Haberler

[UNUTANLAR İÇİN] Türkiye’yi bitirme planı

Türkiye yeni bir ‘şok’la karşı karşıya. AK Parti ve Fethullah Gülen’i bitirme planlarının ardından Türkiye’yi dünyada yalnızlaştırarak ‘kafese’ almayı amaçlayan yeni bir tezgâh deşifre oldu.

Plana göre azınlıklara yönelik suikast, bombalama, adam kaçırma, kundaklama ve yıldırma eylemleri düzenlenecek. İrticaî örgütler adına üstlenilecek bu eylemler sebebiyle hükümet zor durumda kalacak. Cuntacıların ‘Kafes’ adını verdiği operasyonun öncelikli hedefi hükümeti düşürmek.

Dehşet planı, 3 Şubat 2009 tarihinde Poyrazköy’de bulunan silahlar üzerine başlatılan soruşturma sayesinde ortaya çıktı. Ergenekon’un ikinci cephaneliği olarak bilinen Poyrazköy’deki yapılanmanın peşine düşen İstanbul cumhuriyet savcıları, Ergenekon tutuklusu emekli Binbaşı Levent Bektaş’ta şifreli bir film CD’si ele geçirdi. “Data stash” isimli programla gizlenen dosyanın açılmasıyla yeni ‘Kaos Planı’na ulaşıldı. Taraf gazetesinin haberine göre, Mart 2009 tarihli “Kafes Eylem Planı” azınlıklara yönelik suikast ve korkutma girişimleriyle hükümeti dış politikada yalnız bırakmayı amaçlıyor.

Planda ‘düşman unsur’ olarak nitelenen bölümde ‘Davos çıkışı’ hatırlatılarak Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti açıkça hedef alınıyor. AK Parti’nin, azınlıklara yönelik şiddet eylemleri karşısında çaresiz bırakılması öngörülüyor. Dünyaya Türkiye’de irtica tehlikesinin varlığı konusunda açık bir mesaj verilmesi gerektiği belirtiliyor. Hrant Dink cinayetiyle ilgili bilgilerin de yer aldığı planda, Ergenekon’dan tutuklanan Yarbay Ercan Kireçte-pe’nin imzası var.

Eylem Planı şu cümlelerle başlıyor: “Rahip Santoro, Malatya Zirve Yayınevi ve Hrant Dink operasyonları sonrasında Türkiye’de yaşayan gayrimüslimlerin irticai grupların hedefinde olduğu yönünde kamuoyu oluşmuş, ancak AKP tarafından karşıt medyanın da desteğiyle söz konusu olayların Ergenekon tarafından organize edildiği şeklinde yoğun propaganda faaliyetlerinde bulunulmuştur.” Bu tespitin ardından korkunç plan devreye giriyor: “Özel Operasyon Gücü Komutanlığı tarafından Ergenekon Davası’nda tutuklu bulunanlara destek vermek, AKP ve yandaşlarının karşı psikolojik harp faaliyetlerini etkisiz kılmak, gündemi değiştirerek hedef saptırmak, teşkilatın moralini yükseltmek ve kamuoyunun desteğini kazanmak maksadıyla; gayrimüslimler üzerinde korkutucu propaganda icra edilecek ve söz konusu faaliyetler kaynağı bakımından kara propaganda ile AKP ve AKP’ye destek veren diğer şer odaklarınca icra edilmiş gibi gösterilecek.”

Hrant Dink cinayetiyle ilgili bilgilerin de yer aldığı plan, cuntanın Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nda ne denli örgütlendiğini de ortaya koyuyor. 41 kişilik hücre yapılanmasından oluşan Özel Operasyon Gücü Komutanlığı bile kurulmuş.

‘Hazırlık, korku yaratma, kamuoyu oluşturma ve eylem’ safhalarından oluşan planda Ergenekon’dan tutuklanan Yarbay Ercan Kireçtepe imzası var. Hazırlık kısmında daha önce Ergenekon sanıklarının aramalarında ele geçirilen fişleme ve tespit etme girişimlerinin benzerleri yer alıyor. Eylem safhasında deniz subaylarının oluşturduğu hücre yapılanması ve her hücrenin yeri tek tek belirtiliyor.

‘Kadir Paşa koordine etsin’

Bu arada Kafes kod adlı planın üzerinde el yazısıyla yazılan ‘Kadir Paşa koordine etsin’ notu dikkat çekiyor. Planda yer alan bilgilere göre hücrelerin başında bulunan Danışma Kurulu’nun iki numarası Koramiral K.S. Söz konusu komutan daha önce internete düşen ses kaydı ile gündeme gelmişti. 9 Mart 2009 tarihinde internete düşen ses kaydında K.S. şu ifadeleri kullanmıştı: “Bizde bir devlet yapısı var, hiç bunların Osmanlı dönemindeki gibi ümmet sistemiyle alakası yok. Maalesef ordunun her 20-25 yılda bir siyasilerin elinde yozlaşan sistemi tekrar rayına oturtmak uğruna müdahalesiyle oluştu bunlar. Biz sıkı bir şekilde durup aydınlanma, ileriye gitme yönünde devlet sistemini ayakta tutmak için iç misyonumuzun da birinci öncelikli olarak görevimizin başında olduğumuzu hissettirmek durumundayız. Keşke Lüksemburg gibi, Almanya gibi etrafında sıkıntıları olmayan bir bölgede bulunsaydık da, ayrıca rönesans reform sürecini 5 asır geçip, birey olarak siyasî haklarımızı şoför de olsak, deniz subayı da olsak, profesör de olsak eşit kullanabilme olgunluğunda olsaydık da biz Silahlı Kuvvetler olarak sadece dış tehditlerle ilgilenseydik. Ama durum bu değil.” İSTANBUL ZAMAN

Kurtuluş’ta azınlıklara ait evlere renkli etiket yapıştırılmıştı

Azınlıklara yönelik ‘Eylem Planı’nın kısmen hayata geçirildiği ortaya çıktı. Eylül 2009’da İstanbul’daki Balıklı Rum Mezarlığı’ndaki mezar taşları tahrip edilirken ağustos ayında, Kurtuluş’ta azınlıklara ait evler fişlendi. Semtte yer alan Cumhuriyet Mahallesi Arpa Sokak’ta bazı evlerin üzerine renkli etiketler yapıştırıldı. 7 Ağustos’ta gerçekleşen ve faili bulunamayan bu olaydan bir gün sonra etiketler söküldü. O dönem faili meçhul olarak kalan bu eylem, azınlıklara korku salmaya yetti. Cumhuriyet Mahallesi Muhtarı Ahmet Günel ile muhtarlıkta aza olarak görev yapan Selami Melemşe’nin, bu olayın araştırılması yönündeki çabaları ise sonuç vermedi. Melemşe bu olayı gerçekleştirenlerin korku yaymak ve azınlıkları kaçırmak istediklerini belirtirken şu ifadeleri kullanmıştı: “Kim yaptıysa amacına ulaştı. Ortada delil yok ancak bir söylenti olarak kulaktan kulağa yayılıyor. Bu bölgenin seçilmiş olması basit ve hesapsız bir şey değil.” EMİNE DOLMACI İSTANBUL

İşte Kafes’i hayata geçirecek askerler

DANIŞMA KURULU

  • Koramiral F.Ö.: Başkan
  • Koramiral K.S.: Başkan Yardımcısı
  • Tuğamiral M.F.İ.: Üye
  • Özel Operasyon Komutanlığı
  • Dz. P. Kur. Kd. Albay M. H: Özel Operasyon Gücü Komutanları (E) Dz. Bnb. Levent Bektaş: Özel Plan Hücre Lideri (Tutuklu)

MARMARA BÖLGE KOMUTANLIĞI

  • Dz. Yb. Ercan Kireçtepe: Marmara Bölge Komutanı (Tutuklu)
  • Dz. Bnb. Emre Onat: 1. Hücre Lideri (Tutuklu)
  • Y/S Kd. Bçvş. Halil Cura: 1. Hücre Elemanı (Tutuklu)
  • Tls. Kd. Bçvş. Saddetin Doğan: 1. Hücre Elemanı (Tutuklu)
  • Eln. Bçvş. D.E: 1. Hücre Elemanı
  • Dz. İşçi T.V.A: 1. Hücre Elemanı
  • Dz. Kur. Kd. Bnb. Emre Sezenler: 2. Hücre Lideri (Tutuklandıktan sonra serbest bırakıldı.)
  • Dz. Kd. Bnb. Emre Günay: 2. Hücre Elemanı (Tutuklu)
  • Shh. Kd. Bçvş. H.D: 2. Hücre Elemanı
  • Eln. Kd. Bçvş. Feridun Arslan: 2. Hücre Elemanı (Tutuklu)
  • Eln. Bçvş. İ.B: 2. Hücre Elemanı

EGE BÖLGE KOMUTANLIĞI

  • Dr. P. Kd. Alb. M.S.: Ege Bölge Komutanı
  • Dz. Kd. Alb. Levent Gülmen: 1. Hücre Lideri (Ergenekon’a ait belgeleri imha ettiği iddia edilmişti.)
  • Dz. P. Kd. Bnb. Erbay Çolakoğlu: 1. Hücre Elemanı (Gözaltına alınmıştı.)
  • Dz. Bnb. A.A. S: 1. Hücre Elemanı
  • Dz. Yzb. B.A: 1. Hücre Elemanı
  • Dz. Ütğm. B.Ç: 1. Hücre Elemanı
  • İsth. Kd. Bçvş. S.E: 1. Hücre Elemanı
  • Mot. Kd. Bçvş. M.A: 1. Hücre Elemanı
  • Bçvş. E.T: 1. Hücre Elemanı
  • Rad. Üçvş. T. Ö: 1. Hücre Elemanı
  • 1 Dz. Kur. Yb. H. Ö: 2. Hücre Lideri
  • Dz. Bnb. G. Y: 2. Hücre Elemanı
  • Dz. Kd. Yzb. Ü. Ö: 2. Hücre Elemanı
  • Dz. Yzb. B.K: 2. Hücre Elemanı
  • Tls. Kd. Bçvş. D. M: 2. Hücre Elemanı
  • Rad. Kd. Bçvş. H. E: 2. Hücre Elemanı
  • Kaz. Kd. Bçvş. M.l: 2. Hücre Elemanı
  • Top. Bçvş. A.B: 2. Hücre Elemanı

KARADENİZ BÖLGE KOMUTANLIĞI

  • Dz. Yb. I. Z. T: Karadeniz Bölge Komutanı
  • Dz. Yb. İ.L.O: 1. Hücre Lideri
  • Dz. Kur. Bnb. Ö.E: 1. Hücre Elemanı
  • Dz. Bnb. M.F: 1. Hücre Elemanı
  • İsth. Kd. Bçvş. T.D: 1. Hücre Elemanı
  • İda. Bçvş. M.A: 1. Hücre Elemanı
  • POT. Kd. Bçvş. M. K: 1. Hücre Elemanı

54 yıl önce başarıyla uygulandı

Azınlıklara yönelik Kafes planı, 1955 yılında gerçekleşen 6-7 Eylül olaylarını akla getirdi. İstanbul Ekspres adlı gazete o gün “Atatürk’ün Selanik’teki evi bombalandı” manşetiyle çıktı. Haber kulaktan kulağa yayıldı. Gerginleşen ortamın akşamında Beyoğlu’ndaki bir dükkâna yapılan saldırı, fitili ateşledi. Aniden toplanan kalabalık, Kumkapı, Samatya, Yedikule ve Beyoğlu civarındaki Rum, Ermeni ve Yahudilerin dükkanlarına saldırdı. Rum Ortodoks kiliseleri ateşe verildi. Resmi kaynaklara göre 4.214 ev, 1.004 işyeri, 73 kilise, bir sinagog, iki manastır, 26 okul ile aralarında fabrika, otel, bar gibi yerlerin bulunduğu 5.317 mekân talan edildi. Olayların ardından İstanbul’da sıkıyönetim ilan edilirken, içişleri bakanı istifa etti.


Poyrazköy kazıları, oyunu bozdu

  • 3 Şubat 2009: Kaynarca köyü Hocaoğlu mevkiinde işaretli bir ağacın altına gömülen termosun içinde 27 adet TNT kalıbı, 100 gram C-4 patlayıcı, 155 cm infilaklı fitil, üç adet elektrikli fünye bulundu.
  • 29 Şubat: Savcılara gelen ihbar mektubunda, Poyrazköy’de bulunan mühimmatın Ergenekon tutuklusu emekli Albay Levent Göktaş’a ait olduğu iddia edildi. Göktaş’a bağlı olan ve emekli Binbaşı Levent Bektaş, Yarbay Ercan Kireçtepe, Binbaşı Emre Onat, Binbaşı Eren Günay, Yarbay Mustafa Turhan Ecevit’ten oluşan ekibin eylem hazırlığı yaptığı öne sürüldü.
  • 21 Nisan: Bedrettin Dalan’a ait arazide kazı çalışmalarına başlandı. 15 adet dolu, yedi adet boş LAW silahı, 450 gr C-4 patlayıcı madde, 14 adet el bombası, 45 adet sis bombası, yedi adet hakem bombası, 23 adet işaret fişeği, beş adet bombalı bubi tuzağı, 38 metre saniyeli fitil, 30 metre infilak fitili, 24 adet fünye, üç adet gösteri bombası, 3.000 adet fişek bulundu.
  • 24 Nisan: Emekli Binbaşı Levent Bektaş, Yarbay Ercan Kireçtepe ve Binbaşı Erme Onat tutuklandı. TSK, “Bizim toprağa gömülü silahımız yok.” açıklamasını yaptı.
  • 27 Nisan: Binbaşı Eren Günay gözaltına alındı. Devrimci Karargâh örgütüne yönelik operasyonun Poyrazköy’deki bombaların izi sürülerek düzenlendiği iddia edildi.
  • 28 Nisan: Orgeneral İlker Başbuğ, LAW silahını ‘boru’ olarak niteledi.
  • 29 Nisan: Kazılarda ortaya çıkan silahların kriminal incelemesi tamamlandı. Seri numaralarının silinmeye çalışıldığı belirlendi.
  • 23 Mayıs: Bir TSK mensubu, savcılara ihbar mektubu gönderdi. Kurmay Albay A.T. liderliğinde Kıdemli Başçavuş H.C., Kıdemli Başçavuş S.D. ve Kıdemli Başçavuş F.A.’nın tutuklanan deniz subaylarıyla aynı hücre yapısında oldukları iddia edildi.
  • 24 Mayıs: Albay Şafak Yürekli’nin İşçi Partisi, Albay Dora Sunguray’ın DHKP/C ile bağlantılı olduğu ileri sürüldü. Albay L.G.’nin evinde ÇYDD ile Ergenekon arasındaki ilişkilere dair belgeler bulundu.
  • 27 Mayıs: Yarbay M. Turhan Ecevit, tutuklandı.
  • 28 Mayıs: Kıdemli Başçavuş H.C. ile BTP Genel Başkan Yardımcısı Abdullah Ağar arasındaki ilişkiyi deşifre eden belgeler tespit edildi.
  • 4 Haziran: 5 ilde baskın yapıldı. Ergenekon’da 13. dalga olarak adlandırılan operasyonda, 11’i muvazzaf olmak üzere 16 subay gözaltına alındı.
  • 7 Haziran: MKE, kazılarda ele geçen silahların TSK’ya ait olduğuna dair rapor verdi.
  • 18 Temmuz: Gölcük Donanma Komutanlığı’nda görevli teğmenler gözaltına alındı. Teğmenlerin, dönemin Deniz Kuvvetleri Komutanı Metin Ataç ve Donanma Komutanı Oramiral Eşref Uğur Yiğit’e suikast hazırlığında oldukları ileri sürüldü. Teğmenlerin evinde 500 gram patlayıcı ve ÇYDD’den burs alan kızların özel görüntüleri ortaya çıktı.
  • 10 Kasım: Biri yarbay 3 muvazzaf asker tutuklandı.
  • 17 Kasım: Yeni bilgiler ışığında 5 askerin ifadesi alındı.

İnsanın kanını donduran eylem planı

Hazırlık safhası

  • Gayrimüslim nüfusun isim ve adresleri belirlenecek.
  • Gayrimüslimlere ait gazete, dergi vb. abone listeleri elde edilecek.
  • Gayrimüslimlere ait eğitim kurumlarının öğrenci, veli ve çalışanlarının listeleri tespit edilecek.
  • Gayrimüslimlere ait vakıf ve ibadethanelerin cemaat listeleri elde edilecek.
  • Gayrimüslimlerin dini bayram/önemli günleri ve nerelerde ayin/tören düzenledikleri tespit edilecek.
  • Eyleme uygun gayrimüslimlerin mezarlıkları belirlenecek.

Korku oluşturma safhası

  • Tespit edilen Agos gazetesi abonelerinin listeleri paylaşım siteleri ve irticai web siteleri başta olmak üzere internet ortamında yayınlanacak.
  • Agos gazetesi abonelerine tehdit telefonları açılacak ve tehdit mektupları gönderilecek.
  • Adalar bölgesindeki yoğun güzergâhlardaki duvarlara tehdit içerikli sloganlar yazılacak.
  • Abone listeleri çoğaltılarak, Adalar’da yaşayan vatandaşların kolaylıkla görebilecekleri bölgelere bırakılacak.
  • Medya ve internet siteleri kullanılacak.

Kamuoyu oluşturma safhası

  • Abone listelerinin ulusal basında yayınlanması ve haber yapılması sağlanacak.
  • Konu hakkında köşe yazıları yazdırılacak.
  • Tanışma programlarında konuya yer verilecek ve AKP hükümetinin vurdumduymazlığı ele alınacak.
  • 6-7 Eylül olayları. Varlık Vergisi haberleri gibi konulara medyada tekrar tekrar yer verilecek.
  • AKP karşıtı web siteleri artırılarak faaliyetleri yoğunlaştırılacak.
  • Azınlıklar lehine faaliyet gösteren web siteleri, içerik yönünden desteklenecek.
  • Mevcut sitelere ilave olarak “www.tehditaltindayiz.com”, “www.agosasahipcikalim.com” vb. adlarla yeni web siteleri oluşturulacak, belirlenen temalar doğrultusunda yayınlar yapılacak ve bu siteler etkin şekilde tanıtılacak.
  • Kaynağı AKP ve yandaş gruplara aitmiş izlenimi verilen web siteleri kurularak, söz konusu sitelerin gerekli tanıtımları yapılacak ve dini içerikli yayınlar arasına Agos gazetesi başta olmak üzere azınlıklara ait medya unsurlarını hedef gösteren mesajlar serpiştirilecek.
  • İcra edilen eylemlerin suçlusu olarak AKP ve irticai gruplar gösterilerek, kaynağı hakkında “kara propaganda” icra edilecek.

Eylem safhası

  • Adalar bölgesindeki çeşitli mahallelerde bomba patlatılacak.
  • Azınlık haklarını hararetle savunma konusunda ön plana çıkmış kişi/kişilere suikast düzenlenecek.
  • Agos gazetesi civarı gibi belirlenen yerlere ses bombaları konulacak.
  • Birçok yere şüpheli paket bırakılıp, ihbar edilerek güvenlik güçleri meşgul edilecek.
  • Adalar’da vapur seferi düzenlenen iskelelerde bombalı eylemler düzenlenecek.
  • Gayrimüslimlere ait mezarlıklara yönelik olarak sansasyonel eylemler icra edilecek.
  • Tanınmış gayrimüslim işadamı ve sanatçılardan belirlenen bir ya da birkaçı kaçırılacak.
  • Gayrimüslim nüfusun yoğun bulunduğu bölgelerde sık aralıklarla araç, ev ve işyeri kundaklanacak.
  • İstanbul ve İzmir gibi gayrimüslimlerin yoğun olarak yaşadığı illerde de benzeri eylemler yapılacak.
  • İcra edilen sabotaj, adam kaçırma, suikast eylemleri özel plan hücre lideriyle kurulacak koordineyi müteakip, belirlenecek irticai örgütler adına üstlenilecektir.

‘Son aylarda yaşadıklarımız demek ki tesadüf değilmiş’

Poyrazköy’de bulunan silah ve mühimmatla ilgili soruşturmada tutuklanan Levent Bektaş’ta ele geçirilen gayrimüslimlere yönelik saldırı planları Adalar halkını dehşete düşürdü. Adalar Belediyesi Başdanışmanı Raffi Hermon Araks, planı okurken tüylerinin diken diken olduğunu söyledi. Araks, gazeteye yansıyan bilgilerin aslında son aylarda rastladıkları ve münferit diye değerlendirdikleri olayların hiç de öyle olmadığını gösterdiğine dikkat çekti: “Heybeliada’da bulunan gayrimüslim vatandaşlarımızdan ciddi şikâyetler gelmişti. Fakat münferit olaylardır gözüyle bakmıştık ama ortaya çıkan planlar gösteriyor ki bunlar birkaç kişinin basit saldırısı değil.” Zeytinburnu’nda- ki Rum mezarlığında ise 90 mezarın tahrip edildiği ortaya çıktı.

Poyrazköy’de bulunan silah ve mühimmatla ilgili soruşturmada tutuklanan Levent Bektaş ile ele geçen gayrimüslimlere yönelik saldırı planları ada halkını dehşete düşürdü. Büyükadalara bomba etkisi yapan planlar, okuyanlar “Zaten son aylarda birtakım davranışlar seziyorduk. Planları okuyunca bize ne kadar büyük bir oyun oynanmak istendiğini dehşetle gördük.” ifadeleriyle şaşkınlıklarını dile getiriyor.

Gayrimüslimleri vurmayı, öldürmeyi, bombalamayı, korkutmayı, onların üstünde büyük bir baskı olduğu yolunda haberler yapmayı ve bütün bunları AK Parti’yi destekleyen Müslümanların üstüne atmayı hedefleyen plan, ada halkını şaşkına çevirdi. Adalar Belediyesi Başdanışmanı Raffi Hermon Araks, planı okurken tüylerinin diken diken olduğunu söylüyor. Gazeteye yansıyan bilgilerin aslında son aylarda rastladıkları, münferit diye değerlendirdikleri olayların hiç de öyle olmadığını gösterdiğini belirten Araks, sözlerini şöyle sürdürdü: “Dört beş ay önce bana Heybeliada’da bulunan gayrimüslim vatandaşlarımızdan ciddi şikâyetler gelmişti. Yazılı olarak belediyeye yapılan başvuruda kendilerinin yol ortasında taciz edildiğini ve korkutulduklarını söylemişlerdi. Benzer olaylara Kınalıada ve Büyükada’da da rastlamıştık. Fakat münferit olaylardır gözüyle bakmıştık ama ortaya çıkan planlar gösteriyor ki bunlar birkaç kişinin basit saldırısı değil.”

Heybeliada’dan gelen şikâyetlerde takip edildiğini ve yol ortasında taciz edildiklerini söyleyen gayrimüslimlerin belediyeden yardım istediğini belirten Araks, diğer adalarda da benzer durumların yaşandığını söyledi. Kâğıtlar üzerinde yapılan planların tutmadığını hatırlatan Araks, gazeteci Hrant Dink öldürüldükten sonra yapılan propagandaları buna örnek gösterdi. Bu olaydan sonra gerçekleşen seçimlerde gayrimüslimler içerisindeki ezici bir çoğunluğun AK Parti’ye oy verdiğini söyleyen Adalar Belediyesi Başdanışmanı, yanlış hesabın mutlaka ortaya çıktığını anlattı.

İsmini vermekten çekinen gayrimüslim vatandaş ise birçok kez Heybeliada’da kendisine “Ait olduğunuz yere gidin. Siz buralı değilsiniz. Müslümanlar sizi buradan kovacak. Artık düzen değişti.” dediklerini anlatıyor. Benzer durumları komşu ve akrabalarının da yaşadığını anlatan vatandaş, 6-7 Eylül olaylarının tekrar yaşanmasından korktuklarını dile getirdi. Nergihan Çelen


Fethiye Çetin: Dink ailesinin avukatı: Kabullenmekte güçlük çekiyorum

Bu ülkede çok şey yaşadık, çok şey gördük ama yine de bizi dehşet içinde bırakacak kadar vahim ve korkutucudur. Ben şu an dehşet içindeyim ve duyduğumdan beri de kabullenmekte güçlük çekiyorum. Yani oturuyorsunuz bu ülkenin birtakım güçleri olarak ve ülkenin vatandaşlarını düşman olarak tanımlıyorsunuz ve bu düşmana karşı mücadelede harcanacak unsurlar olarak da azınlıkları belirliyorsunuz. Yani neresinden bakılırsa bakılsın kabullenilemeyecek bir unsur. Somut deliller ortaya çıktığında Ergenekon davası ile birleştirilip birleştirilmeyeceği de değerlendirilecektir.

Ergin Cinmen – Dink ailesinin avukatı: Dink cinayetinin Ergenekon’la bağlantısı gündeme gelecek

Son derece önemli bir olayla karşı karşıyayız. Türkiye’de bir kaos oluşturmak istiyorlar ki bir kısım planları da zaten ortaya koymuşlar. Benim için çok şaşırtıcı gelmedi çünkü bu güruhun zaten düşüncesi buydu. Bu belgeler Hrant Dink davası açısından da çok önemlidir. Bu belgeler dosyaya girdiğinde Hrant Dink’in katli olayının Ergenekon ile de bağlantısı da ortaya çıkacaktır.

Hüseyin Çelik – AK Parti Genel Başkan Yardımcısı: Hasta ruhlu bir psikolojinin eseri

AK Parti hükümeti ‘düşman unsurlar’ kategorisinde sayılıyor. Bu hasta ruhlu bir psikolojinin eseridir. Bir insan kendi başbakanını, kendi bakanını düşman kuvvet olarak görebilir mi? Örneğin bütün siyasî partiler bizim rakibimizdir. Ama kimse düşmanımız değildir. Neymiş efendim, ‘Devleti ele geçirmeye çalışıyorlar’. İnsan kendine ait olan bir şeyi ele geçirmeye çalışır mı? ‘Ben bu akşam evime sızdım.’ Böyle bir şeyi söylemek ne kadar komik değil mi? Bu ve benzeri tezgâhlar ne yazık ki ülkemizde yeni değil. 28 Şubat’ta sergilenen sahneleri hepimiz çok canlı olarak hatırlıyoruz. Ortaya dökülen Aczimendiler, Fadime Şahin’ler, Kalkancı’ların ne amaçla çıktıkları sonra anlaşıldı. Malatya’da misyonerlik yaptıkları gerekçesiyle öldürülen kişileri, Trabzon’da Hıristiyan din adamıyla ilgili suikast hepimiz biliyoruz. Olayları çıkartacaksınız, sonra ‘bakın bu ülkedeki dindar insanlar, AK Parti tabanı muhafazakâr insanlar bunları yapıyor’ diyeceksiniz. Hani mahalle baskısı diyorlar ya, AK Parti iktidarının oluşturduğu atmosferden dolayı bunlar yapılıyor diyeceksiniz. Nitekim Malatya’daki cinayetten sonra bu söylendi maalesef.

Rober Haddeciyan – Marmara Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni: 6-7 Eylül olayları ve Varlık Vergisi’nden daha vahim

Bu plan, 6-7 Eylül ve Varlık Vergisi olaylarını aşıyor. Burada iki maksat var. Birisi, azınlıklara karşı planlanması. Diğeri de bu olayla AK Parti’nin yıkılmak istenmesi. Bu ikisi birleşiyor. Planın içeriğinde yer alan korku havası yaratmak, abonelerin listesini çıkarmak ve tehdit etmek gibi kısımlar, gerçekten de korkunç. Orada Ermeni basınından söz ediliyor. Bunun içine yalnız Agos değil, bizler de giriyoruz. Bu planın en vahim yanlarından birisi de planı uygulayacak olanların, suçu muhafazakâr kesime atması. Belki geçmişte de bunu yaptılar. Bu olay, bize geçmişi de düşündürtmeli. Plan gerçekleşseydi, sonuçları bakımından yurtdışında kullanılması da kaçınılmaz olacaktı ve azınlıklarla ilgili birçok konuda diasporaya fırsat verecekti. Memleketini seven hiç kimse böyle bir olay karşısında sessiz ve duygusuz kalamaz.

Rober Koptas – Agos yazarı-Aras Yayınevi: Asıl korkutucu olan, TSK içinde hazırlanması

Türkiyeli bir Ermeni olarak, öncelikle böylesi bir operasyonun hedefinde olmak insanı korkutuyor, bu işin bir yanı. Ama öte tarafta, bir devlet kurumu içerisinde, hele hele Silahlı Kuvvetler içerisinde böyle bir planın hazırlanıyor olması, bütün Türkiye adına da insanı korkutuyor. Planın tarihi Mart 2009. Yani daha önce ortaya çıkan darbe planlarından, günlüklerden, “kâğıt parça”larından filan çok sonra hazırlanmış. Demek ki birileri hâlâ böylesi planlardan medet umuyor. Hrant Dink cinayetinin bu planda sözü edildiği gibi bir operasyon dâhilinde yapıldığını esasen hepimiz biliyoruz.

Moris Bencuya – Eski İzmir Musevi Cemaati Başkanı : Kumpas planı çok çirkin

Bizim üzerimizden iktidar partisine kumpas kurmak çok çirkin. Gayrimüslimlerin ne suçu var? Demokratik bir ülkede bu tür girişimlerin olmasına üzülüyorum. Gayrimüslimler de bu ülkede Türk vatandaşı. Senin olan hakkınla benim olan hakkım aynı. Herkes gibi biz de emniyet koruması altındayız.


Başbakanlık’tan, ‘masumiyet karinesi’ hatırlatması

Başbakan Tayyip Erdoğan ile Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ’un olağan görüşmesi, kamuoyunu dehşete düşüren ‘Kafes Planı’nın gölgesinde geçti. Başbakanlık’ta yapılan görüşme bir buçuk saat sürdü. Görüşmeden sonra Başbakanlık’tan Kafes Planı’yla ilgili yayınları eleştiren bir açıklama geldi. “Soruşturmanın gizliliği ve masumiyet karinesine” dikkat çekilen açıklamada şöyle denildi: “Bugün (dün) bir gazetede, var olduğu iddia edilen bir plana ve bu planla ilgili haberlere ve yorumlara yer verildiği görülmüştür. Söz konusu iddialarla ilgili soruşturma, ilgili yargı makamları tarafından sürdürülmektedir. Soruşturmaya ilişkin bilgilerin basında yer alması, soruşturmanın gizliliği ve masumiyet karinesinin açıkça ihlalidir. Soruşturma sürecinin tamamlanmasını beklemek, bu süreçte kişi ve kurumları hedef alan davranış ve yorumlardan kaçınmak, herkese düşen bir görevdir.” ANKARA CİHAN


6-7 Eylül olayları da Özel Harp operasyonuydu

Deniz Kuvvetleri’nde hazırlanan ‘Kafes’ planında Ermeni cemaatine yönelik eylemler de yer alıyor. Bu kapsamda abonelerin isimlerinin internetten yayınlanması, listedeki isimlerin tehdit telefonları ve mektuplarıyla rahatsız edilmesi hedefleniyor. Dehşet planını değerlendiren Agos Genel Yayın Yönetmeni Etyen Mahçupyan, planın 6-7 Eylül olaylarına çok benzediğini belirtiyor. Etyen Mahçupyan, “6-7 Eylül olayları da bir Özel Harp Operasyonu’ydu.” diyor ve ekliyor: “İttihatçı bakışa göre; toplumla ilgili, sonuç ne olursa olsun, kim ne eziyet çekerse çeksin, kimin canı, kanı giderse gitsin, her türlü manipülasyon mubah. Burada en kolay manipülasyon nerede olacaksa orada oluyor. Gayrimüslimler, her zaman en kolaylarından birisi. Çünkü dışarıdan ses getirir, içeriden Hıristiyan-Müslüman çatışması üretir, AK Parti’yi zor durumda bırakır. Hem çok kolaya kaçmış hem de kaba saba ve utanç verici bir belge…”


Hrant, sembol bir isimdi

Deniz Kuvvetleri’ne bağlı 41 kişilik ekibin hazırladığı planın girişinde Hrant Dink’in öldürülmesiyle ilgili olarak ‘Hrant Dink operasyonu’ ifadesi yer alıyor. Mahçupyan, Hrant Dink cinayetinin, Rahip Santoro ve Malatya Zirve Yayınevi cinayetlerinden bağımsız görülemeyeceğini düşünüyor. Etyen Mahçupyan, “Danıştay cinayetinden sonra onun irticayla ilgisi olmadığını, bir operasyon olduğunu nasıl yazdıysak; Hrant Dink cinayetinden sonra benim ve birçok insanın kanaati de bunun bir operasyon olduğuydu.” ifadelerini kullanıyor.

Deneyimli gazeteci, eylemlerin amacını ise şöyle özetliyor: “Avrupa’dan Hıristiyanlığı sahiplenen bir ses çıkartmak, dolayısıyla Türkiye’de milliyetçiliği körüklemek. Bu arada tabii giden gidiyor! Sonuçta Hrant, fikirleri yüzünden öldürülmedi. Tamamen sembolik değeri yüzünden öldürüldü. Bu planların tek bir hedefi var: AK Parti’yi yok etmek. Bu amaçla hazırlanan planlarda, “Gayrimüslimleri öldürmek de var, Alevi-Sünni kavgası çıkarmak da var, Türk-Kürt çatışması yaratmak da var, PKK’yı desteklemek de var.” FATİH VURAL, İSTANBUL


İşte kamuoyunda AK Parti ve Gülen’i bitirme planı olarak bilinen, İrticayla Mücadele Eylem Planı

Daha Fazla Göster

Ukrayna Haber

Ukrayna'nın, ilk Türkçe haber sitesi.

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu