Haberler

Topa mı, gole mi sahip olmalı?

İlk futbol yazımıza Trabzonspor-Fenerbahçe maçının genel analizi ile başlarken ilk değinilmesi gereken konu, geçtiğimiz yılların aksine maçın olaysız geçmiş olmasıydı.

Bu noktada; güvenlik güçlerinin çok daha detaycı önlemler alması, e-bilet uygulamasına geçilmesi, Trabzonspor kadrosunun tamamı ile yenilenmesi ve gerginlik psikolojisine maruz bırakılmaması gibi faktörler önemliydi.

Tabi Fenerbahçe’nin skor üstünlüğü yakalaması durumunda herhangi bir olay olur muydu? Şeklinde sorulabilir ama varsayımlar ile hareket etmek yerine, mevcut olaysız ve huzurlu saha atmosferinin kıymetini bilerek üzerine koymak gerekir.

Ara ara yayıncı kuruluş kötü tezahürat olduğundan yayın sesini kıssa da bunu pek gündemde tutup, olumlu atmosferi dağıtmak doğru olmaz. Zaten yeni uygulama ile tribün cezaları verilecektir.

FENERBAHÇE CEPHESİ
Sahaya çıkan kadroya bakıldığında Fenerbahçe takımı kağıt üzerinde ofansif bir oyuncu gurubu ile başlıyordu: Mehmet ve Emre hemen defansın önünde iki ön libero, onların önlerinde üçlü solda Kuyt, sağda Emenike, ortada Diego ve ileri uçta Sow. Aslında bu dizilişteki alışılagelmişin dışında bir hata vardı. O da Emenike’nin kenarda Sow’un ileri uçta oynamasıydı. Oyun içinde bu yer değiştirmeler makul görülse de Sow’un çıkana dek o bölgede olması yanlış tercihti. Bir de Sow’un formsuz ve güçsüz hali olunca Fenerbahçe takımı hücumda üretemiyordu. Emenike’nin o ileri uçta olması en azından güçlü fiziği ve ani deparları ile etkili olabilirdi. Sanırım İsmail Kartal Diego ve Sow’un duvar pasları yapması gerektiğini söylemiştir ama bu etkisiz Sow bu planı uygulayamadı.

Aslında sezon başlamadan ve başlarken, Fenerbahçe için iki endişem vardı. İlk olarak Diego transferinin oturmuş sisteme olumsuz etkileri olabilirdi. Trabzonspor maçında bu endişeler haklı çıktı büyük ölçüde. Çünkü Diego’ya sistem içinde bir dişli görevi verilmek yerine Diego sistemi algısı oluşmuş belli ki oyuncularda. Alıştığımız Gökhan ve Caner bindirmelerinin hiç birine şahit olamadık. Katı ve sert Trabzonspor defansını Diego, Mehmet ve Emre’nin bireysel çabaları ile açmaya çalıştılar ve başarısız oldular. Oyunu kanatlara açmayı deneselerdi pozisyon bulma olasılığı da artardı.

İkinci endişem ise Ersun Yanal’ın gidişinden sonra Fenerbahçe’li muhabirlerin oluşturmaya çalıştığı yalancı bahardı. Ersun Yanal gitti, Emenike ve Sow huzur buldu, takım artık pas yapacak, taktik çalışacak ve ağır idmanlar yapılmayacak türünden gerçeklikten uzak algı pompalamasının tutmadığı dün ortaya çıktı. Sow yeni transfer Diego ile sahada tartıştı ve pek de mutlu gözükmüyordu, kilolu hali de çabası! Hele ki sanki Ersun Yanal döneminde pas yapılmıyormuş algısı pompalanıyor ya insan şaşırıyor. Geçen yılın verilerinde Fenerbahçe pas yüzdesinde rakiplerinin çok önündeydi. Ancak farkı şuydu; pası dün akşamki gibi birinci ve ikinci bölgele yana ya da uzun oynayarak havadan değil, dikine ve hızlı şekilde ikinci ve üçüncü bölgede yapıyordu. Bana göre bu oyunun adı pas oyunu değil “al gülüm ver gülüm” oyunu! Fenerbahçe bu maçtan ders almaz ve değişikliklere gitmez ise her deplasmanda aynı sıkıntıyı çeker. Yani yüzde 60-70 oranında topa sahip olup bir tek Mehmet’in direkten dönen topu ile tehlike oluşturmuşsanız, dahası bu kadar katı bir defansif anlayışla oynayan Trabzonspor hızlı çıkışlar ile sizden daha net pozisyonlar bulmuşsa şapkayı önünüze koyup düşünmeniz gerekir.

Son olarak Sayın İsmail Kartal ve oyuncusu Kuyt’ın açıklamaları da ders çıkarılmadığı izlenimini ortaya çıkarıyor. Kuyt zeminin serliğinden yakınıyor! İyi de yüzde 60-70 pas oranı ile oynadığınız maçta bu bahane Kuyt kalitesi ve tecrübesindeki bir oyuncuya yakışmıyor. İsmail Hoca ise rakibin kapalı oynamasından dert yanarak, “Bir gol atsaydık Trabzonspor ne yapacaktı onu da düşünmek gerekir” diye demeç verdi. İyi de sorun zaten bu değil mi?

Diego, Kuyt, Sow, Emenike bir yana stoper Alves dahil, bekleri ve orta sahalarının hücum özellikleri olan takımınız pozisyon üretemedi!

Yani varsayımda bulunduğunuz golü bulamadı. Sorunun temeli hali hazırda bu değil mi zaten?

Özetle Fenerbahçe takımı geçen yıldan çok farklı işler yapmaya çalışmamalı, o sistemde eksik kalan unsurları gidererek üzerine koymalı. Yoksa pozisyon ve golleri değil pas sayısını konuşan bir Fenerbahçe’nin puan kayıplarını konuşuruz!

TRABZONSPOR CEPHESİ
Trabzonspor Teknik Direktörü Halilhodziç beklentilerden de daha sürpriz bir kadro ile sahaya çıkardı takımını.

Rakibe pozisyon vermemek ve hızlı çıkışlar ile de pozisyon üretmekti. Bunu da başardı,eğer ki yakaladıkları bir iki net pozisyonu gole çevirmiş olsalar sahadan galip ayrılacaklardı. Yani oynuyor gözüken Fenerbahçe’den oynamayan takım olarak daha net pozisyonlar buldular, özellikle de ilk ve ikinci yarıların hemen başlarında. Cardozo ve Bosingva’nın dışında Mehmet Ekici, Yusuf ve Sefa ile de başlamaması açıkçası sürprizin sürpriziydi. Kâğıt üzerinde tartışılsa da, oyunun güzelliklerinden uzak olsa da saha görüntüsünde planları tutmuştu Trabzonspor teknik direktörünün. Sanırım Halilhodziç kafasında çizdiği hazır takımı oluşturana kadar maçlardan en az zararla çıkmak istiyor. Bunda başarılı olur mu olamaz mı bunu zaman gösterecek. Ancak Cardozo, Waris ve Yatabare ile üçlü bir hücum hattını organize etmeyi başarırsa defansif ve mücadele anlamında da iyi takım kurgusu yaratan Boşnak Hoca geçen yıldan farklı bir Trabzonspor ortaya çıkarabilir. Tabi Trabzonspor’da yarın neyin nasıl olacağı belli olmaz! Bu yüzden bekleyip görmek lazım.

Maçın Hakemi: Maçtan önce Emre ve Onur’u yanına çağırarak uzun uzun konuşması olumluydu. Hakemlik bir durum yoktu ama kötü maç yönetmedi. Hatırladığım en belirgin hatası özellikle Emre’ye üç kez sert faul yapan Salih Dursun’a kart çıkarmamasıydı.

SERHAT KILIÇ | UKRAYNA HABER – serhat_kilic_as@hotmail.com

@serhat5407

Ukrayna Haber

Ukrayna'nın, ilk Türkçe haber sitesi.

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu