Haberler

Akıl, disiplin, mücadele

Uzun yıllar sonra ilk kez altı maç üst üste kazanıyordu dün akşam, hem de güçlü bir “sermaye takımı” olan rakibi Kasımpaşa’yı 3-0 gibi net bir skorla geçerken…

Çok mu iyi oynadı peki Fenerbahçe? İlk 20 dakika ile son 10-15 dakikalar haricinde, evet çok iyi oynamadı. Fakat akıllı ve disiplinli oynarken mücadelesini ortaya koydu.

Maç öncesi Fenerbahçe’nin galibiyet için üç önemli dezavantajı vardı bence. Bu üç dezavantajın üstesinden geldiği takdirde maçı kazanması yüksek ihtimaldi;

İlk dezavantaj hakem Mete Kalkavan’dı. Kalkavan iki yıl önce oynanan İnönü’deki derbi maçını Fenerbahçe’den alıp Beşiktaş’a hediye ettiği yönetimi ile hafızalarda idi. Bu yıl oynanan Konya Spor maçında da Fenerbahçelilerce çok tartışıldı. Yönettiği birçok maçta da skandal kararlara imza atıyordu.

İkinci olarak Mehmet Topal’ın yokluğunda Selçuk’un oynayacak olması en net eksikliği olacaktı Fenerbahçe’nin. Topal gibi ilerde basan ve bastığında top çalan, takımı öne iten, hatta yeri geldiğinde üreten bir oyuncunun yokluğunda Selçuk gibi ilerde zamansız ve kontrolsüz bassa arkada açık bırakan; Topal gibi savunma arasına girdiğinde inanılmaz kademelere giren ve top çalan oyuncunun yokluğunda Selçuk gibi inanılmaz top kayıpları, kademe hataları yapan bir oyuncu profili ile maça başlayacaktı takım…

Son olarak, Emenike tek forvette yalnız kalıyor deniyor ama değil! Geçen yıl ve öncesinde de gerektiğinde topla giden gerektiğinde güçlü fiziği ile sırtı dönük top tutabilen, saklayabilen bir oyuncu! Ancak eski Emenike’yi izletmeli… Yoksa hücum bölgesinden duvara çarpmış gibi dönen her top tehlikeli olur! Hücumda sahip olamadığın top kendi savunmanda sıkıntı oluşturur…

Evet, maç öncesi öngörüler bu yöndeydi. İlk olarak Mete Kalkavan şaşırtıcı bir biçimde mükemmele yakın maç yönetti. İkinci olarak ise Selçuk yaklaşık 12 km koşarak zirvede yer alırken, bahsedilen hataları yapmadı ve galibiyette kilit rol oynadı. Son olarak ise Emenike biraz daha iyi gözüktü ve birkaç pozisyonda hazırlayıcı rollerde yer aldı. Ancak aynı şekilde oyun içinde devamlılığı sağlayamama, isteksizlik, disiplinsizlik gibi huylardan tam olarak sıyrılmış değil!

Fenerbahçeli oyuncular ligin ilk bölümündeki gibi, birbirinden kopuk oynayan görüntüsünden uzaklaşmış gözüküyor. Herkes birbirine yakın oynarken, adeta basketbol savunmasında yardıma giden oyuncular gibi, yeşil saha üzerinde birbirlerine destek oluyorlar. Bazen öyle oluyor ki ikili üçlü şekilde bir oyuncuyu sıkıştırabiliyorlar. Bununla orantılı olarak Fenerbahçe golü bulduğu ilk dakikalarda mükemmel bir baskı kurdu. Takım dönen her topu süpürdüğü gibi gerek kısa paslarla gerek Emenike önüne atılan uzun paslarla pozisyon aradı. Böyle gelişen bir atakta, Kuyt’ın Liverpool günlerini anımsatan güzel bir golü ile öne geçti. Sonrasında maçın son bölümlerine kadar adeta bir derbi oynar gibi, antrenmanda savunma organizasyonları çalışır gibi oynadılar. Öyle etkili savunma yaptılar ki Kasımpaşa gibi meziyetli oyunculara sahip takıma oynama fırsatını pek tanımadılar. Fenerbahçe’nin faul sayılarındaki açık ara üstünlüğü de mücadelesi ve oyun sertliğinin en net göstergesiydi.

8 NUMARA DİEGO

Diego geldiğinde herkes Alex gibi bir oyun tarzı bekliyordu. Diego bunu yapamaz mı, yapar! Klasik 10 numara gibi oynayabilir tabiî ki. Fakat Fenerbahçe gibi çok forvet ve iki “FORVET BEK” ile oynayan takımda 10 numara fayda değil zarar getirirdi! Diğer bir ifade ile Fenerbahçe’nin ihtiyacı gerektiğinde rakibi karşılayan, gerektiğinde top çalan ama aynı zamanda skor üreten ve ürettiren bir 8 numaraydı! Evet,  Diego işte tam bu formatta oynadı! Selçuk Şahin’in hemen ardından takımın en çok koşan ikinci oyuncusu oldu! Hem de 2 asist yapıp 2 çok etkili şutu kaleci tarafından çıkarılırken… Diego Ribas bu tarzını sürdür mü, devamlılığı ne derece sağlar bilemeyiz, fakat bu şekilde oynamaya devam ettiği takdirde (çoğunlukla) fayda sağlayacaktır.

ALPER’DEKİ GELİŞİM VE DEĞİŞİM

Son haftalardaki performansı, golleri, etkinliği, şutları ile dikkat çeken Alper dün özellikle sol açıkta oynadığı dakikalarda etkisiz gibi gözüktü. Hâlbuki Alper oyununu değiştirerek geliştirmeye başlamış. Savruk ve dengesiz oynayan Alper daha dengeli gözüktü sahada. Özellikle de sadece topla giden oyuncu tipinden uzaklaşarak “pas oyununa” da yatkın bir oyuncu olma yönünde değişiyor gözüküyor. Bu olumlu değişimi devam ettirir futbolunu olgunlaştırırsa takımın vazgeçilmezi ve jokeri olabilir.

 

Serhat Kılıç

SERHAT KILIÇ | UKRAYNA HABER – serhat_kilic_as@hotmail.com @serhat5407

Daha Fazla Göster

Ukrayna Haber

Ukrayna'nın, ilk Türkçe haber sitesi.

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu