Sinema

Arayış Filmi İzle | Ülkücüler bu sefer de filimdeki Rus askerinin sivilleri öldürdüğü sahneyi gerçek zannetti!

"Arayış" filminin giriş sahnesinde ki görüntüler gerçek mi? Söz konusu sahneyi aşağıdaki video kısmında 1 dakika 37'inci saniyede başlıyor.

Ülkücüler bu seferde film sahnesini gerçek zannedip sosyal medyada paylaştı. Uygurlara soykırım uygulayan Çinliler yerine Korelilere saldıran, Suriye’de Türkmenleri bombalayan Rusya’nın elçliği yerine Hollanda elçilini basan ülkücüler bu sefer de Michel Hazanavicius’ın yönettiği “Arayış” (2014) adlı Fransız-Gürcü yapımı filimden alınan, Rus askerinin Çeçen bir sivil aileyi öldürürken “amatör kamera” tarafından kaydedilen kısmı gerçek zannederek paylaştı.

Video her ne kadar filmden olsa da, Ukraynalı aktör Maksim Zapısoçnıy, “Rus askeri” rolünü kusursuz oynayınca Profilince Azerbaycan bayrağı ve Kurt resmi olan “ülkücü” görünümlü Ziya İbrahim’i inandırdı.

Söz konusu sahneyi yukarıdaki video kısmında 1 dakika 37’inci saniyede başlıyor.

Geçmişte Çeçenistan’da sivil katliamı yapan Rus ordusu bugün Suriye’den sivil yerleşim yerlerini bombalıyor, halihazırda devam eden Rusya-Ukrayna savaşında Rus ordusuna bağlı milisler, Ukrayna’nın doğusunda Donbas’ta 15 bin kişi ölümüne sebep oldu.

ARAYIŞ FİLMİ KONUSU

1999’daki Rus-Çeçen savaşı fonunda, savaşın tahribatını, çocuklar üzerindeki yıkıcı etkisini, anlamsızlığını, acımasızlığını gözlere seren ‘Arayış’ kalbe dokunan ve iyi kotarılmış sarsıcı bir dram. Zinnemann’ın filminde Auschwitz’den kurtulan çocuğun yerini, anne-babası Rus askerleri tarafından katledilen dokuz yaşındaki bir Çeçen çocuk alıyor. Montgomery Clift’in oynadığı, Amerikalı askerin yerini de Avrupa İnsan Hakları Komisyonu üyesi sevecen bir Fransız kadın (Bénérice Bejo) alıyor. Filmde ölüm makinesine dönüştürülen müzisyen bir Rus askeri ile çocuk kahramanı hayatlarının önemli bir dönemecinde, yazgıları değişip aksi yönlere gidiyorlar. Savaşı göstermeyen bu savaş filminden alınacak çok ders var.

Oscar Ödülleri tarihinde bu ödüle aday gösterilen ilk sessiz film olan ‘Artist’ ile beş Oscar kazanma başarısı gösteren Fransız yönetmen-senarist-yapımcı Michel Hazanavicius, bu filmin getirdiği kredi ve prestiji arkasına alarak, savaş karşıtı ‘Arayış/The Search’ü yaptı.

Sessiz sinemaya bir aşk mektubu niteliğindeki ‘Artist’, En İyi Film, En iyi Yönetmen (Michel Hazanavicius), En İyi Erkek Oyuncu (Jean Dujardin), müzik ve kostüm Oscar’larını kazanmıştı.

1920’li yıllarda Fransa’ya göç eden Lituanya ve Polonya asıllı Aşkenaz Yahudi’si bir ailenin 1967 Paris doğumlu oğlu olan Michel Hazanavicius komedi filmlerinden oluşan kariyerinde ‘Arayış’ ile ilk kez melodramı deniyor.

1999’daki Rus-Çeçen savaşı fonunda, savaşın tahribatını gözlere seren bu film savaşın acımasızlığını, anlamsızlığını ve yıkıcılığını, izleyicinin kalbine hitap eden bir duygusallıkla ele alıyor.

Fred Zinnemann ustanın 1948 tarihli aynı adlı klasiğinin yeniden çevrimi olan film, savaş sonrası Berlin’inde geçen konuyu, Rus-Çeçen savaşına aktarıyor.

II. Dünya Savaşı sonrası, Berlin’de bir Auschwitz kurtulanı çocuğu evlat edinmek isteyen bir Amerikalı askerin öyküsüydü birinci film. Bu rolü oynayan Montgomery Clift’in yerine ‘remake’de Bénérice Bejo üstleniyor.

Filmde, savaşın mağlupları Çeçen askerlerini hiç görmüyoruz. Ancak Ruslar tarafından sebepsiz yere acımasızca katledilen günahsız Çeçen köylülerinin içler acısı durumu film boyunca gözlere seriliyor.

Anne ve babası Rus askerleri tarafından katledilen dokuz yaşındaki Hadji saklandığı evden, iki yaşındaki kız kardeşini alarak tehlike bölgesinden uzaklaşıyor.

Kucağındaki bebekle kaçmanın zorluğu karşısında, komşu köyde bir eve bıraktığı kardeşinin emin ellerde olduğunu gördükten sonra yollara düşüyor.

Ailenin üçüncü çocuğu, anne-babasının kurşuna dizilişini gözleriyle gören abla Raissa iki kardeşinin izini sürüyor.

Avusturyalı usta yönetmen Fred Zinnemann’ın ‘İnsanlar Yaşadıkça’ (1953) ve ‘Kahraman Şerif/High Noon’ (1952) kadar tanınmayan, vaktiyle En İyi Senaryo Oscar Ödülü’nü kazanmış, siyah-beyaz çekilmiş ‘The Search’, Hazanavicius’un elinde Rus-Çeçen savaşına ilişkin bir melodrama dönüşmüş.

Film komünizmin çöküşünden, Sovyet İmparatorluğu’nun dağılmasından 10 yıl sonra, Yeltsin’in Putin’i başbakanı yapmasından hemen sonra, Çeçenistan’ı işgal ettiği dönemde geçiyor.

Çeçen askeri hiç görmüyoruz

Sovyet rejimiyle yıllardır savaşan Çeçen halkının isyanını Putin kanlı bir şekilde bastırır. Zorba ve zalim Rus askerleri, harabeye dönmüş Çeçen köylerinde, masum halkı sudan bahanelerle öldürür.

Bazı isyan olaylarını bahane eden, toy ama zorba ve zalim Rus askerleri, önlerine çıkan silahsız Çeçen köylüleri kurşuna dizerken olayı katliama dönüştürür.

‘Arayış’ın yolları sürekli kesişen üç ana kahramanı daha var: Uyuşturucu taşıdığı için tutuklanıp askere alınan, acemi eğitimi sırasında aşağılanan, cephede savaşın dehşetini yaşayan, genç Rus askeri Kolia, Avrupa İnsan Hakları Komisyon Üyesi olarak bölgede bulunan idealist bir Fransız kadın olan Carole ve bölgede Kızılhaç sorumlusu olarak görev yapan Amerikalı bir yetimhane yöneticisi olan Helen…

Yetimhaneden kaçan Hadji’nin açlığını fark eden Carole tarafından evinde misafir edilmesi, ikili arasında oluşan sıcaklık, abla Raissa’nın ilk önce iki yaşındaki kız kardeşinin, sonra Hadji’nin izini bulması, devam eden savaşa paralel olarak anlatılıyor.

Arkadaşlarıyla şehirde dolanırken, uyuşturucu bulundurmaktan tutuklanan Rus genci, müzisyen Kolya, apar topar askere alınır. Stanley Kubrick’in ‘Full Metal Jacket’ başyapıtını akla getiren zorlu bir askeri eğitimden sonra, gaddar bir insana dönüştürülür, bir ölüm makinesi haline getirilir. Aslında Kolya yavaş yavaş katile dönüşen bir kurbandır.

Hazanavicius, Cannes’daki basın konferansında bu konuda: “Senaryo yazılım aşamasında yaptığım araştırmada Kızıl Ordu’nun müthiş bir asker yaratma makinesi olduğunu ve bunda şiddete dayalı bir model yaratmış olduğunu gördüm. Bu politik bir film ama taraf tuttuğuna inanmıyorum” dedi. Ancak yanında oturan yapımcısı Thomas Langmann araya girip “Rus ordusunun Çeçenistan’da toplu katliamlar da yaptığı bir gerçek” diye müdahale etti.

Bee Gees Müziği Eşliğinde Kafkas Dansı

Yönetmen Michel Hazanavicius ‘Arayış’ın senaryosunu yazarken, İkinci Dünya Savaşı sırasında mülteci olan anne-babasının yaşadıklarından ve çektiklerinden esinlenmiş.

Filmin iki erkek kahramanı hayatlarının önemli bir dönemecinde yazgıları değişip aksi yönlere gidiyorlar.

Ölümden kurtulan Hadji sosyal bir hayata yönelirken, normal bir şehir hayatı sürmeye alışık Kolya tutuklanıp asker olmaya zorlanınca kendini ölümle karşı karşıya buluyor.

Toz toprak içindeki köyünün yıkıntıları arasında yaşayan Hadji, Carole’un evindeki temiz ortama taşınırken, Kolya tam aksi istikamette huzurlu bir ev hayatından, savaşın kaotik ortamına geçiyor. Kolya kurban iken savaş şartları kendisini cellâda dönüştürüyor.

Filmin finalinden ‘Arayış’tan alınacak dersi şöyle yorumlamak mümkün: “Bir beladan kurtulan ile cellât arasında eninde sonunda hayat beladan kurtulanın yanında olacaktır.”

Cannes’daki basın toplantısında Hazanavicius: “Savaşı göstermeyen bir savaş filmi yapmak istedim. Harbi kaybeden Çeçenlere yapılan katliama dünya kayıtsız kaldı. Ben bu savaşı galibinin gözünden anlatmak istemedim” dedi.

Hazanavicius’un taraflara eşit mesafeyi korumadığını, Ruslara karşı daha sert ve taraflı olduğunu ileri süren eleştirmenler çıktı. Ama film Çeçenlerin niye teröriste dönüştüklerinin ipuçlarını verdiği iddiasında.

‘Arayış’ta dünyanın değişik yerlerinden gelen ana kahramanlarının bu acılı ve acımasız coğrafyada yolları sürekli olarak kesişiyor.

Fred Zinnemann’ın orijinal filminde, temerküz kamplarından kurtulan çocukların İsrail’de kendilerince yeni hayat kurmalarını sağlayan kadın görevlinin, bu filmde Kızılhaç’ın tecrübeli bir elemanına dönüştüğünü anlatan Hazanavicius, bu rolde Amerikan  solcusu Annette Bening’i başarılı bulduğunu söyledi.

Gerçekçi olma adına, senarist-yönetmen Hazanavicius ile yapımcısı Thomas Langmann, ekibini Çeçenistan’ın komşusu Gürcistan’a taşıdı. Film ekibinin Hadji rolü için Kafkas Dağları eteğindeki okullarda gördüğü 450 çocuk arasından seçtiği Abdül-Khalim Mamatsuiev, lisanını konuşmadığı yabancıların yanında, gözleri ve mimikleriyle olağanüstü bir kompozisyon çiziyor.

Annesi babası Rus ordusunun sıradan faşizm baskınıyla öldürülen, yüzüne maske gibi yapışan bir hayret ve korku ifadesiyle çevresine dehşet içinde bakan Hadji konuk olduğu Fransız kadının evinde, pikaptan gelen Bee Gees müziği eşliğinde coşarak müthiş bir Kafkas dansı performansı sergiliyor. ‘Arayış’ sırf bu sekans için izlenmeyi hak eden bir film.

Michel Hazanavicius’un Arjantin kökenli eşi Bénérice Bejo ‘Artist’ ile En İyi Kadın Oyuncu César Ödülü’nü kazanmış, 2013 Cannes Film Festivali’nde aynı ödülü Asghar Farhadi’nin ‘Geçmiş’ filmiyle almıştı. Kendisi, Avrupa İnsan Hakları Komisyonu Üyesi idealist, sevecen, sıkıntıdaki yabancı bir çocuğa kucak açan Carole rolünde çok başarılı.

Günümüz dünya siyasetinde kayıtsız kalınan Çeçen gerçeği üzerine ilginç şeyler söyleyen, savaşın siviller ve çocuklar üzerindeki etkilerini gözler önüne sererek savaş karşıtı mesajlar veren, bu kalbe dokunan, iyi kotarılmış sarsıcı dram, etkileyici sahneleriyle izlenmeye değer bir film.

 

THE SEARCH / ARAYIŞ

Sen ve Yön: Michel Hazanavicius

Gör: Guillaume Schiffman

Kurgu: M. Hazanavicius-Anne Sophie Bion

Oyun: Bénérice Bejo-Annette Bening-Maxim Emelianov-Abdul Khalim Mamatsuevi-Zukhra Duishvili

Ukrayna Haber

Ukrayna'nın, ilk Türkçe haber sitesi.

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu