Kan üzerine saltanat kurmaya çalışanlar var

Türkiye’nin, devletler muvazenesinde denge unsuru olmaya yürüdüğü ve ikbal yıldızının parlayacağına dair ümitlerin yeşerdiği bir süreçte 35 vatandaşımızın terörist zannıyla elim bir şekilde öldürülmesini teessürle öğrendim.
Yetkili makamların olayın örtbas edilmemesi için verdiği teminat ve hadisenin yargıya intikali teselli edicidir.
Bütün güvenlik birimlerinin terörle mücadelede topyekûn mücadele ettiği
ve şekâvete aman verilmediği bir dönemde bu ahengi baltalamak isteyen odaklar boş durmuyor;
türlü provokasyonlarla yeni anayasa hazırlıklarını ve açılımları da sabote etmeye çalışıyorlar.
Bugüne kadar nice elim hadisede sağduyusunu kaybetmemiş, birlik
ve beraberliğini bozmak isteyenlerin heveslerini temkin
ve dengesiyle kursaklarında bırakmış olan ülkemiz insanının,
bu kritik süreci de Allah’ın inayetiyle vifak
ve ittifakı koruyarak atlatacağına ümidimiz tamdır.
Yeri geldiğinde askerimizle birlikte teröre karşı mücadele eden
korucu vatandaşlarımızın mukim olduğu
Ortasu Köyü’nün vatanperver halkının acısını istismardan geri durmayanların,
vatan evladını birbirine kırdırtmaktan
ve akan kanın üzerine kendi saltanatlarını
kurmaya çalışmaktan vazgeçmeyeceği hiçbir zaman göz ardı edilmemelidir.
Hadisede elim bir şekilde vefat eden 35 vatandaşımıza, kardeşimize, evladımıza
Cenab-ı Allah’tan rahmet diler,
kederli aileleriyle yakınlarına başsağlığı ve sabr-ı cemil niyaz ederim.
M. FETHULLAH GÜLEN
28 Aralık 2011’de neler yaşandı?
28 Aralık 2011’de Şırnak’ın Uludere ilçesinde bulunan Roboski (Ortasu) köyünden Irak’a geçen bir grup kaçakçı, PKK’lı zannedilerek, F-16 savaş uçakları tarafından vurulmuş, olayda 19’u çocuk 34 kişi yaşamını yitirmişti.
Askeri savcılık yaptığı soruşturma sonucu hazırladığı rapora göre, insansız hava aracı (İHA) ile yapılan keşif uçuşları sırasında saat 17:20 civarında Haftanin Deresi Vadisi’nde “ısı kaynakları” tespit edildi.
Bundan yaklaşık yarım saat sonra dönemin 23’üncü Jandarma Sınır Tümen Komutanı Tümgeneral İlhan Bölük tarafından görüntülerin “terörist olarak değerlendirildiği” ve bunun için topçu atışı yapmak istendiği bilgisi 2’nci Ordu Harekat Başkanlığı’na iletildi.
Değerlendirme sürecinde top atışına onay verildi ancak hareket halinde grubun hem üç koldan ilerlemesi hem de kafilede motorlu araçların bulunması nedeniyle top atışının yeterli olmayabileceği değerlendirmesi yapıldı.



