Haberler

Sivil darbenin 19 adımı, buyrun yalanlayın

Cumhurbaşkanı, Paris dönüşü ‘paralelle mücadele Kırmızı Kitap’a acilen girecek’ demiş.

Elinde tek bir delil olmadan bunu söylüyor. Dağ gibi yolsuzluklar yamansın diye icat edilen ‘hükümete darbe’den henüz tek bir tutuklu yok. Ama tüm delilleriyle ortada olan, halkı tehdit eden ve topluma korku salan bir ‘sivil darbe süreci’ ayan beyan ortada. Hodri meydan. Cumhurbaşkanı lütfen bu 19 adımı yalanlasın!

YARGI

1- Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu yani yargının en kilit kurumu tam bir AKP hâkimiyetine girdi. Atamaların ‘sen, ben, görümcem ve eltim’ şeklinde mizahı yapılıyor. Danıştay ve Yargıtay’a 167 yeni üye ve 2 yıl içinde 5000 yeni hâkim ve savcı alınıyor. Hangi zihniyetin atanacağı belli.

2- Hırsızlık, yolsuzluk ve rüşvet suçları parti rozeti gösterilince buharlaşıyor. Partililik artık dokunulmazlık zırhı. Rüşvet, bu örgütün yargısına göre hediye.

3- Milyarlık yolsuzluklar, yargıya baskı yapılarak takipsizliğe uğruyor. Örnek: 17 ve 25 Aralık. Bir avuç yolsuzluk ve rüşvet zanlısını yargıdan kurtarmak için yüzlerce savcı ve hâkim, binlerce polis ve polis müdürü sürüldü, işten atıldı.

İŞ HAYATI

4- Esnaf, tüccar, işadamı, dernek… Eğer iktidarın keyfine muhalif hareket ederse hatta söz söylerse vergi müfettişlerince derhal baskına uğruyor.

5- Hiçbir ihale dar oligarşik bir zümre tarafından en az yüzde 20 komisyon alınmadan dağıtılmıyor. Hiçbir konut projesi en az üçte biri yerel partililerce paylaşılmadan inşaat izni alamıyor.

6- Türkiye’nin herhangi bir kıymetli (kupon) arazisinin satışı o ilin tapu müdürlüklerinin değil, Ankara’daki malum zatın onayını gerektiriyor.

7- Bir parti yöneticisi beğendiği sahile el koyabiliyor. Eğer sit alanıysa rüşvetlerle bilirkişi satın alıyor, itiraz ederse o ilin valisi sürülüyor.

8- Madenlerin hepsi partililer arasında paylaşılıyor, asla denetlenemiyor. İşçi güvenliğinde zerre kadar ilerleme sağlanamadığı için yüzlerce işçi ölüyor.

MEDYA

9- Gazetelerde parti müfettişleri var ve yayın yönetmenlerinin onlardan ödü kopuyor. Patronlar, telefonda korkudan gözyaşı döküyor. Onlarca yazar, hükümeti eleştirdi diye kovuldu.

10- Televizyonlarda ‘Alo Fatih’, ‘Alo Nermin’, ‘Alo Akif’ ve türevleri yayınlara çökmüş durumda. Haber programcıları diken üstünde. Bir konuk aleyhte tek cümle etti diye apar topar yayından kovulabiliyor.

11- Ülkenin patronu, maden dosyalarını kucağına almış şantaj malzemesi olarak kullanıyor, medya sahibinin yaptığı yayına göre izinleri onaylıyor veya iptal ediyor.

12- Partinin ihale karşılığı komisyonlarla satın aldığı 6 gazete ve 8 TV kanalı belli bir havuzdan kontrol ediliyor, her gün kara propaganda bülteni olarak yayın yapıyor. İstihbarat teşkilatı her işi bir yana bırakmış, yalan manşet servis ediyor.

13- Devletin televizyonu seçimlerde iktidara 812, muhalefete ise 48 dakika yani 17’de 1 zaman ayırdı. TRT, binbir vesile ile sürekli Erdoğan’ı yayınlıyor ki, bu kadarını ancak Kuzey Kore diktatörü Kim Jong yapabiliyor.

DEVLET

14- Ülkenin toprak bütünlüğü bir kısım partili ve istihbaratçı aracılığıyla TBMM’den ve Bakanlar Kurulu’ndan habersiz yurtdışında pazarlık konusu yapıldı ve ülke şu an bölünmenin eşiğinde. Bakanın itirafıyla asayişin teminatı artık İmralı! MİT müsteşarı, parti özel güvenlik personeli gibi.

15- Jandarma’nın İçişleri Bakanlığı’na bağlanmasından başlanarak, TSK’yı parti teşkilatına bağlamaya ramak kaldı.

16- Hiçbir kamu kurumu, parti temsilcisinden onay almadan tek bir personel işe alamıyor. Valiler, parti il başkanı gibi. Parti çıkarları ve mitingleri için seferber olmayan merkeze alınıyor.

17- Devletin siyasi veya hukuki düzenine tam bir darbe yapıldı. Anayasa paspasa döndü. Parlamen-ter düzen altüst oldu. Başbakanlık makamı artık bostan korkuluğu.

18- İstediğinin malına el koymak, canını sıkanı ‘makul şüpheli’ diye yaftalamak yasalaşıyor.

19- Devletin muktediri ‘bir kısım endişelerini’ izale için devrim muhafızları türü bir koruma ordusu kuruyor. Parti teşkilatları polis alımı için seferber.

Her şey Yüksek Seçim Kurulu üyeliklerine AKP’li atayarak bitmiş olacak. Seçimlerin göstermelik hale gelmesiyle 2023 hatta 2071’e kadar asla iktidardan gitmeme. Ak-Saray’ı yapan zihnin 5 yıl sonra orayı başkasına bırakacağını düşünenler hayal görüyor. Bu örgüt, ülkenin her şeyine çökerken her yalanı, ‘paralel’ sakızıyla yamıyor. Peki, Erdoğan’ın çiğneyip çiğneyip ağzının bir yanına park ettiği bu sakız, vahim gidişatı gizleyebiliyor mu? Gizleyemiyor.

AKP, ‘paralel’ diye patlayan sakızlar üretse ve bunları her kabine üyesi çat çat patlatsa; ‘paralel’ diye öten mızıka takımı kursa, 24 saat konser verse beyhude. İnsanlar kör değil, ‘sivil darbe’ göz önünde ve ‘Kral çırılçıplak’.

VEYSEL AYHAN | ZAMAN – HABER YORUM

Etiketler
Daha Fazla Göster

Ukrayna Haber

Ukrayna'nın, ilk Türkçe haber sitesi.

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu
Kapalı