Yazarlar

Erdoğan kaybederse, Ergenekon kazanacak mı?

AKP ile Ergenekon arasındaki kirli anlaşma nasıl son bulacak?

AKP (Adalet ve Kalkınma Partisi) ve ‘derin yapılar’ (biz genel olarak bu yazı içerisinde ‘Ergenekon’ diye niteleyeceğiz) arasında 17/25 yolsuzluk ve rüşvet operasyonlarından başlayan bir iktidar koalisyonu var.

Daha doğrusu Erdoğan iktidar, Ergenekon da sütre arkasındaki güç.

Erdoğan görünen, Ergenekon da görünmemeye çalışan ortak…

15 Temmuz ‘kanlı komplo girişimi’nin ardından, bu “kirli ittifak” daha da pekişti.

“Yolsuzluk ve rüşvetten suçüstü yapılanlar” ile “adam öldürme ve darbeden suçüstü yapılanlar” arasında koltuk ve güç paylaşımı yapıldı.

Ergenekon zayıf kamuoyu desteğine rağmen geçmiş tecrübelerini ve kadro birikimini kullanıp, bu kez alabildiğince derinlerde kalmayı, intikam için tutuklattırdıklarını bile alakasız iltisaklarla Erdoğan ve AKP’ye yönelik suçlar gibi gösterip, iyi kamuoyu desteğine sahip AKP’ye yüklüyor.

Bir yıkım ve yıkımın faturası söz konusu olacaksa, büyük oranda sorumluluğu AKP ve Erdoğan’ın omuzlarına yıkıyor…

‘Suçüstü ittifakı’nın tarafları aslında birbirlerinden hiç haz etmiyorlar.

Ergenekon, yıllardır AKP ve siyasal İslamcıların baş düşmanıydı. Halen de öyle…

AKP de artık Siyasal İslam’ın nihai hedefi “şeriat kurallarına dayalı yönetim” konusunda arzularını saklamıyor.

“Ateş ve barut”, ortak çıkarları için hayatta kalmak ve suç delillerini yok etmek için ittifakta direniyorlar.

İki taraf da “köprüyü geçene kadar…” birbirlerine ‘dayı’ deme planı yapıyor.

AKP, daha önce Ergenekon’u tasfiye ettiği gibi, zamanı gelince yine tasfiye edeceğine inanıyor.

TSK da güçlü olmaları ya da komuta kademesini ele geçirmelerini, yargı da güçlü olmalarını önemsemiyor. 

AKP’ye göre, 28 Şubat’ta da 27 Nisan’da da şartlar bundan farklı değildi ve AKP halk desteğini kazanıp, onları rahatlıkla tasfiye etmişti. 

İkincisi, 15 Temmuz’da halkın sokakta gösterdiği tepkiden sonra, Ergenekon’un bir daha silahlı kalkışma yapmasına imkansız gözüyle bakıyorlar.

Üçüncüsü, SADAT tarzı yapılarla kendileri de TSK kadroları içerisinde pay kapıp örgütleniyorlar. Bunun yeterli olacağını düşünüyorlar.

Garip olan Ergenekoncuların TSK atamaları ve terfilerinden duydukları memnuniyet ile, “Mehdi’ye hazırlık yapan” SADAT’ın atama ve terfilerden aynı memnuniyeti duyması…

İki taraf ya gerçekte aynı ya da iki taraftan biri fena halde yanıltılıyor ve oyuna getiriliyor.

www.UkraynaHaber.com

***

Ergenekon’un hesabı ise, başından beri belli.

Ergenekon, AKP’nin kamuda dayandığı dindar kadroları tasfiye ederse, bir daha değil AKP hiçbir siyasi İslami hareketin iktidara gelmesinin imkansız olacağını düşünüyor. 

AKP’yi tasfiye, kamudaki dayanaklarını yok ettikten sonra Ergenekon’a göre kendiliğinden gelecek zaten…

AKP’yi, 28 Şubat’ta yapamadıklarını “Yeşil sermaye ve dindarları kamudan tasfiye planlarını” hayata geçirmek için ‘kirli değnek’ olarak kullanıyorlar. 

İşleri bittiğinde de çöpe atacaklar ya da sifonu çekip ellerini yıkayacaklar.

Ergenekon, Erdoğan’ın ittifak değiştirmede gösterdiği başarıyı, tabanına “akı kara gösterme”başarısını fazlaca küçümsüyor.

Erdoğan’ı bunca yaşananlara rağmen küçümsemeleri, en büyük hesap hataları… 

Erdoğan ittifaklarını değiştirdi ama kendisi hep iktidarda kalmayı başardı ve Millî Görüş’ün nihai hedefinden hiç vazgeçmedi… 

“Devam için gerekirse papaz cübbesi giyerim…” diyen bir ismin, kendisini siyasi başarıya götüren hamlelerini doğru analiz etmekten halen yoksunlar…

Kirli ittifak sonuçta bir ‘ad hoc’ (editörün notu: “amaca özel, niyete mahsus” anlamına gelen Latince ibaredir. Genelde bir soruna yönelik, geçici bir çözümü anlatmak için kullanılır. Bazen de bir yetersizliği ya da üstünkörü üretilen çözümleri vurgulamak için kullanılır. Örneğin geçici olarak kurulan mahkemeler ya da araştırma tetkik komisyonları “ad hoc” komitelerdir.) koalisyon… Yani geçici süre ortak bir amacı elde etmek için yapılan ve sonrasında dağılmaya mahkum bir ‘koalisyon’… Arapça ifadesiyle ittifak değil kirli itilaf… (editörün notu: kirli anlaşma)

Sonuçta iki tarafın yol ayrımına gelmesi, birlikte iktidar gözükseler bile kaçınılmaz.

Yol ayrımında nasıl bir güç mücadelesi olur, kim kimin bileğini bükebilir, iki tarafın da kendisince hesapları var… Pusuya yatmış bekliyorlar…

***

Ancak siyasi ortam hızla değişiyor.

AKP, “kirli itilaf” kapsamında yapılan tüm hukuksuzluk ve suçların faturasını tek başına ödüyor.

AKP hızla kan kaybetmeye devam ediyor.

Bahçeli ve Perinçek, sağ ve sol koltuk değnekleri, Erdoğan’ı yüzde 50 ile iktidar da tutmak için artık yetersiz.

Toplumsal öfke patlama noktasında… 

Yeni siyasi aktörler ezber bozuyor. 

Yeni siyasi partiler kuruluyor. 

AKP tabanı çatırdıyor. 

Halk bu kez aç, AKP’nin tüm algı operasyonları ve büyük projelerle göz boyama hamleleri ters tepiyor.

AKP, bir toplumsal patlamadan, yeni bir Gezi tarzı halk protestosundan çekiniyor.

EMASYA’yı mümkünse OHAL’i diriltecek planlar yapıyor.

Ergenekon, henüz AKP’nin arkasındaki desteğini çekmedi.  

Aksine AKP ile işleri bitmediği gibi, çekilirlerse yerine koyabilecekleri bir iktidar ittifakı da henüz belirleyebilmiş değiller…

Onun için yeni partilerin kurulmasından rahatsız olduklarını, çok kötü sonuçları olacağını… alenen söylemekten çekinmiyorlar.

Celladına aşık bir ruh haleti içinde, sadece AKP değil onlar da panik atak sendromları gösteriyor. 

AKP giderse, elde ettikleri kazanımları kaybetmekten, perde arkasından istedikleri gibi at oynatamamaktan, linç ettikleri insanların hukuki yollarla geri dönmesinden kaygılılar.

“Yeni kurulacak partileri mutlaka vazgeçirmek lazım, aksi takdirde sonuçları ağır olur…” diye açıktan kaygılarını ifşa etmekten de çekinmiyorlar.

Ergenekon, ne kadar kirli bir yapı olduğunu, celladıyla ‘suçüstü ittifakı’ kurarak, suçlarını aklamak için ‘celladı’na sığınıp, AK Parti’nin kanatları altına saklanarak gösterdi.

***

Gelinen aşamada cevabı merak edilen soru şu;

Peki AKP iktidarı kaybederse, koalisyon ortağı ‘derin yapılar’ da kaybetmiş olacak mı? 

‘Derin yapılar’, mutlaka ‘yedek atlar’ hazırlamıştır ve dereyi geçer geçmez de AKP’yi salıp, ‘yeni at’ı ile mi yola devam edecek?

Yani ‘kirli değnek’ olarak kullandığı AKP’ye kaybettirip, kendi hukuksuzluklarının faturasını da AKP’ye kesip, yeni siyasi ittifakla AKP kaybederken kazacak mı? 

***

Görünen o ki Ergenekon ya da ‘derin yapılar’ hali hazırda AKP’ye tam desteğini sürdürüyor.

Erdoğan’ın omuzundan ateş etmeye de devam ediyorlar.

Ortada henüz bir seçim yok ve erken davranıp, halihazırdaki iktidar avantajlarını, hassaten TSK ve yargıdaki kazanımlarını sürdürmek istiyorlar. 

Daha önemlisi, AKP ile işlerinin bittiğine henüz inanmıyorlar. AKP’yi tamamen tüketene kadar ‘kirli değnek’, ‘ateşi tutan maşa’ olarak kullanmaya devam edecekler. 

Ergenekon, ortaklığı ne kadar geç terk ederse, kaybı da o kadar büyük olacak. 

Ortaklıktan zamanından çıkmayı başaramazsa, bu yeni iktidar ittifakı oluşturup oluşturamadıklarına göre değişecek, kendisi de AKP’nin enkazı altında kalacak ve ‘kirli itilaf’ döneminde altına imza attığı hukuksuzlukların hesabını verecek…

YORUM | ERHAN BAŞYURT

Ukrayna Haber

Ukrayna'nın, ilk Türkçe haber sitesi.

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu