Medya

İşte A’dan Z’ye Hapishane Alfabesi….

Türkiye Pen Yazarlar Derneği, 15 Kasım Hapisteki Yazarlar Günü için ‘Hapishane Alfabesi’ hazırladı.

15 Kasım Türkiye’de ve dünyada ‘Hapisteki Yazarlar Günü’ olarak çeşitlik etkinlik ve programlarla anılıyor. Türkiye ise hapisteki yazar sayısıyla dünyada ilk sıralarda yer alan bir ülke. Dünyaca tanınmış romancılar, öykücüler ve şairler, büyük oranda siyasi düşünceleri nedeniyle cezaevlerinde bulunuyor.

Dünya çapında 2019 yılında hakim karşısına çıkan 37 yazardan 10’u Türkiye’den. Ahmet Altan, Selahattin Demirtaş, Mustafa Ünal, İlhan Sami Çolak, Nibel Genç, Ali Ünal, Gültan Kışanak, İdris Baluken, Rojbin Perişan, Erd Aragon, Murat Türk ve daha birçok yazar, düşüncelerinden dolayı hapishanelerde tutulmaya devam ediyor.

PEN Türkiye’nin “Hapisteki her yazarla, eksiliyor bir harf daha!” başlığıyla yayınladığı “Hapishane Alfabesi’ şöyle:

A-Askıda!
B-Bilinmeyen bi yerde!
C-Cezaevinde…
Ç-Çilehanede!
D-Damda!
E-Emniyette…
F-F Tipinde!
G-Gözaltında!
H-Hücrede!
I-Islahevinde!
İ-İçerde!
J-Jandarmada…
K-Kodeste!
L-Laboratuvarda!
M-Mapusta!
N-Nezarette!
0-Orda bir yer var…
Ö-Ölü olarak…
P-Poliste!
R-Ranzada!
S-Sorguda!
Ş-Şiddet görmüş!
T-Tabutlukta!
U-Uzuuuun dönem!
Ü-Üniversite sayılır!
V-Voltada!
Y-Yazar ne yazar ne yazamaz!
Z-Zındand

Ukrayna Pen Başkanı Andriy Kurkov’dan Osman Kavala’ya açık mektup

Yazar Kurkov, “15 Kasım: Dünya Hapisteki Yazarlar Günü” münasebetiyle Osman Kavala’ya açık mektup gönderdi. Türkiye’de yaşananları ise Stalin dönemine benzetti.

15 Kasım: Dünya Hapisteki Yazarlar Günü münasebetiyle, Pen Ukrayna Başkanı Andriy Kurkov, Türkiye’de tutuklu bulunan hak savunucusu ve iş insanı Osman Kavala’ya açık mektup yazdı.

Pen İnternational’ın sitesinde İngilizce olarak yayınlanan mektubunda Andriy Kurkov, Kavala’ın tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevini bir akademi veya yükseköğretim kurumuna, Türkiye’yi ise Stalin dönemine benzetti.

Ukrayna Pen Başkanı Andriy Kurkov aynı zamanda, Kıyiv’deki Uluslararası Diyalog ve Kültür Merkezi Syaivo’nun ortak kurucusu.

Sovyetler Birliği’nin (SSCB) dağılmasının ardından Avrupa’da okunan ilk on yazar arasında gösterilen Andriy Kurkov’un Osman Kavala’yı desteklemek amacıyla yazdığı açık mektubu şöyle:

Osman Kavala

“Sayın Osman Bey,

Geçen yaz (Kanada’nın başketi Ottava’daki) Parlamento Tepesi’nde 1000 tane çakıl taşının Londra’ya bakacak şekilde dizilerek yerleştirildiğini duymuşsunuzdur. Bu hareket, 1 Kasım 2017 tarihinden itibaren kaldığınız Silivri Cezaevi’ndeki 1000. gününüzün hatırlatıcısı olarak gerçekleştirilmiştir. Hem yerel mahkeme hem de suçsuz olduğunuzu onaylayıp tutuklanmanızın yasa dışı olduğunu ilân eden Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından beraat edilmişsiniz. Aradan bir süre geçtikten sonra aleyhinize, bana Stalin’in iktidarda olduğu 1930’lu yıllara denk gelen terör dönemini hatırlatan iftiralar atıldı; iktidar başındakilerin sizi casuslukla suçlamaları, sizi sonsuza dek hapishanelerde çürütmeye niyetli olduklarını gösteriyor! Türkiye’yi yönetenlerin sizden neden bu kadar korktuğunu bir türlü anlayamıyorum. Birinin sivil toplumunun hayatına aktif bir şekilde katılması suç mu acaba? Bir kişinin, Türk okuruna Nabokov, Joice ve Faulkner gibi dünya edebiyatının klasik yazarlarını tanıtan bir yayınevinin kurucularından biri olması, hapsedilme sebebi olarak gösterilebilir mi hiç? Bu arada Türkçeye çevrilmiş tek romanım da «İletişim» Yayınevi tarafından yayımlanmıştır.

Siz hâlâ Türkiye’nin (ve belki de Avrupa’nın) en modern ve en büyük hapishanesi olan Silivri Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda tutulmaktasınız. Okuduklarıma göre Türk ceza sisteminin «mucizesi» sanılan bu hapishanede aynı zamanda 11 bin mahpus yatabildiği için kendisine resmî olarak bile «ceza kampüsü» derler; dolayısıyla orası bir akademi veya yükseköğretim kurumuna benzetilebilir.

Kaldığınız o yer, deniz kıyısı ile plaja 5 kilometrelik mesafedeymiş ve kendi hücrenizde içinden kilitlenebilirmişsiniz! Bundan başka hücrenizde basıp yardım alabileceğiniz gardiyanları çağırabileceğiniz bir tuş varmış! O tuşla ilgili olarak bir şeyi yanlış anlamış olamaz mıyım acaba? «Google Maps»tan edindiğim bilgilere göre o tuşun basılması üzerine gelen gardiyanlar, mahpuslara karşı çok kaba ve acımasız davranıyorlarmış.

Düştüğünüz durum bana o kadar inanılmaz geliyor ki, onu hatırladıkça kendimi George Orwell’in Franz Kafka’yla birlikte yazdığı ütopik romandan bir alıntıyı okuyormuşum gibi hissetmeye başlıyorum.

Bu gidişat beni çok ama çok acıtıyor. Sizi önemseyerek özgürlüğe kavuşmanızı isteyen insanların ne kadar çok olduğunun farkındayım. Bütün medeni dünya sizi destekliyor, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin sizinle ilgili olarak onayladığı kararın uygulanmasını ve aleyhinize yapılan tüm suçlamaların asılsız olduğunun duyurulmasını beklemeye hazır.

Hem ülkenizi hem de tarihini çok sevdiğim için başınıza gelenleri düşünürken çok üzülüyorum. Yıllar önce modern Türkiye’nin en ünlü yazarı olan Orhan Pamuk’un Kıyiv ziyaretini düzenlediğim üzerine romanlarının büyük kısmı Ukraynacaya çevrilmiştir. Bu arada o da eserleri «İletişim» Yayınevi’nce basılan yazarlardandır. O, Türkiye’yi dünyaya tanıtan Türk yazarlarından birisidir. Siz özgürlüğe kavuşur kavuşmaz sizi Ukrayna’da misafir etmekten çok büyük mutluluk duyardım. Sivil toplumun hayatı ile kültürel projelere yeniden katılmanızı çok ama çok isterdim. Bunların gerçek olacağı güne az kaldığından eminim. Sizinle Kıyiv veya İstanbul’da görüşmek üzere.

En samimi ve dostça dileklerimle, Roman yazarı Andriy Kurkov”

 

AYASOFYA MEYDANINDA BOŞ SANDALYE GÜNÜ EYLEMİ

Öte yandan başkenti Kıyiv’in merkezindeki, Ayasofya Meydanı’nda, 15 Kasım: Dünya Hapisteki Yazarlar Günü münasebetiyle, takibata alınan ve hapishanelerde işkence gören bütün dünyadaki yazar ve gazetecilerin durumuna dikkat çekmek amacıyla “Boş Sandalye Günü” etkinliği düzenlendi.

Sivil Özgürlükler Merkezi tarafından Ukrayna PEN ile işbirliği içinde gerçekleşen etkinlikte, Rusya ve Kırım’daki Ukraynalı siyasi mahkumların yanı sıra Donetsk ve Luhansk bölgelerinin işgal altındaki kesimlerindeki tutuklular anıldı.

Ukraynalılara ve dünya toplumuna siyasi nedenlerle Rusya ve Kırım’da yasadışı olarak hapsedilen Ukraynalıları hatırlatmak ve hükümet yetkililerini onları serbest bırakmaları amacıyla gerçekleşen etkinlikte meydana Ukraynalı mahkumların isimlerinin yazılı olduğu boş sandalyeler yerleştirildi.

Meydandaki etkinliğe Ukraynalı aktörler, müzisyenler, yazarlar ve gazeteciler katıldı.

AHMET ALTAN VE MUSTAFA KABAKÇIOĞLU UNUTULMADI

Bir gurup Türk aktivist ise, Ayasofya Meydanına, boş “beyaz sandalye” yerleştirdi. Ahmet Altan için hazırladıkları dövizlerde Ukraynaca Altan’ın hukuksuz bir şekilde tutuklu olduğu vurgulanarak, Türk hükümetinden derhal serbest bırakılması istedi.

Ayasofya Meydanına yerleştirilen “Beyaz sandalye” ile ayrıca 29 Ağustos 2020 tarihinde 4 yıldır tutuklu bulunduğu Gümüşhane’deki cezaevinde tutulduğu hücrede beyaz bir sandalyenin üstünde ölü bulunan KHK ile ihraç edilen polis memuru Mustafa Kabakçıoğlu da anıldı.

ANDRİY KURKOV KİMDİR

Andriy Kurkov 23 Nisan 1961’de St. Petersburg’da doğdu. Çocuk yaşta ailesiyle birlikte Kıyiv’e taşındı. Kıyiv Yabancı Diller Okulu’ndan mezun olduktan sonra redaktörlük ve kameramanlık yaptı. 1996’dan beri Kıyiv ve Londra’da yaşıyor.

SSCB sonrasında Avrupa’da en çok kitabı satılan ilk on yazardan biri olan Andriy Kurkov’un en çok satan Ölüm ve Penguen dahil olmak üzere 19 romanı var. Çocuklar için de 9 kitap kaleme alan Kurkov’un, 20’ye yakın belgesel, kurgu ve TV filmi senaryosu bulunuyor.

Çalışmaları İngilizce, İspanyolca, Japonca, Fransızca, Almanca, İtalyanca, Çince, İsveççe, Farsça ve İbranice dahil olmak üzere 37 dile çevrildi ve 65 ülkede yayınlandı.

Ukrayna’nın ünlü roman yazarı Andriy Kurkov aynı zamanda, Kıyiv’deki Uluslararası Diyalog ve Kültür Merkezi Syaivo’nun da ortak kurucularındandır.

Muhabir: Yunus Erdoğdu | Kıyiv – yunuserdogdu@hotmail.com

Twitter: @erdogduy

Facebook: facebook.com/erdogduy

İnstagram: instagram.com/ukraynahabercom/

Telegram kanalı aboneliği:
https://t.me/ukraynahaber

Ukrayna WhatsApp ihbar hattı:

Ukrayna Haber

Ukrayna'nın, ilk Türkçe haber sitesi.

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu