Haberler

OHAL’de 9 ayda “intihar” adı altında öldürülenlerin sayısı 37’yi aştı

İntihar denilen bütün şüpheli ölümler, yeniden araştırılacak. Ölümlerin gerçekleştiği resmi kurumlar ve hayatını kaybeden kişilerle temasa geçen kolluk kuvvetlerinin hukuk işlediğinde hesap verecek…

Türkiye’de 15 Temmuz’da ana muhalefetin kontrollü darbe olarak adlandırdığı malum darbe girişiminden bu yana çoğu Fethullah Gülen cemaatiyle ilişkisi olduğu iddiasıyla 145 bin civarında kişi meslekten ihraç edildi ya da açığa alındı.

Hapse atılanlar arasında 2 bin 248 çocuk annesi 500’ü aşkını 0-6 yaş arası çocuğa sahip 20 bine yakın ev hanımı da bulunuyor.

Tutuklular arasında hiç siyasetçi bulunmazken kermeste öğrenciler için gözleme yapan ev hanımından barış için imza atan (Barış İçin Akademisyenler bildirisi imzacısı) muhalif sendikalara üye akademisyenlere kadar çok sayıda kişi var.

20 Temmuz’dan bu yana basında yer alan haberlere dayanarak BBC Türkçe’nin elde ettiği verilere göre, açığa alınan, tutuklanan ya da meslekten ihraç edilen çeşitli meslek gruplarından -çoğu kamu görevlisi- en az 37 kişi şüpheli bir biçimde intihar etti.

Mağdur yakınları ise, tutukevinde işkenceyle öldürülen kişilerin “intihar” şeklinde kayda geçirildiğini iddia ediyor.

KAYIPLAR KAÇAKLAR GERÇEK ÖLÜ SAYI BİLİNMİYOR!
CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba da bugün yayımlanan OHAL intiharları raporunda ise, 15 Temmuz darbe girişiminden bu yana 35 intihar tespit ettiklerini açıkladı. Ulusal ve yerel basın yayın kuruluşlarında yer alan haberler, polis tutanakları ve resmi makamların açıklamaları derlenerek oluşturulan raporda, “Bu yalnızca bir durum tespitidir. Araştırmalar devam etmektedir” ifadeleri yer aldı.
Son olarak dün yapılan polislere yönelik operasyondan sonra iki intihar haberi daha geldi. Açığa alınan 9 bin 103 polis memurundan ikisi haberi aldıktan kısa süre sonra Ankara ve Osmaniye’de yaşamlarına son verdi.

24 farklı ildeki “sözde” intiharların neredeyse yarısında, devletin tahsis ettiği beylik tabancaları kullanıldı. 8 kişi ise tutuklu ya da gözaltında iken cezaevi ya da nezarethanede intihar etti.

CHP’nin tespit edilebildiği 35 intihar vakasının; 13’ü evde, 7’si cezaevinde, 1’i nezarethanede, 1’i yurtta, 8’i çalıştığı kurumda, 5’i dışarıda gerçekleşti. İntihar edenlerden 17’si polis, 4’ü asker, 4’ü öğretmen, 2’si infaz koruma memuru, 1’i rehberlik uzmanı, 1’i kaymakam, 1’i cami imamı, 1’i savcı, 1’i mühendis, 1’i öğrenci, 1’i doktor ve 1’i diş hekimi. İntihar vakalarından bazıları rapora şöyle yansıdı:

NASIL ÖLÜ BULUNDULAR?
Öğretmen Ergülü Yıldız: 47 yaşındaki Eğitim-Bir-Sen üyesi Yıldız, müdür yardımcılığı yaparken darbeci olduğu gerekçesiyle açığa alındı, ardından da gözaltına alınıp adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı. Öğretmenler Günü’nde, asılmış halde bulundu.

Öğretmen Mehmet Karadoğan:
Afyon’da görev yaptığı dönemde arkadaşları ile ortak kullandığı internet hattı üzerinden yasak bir siteye girdiği ve darbeci olduğu gerekçesiyle ile açığa alındı. Arabasında av tüfeğiyle öldürülmüş şekilde bulundu. Karadoğan’ın cebinden “Beni affedin, doğru olan yol buydu” yazılmış bir kâğıt çıktı. Söz konusu yazıyı kimin ne şekilde yazdığı belli değil.

Öğretmen Behçet Emdi: 15 Temmuz’un ardından hemşire eşi ile birlikte ihraç edildi. Gözaltına alınan Emdi, koğuş tuvaletinde kendi ayakkabısının bağı ile asılmış halde bulundu.

Polis Muhammet Mertoğlu:
Emniyet Müdürü Mertoğlu beylik tabancası ile vurularak öldü.

Polis Hakkı Topal: İki çocuk babası Topal, asılmış şekilde bulundu.

Polis Cahit Korkmaz:
Teşkilatta dinlenme odasında kalbinden vurulmuş halde bulundu.
Bıraktığı notta, “Sizleri seviyorum, intiharımda sizlerin bir etkisi yok. Sadece korkum beni bu duruma getirdi” demiş. Söz konusu yazıyı kimin ne şekilde yazdığı belli değil.

Polis Fatih Ezber:
Açığa alınan Ezber, ocak ayında görevine iade edildi. Daha sonra Sürmene Emniyet Müdürü olarak atanan evli ve 2 çocuk babası Ezber, beylik tabancası ile vurulmuş halde bulundu. Arkasında “Ailem ve yakınlarım sizi üzmek istemezdim, beni affedin” yazılı bir not bırakmış. Söz konusu yazıyı kimin ne şekilde yazdığı belli değil.

Polis Hasan Erkuş: Açığa alındığı duyurulan 9 bin 103 Emniyet teşkilatı mensubu arasında ismini gören TBMM Koruma Daire Başkanlığı’nda görevli polis memuru 23 yaşındaki Erkuş, evinde beylik tabancası ile vurulmuş. Ölmeden önce yakınlarını sosyal medya hesabına “Ben vatan haini değilim. Vatanıma hiçbir zaman ihanet etmedim” diye yazılmış.

Yarbay Levent Önder: Beylik tabancasıyla vurularak ölmüş.

Yarbay İsmail Çakmak: Tutuklandığında verdiği ifadede, alay komutanının toplumsal olay var diyerek Kartal Köprüsü’ne gönderdiğini, darbe girişimini burada öğrendiğini, ardından da birliğe kışlaya dön emri verdiğini belirtmiş. Silivri Cezaevi’nde merdiven boşluğunda kendini çarşafla asarak intihar ettiği iddia edildi.

Rehberlik Uzmanı Ali Derebaşı:
Müdür olan, evli ve 3 çocuk babası Derebaşı’nın eşi darbe soruşturması kapsamında açığa alındı. Yeni eğitim yılının ilk günü anaokuluna giden Derebaşı, müdür yardımcısının odasında kendini astığı öne sürüldü.

Kaymakam Necmi Akman:
17 Temmuz günü görevden alındı. Ölümü, “20 Temmuz günü konutunu koruyan polis memurunun belindeki tabancayı ani bir hareket ile alarak kafasına ateş edip intihar etti” şeklinde kayıtlara geçirildi. Akman’ın ailesine yazdığı 6 sayfalık mektup ta darbe ile ilgisinin olmadığını anlattığı, “sözde” yazdığı notta ailesine kara leke bulaştırmayı kabullenemediği filan ifade edildi.

Cami İmamı Hasan Taştan: Hakkâri’de öğretmen olan oğlu darbe suçlaması ile tutuklanınca, cami cemaatiyle yatsı namazını kıldıktan sonra lojmanına gitti, evin kapısına kendini astığı öne sürüldü.

Mühendis Burak Açıkalın:
“Fuat Avni” isimli Twitter kullanıcısına bilgi aktaran isimlerden biri olduğu iddia edilen çok gizli bilgilere sahip olduğu bilinen Açıkalın cezaevinde ölü bulundu.

Polis Hasan Hüseyin Can: Açığa alındı, daha sonra gözaltına alınıp adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı. Evde tabancası ile vurulmuş halde bulundu.

Doktor Orhan Çetin: Açığa alınan Çetin, çalıştığı hastanenin 10. katından düşerek öldü. Raporda atladı denildi.

Doktor Mustafa Sadık Akdağ: Gözaltına alındı, sorgunun ardından serbest bırakıldı. Olayın etkisinden kurtulamayan Akdağ, Trabzon’da kaldığı evde tabancayla vurularak öldü. Akdağ arkasında, “Ölümümden kimse sorumlu değildir. Bana bir suç atıldı. Bu suçu bana atanları Allah’a havale ediyorum” yazan bir not olduğu anlatıldı.

Öğrenci Kamil İsmail Aydın:
Babası tutuklu bulunan Kamil İsmail Aydın’ın öldü. İnönü Üniversitesi Tıbbi Pataloji Bölüm Başkanı iken kapatılan Bank Asya’da hesabı bulunduğu gerekçesi ile tutuklanan Prof. Dr. Nasuhi Engin Aydın uzun süreden bu yana cezaevinde bulunuyordu. Cezaevindeki kişilerin aileleri ölümle tehdit ediliyor dışarıda çekilen videoları izletilip masum insanlara iftira atması isteniliyor.

Etiketler
Daha Fazla Göster

Ukrayna Haber

Ukrayna'nın, ilk Türkçe haber sitesi.

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu