Haberler

Disiplin ve duygusallık çizgisi

Fenerbahçe yarıştan kopmamak, Beşiktaş Avrupa Ligi’nden elenmesini unutturmak ve liderliğini korumak adına sözüm ona derbi maçına çıktı.

İsmail Kartal uzun bir aradan sonra Raul ve Alper’li kadro tercihinde Emenike ısrarından vazgeçemeyerek başladı maça. Beşiktaş teknik direktörü Biliç ise bir puan öncelikli, üç puan alırsam fena olmaz kadrosu çıkardı maça. Öyle ki Olcay’ı kesip orta sahaya dört merkezi oyuncu yerleştirerek takımını sürdü sahaya. Bu düzende Gökhan Töre’nin ayağına bakacaktı Beşiktaş.

Maçın ilk beş dakikasında beklenmedik biçimde pas trafiği oluşturdu Beşiktaş, Fenerbahçe ise karşılamakla yetinir havasındaydı. Tribünlerdeki eksiklik, Gökhan Gönül’ün son anlık sakatlığı ile kadrodan çıkarılması, günden güne oyun disiplinini kaybeden takım yapısı Fenerbahçe’yi etkiliyordu. Buna rağmen kıpırdamaya başlamışken Fenerbahçe, Emenike akıl almaz golü kaçırarak gündemi oluşturdu!

Taraftar tepkisine karşı formasını çıkararak oyundan çıkmak istedi! Yatıştırıldı ve devre sonuna kadar oyuna devam etti. Ancak oyun dakikalarca durdu ve takım da taraftar da kaos ortamında futbol atmosferinden koptu. Tüm bu yaşananlar tepeden tırnağa gereksiz duygusallığın bir takımın menfaatlerinin üzerine nasıl çıktığının trajik resmidir aslında.

Her ne kadar maç sonunda İsmail Kartal – Oyuncu değişikliğini bile oyuncularına sorup kendisi yapamayan- Emenike diye bir ısrarı olmadığını belirtmiş olsa da doğruları konuşmuyor. Fenerbahçe’de Emenike kaçırdığı gollerden çok disiplinsiz oyunu ve top kayıpları ile daha çok tepki odağı haline geliyor. Hiçbir topu ileride tutamayan Emenike rakip orta sahası ve savunmasının rahatça ileri çıkmasına sebep oluyor, takım hücum olgunlaştıramıyor. Her maçta ceza sahasına yapılan orta rakamlarında rakiplerinin çok önünde olmasına rağmen alana düşen topları değerlendiremiyor Fenerbahçe takımı.

İkinci yarıya zorunlu değişiklikler ile başlayan, üç değişiklik hakkını kullanan ve kriz yaşayan bir rakibe karşı kaleye giden bir Beşiktaş bekliyordum ikinci yarıda. Buna rağmen neredeyse hiçbir büyük maçı kazanamayan Biliç, bu dağınık ve kopuk Fenerbahçe’yi de yenemedi! Alper, Egemen, Alves, Mehmet Topal dışında etkili olamıyordu Fenerbahçe. Diğer bir ifade ile etkili olan oyuncular yaptıkları kritik ve hayati müdahaleler ile savunma oyuncularıydı Alper Potuk dışında. Beşiktaş çok önemli üç pozisyonu değerlendirmeyerek şansını kullanamıyordu ki, daha doğru hücum hattı tercihi ile duraklama dakikasında golü buldu Fenerbahçe. Doldurulan topu indirip asiste çeviren Webo, gol vuruşunu yapan ise Sow’du.  Fenerbahçe çok da hak etmediği-rakibi hiç ama hiç hak etmedi- derbiden üç puanla ayrılarak zirven en azından bu hafta kopmamış oldu.

FUTBOL DİSİPLİNİ VE DUYGUSALLĞI

Disiplin sporun olmazsa olmazıdır! Duygusallık ise sınırlandırılmalıdır! Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal, Emenine ısrarı ile hem takımı kademe kademe çöküşe sürüklemiş, hem yaşanan kötü tablonun başlangıç noktası olmuştur. Fenerbahçe bir oyuncunun ve hocasının duygusallığı uğruna hedeflerinden sapıyorsa bu sorun çözülmeli, ilgili şahısların ise kulüple ilişkisi kesilmelidir!

 

 

POLYANACI AYDINUS

Maçın hakemi Aydınus atanabilecek en güvenilir ve isabetli hakemdi derbi maça! Öyle bir hakem izledik ki sahada iyimserlik limitlerini aştı. Avantaj olarak kestiği pozisyonda Raul’a faul yapan oyuncuya sarı kart vermeyen, ceza sahasına girmek üzereyken Caner’i formasından çekerek indiren Serdar’a sarı kart veremeyen, her maçta olduğu gibi olaylar çıkaran Biliç’i tribüne gönderemeyen, herkesin gözü önünde rakip kulübeye küfreden Emre’ye kırmızı kart gösteremeyen hakem ancak çok iyimser, yani polyanacı olabilir!

SERHAT KILIÇ | UKRAYNA HABER – serhat_kilic_as@hotmail.com @serhat5407

Daha Fazla Göster

Ukrayna Haber

Ukrayna'nın, ilk Türkçe haber sitesi.

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu