Haberler

[KEREM ASLAN] Taze gelin

1988-1989 eğitim yılıydı sanırım. Öyleyse ilkokul 3. sınıftayımdır. Kızılay’la alakalı bir konuydu herhalde. Bir şiirde depremden etkilenenler anlatılırken görmüştük bu ifadeyi. Çocukça bir saffet ve muziplikle sormuştuk: Taze gelin olur mu? Sağolsun öğretmenimiz Naciye Hanım açıklamıştı; yeni evlenmiş demek, diye.

Belki de anlayabileceğimizi düşünseydi şöyle devam ederdi:

Tazeciktir, inceciktir o. Umuttur kendisine, umududur ailesinin. Umuttur kocasına, yarine, eşine, kocasına, yoldaşına. Hayalleri de taptazedir daha, teli gibi duvağı gibi.

Tazeciktir, inceciktir o. Fidandır, çitildir, filizdir. İncinmemeli, incitilmemeli.

Tazeciktir, inceciktir o. Dalında gül umudu, goncası. Gelindir o, her kızın rüyası. O kızlar ki annelerinin ciğerpareleri, babalarının gözbebekleri yani kerimeleri.

Tazeciktir, inceciktir o. Eşinin evdeşi, hayatı, hayat arkadaşı, refikası.

Taze gelindir o. Gelinliği ak, duvağı apaktır.

Anlayabileceğimizi düşünseydi böyle anlatır mıydı ‘taze gelin’i bize öğretmenim?

Ekler miydi duvağı taze gelini anlattığı sözlerine Duvak şairi Yavuz Bülent Bakiler mısralarını?

Taze damat eşinin ağzından:

‘‘Seni kader çizgisiyle alnıma yazan haktır.’’ der  miydi?

‘‘Bir beyaz zambak gibi pırıl pırılsa yavrum’’ mısraını söyler miydi babasının ağzından?!

Bilseydi bugün bunları yazmama sebep bir taze gelinin zan altında bırakılışıdır, maznunluğudur, mahkum edilme çabasıdır, anasını anlatmak için taze gelinin,

‘‘Mahkumun anası susar konuşmaz’’ der miydi?!..

Bunları yazmama sebep Yeni Asya Gazetesi’nde yer alan bir yazı. Ülker Yılmaz Caba Hanımefendi’nin Nur Ener Hanımefendi’yle ilgili yazısı: Yedi Günlük Gelinim Hakim Bey!

Yeni Asya Gazetesi’nde yer alan bir yazı. Daha önce de Fatma Karabaş Hanımefendi’nin imzasıyla ‘‘Sizin hiç kağıt peçeteden nikâh şekeriniz oldu mu?’’ başlıklı bir yazının yayınlandığı Yeni Asya Gazetesi.

Nur Hanım Yeni Asya’nın muhabirlerinden, haber editörü.

Mart’ın 6’sında tutuklandı, gece yarısı evine gelen erkek polislerce.

O günden beri tutuklu…

Annesine teselli veriyor: Evlendiği gün buraya getirilen var!

Annesini ‘evlendiğim gün getirilmedim ya!’ dercesine teselli eden Nur Hanım’ın nikahı da Bakırköy Kadın Kapalı Ceza ve İnfaz Kurumu’nda kıyıldı.

Anne-babasız… Sadece nişanlısı Recep Kılınç ve nikah memuru.

Ve bugün de  taze gelinin mahkemesinin haberi:

‘‘Yedi Günlük Gelinim Hakim Bey!’’

Hakimsiniz sizin orada adaletin namı var mı?

Nur Hanım taze gelindir!

İnsafın adalet adına karşılığı var mı sözlüğünüzde hakim bey?

Nur Hanım taze gelindir!

Aynı zamanda arkadaşı Ülker Hanımın şahitiğiyle taze gelin Nur Hanımın ailesinde de ümit hep taze, dua her an tazelenen bir yemiş gibi:

‘‘Anne ve babası vakur, sabırlı, ağızları duâlı, kızlarına inanç ve güvenleri tam. Eşi Recep Bey umutlu, hüzünlü,  duâ ve sabırla bir an önce eşine kavuşmayı bekliyor. Öyle bekliyoruz koca Adalet Sarayı’nda ‘adaleti.’ ’’

Nur Hanım taze gelindir!

‘‘Tutukluluğu tekrar değerlendirmek için 2 Haziran’a gün verilirken, ikinci duruşma tarihi de 15 Haziran oldu. Şimdi yine umut ve sabırla bekliyoruz. İnşaallah o günlerden birinde Nur özgür olacak…’’

Bakın Nur Hanımın arkadaşı yedi günlük taze gelinin mahkemesini nasıl resmetmiş:

‘‘Nur pembe tuniğinin üstüne mor şalını takmış. Adeta baharda çiçeklenen menekşelere benziyor.’’

Nur Hanım taze gelindir!

KEREM ASLAN | UKRAYNAHABER.COM

Ukrayna Haber

Ukrayna'nın, ilk Türkçe haber sitesi.

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu