Haberler

Ukrayna’da Hürrem Sultan nasıl öğretiliyor?

Ukrayna’nın başkenti Kiev’de şehrin kuzey tarafı çıkışında sempatik, mini bir ilçe var. Adı:İrpin.

Yeşilin içinde adeta boğulmuş bu şirin ilçede, 12 nolu Gimnazyum okulunda her kasım ayının son haftası yaklaşık 14 yıldır Hürrem Sultan’ı anma programları düzenleniyor.

Okul müdiresi Valentina Sergeyevna Antonenko “İrpin’de okulumuzda Hürrem Sultan”ı (Roxelana) anma programları uzun yıllardır yapılıyor. Okulumuzda onun anısına bir köşe bile var. Hürrem sultan iki ülke arasında dostluğun sembolüdür” diyor.

Bununla birlikte sadece Hürrem Sultan anılmıyor bu okulda, 5.sınıftan itibaren mini mini öğrenciler Türkçe ve Türk kültürünü de öğreniyorlar. Geçen yılki Ukrayna çapında yapılan Türkçe olimpiyatlarında “Tanıtım”  kategorisinde Bronz madalyanın da sahibi oldular.

Hürrem Sultan, Batı Ukrayna’dan Rutenyalı bir rahibin kızı iken, Tatarlar tarafından Dinyester üzerinde Lviv yakınındaki Rogatin kentinden esir alınmıştır. Avrupalılar onu Rutenyalı bakire anlamına gelen Lehçe bir terimden dolayı Roxelana olarak kaydetmiş ve dokuz yaşındayken Kırım Türk¬leri tarafından esir edilip Kırım Sarayı’na getirilmiş, birkaç yıl tahsil ve terbiye gördükten sonra İstanbul’a Saray-ı Hümayûn’a geldiği bilinmektedir.

Hürrem Sultanı anarken sadece Onun hayatını değil, Türk kültürüne, sosyal yaşamına yaptıkları da anlatılıyor İrpen’li çocuklara.

Bugün birçoğumuzun bilmediği gerçekleri veya unuttuklarımızı, 5.sınıf, 6.sınıf miniklerinden duymak, bir taraftan insanı hoşnut ederken diğer taraftan da oldukça düşündürüyor.

Haseki veya Hürrem sultan ismiyle tarihimizde kalıcı izler bırakan bu değerli Sultanın,  Mimar Sinan’a İstanbul Aksaray’da, câmi, medrese, dârüşşifâ, imâret, sıbyan mektebi ve sebilden meydana gelen meşhûr Haseki Külliyesi’ni inşâ ettirdiğini ve bununla alakalı birçok vakıf kurdurduğunu, Aksaray’ın Fındıkzade yönünde, İstanbul’un en eski hastanesi olan tam teşekküllü Haseki Hastanesini, Mekke ve Medine-i münevvere’de birer imaret, Tophane’de Şehzade Cihangir Camiini, Konya’da Mevlana Celaleddin Hazretlerinin nurlu türbeleri yakınında iki minareli yüksek bir camiyi, Şam’da yüksek bir cami, medrese imaretlerini, yine Mekke’de dört mezhep için ayrı ayrı dört büyük medreseyi, Mustafapaşa Köprüsü kasabasında mübarek bir camiyle beraber güzel bir imaret ve büyük bir hanı, İstanbul Kariye’de medrese, Ayasofya ve Sultanahmet Camileri arasında Hurrem Sultan Hamamını, Balat’ta tekke, Ankara’da ve Edirne’de birer câmi, imâretler, kervansaraylar, çeşmeler ve köprüler yaptırdığını tekrar hatırlamak, aklımıza hemen Osmanlı döneminde kurulan 26 bin 300 vakfın, bin 400 kadarının hanımlar tarafından tesis edilmiş olduğunun ne kadar doğru bir hakikat olduğunu hatırlatıyor.

Bugün Türkiye’de Kanuni Sultan Süleyman’ın torunları “Muhteşem Yüzyıl”la Osmanlı sarayında hanımların sadece entrika, hırs, kişisel çıkarlar, iktidar mücadeleleri ile hemdem olduklarını izleye dursun,  Hürrem Sultan’ın varisleri Ukrayna’da Roxelana’nın iyilik ve yardımlaşmada nasıl yarıştığını öğreniyorlar.

Aleksandr Abdullahov

Etiketler
Daha Fazla Göster

Ukrayna Haber

Ukrayna'nın, ilk Türkçe haber sitesi.

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu
Kapalı