Haberler

Derbi kralı Galatasaray

Futbol adına çok zevkli olmamakla birlikte Hollandalı Yıldız’ın geceyi kurtaran 2 golle bitirdiği bir derbi daha geride kaldı.

İki teknik adamın kötü futbolcu seçimi ile başlaması bunun en büyük nedeniydi.

Uzun zamandır sakat olan, Emre ve Volkan başlaması, Diego’nun yedek kalması, İsmail Kartal’ın; Takımın en çok koşan ve verimli olduğunu düşündüğüm Bruma ve Alex Tellesin 18’e bile almaması Prandelli’nin futbolcu seçimi konusunda en büyük hatasıydı diyebiliriz.

Emre’nin 34. dakikada sakatlanıp çıkması, Volkan’ın gollerden önce yerde kıvranması bana göre gollerden en az birini kurtaramamasının sebebi sahaya sakat sakat çıkmasıydı.

Galatasaray’da ise Alper ve Gökhan karşısında tel tel dökülen, Veyselin yerine Telles, Dzemalinin yerine başka bir Türk oyuncu alınıp Bruma daha etkili kullanılabilirdi.

İlk yarıda etkili olan Fenerbahçe’nin çok rahat 2-0 yapıp üstüne üstlük Galatasaray’ı 10 kişi bırakma şansını iyi kullanamadı.

Buradaki en büyük etken sahaya, Galatasaray’ın 4-3-3 sistemi ile çıkmasıydı. Bu sistem Fenerbahçe’nin çok kolay pozisyona girmesini sağladı. Çünkü sahada çok iyi oynayan Alper ve Caner faktörü vardı. Zaten iyi oynayan iki futbolcunun birde orta alanda onları karşılayacak futbolcu olmaması işlerini daha da kolaylaştırdı. Ama bir kaç haftadır zaten formsuz olan Emenike’nin pozisyonları rahatça harcaması ilk yarının berabere bitmesine neden oldu diyebiliriz.

İkinci yarıya Galatasaray çok daha istekli başlaması Galatasaray’ın sisteminin ve futbolcuların istekli oynaması galibiyetin habercisi diye düşünmemize sebep oldu. Nitekim daha 30. saniyede gol ile burun buruna geldiler. Ama bu etkili oyun sadece 10 dakika sürdü.

Tam Fenerbahçe dengeyi kurmuşken Bruno Alves Galatasaray’ın ve Galatasaraylıların imdadına yetişti. Daha bir hafta önce aynı pozisyonda Bekir’i kaybettiklerini bilen ve şampiyonlar liginde Nani’yi benzer pozisyonda oyun dışına bırakan bir hakemin maçı yönettiğini bilmiyormuş gibi davranan Alves durup dururken hem takımını hem de Fenerbahçe’de geleceğini kararttı diyebiliriz. Futbolla alakası olmayan  ve orta alanda gereksiz pozisyonda yapılmayacak bir hareketti.

Bu pozisyondan sonra herkes Galatasaray saldıracak diye düşünürken, Fenerbahçe dengeyi kurdu ve Kadlec ile çok net bir pozisyondan yararlanamadı.

Emre Çolağın oyuna girmesi ile Galatasaray zaten 10 kişi oynayan ve yorulan Fenerbahçe karşısında baskı kurmaya başladı. Emre bu performansını hafta içinde U21 milli Takım’ı ile de göstermişti.

Ve Muhteşem son; her zaman bir maçta bir jeneriklik gol izlemeye alışmışken Sniejder iki dakika arayla 2 muhteşem gol ile gözlerimizin pasını sildi. Farklı iki köşeden doksana giden iki muhteşem gol karşısında Volkan’ın acizliği goller sonunda yüzünden okunuyor gibiydi.

Maçın kırılma anı bence Alves’in kart görmesi ve maçın son dakikasında çizgiyi geçen topu yan, orta ve çizgi hakeminin görmemesi hakemler utanılacak bir andı. Eğer, Sneijder’in muhteşem golleri olmasa şimdi başka şeyler konuşabilirdik.

Sarı-kırmızılı takım ayrıca, Süper Lig’de son 3 sezonda Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor ile Türk Telekom Arena’da oynadığı 7 maçı da kazanmayı başardı. Bu yüzden ev sahibi Takımı bir kez daha tebrik ediyoruz.

WRİTTEN BY SL | UKRAYNA HABER

Ukrayna Haber

Ukrayna'nın, ilk Türkçe haber sitesi.

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu