Haberler

‘Yeni radar istasyonları NATO’nun Avrasya’da etkinlik rolünü daralttı’

Kadir Has Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mitat Çelikpala, yeni radar istasyonları ve diğer projelerin NATO’nun Avrasya’da etkinlik rolünü daralttığını söyledi.

Sakarya Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü tarafından düzenlenen ’21. Yüzyılda Avrasya Güvenliği ve NATO’ isimli konferans SAÜ Kültür ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi.

NATO’nun soğuk savaş sonrası durumu ile Türkiye’nin NATO’daki varlığı ve konumunun tartışıldığı panelde konuşan Doç. Dr. Mitat Çelikpala, işbirliği çalışmaları konusunda NATO’nun en önemli, en göze çarpan faaliyetinin Afganistan harekâtının gösterilebileceğini ifade etti.

Afganistan operasyonun başarısına kuşkulu yaklaşanların çok olmasının anlaşılır bir şey olduğunu kaydeden Çelikpala, yine de bu operasyonun önemli bir işbirliği göstergesi olduğunu dile getirdi.

Yapılan yanlışlar ve yerel gruplarla iyi ilişkiler geliştirilmemesi gibi temel sorunların bu dönemdeki en büyük rahatsızlık olduğunu savunan Çelikpala, “Bunun yanında örneğin, Rusya ile ortak işbirliği alanı kurulduğu, Rusya ile birlikte hareket edip, işbirliğini geliştirmeye çalıştığı farklı bazı söylemlerle hareket ettiği denemeleri görebiliyoruz. Bu işbirliğine rağmen NATO ve Rusya arasındaki düşmanlık devam ediyor. Fakat her hâlükârda Rusya’nın NATO’yu bir tehdit olarak algıladığını söyleyebiliriz. NATO’nun da Rusya’nın bu rahatsızlığını bertaraf ettiğini söyleyemeyiz. Yeni radar istasyonları ve diğer projeleri NATO’nun Avrasya’da etkinlik rolünü daralttığını söyleyebiliriz.” dedi.

NATO’nun doğu Avrupa’da genişlemesini tamamladıktan sonra Avrasya’ya yöneldiğini ve bu bölgede genişlemeye çalıştığını anlatan Çelikpala, bu konuda Rusya ile Ukrayna ve Gürcistan konusunda ciddi sorunlar yaşadığını dile getirdi. Türkiye’nin NATO üyeliğinin sürekli bir tartışma konusu olduğunu ifade eden Çelikpala, NATO’nun içinde olmanın Türkiye için daha yararlı olduğunu savundu. Çelikpala, yaşanan bölgesel krizlerin ve bölgesel güç olmak isteyen Türkiye’nin NATO içinde olma ihtiyacı hissettiğini vurguladı.

SAÜ Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Prof. Dr. Alâeddin Yalçınkaya ise Türkiye’nin NATO içinde olmasını savunarak, şunları söyledi: “Biz bu NATO’dan çok zarar gördük. Acaba içeride olsak mı çok zarar görürüz yoksa dışarıda mı olsak daha çok zarar görürüz? Dışarıda olmak çok daha fazla dezavantajlıdır. Buna örnek olarak Mavi Marmara konusunda Türkiye’nin NATO’ya üyeliği konusunda İsrail’e karşı veto kartını kullanması olarak gösterilebilir. Bu nedenle elimizde böyle önemli bir silah var. Bunun kıymetini bilelim.”

SAÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim üyesi Yard. Doç. Dr. Tuncay Kardaş da NATO’nun 2010 Lizbon Zirvesi’nde kabul edilen yeni stratejisi çerçevesinde Malatya’nın Kürecik beldesindeki Çarşak Tepesi’ne kurulan erken uyarı radar sistemine değindi.

Türkiye’nin bu sistemi kabul etmeye mecbur kaldığını öne süren Kardaş, “Türkiye, bir anlamda istemeye istemeye bu sisteme evet demiştir. Daha önce Rusya’nın itirazları sonucu Doğu Avrupa’ya kurulamayan sistem İran’a karşı olduğu savıyla şimdi Türkiye’ye kuruldu. Bu konuda Türkiye hazırlıksız yakalandı.” diye konuştu.

SALİH HAMURCU | SAKARYA – CİHAN

Ukrayna Haber

Ukrayna'nın, ilk Türkçe haber sitesi.

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu