Haberler

[POLEMİK] Fener’e dokunan yanıyor!

Savcı Mehmet Tamöz, Deniz Feneri parasının gittiği şirketlerin İBB’den usulsüz şekilde aldığı ihalelerle ilgili soruşturmadan da alındı.

Deniz Feneri e.V soruşturmasını yürüten üç savcının görevden alınmasının ardından, konuyla bağlantılı kritik bir soruşturmaya daha müdahale edildiği ortaya çıktı.

Cumhuriyet’in haberine göre İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB). Deniz Feneri’nden milyonlarca Avro’nun gittiği belirtilen Zahid Akman ve Zekeriya Karaman’ın şirketlerine verdiği ihaleleri mercek altına alan savcı Mehmet Tamöz, çok geçmeden bu soruşturmadan da alındı. Söz konusu dosyanın boyutunun Deniz Feneri vurgunundan daha büyük olduğu belirtildi.

Almanya’da “yüzyılın bağış yolsuzluğu” olarak adlandırılan Deniz Feneri vurgununun Türkiye ayağına ilişkin savcılar Nadi Türkaslan, Abdulvahap Yaren ve Mehmet Tamöz’ün açtıkları soruşturma sürerken buna paralel ikinci bir soruşturma başlatılmıştı. “YİMPAŞ”, “BOTAŞ”, “yargıda rüşvet” ve “enerji ihalelerinde yolsuzluk” gibi kritik davalar açan savcı Mehmet Tamöz’ün yürüttüğü soruşturmanın konusunu ise Deniz Feneri zanlılarının sahibi veya ortağı olduğu şirketlerin İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden aldığı bazı ihaleler oluşturdu. Edinilen bilgiye göre, “ihaleye fesat karıştırılması” suçundan yürütülen soruşturmada, belediyenin temizlik gibi bazı ihalelerinin usulsüz şekilde Deniz Feneri e.V. yolsuzluğu şüphelilerinin şirketlerine verildiği ifade edildi. Bu ihaleleri mercek altına alan savcı Tamöz, söz konusu ihale dosyalarını belediyeden istedi.

Mehmet Tamöz, iki savcıyla birlikte Deniz Feneri dosyasına bakmaktan alınmasına karşın bu soruşturmasına devam etti. Ancak bir süre sonra Deniz Feneri ile İBB arasında yapılan ihalelere yönelik soruşturma dosyası Mehmet Tamöz’den de alındı ve başka bir savcıya verildi. Bu soruşturmanın boyutunun Deniz Feneri vurgunundan daha büyük olduğu belirtildi. İBB’den üst düzey yöneticilerin soruşturmada şüpheli konumunda olabileceği ifade edildi. Dosyanın Tamöz’den alınmasının ardından soruşturmanın ne yönde ilerleyeceğiyse soru işaretlerine neden oldu. Savcı Mehmet Tamöz, telefon dinlemelerinin yapıldığı teknik büronun sorumluluğundan da alınmıştı.

Kaynak: Alican Uludağ – Cumhuriyet

Deniz Feneri’nin sitesinde gelimlere göre eklenen son haber ise şu şekilde…

KOZİNOĞLU: DENİZ FENERİ ALMANLARIN UYDURMASI
MİT’çi Kozinoğlu’nun ortaya çıkan notunda Deniz Feneri davasının Almanların AK Parti’yi yıpratmak için uydurduğu bir dava olduğu yazılı!

ODA TV davasından tutukluyken ölen MİT’çi Kozinoğlu’nun ortaya çıkan notunda Deniz Feneri davasının Almanların AK Parti’yi yıpratmak için uydurduğu bir dava olduğu yazılı!

MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu’nun ODA TV davasında ifade vermesine az bir süre kala Silivri’de şüpheli ölümü Türkiye gündemine damga vurmuştu.

ODA TV’ye MİT’ten belge sızdırmakla suçlanan Kozinoğlu’nun Aydınlık Gazetesi tarafından sansürlenen notları arasından Deniz Feneri e.V soruşturması hakkındaki sözleri çok çarpıcı bilgiler yer alıyor.

ALMAN İSTİHBARATININ UYDURMASI
Kozinoğlu’nun mektubunda Deniz Feneri davasının, Alman İstihbaratı’nın Ak Parti’yi zor durumda bırakmak için uydurduğu bir dava olduğu açık bir şekilde yazılı. Kozinoğlu, söz konusu mektubunda Deniz Feneri davasının, Alman İstihbaratı’nın Ak Parti’nin Almanya’da yaşayan Türkleri örgütleyebilme gücünden çekinmesi nedeniyle Ak Parti’yi zor durumda bırakmak için uydurduğu bir dava olduğunu belirtiyor.

Kozinoğlu’nun bu yorumu Alman istihbaratının Türkiye üzerinde oynadığı ve oynamak istediği oyunları bir kere daha gündeme getirdi. İlk olarak Ergenekon örgütünün şema ve yapılanmasının ortaya çıktığı süreçte gündeme gelen Alman İstihbaratı son olarak ise Başbakan Erdoğan’ın Türkiye’deki Alman vakıflarının çalışmalarına dikkat çekmesiyle konuşulmuştu.

KILIÇDAROĞLU’NUN ALMANYA ZİYARETLERİ
Milat Gazetesi’nin yayınladığı mektupta, Kozinoğlu’nun ayrıca CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu hakkında da çok çarpıcı iddialar var. Kozinoğlu, CHP Lideri’nin Deniz Feneri davası gündemdeyken Almanya’ya yaptığı ziyaretlere dikkat çekerek, o dönem CHP milletvekili olan Kemal Kılıçdaroğlu’nun bizzat Alman İstihbarat Teşkilatı (BND) mensupları ile görüştüğü ve BND’nin Kılıçdaroğlu’nun CHP Genel Başkanı olmasına destek verdiği şeklinde önemli ifadelere yer veriyor.

SAVCILARDA BİLE OLMAYAN KIRMIZI DOSYA
Kozinoğlu’nun ifadeleri, Kılıçdaroğlu’nun Almanya’daki Deniz Feneri e.V soruşturmasını yakından takip etmesini ve Baykal’ın genel başkanken yaptığı siyaseti akıllara getirdi. Kılıçdaroğlu o dönemde Parti Meclisi Üyesi olan CHP Milletvekili Ali Kılıç’la birlikte Almanya’daki davaları yerinde izlemiş ve savcılarda bile olmayan bir takım belgeleri klasörleyerek CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’a teslim etmişti. Baykal da seçim döneminde elinden düşürmediği dosya üzerinden AK Parti ve Başbakan Erdoğan’ı hedef alan açıklamalar yapmıştı.

SANSÜRLENEN MEKTUPTA ŞOK KILIÇDAROĞLU İDDİASI
Kozinoğlu, söz konusu mektubunda Deniz Feneri davasının, Alman İstihbaratı’nın Ak Parti’nin Almanya’da yaşayan Türkleri örgütleyebilme gücünden çekinmesi nedeniyle Ak Parti’yi zor durumda bırakmak için uydurduğu bir dava olduğunu belirtiyor. Aydınlık tarafından sansürlenen söz konusu mektupta, yine o dönem CHP milletvekili olan Kemal Kılıçdaroğlu’nun bizzat Alman İstihbarat Teşkilatı (BND) mensupları ile görüştüğü ve BND’nin Kılıçdaroğlu’nun CHP Genel Başkanı olmasına destek verdiği şeklinde önemli ifadelere yer veriyor. Bu ifadelere ise ne Aydınlık Gazetesi ne de Candaş medya girmemesi akıllarda yer alan soruları derinleştiriyor.

Kaynak: www.DenizFeneri.COM

Ukrayna Haber

Ukrayna'nın, ilk Türkçe haber sitesi.

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu