Türkiye

Kuzguncuk Kilisesi’nin haçı yerinden söküldü

HDP milletvekilleri Garo Paylan ve Tuma Çelik Kuzguncuk Ermeni Kilisesi'nin haçının sökülüp yere atılmasıyla yeni bir örneği yaşanan kiliselere yönelik nefret saldırılarını soru önergeleriyle TBMM gündemine taşıdı.

İstanbul’da, Kuzguncuk Surp Krikor Lusavoriç Ermeni Kilisesi’nin kapısındaki haç kimliği belirsiz bir kişi tarafından yerinden söküldü.

Kilise yönetimi tarafından yapılan açıklama şöyle:

“26 Mayıs 2020 salı günü saat 21.17 de Kuzguncuk Muhtarı Ali Faik Kaptan Vakıf Başkanımız Edvart Ayvazyan’ı arayarak kilisenin dış sokak kapısının üstündeki haçın yerde olduğu ve kapıya dayandığı haberini vermiştir. Konuşma sırasında haçın Kuzguncuk fırınına bırakılması oradan sabah alınması kararı verilmiştir.
27.05.2020 Çarşamba sabahı sabahı erkenden kilise giden vakıf başkanı Edvart Ayvazyan önce fırından haçı almış, olay yeri tespitlerini yapmış resimleri çekmiş sonrasında kamera kayıtlarını tarayarak 23.05.2020 Cuma Günü Saat 19.20 civarında kimliği bilinmeyen yeşil montlu, beyaz gömlekli, kot pantolon giydiği anlaşılan bir kişinin Beylerbeyi istikametinden gelip, kilisenin karşı tarafında bir süre kiliseye baktığını, kameralara bakıp hatta poz verdiğini sonra ani hareketle kapıya tırmanıp saniyeler içinde haçı koparıp iskele tarafına gittiğini tespit etmiştir. Kuzguncuk Muhtarı kiliseye gelerek kamera kaydını seyretmiş güvenlik şubeye olayı bildirmiştir. Vakıf Başkanı, Patrik II. Sahak ve ERVAB Başkanı Bedros Şirinoğlu’nu arayarak durumu bildirmiş ve gerekli yerlere şikâyet bildirimi yapılmıştır. Kopartılan haç yine yerine monte edilmiştir. Üsküdar Emniyet Müdür Mehmet Baykara ve Üsküdar Güvenlik Büro Amiri Emin Aydos konuyla ilgilenmektedir.”

Hatırlanacağı üzere geçtiğimiz haftalarda da Bakırköy Ermeni Kilisesi’nin kapısı yakılmak istenmişti.

Paylan ve Çelik’ten kiliselere yapılan saldırılarla ilgili soru önergeleri

Paylan “Bu nefret saldırıları, kiliseye değil camiye yapılsaydı sessiz kalır mıydınız?” dedi.

HDP milletvekili Garo Paylan’ın Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın yanıtlaması talebiyle yönelttiği soru önergesi şöyle:

“İstanbul’daki kiliselere yakın zamanda, defaatle nefret saldırıları gerçekleşti. Mabet kapılarına ayrımcılık ve nefret söylemi içeren ifadeler yazıldı. Kilise kapıları yakılmaya çalışıldı, hatta silahlı saldırı girişimleri oldu. Cumhurbaşkanı ve bakanlar bu nefret saldırılarını kınayan tek bir açıklama yapmadı. Oysa bir Cumhurbaşkanı, ibadethaneye yapılan nefret saldırılarına sessiz kalmamalıydı.
Cezalandırılmayan, kınanmayan nefret suçu tekrarladı. 26 Mayıs 2020 tarihinde, İstanbul Üsküdar’da, Kuzguncuk mahallesinde bulunan Surp Krikor Lusavoriç Ermeni Kilisesi’nin haçı sökülüp yere atılarak, bir nefret saldırısı daha gerçekleşti.

Bu bağlamda,
-Sıkça saldırıya uğrayan azınlıklara ait ibadethanelerin güvenlikleri için neden tedbir almıyorsunuz?
-Ermeni Kiliselerine yapılan nefret saldırılarını neden durdurmuyorsunuz?
-Kiliselere yapılan nefret saldırılarını neden kınamıyorsunuz?
-Cumhurbaşkanının “kılıç artığı” gibi nefret söylemleri sürdükçe, nefret suçları durdurulabilir mi?
-Kiliselere yönelik nefret saldırılarını engellememekle, ayrımcılık suçu işlemiş olmuyor musunuz?
-Bu nefret saldırıları, kiliseye değil camiye yapılsaydı sessiz kalır mıydınız?”

HDP milletvekili Tuma Çelik de İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun yanıtlaması talebiyle bir soru önergesi yöneltti. Çelik’in önergesi şöyle:

“Basında yer alan haberlere göre, İstanbul Kuzguncuk Surp Krikor Lusavoriç Ermeni Kilisesi’nin kapısındaki haç, 23 Mayıs günü kimliği belirsiz bir kişi tarafından yerinden sökülmüştür. Kilisenin güvenlik kamerasında, saldırganın eşkâli görülebilmektedir.
Saldırıyı haber alan kilise yönetimi güvenlik kamerası kayıtlarını polislere iletmiş ve saldırgan hakkında şikayetçi olmuştur.
Kiliselere dönük benzer bir saldırı da 8 Mayıs’ta İstanbul Bakırköy’de bulunan Dznunt Surp Asdvadzadzni Kilisesi’ne yönelik olarak gerçekleştirilmiştir. Kilisenin kapısı kimliği belirsiz kişi ya da kişiler tarafından ateşe verilmek istenmiştir.
Sadece son bir ay içerisinde ibadete açık olan iki kilise saldırıya uğramıştır. Daha önce de sık aralıklarla kiliseler saldırıya uğramıştır. Türkiye’de nefret saldırıları, aratarak devam etmektedir. Bu saldırılar Hristiyan toplumunda endişe yaratmaktadır.
Bizzat iktidar sözcüleri tarafından nefret içerikli, kutuplaştırıcı, ayrımcılığı körükleyen söylemler kullanmaktadır. Yine iktidara yakınlığıyla bilinen Gerçek Hayat dergisinde Hristiyan ve Musevi dini önderleri hedef gösterilmiştir. Bu söylemler saldırılara zemin yaratmaktadır.
Nefret söyleminin önü alınmadıkça, nefret saldırılarının önüne geçmek mümkün değildir. Nefret söylemi ve saldırılarının yarattığı ağır tahribat Türkiye’nin yakın tarihinde rahatlıkla görülebilir.

Bu bağlamda,
-Kiliselere dönük saldırıların ardından yeni güvenlik tedbirleri alındı mı?
-Bakanlığınızın, artan nefret suçlarını önlemeye dönük bir eylem planı var mıdır?
-8 Mayıs’ta İstanbul Bakırköy’de bulunan Dznunt Surp Asdvadzadzni Kilisesi’ne yönelik gerçekleştirilen saldırıya ilişkin soruşturma hangi aşamadadır?
-Nefret söyleminin engellenmesine yönelik bir eylem planınız var mıdır?
-Son 2 yıl içerisinde nefret suçundan dolayı kaç kişi ceza almıştır?
-Saldırganın kimliği tespit edilmiş midir? Hakkında ne gibi işlemler yapılmıştır?”

Etiketler
Daha Fazla Göster

Ukrayna Haber

Ukrayna'nın, ilk Türkçe haber sitesi.

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu
Kapalı