Yunus Erdoğdu

Erdoğan’ın bayramını kutluyorum…

Meslekte adettendir, bayram yazısı yazmak, madem öyle, gel böyle…

Aslında, Recep T. Erdoğan dünyada bayramını en son kutlayacağım birisi. Sondan başlıyorum bu  sefer. Zaten Erdoğan korkusundan kimse benim gibi bir muhalifle bayramlaşmaya cesaret edemiyor…

Birisiyle bayramlaşmak lazım, ben de bana bu değerli yalnızlık duygusunu yaşattığı için, ilk onun bayramını kutlayayım.

Sayesinde ruhsuz “cuma kutlama” mesajı gönderenlerden, kuru mesaj kalabalığından kurtuldum.

Ramazan orucunu tutmadığı halde iftar veren ikiyüzlü, korkak menfaatçi iş insanlarıyla, bir masada iftar yapmak zorunda kalmadım.

Bunun yerine gerçekten aç karnına oruç tutan mültecilerle, dostlarla iftar yaptım.

Ben ve arkadaşlarıma, “Fırkai Dalle” diyen abdesti, guslü bilemeyen, “Enderun teravisi “ kılanlarla değil de can dostlarla saf tuttum..

Cumada, kandilde, bayramda samimiyetten uzak kopyala yapıştır, mesajlar da yapmacık muhabbetler de bitti…

Huzurluyum.

Çevremde adam-madam siluetindeki kuru gölgeler de kayboldu…

Dost, düşman iyice belli oldu.

Çocukluğumda, eski vatanımda, eski bayramlar vardı.. ne bilim işte; anamın-babamın, emmim-dayımın, halamın-teyzemin, ebemin-dedemin olduğu bayramlar.. arifesinde elbisenin alındığı.. bayram namazlarının kılındığı.. bayramlaştığımız akrabalar vardı.. samimiler zannetmiştim, hepsi yalanmış, gerçekler geç anlaşılırmış…

Bir fırtına esti yalandan.. ama o yalan dolan senaryolar nice gerçekleri ortaya çıkarttı.. gördük ki ne emmi, emmiymiş ne de dayı, dayıymış… Kendisini “iyi” bildiğim hiç kimse göründüğü gibi değilmiş… Çünkü oldukları gibi değil, işlerine geldiği gibi görünüyorlarmış…

Dostluk, akrabalık, kardeşlik, arkadaşlık yokmuş… Çıkarlar, menfaatler varmış!

Ben karşılıksız severim… sevdiklerimle de beraberim…

Efendimiz aleyhissalatu vesselam; “Kişi sevdiği ile beraberdir.” (Buhârî, Edeb, 96; Müslîm, Birr, 165) buyurmuş…

Bu üç günlük yalan dünya, üç gün de olsa küs olduğum kimse yok.

İnanıyorum ki ahrette gerçekten karşılıksız sevenler, dostlar beraber olacak… Artık nerede, cennet mi cehennem mi, onu da gidince göreceğiz.

En zor şey, Müslüman ile Münafığı, akıllı ile ahmağı ayırt etmekti, bu süreçte belli ölçüde tanıdık elhamdülillah. Neredeyse hiç yapmacık, menfaatçi insan kalmadı hayatımda…

Herkesin kabini bilemem, elbet o kubur (kalb kutusu), kabir kapısından geçtikten sonra Rahman’ın huzurunda açılır.

Çevremdeki bin tane değersiz insan arasında, değerli bir insanı fark edemiyordum… onu da kısmen görebildim, çözebildim bu sayede… toz duman dağılıyor… perdeler aralanıyor…

Hayat bu, döner durur.. bu cefa zamanı gider, yerine vefa zamanı gelir…

Ben, dün olduğum yerdeyim, Allah’a şükür…

Kim mağdur olursa olsun, rengine, diline, dinine, ırkına, cinsine, dostluğuna-düşmanlığına, geçmişine bakmadan vefayla gücüm nispetinde yanında olurum.

Erdoğan, sırtımdan büyük bir yükü indirdi, neydi  o; sılayı rahim zahmeti.. herkes sahillere koşarken, biz Suriyeli mülteciler gibi köyümüze koşuyorduk…

Köylüm, “Yunus, köye gelme gelirsen köpeklere boğdururuz” dedi. O kapıyı da kapattılar…

Şimdi anneme akraba-i taallukat diyormuş ,”aman bacım, Yunus bizi aramasın” büsbütün bu o arama meşgalesinden de kurtulduk.

Bu çok kıymetli değerli yalnızlık anları bana, Erdoğan yaşattı.

Ben şahsım adına “necip” bildiklerimin necis (pis, kirli) yüzünü gördüm.

Erdoğan, şahsım adına benden bir bayram kutlamasını hak etti.

Dün arayıp sormayanlar, lütfen yarın bayramımı kutlamayın…

Çünkü ben, yeni doğum yapmış masum bir loğusa kadın daha kanı akarken doğumhane kapısından alınıp hücreye atılırken bayram yapmam arkadaş!

Çünkü ben, evladının yolunu gözleyen ana ağlarken bayram yapmam…

Annesi içerideyken, bebeğiyle dört duvar arasında yalnız bir baba  ağlarken bayram yapmam!

743 bebek, bin 700 masum çocuk hapisteyken bayram yapmam!

Binlerce öğrencinin, gencin, hayalleri, yılları çalınmışken bayram yapamam!

Masum 17 binden fazla bacım-anam hapisteyken bayram yapmam…

Ev hanımlarına ters kelepçe takıldı…

Meriç Nehri, su değil kan ve gözyaşı akarken bayram yapmam…

Cihan Haber Ajansı’nda ki mesai arkadaşlarım sırf hırsızları ifşa ettiği için içerideyken, sürgündeyken, doğruyu yazan binlerce meslektaşlarım her gün bir bir zindana atılırken bayram yapmam!

Cihan Haber Ajansı Genel Müdürü Faruk Akkan

Diplomasız makam hırsızı bir sahtekar yüzünden, binlerce diplomalı, işinden gücünden olmuş, çocuğuna bayramlık alamazken bayram yapmam!

Bize, bayram daha gelmedi.. bahar da gelmedi.. yaz da gelmedi.. ben henüz hilali göremedim…

Onun için benim bayramımı kutlamayın beni değerli yalnızlığımı bozmayın, feci kırarım.

Erdoğan’ı tebrik edin… şayet bu bayramsa o ve destekçilerinin, işbirlikçilerinin bayramı…

Bayram saraydakilere bayram…

Bayramınızı, arkasından koyuverdiklerinizle değil, bizi tercih ettiklerinizle, oy verdiklerinizle kutlayın.

Size, iyi bayramlar!

Yunus Erdoğdu | yunuserdogdu@hotmail.com

Twitter: @erdogduy

Facebook: facebook.com/erdogduy

Etiketler
Daha Fazla Göster

Ukrayna Haber

Ukrayna'nın, ilk Türkçe haber sitesi.

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu
Kapalı