerbahçe.

Sezon başındaki kargaşada Diego’nun başka bir oyuncu oldurulmaya çalışmasının Fenerbahçe’nin oyununun önünde engel olduğunu dile getirirken şu gerekliliği dile getirmiştim; “Fenerbahçe bu orta saha tiplemeleri arasında Topal, Alper, Ozan gibi bir üçlü ile önde ani presler yaparak top kazanmalı ve böylece topu Nani, Markoviç, Persie,Fernandao,Volkan gibi hücum oyuncularına aktarmalı.” Bunu deplasmandaki Molde ve dün akşam denedi Pareria Ozan ile. Maça özellikle Alper, Ozan, Gökhan, Caner ve Mehmet Topal’ın önde basma gayreti ile girdi. Ancak bu sefer geçtiğimiz haftalardaki şekilde etkili olamadı, çünkü Emre liderliğinde Mossoro, Badji ve Doka Abdullah Avcı’nın değindiği üzere baskıyı yumuşak bilekleri ile pas yaparak kırmayı kısmen başardı. Yine de Alper sakatlanarak oyundan çıkana dek 5. ve 30. dakikalar arasında baskı kurdu ve pozisyon da buldu Fenerbahçe. Ancak üçüncü bölgede üretememe sorununa bir de Alper’in sakatlanarak çıkması eklendi. Markoviç de etkili bir oyuncu ama henüz oyunun içinde özellikle takım iletişimini tam sağlayamadığı için kopukluk yaşıyor. Zira rakip 10 kişi kalınca 70. dakikadan sonra etkili oldu Markoviç.

#DirenCüneytÇakır

Fenerbahçe bahsettiğimiz ilk toplara önde basarak top kazanmayı ve dikine oynamayı deniyordu, özellikle Alper, Ozan, Fernandao, ve geriden gelerek bu baskıya destek veren Mehmet Topal, Caner ve Gökhan toplar da kazanarak hücuma top taşımak için çabalarken, sözüm ona Fifa Kokartlı (Fenerbahçe aleyhine standart dışılık kokartı daha doğru geliyor) hakem Cüneyt Çakır akınları peş peşe sert faullerle kesen Uğur Uçar ve Badji’ye önce sarı kartları sonrasında ikinci sarı ile kırmızıları göstermedi. Kendisine hadi at da göreyim diyen Caner Erkin’e de bu yüzden ikinci sarı kartı veremedi. Daha maçın başında teklikeli umut vaadeden atakları elle ve sert faulle kesen bu iki oyuncu avantaj kuralı sonrası cezalandırılmadı. Cüney Çakır ancak devre sonunda lütfederek Uğur ve Badji’ye sarı kart gösterdi. Akabinde özellikle Badji’nin iki çok net sarı kartlık hareketini öyle güzel yumuşatarak direndi ki Fenerbahçe maçlarındaki standart dışılık istiktarını sürdürdü. Öyleki avantaj ile devam ettirdiği pozisyonda, Alper’in driblingini arkadan faulle ayaklarını kaldırarak kesen Uğur Uçar’a sarı kart vermedi. Öğrendiğimize göre Alper bu pozisyondaki sakatlığı sonucu devreyi kapattı! Badjinin 66. dakikada nihayet ikinci sarı ile atıldığı pozisyonun en az aynı sertlikte olanlarına 3. ve 44. dakikalarda sarı kart veremedi. İlk yarıyı iyi bir dirençle kapadı Cüneyt Çakır.

ALTIN GOL

İkinci yarısı pinpon oyununa dönerek başladı maçın. Başakşehir daha cesur başladı, Emre’nin harika oyun yönlendirmeleri ile pozisyon bir kere bulsa da pozisyon eşiğine sıkça geldi, fakat final paslarındaki hataları ile sonuca gidemediler. Fenerbahçe ise istekli arzulu ve mücadelesi olmasına rağmen ileri çıkınca dönüşlerde, dönünce ileri etkili çıkışlarda dengesizlikler yaşadı. Takımın yorgunluğu ve organizasyonel sıkıntılar bunun sebeplerindendi. Diego ve Persie’ de galibiyet çaresi aradı Pareria. Çok kötü oynayan ve Brezilya’da 25 maç oynayarak geldiğini ve bunun kendisinde yorgunluk oluşturduğunu itiraf eden  Pareira kendisini değil Ozan’ı çıkardı oyundan. Orta saha bağlantısını daha da kopardı. Diego ise klasik her topta rakibine kalçasını dayayan, kaleci kalesinde yokken dahi kaleyi bulamayan bal yapmayan arı olmaya devam etti. Tüm bunlar maçta kayıp riski ihtimalini artırırken aslında belki çoğunun görmediği bir şeyi yapmaya başladı Fenerbahçe Persie ile; “Link” diye yabancı dilde daha iyi ifade edilen ikinci ve üçüncü bölge arasındaki hücum oyuncuları ile arkasındakilerin bağlantısını güçlendirdi Persie’nin girişi. Bu bağlantı sayesinde üçüncü bölgeye gidebilen Souza nihayetinde Badji’nin kırmızı kart gördüğü pozisyonda faul aldı ve rakip eksik kaldı. Bu dakikadan sonra özellikle Markoviç de üçüncü bölgede adam eksiltmeye ve dribling yapmaya başlayınca Fenerbahçe bir iki pozisyona girerek çok şiddetli olmasa da baskı oluşturdu. Nani iseo dakikaya kadar Ozan dışında kimsenin yapmadığını yaptı topu kenara çekerek harika bir vuruşla altın gol niteliğinde bir skor katkısı yaptı ve takımına son dakikalarda galibiyeti getirdi. Bundan sonra oyunu pas ile dahi tutamayan Fenerbahçe gereksiz uzun oynadı ve maçın sonunu stresli geçirmek zorunda kaldı.

GİDERİLMESİ GEREKLİ EKSİKLER

1. Fenerbahçe ve teknik direktör Pareira’nın gidermesi gereken eksiklikler hala mevcut. Yan top, duran top, uzun toplardaki savunma organizasyonlarını mutlaka değiştirmeli ve geliştirmeliler. Bu sezon gollerin büyük çoğunluğunu böyle yemiş bir takımın Alves, Kjaer, Mehmet Topal, Souza hatta Fernandao gibi hava topuna hâkim oyuncuları varken kaleye paralel bir çizgi oluşturup savunma dizilişinde ısrar etmesi kadar enteresan ve komik bir durum olamaz.

2. Önde baskı arzusunu ve becerisini üste çeken, takım boyunu daha kısaltan bir takımın Persie ve Fernandao’yu gol vuruşu ile buluşturamaması da diğer ilginç nokta. Bu eksiklik de giderilmezse iyi oynuyor gözükürken dahi kazanamayabilirsiniz.

3. Mehmet ve Souza ikilisi birkaç maçta hücuma katılmada başarılı gözükse de, Başakşehir gibi pas yapan, oyunu tutabilen ve savunma kurgusu iyi ve hızlı oyuncuları arkaya kaçırabilen takımlara karşı üretkenlik derecesini düşürüyor. En azından maç içinde bu fazla defansif lüksünden vazgeçecek hamleler yapmalı Vitor Pareria.

4. Türkiye’nin en iyi sağ bek ve sol bekleri ile yedeklerine sahip takım Fenerbahçe. Sonunda onları oyuna sokmayı başardı Pareira, ancak ne ilginçtir bu kadar ileri çıkarak hücuma katılan bekler varken Persie ve Fernandao’yu gol vuruşu ile buluşturacak isabetli ortayı yapamaması diğer enteresan bir eksiklik.

Sonuç olarak, maçın Fenerbahçe açısından iki oyuncusu vardı: Birincisi attığı altın gol ile galibiyeti getiren Nani, bir diğeri ise 7 kritik top kesen, 2 top çalan, 4 top uzaklaştıran, ayrıca 3 hava topu ve 7 ikili mücadele kazanan Simon Kjaer. Başakşehir tarafında ise sakatlığı olmasına rağmen oynayan, eski ve sevdalısı olduğu takıma ve taraftarın karşısına rakip olarak çıkan Emre Belözoğlu. Sağlığı ve devamlılığı olmasa da dün gördük ki Raul ve Diego varken Emre’yi göndermek hataymış. Oyunu ileride geride harika yönlendiren ve okuyan Emre Belözoğlu, Başakşehir takımının oyunu tutmasındaki sistem çarkının ana dişlisi ve lideriydi.

SERHAT KILIÇ | UKRAYNA HABERserhat_kilic_as@hotmail.com @serhat5407

Ukrayna Haber

Ukrayna'nın, ilk Türkçe haber sitesi.

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu