Haberler

[FETHİN SIRLARI] Bir manda derisi üzerine yapılan Rumeli Hisarı’dan, Robert Koleji’ne

Fatih, yapacağı Bizans kuşatması sırasında Karadeniz tarafından, Bizans’a gelecek deniz yardımını kontrol altına almak için ilk adımı şimdiki Rumeli Hisarı’nın bulunduğu yeri almakla atmıştır.

Hikâyeye göre hisarın yapımından önce Sultan Mehmed, Bizans İmparatoru Konstantin’den av köşkü yapmak için biraz toprak ister. Konstantin’de, alay edercesine av köşkünün bir öküz derisi kadar yer kaplamasını ve bu kadar toprak vereceğini söyler. Bunun üzerine Sultan Mehmed bir manda kestirip derisini yüzdürür ve deriden iplik yaptırır. Rumeli Hisarı’nın yapılacağı alanı bu iple çevirir. Konstantin inşaata bakmaya geldiğinde şaşırır. Çünkü inşaat alanı bir değil yüzlerce dana derisini içine alacak kadar büyüktür.

Durumu Fatih’e iletince, Fatih manda derisinden yaptırdığı sicimi (ince esnek deri ip) göstererek ; “Ben bu ipi dana derisinden eğirttim. Bir fazlası varsa yıkalım” der.

Konstantin ve yanındakiler çaresiz kalırlar ve Hisarın yapımına izin verirler.

YAPIMI
Anadolu Hisarı’nın karşısına İstanbul Boğazı’nın 660 metrelik en dar ve akıntılı kısmına, uzaktan bakıldığı zaman eski harflerle Muhammed biçiminde okunacak şekilde inşa edilen, 136 gün gibi akıl almaz kısa bir sürede yapımı tamamlanan bu muazzam yapıt, her ne kadar düşmanlarını korkutsa da hayranlıklarını gizleyememişlerdir.

İnşası tamamlanan Rumeli (Boğazkesen) Hisarı’nın yapımının bu kadar kısa bir süre de tamamlanması Fatih Sultan Mehmed’in İstanbul’un fethi için ne kadar kararlı olduğunu, Osmanlı teknolojisinin ve mimarisinin de ne kadar geliştiğini göstermesi bakımından önemlidir.

Rumeli (Boğazkesen) Hisarı bugün de dünyanın en büyük kale burçlarına sahiptir.

HIRİSTİYANLAR: OSMANLIYI BURADAN FETHEDECEĞİZ
Garip tecellidir ki, asırlar sonra İstanbul’da Hıristiyanların özel mülkü olan yer de yine bu arazidir. Osmanlı’nın son dönemlerinde Hisar çevresindeki bu bölge tamamen Ahmed Vefik Paşa’nın arazisi imiş. Hatta bu yüzden oraya Vefik Paşa’nın Mahallesi diyenler bile çıkmıştır. Robert Koleji’nin açılması için izin çıkınca bazı adamlar o zaman Paris’te sefir olarak bulunan Vefik Paşa’yı ziyaret ile Rumeli Hisarı’ndaki arazisine büyük ücretler teklif etmişler, ancak o gayret-i milliye ile burayı yabancıya satmayacağını söylemişti.

Abdülhak Şinasi Hisar’ın Geçmiş Zaman Fıkraları’na göre paşa, sefaretten dönüp de İstanbul’ da baba mirası olan konağı harap olunca buraya taşınmış ve yazın Hisar’a bitişik konağında, kışında sahildeki yalısında kalmaya başlamış. Eşyası eski, boyası dökülen bu konak ve yalıda yıllarca oturan Vefik Paşa ömrünün sonlarında ciddi biçimde maddi sıkıntılara düşünce papazlar yine kapısını çalıp, araziyi kendilerine satması teklifini yinelemişler. Paşa bu sefer teklifi geri çevirememiş ve şimdiki Boğaziçi Üniversitesi’nin bulunduğu araziyi, sahilden ta Hisar’ın sırtlarına kadar Robert Kolej’e satmaya razı olmuştur.

İstanbul’a Robert Kolej’i açmak isteyen papaz ve ruhani liderlerin, bu arazi için ısrarcı davrandıkları ve “Osmanlılar Bizans’ı ilk defa buradan başlayarak elde ettiler; biz de aynı yerden başlayarak Osmanlı’yı ele geçireceğiz” dedikleri de rivayetler arasındadır.

www.UkraynaHaber.com

Daha Fazla Göster

Ukrayna Haber

Ukrayna'nın, ilk Türkçe haber sitesi.

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu
Kapalı