Haberler

[FOTO GALERİ] Yüce Divan’dan korktular AKP’de büyük fire!

İktidara geldikten sonra eski Başbakan Mesut Yılmaz ve 7 eski bakanı Yüce Divan’a gönderen AKP, kendi bakanlarına siper oldu. Haklarında yolsuzluk ve rüşvet iddiaları bulunan 4 eski bakan, AKP’li milletvekillerinin oylarıyla Yüce Divan’da yargılanmaktan kurtuldu. Ancak iktidar partisinin 50 fire vermesi dikkat çekti.

Meclis dün tarihî günlerinden birini yaşadı. 17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonlarının başladığı günden bu yana tartışılan iddialar, Genel Kurul’da oylandı. Haklarında yolsuzluk ve rüşvet iddiaları bulunan 4 eski bakan Zafer Çağlayan, Muammer Güler, Egemen Bağış ve Erdoğan Bayraktar, AKP’lilerin ‘hayır’ oylarıyla Yüce Divan’a gitmekten kurtuldu. Ancak AKP’nin çekimser ve boş oylar dahil 50 fire vermesi dikkat çekti. İlk oylama Çağlayan için yapıldı. 276 oy bulması gereken muhalefet milletvekilleri 242’de kaldı. 264 oy ise Çağlayan’ın Yüce Divan’a gitmemesi yönündeydi. 7 çekimser, 1 boş, 3 de ‘geçersiz’ oy çıktı. Muammer Güler ile ilgili oylamada ise 241 kabule karşılık 258 ret oyu kullanıldı. Eski AB Bakanı Egemen Bağış’ın oylamasında ise fire 50 oldu. 245 milletvekili Yüce Divan’a gitmesi, 255 milletvekili ise gitmemesi yönünde oy kullandı. Erdoğan Bayraktar’ın oylamasında ise 219 evet 288 hayır ve 3 çekimser oyu çıktı.  Bu sonuçlara göre Meclis Genel Kurulu, diğer 3 bakan gibi Erdoğan Bayraktar’ı da Yüce Divan’a göndermemiş oldu. Muhalefet milletvekilleri oylama sonucunu alkışlarla protesto etti.

Meclis dün tarihi günlerinden birini yaşadı. 17-25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonlarının başladığı günden bu yana tartışılan iddialara Meclis Genel Kurulu’nda nokta konuldu. Haklarında yolsuzluk ve rüşvet iddiaları bulunan dört eski bakan, AKP’lilerin oylarıyla Yüce Divan’a gitmekten kurtuldu; ancak AKP önemli miktarda fire verdi. Genel Kurul’daki ilk Yüce Divan oylaması Zafer Çağlayan hakkında yapıldı. Yüce Divan için 276 oy gerekiyordu. Ancak muhalefet oyları 242’de kaldı. 264 oy ise Çağlayan’ın Yüce Divan’a gitmemesi yönünde çıktı. Muhalefet bloğunun Meclis’teki sandalye sayısı bağımsız milletvekilleri dahil 223. Ancak muhalefet bloğundan oylamaya 8 milletvekili katılmadı. Dolayısıyla rakam 215’e düştü. Çağlayan için verilen ‘Yüce Divan’a gitsin’ yönündeki oyların 242 olduğu gözönüne alındığında 27 AKP’linin ‘kabul’ oyu verdiği düşünülüyor. 7 çekimser, 1 boş, 3 de ‘geçersiz’ oy çıktı. Bunlarla birlikte değerlendirildiğinde AKP’nin firesi 38’e çıkıyor. Genel Kurul’daki oylamaya katılmayan AKP’li sayısı ise 10.  Genel Kurul’a verilen 15 dakika aranın ardından Muammer Güler için oylamaya geçildi. Sonuçları TBMM Başkan Vekili Ayşenur Bahçekapılı okudu. Buna göre Güler için yapılan oylamada 241 evet, 258 hayır 6 çekimser oy çıktı. Bu sonuçlara göre Genel Kurul, Güler’i Yüce Divan’a göndermemiş oldu. Güler’in oylamasında AKP’nin firesi 44’e yükseldi.

GENEL KURUL’DA 276 TARTIŞMASI

Yüce Divan oylamalarında ‘276’ tartışması yaşandı. Muammer Güler hakkında yapılan oylamanın açıklanmasının ardından CHP itirazda bulundu. Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, oturumu yöneten Ayşe Nur Bahçekapılı’nın, komisyon raporunun kabul edildiğine yönelik açıklamasına itiraz etti. Hamzaçebi, “Komisyon raporu kabul edilmiş değildir. Sadece Yüce Divan’a sevk yönünde verilen önergeler kabul edilmemiştir. Komisyon raporu kabul edilmiş değildir. Zira ‘ret’ yönünde çıkan oylar 276’yı bulmuş değildir.” dedi.

EGEMEN BAĞIŞ’A DESTEK 255’E KADAR DÜŞTÜ

MHP’li Yusuf Halaçoğlu ise, “Bu ikinci önergeye 258 vekil hayır dedi. Sizin parti grubunuzun milletvekili sayısı 312. 276’yı neden bulamadınız? Çünkü onlar da vicdanen rahat değil.” dedi. Verilen aranın ardından Egemen Bağış için oylama yapıldı. O da yine AKP’lilerin oylarıyla Yüce Divan’a gitmekten kurtuldu. Bağış için verilen ‘ret’ oylarının 255’e kadar düşmesi dikkat çekti. 245 vekil ise ‘kabul’ yönünde oy kullandı. 7 çekimser, 4 geçersiz, 6 da boş oy çıktı. Fire sayısı 50’ye yükseldi.

Oylama öncesinde Yolsuzlukları Soruşturma Komisyonu adına konuşan AKP’li Başkan Vekili Yılmaz Tunç, bakanlar hakkında kanuna aykırı delil toplandığını iddia etti ve Yüce Divan’a sevk için yeterli delil olmadığını savundu.

OY KUPASINDAN 50 TL ÇIKTI

Meclis’te son oylama ise Erdoğan Bayraktar için yapıldı. Hakkındaki 53 önergenin okunmasının ardından oylamaya geçildi. Oy kullanma işleminin sona ermesinin ardından oylar sayıldı. Bu sırada TBMM Başkan Vekili Ayşe Nur Bahçekapılı, oy zarflarının atıldığı kupalardan 50 TL çıktığını söyledi. Bu paranın hazineye gönderileceğini belirtti. Bu açıklama Genel Kurul’da gülüşmelere neden oldu. Daha sonra bu parayı kupaya CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal’ın koyduğu ortaya çıktı. Tanal Twitter’dan bir açıklama yaparak, “Değerli arkadaşlar 50 TL zarfa konulmadı. Oyum geçersiz sayılamaması için kutuya atıldı. Bu bir demokratik tepkidir” ifadelerini kullandı.

BU DELİLLERİ, VİCDANI OLANLAR GÖRÜR!

MHP Konya Milletvekili Faruk Bal ise Cumhuriyet tarihinin en büyük yolsuzluk ve rüşvet operasyonunda delil görmeyen AKP’li komisyon üyelerine sert çıktı. Bal, “Delil yok diyorlar. Raporda alınmış rüşvetlerin listesi var.  Bakanın çocuğunun evinde 7 tane kasa çıkıyor? Rüşvet saat, rüşvet piyano değil mi? Evet, bunlar delildir! Vicdanı olanlara delildir. Evet bunlar Yüce Divan’a sevk meselesidir. Sevk etmek isteyen, iman ehli olan insanlar için birer delildir. Millet görmeyecek zannediyorsunuz da Allah da mı görmeyecek? Her şeyi bilen ve gören O’dur.” ifadelerini kullandı.

BAYRAKTAR: BENİ SEVİN, SEVGİYE İHTİYACIM VAR

Bakanlar Yüce Divan oylamasında kendilerini savunmadı. Ayşenur Bahçekapılı, Çağlayan’ın annesinin vefatı nedeniyle katılamayacağını söyledi. Diğer üç eski bakana yerlerinden söz vermek istedi. Erdoğan Bayraktar, “Konuşmak istiyorum ama yakın arkadaşlarım, konuşmamamın daha hayırlı olacağını söylediler. O yüzden konuşmayacağım. Arkadaşlar sizi sevdiğim için bunu açıklıyorum. Siz de beni sevin, sevgiye ihtiyacım var.” dedi.

BAKANLARIN ÖNEMİ YOK, PATRON GİDİYOR!

CHP Muğla Milletvekili Ömer Süha Aldan ise “Elbise bedava mıdır, piyanolar, geziler, kasalar… Ama ne yazık ki bunları 17 ve 25 Aralık soruşturmasına sonradan atanan savcı da görmüyor, komisyon da! Bir hukuk adamı olarak söylüyorum. Bu işin içinde büyük bir hırsızlık var. Bunun üzerini örtmek mümkün değil. Bundan bir yıl önce şu an komisyonda bulunan AKP’li arkadaşım, bana aynen şunu söylemişti: ‘Vallahi bizim de içimize sinmiyor ama ne yazık ki patron gidiyor’ demişti. Sorun bu. Bu bakanların önemi yok.”

BAŞBAKAN DAVUTOĞLU VEKALET VERDİ, DEVLET BAHÇELİ VE KEMAL KILIÇDAROĞLU GENEL KURUL’DAYDI

Başbakan Ahmet Davutoğlu, yurtdışında olduğu için Genel Kurul’a katılmadı. Davutoğlu’nun, oylama için Yardımcısı Yalçın Akdoğan’a vekalet verdiği öğrenildi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Genel Kurul görüşmelerini baştan sona izledi. 52 milletvekili olan MHP’lilerin tamamı Genel Kurul’da olurken, yurtdışında olan Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan oylama için yurtdışından geldi. CHP de tam kadro Genel Kurul’a katıldı. İstanbul Milletvekili İhsan Özkes, “Hırsızlık yapan kızım Fatıma da olsa mutlaka cezalandırırdım. Hz. Muhammed” yazılı döviz açtı.

 

Meclis Genel Kurulu görüşmelerinde, komisyona, şahısları adına altı milletvekiline ve o sırada görevde bulunsun veya bulunmasın hakkında soruşturma açılması istenen bakanlara söz verilecek. Bakanlar için süre sınırlaması olmayacak.

Gizli oylama, milletvekilinin ne yönde oy kullandığının hiçbir şekilde belirlenemediği ve bu konuda herhangi bir kaydın olmadığı oylama şekli. Gizli oylama adı okunan üyeye bir zarf ve beyaz (kabul), kırmızı (ret) ve yeşil (çekimser) renkli üç pusulanın verilmesi ve üyenin bunlardan birisini kapalı kabinde zarfa koyması suretiyle yapılacak.

Meclis’te AK Parti’nin 312, CHP’nin 127, MHP’nin 52, HDP’nin 27 sandalyesi bulunuyor. 12 bağımsız milletvekilinin bulunduğu Meclis’te Demokratik Bölgeler Partisi’nin 1, Elektronik Demokrasi Partisi’nin 1, Demokratik Gelişim Partisi’nin 1, Millet ve Adalet Partisi’nin 1, Anadolu Partisi’nin 1 milletvekili bulunuyor.

CHP’Lİ ÖZKES PANKART AÇTI

CHP İstanbul Milletvekili İhsan Özkes, Meclis Genel Kurulu’na Peygamber Efendimiz’e (s.a.v) ait “Hırsızlık yapan Kızım Fatıma da olsa mutlaka cezalandırırdım.” sözünün yer aldığı bir döviz getirdi. Meclis Başkanvekili Ayşenur Bahçekapılı ise Özkes’i “Pankart astınız, herkes gördü. Önemli bir konu görüşüyoruz. Lütfen siz de hassas davranınız. Onu kaldırın.” diyerek uyardı.

İŞTE GÜLER’İN SAVUNMASI

Eski İçişleri Bakanı Muammer Güler’in kürsüde söyleyeceği şeyleri önündeki deftere yazması, fotoğraf karelerine yansıdı.

Güler yazısında şu ifadeleri kullandı:”Sayın Başkan, Soruşturma Komisyonu’na verdiğim sözlü ve 41 sayfalık yazılı savunmama ilave edeceğim başkaca bir…”

AK PARTİLİ MİLLETVEKİLİ AKIŞ: SAVCI MÜSVEDDESİ

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda 17/25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet soruşturması kapsamında eski 4 bakanın, Yüce Divan’a gönderilip gönderilmeyeceğine ilişkin görüşmelere Komisyon adına yapılan konuşmadan sonra devam edildi. Şahısları adına söz alan AK Parti Konya Milletvekili Mustafa Akış, 2008’den 2012 yılına kadar yasal bir işlem yapılmamasını eleştirdi. İsimsiz ihbarların yapılmasının delil olarak ileri sürülmesinin kabul edilemeyeceğini kaydeden Akış, “Ceza yargılamasında maddi gerçeğe ulaşmak amacıyla hukuk kurallarına aykırı sınırsız yöntemler izlenemez. Delillerin toplanmasında hukuka aykırı izlenen yöntem İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 25 Aralık soruşturmasında aynen tekrarlanmıştır.” dedi. 17 ve 25 Aralık dosyalarında kovuşturmaya yer olmadığı kararlarına atıfta bulunan Akış, “Kesinleşen bu kararların hukuken etkisi düşünülerek karar verilmelidir. Kararların içeriğindeki maddi hukuka ilişkin tespitler bağlayıcıdır. 17-25 Aralık, bir savcı müsveddesinin kasıla kasıla ‘bu devletin sahibi benim’ edasıyla emniyet güçlerine hukuksuz fezleke dayatmasından ayrı değildir.” şeklinde konuştu.

CHP’Lİ ÖZGÜNDÜZ: DİKKAT EDİN, SAATİ İNKÂR EDEN YOK

İkinci konuşmacı olan CHP İstanbul Milletvekili Ali Özgündüz, “Nihayet o gün geldi, ‘son söz milletin’ diyorsunuz ya, milletin temsilcileri bugün karar verecek” diyerek başladığı konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “Dikkatinizi çekiyorum, dikkat edin vakayı inkâr eden yok arkadaşlar. Yani, saati inkâr eden yok. Bakan da inkar etmiyor. ‘Aldım’ ee ‘parasını ödedim’. Nasıl ödedin? Bir hotelin bu belgesiyle” diyerek söz konusu belgeyi Meclis kürsüsünden gösterdi. Bu belgenin incelenmesini istediklerini ancak bunun yapılmadığını kaydeden Özgündüz, “Vaka var mı? Var! Amiyane tabirle affınıza sığınıyorum, ‘yerseniz’. Komisyon yemiş ama siz yiyecek misiniz bilmiyorum.” diye ifade etti.

Putin ‘paralelci’ mi?

Dosyadaki delillerin sadece telefon tapeleri olmadığının altını çizen Özgündüz, eski Bakan Zafer Çağlayan’ın oğlunun düğününde takıldığını söylediği 24 ayar 25 kilogram altından söz ederek, “Allah aşkına, takı 24 ayar mıdır? 24 ayar altın, saf altındır, külçedir. Siz kimi kandırıyorsunuz?” dedi. Meclis kürsüsünden, “Milletin aklıyla dalga mı geçiyorsunuz” diye soran Özgündüz, “2010. Rusya’ya giden İstanbul’dan bir uçakta, üçü Azerbaycanlı biri İranlı dört kişinin bavul ve sırt çantalarında 14.5 milyon dolar, 4 milyon Euro ele geçiriliyor. Rus makamları konuyla ilgili soruşturma başlatıyor. Rus polisi bizim emniyeti uyarıyor. Rusya polisi paralelci mi? Putin paralelci mi de sizi devirmek istiyor?” diye konuştu.

MHP’Lİ BAL: DELİL YOK DİYORLAR, BUNLAR VİCDANI OLANLARA DELİLDİR

Üçüncü konuşmacı olarak MHP Konya Milletvekili Faruk Bal, Meclis kürsüsünde geldi. Bugün tarihi bir konuyu görüştüklerini kaydeden Bal, Cumhuriyet tarihinde görülmemiş boyutta asrın yolsuzluğu olarak ifade edilen İran’dan gelen bir çocuğun dört tane bakanı emri altına almasından söz etti. Dört eski bakan hakkında Meclis Soruşturma Komisyonu’nun kuruluş sürecinden söz eden Bal, Hakkı Köylü’nün komisyon başkanlığına seçilmesinin şaibeli olduğunu anlattı. Komisyonun 10 toplantı yaptığını, ‘ifade vereceğim’ diyenlerin komisyonca dinlenmediğini ifade eden Bal, “delil yok” dendiğini söyledi. Bal, şöyle konuştu:

7 kasa ortaya çıkmadı mı?

“Bakanın çocuğunun yatak odasında 7 tane kasa bulunduğunu görüntüleri ortaya çıkmadı mı? Delil değil mi bu? O zamanın başbakanı ‘oğlum bu paraları sıfırla’ dediği olay delil değil mi? Rüşvet saati delil değil mi? Rüşvet piyano delil değil mi? Erdoğan Bayraktar’ın ‘Ben ne yaptıysam başbakanın talimatı üzerine yaptım’ demesi delil değil mi? Bunlara delil yok diyorlar. Evet, bunlar birer delildir, vicdanı olanlara delildir.”

Dinen günah, ahlaken ayıp, kanunen suçtur

Kanunla delillerin yok edildiğini kaydeden Faruk Bal, “Ortaya çıkan milyon dolarlar, ayakkabı kutularından fışkıran paralar, herkesin gördüğü şeyler ortaya şunu koyuyor. Bunları üç ayrı alanda değerlendirdiğimiz zaman dinen bunlar günahtır, ahlaken bunlar ayıptır, kanunen suçtur. Üçünden de kurtulmanın yolu, dinen tövbe edeceksin. Ahlaken yapman gereken mührü teslim edeceksin, yani istifa edeceksin. Kanunen gidip bağımsız bir mahkemede yargılanacaksın.” dedi.

3 BAKAN KÜRSÜDE KONUŞMA YAPMADI

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM)’ndeki Genel Kurul’da 4 eski bakan ile ilgili yapılacak olan Yüce Divan oylaması öncesi; 3 eski bakan Egemen Bağış, Erdoğan Bayraktar ve Muammer Güler, kürsüye çıkmayarak yerlerinden kısa bir açıklama yaptı. TBMM Başkanvekili Ayşenur Bahçekapılı, ayrıca Zafer Çağlayan’ın annesinin vefatından dolayı Genel Kurul’a katılamayacağını ifade etti.

“TAKDİR YÜCE MECLİSİNDİR”

Kısa bir açıklama yapacağım diyerek yerinden söz isteyen İçişleri eski Bakanı Muammer Güler, “Soruşturma Komisyonuna verdiğim sözlü ve yazılı savunmama ilave edecek başkaca bir husus bulunmamaktadır. Karar ve takdir yüce heyetinizdedir. Arz ediyor ve saygılar sunuyorum” dedi. Avrupa Birliği eski Bakanı Egemen Bağış da kürsüye çıkmayarak yerinden yaptığı konuşmasında “Hakkımızdaki iftiralarla ilgili olarak gerek Cumhuriyet Başsavcılığı gerek TBMM’nin Soruşturma Komisyonu gerekli kararları vermiştir. Komisyon kararına saygı duyuyorum. Takdir yüce Meclis’indir” ifadelerini kullandı. Çevre ve Şehircilik eski Bakanı Erdoğan Bayraktar ise açıklama yapmayarak teşekkür ettiğini belirtti.

Meclis Genel Kurulu’nda muhalefetin dört eski bakan hakkında verdiği Yüce Divan önergeleri okundu. Meclis’te ilk olarak eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’ın Yüce Divan’a sevk edilmesiyle ilgili gizli oylama yapıldı. Oylamada 242 kabul oyuna karşılık 264 ret oyuyla Zafer Çağlayan hakkındaki Yüce Divan’a sevk edilmemesine karar verildi. Genel Kurul’da yapılan oylamada 242 evet 264 hayır ve 7 çekimser oy çıktı. 517 vekil Yüce Divan oylaması için oy kullandı, 1 oy boş 3 oy ise geçersiz çıktı.

Genel Kurul’da Çağlayan’dan sonra Güler’in oylamasına geçildi

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda 17-25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet soruşturması kapsamında eski 4 bakanın, Yüce Divan’a gönderilip gönderilmeyeceğine ilişkin oylamaya devam ediliyor.

Eski Ekonomi Bakanı Mehmet Zafer Çağlayan’ın oylamasından sonra eski İçişleri Bakanı Muammer Güler hakkında verilen önergelerin okunmasına başlandı. Genel Kurul’da önergelerin okunmasından sonra Güler’in Yüce Divan’a sevk edilip edilmemesi konusunda oylamaya geçilecek.

ZAMAN

Daha Fazla Göster

Ukrayna Haber

Ukrayna'nın, ilk Türkçe haber sitesi.

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu