Haberler

Türkiye Ortadoğu’da en büyük benim doktrinini açıkladı!

Davutoğlu’nun açıklamalarını doğru okuyanlar, Türkiye’nin ilk defa “Doğu Akdeniz’de efendi benim ve gerekirse askeri gücümü de kullanırım” mesajı verdiğini rahatlıkla görebilirler…

Türkiye ‘Ortadoğu’da en büyük benim’ doktrinini açıkladı!DAVUTOĞLU’nun açıklamalarına geçmeden 2010 yılında yazdığım “Emperyal olma yolunda İsrail ile çatışma kaçınılmaz” tezimin bir bölümünü yeniden paylaşmak istiyorum. Bakın Türk Silahlı Kuvvetleri “bu çatışmaya” hazırlanmalı özünü taşıyan yazıda neler demişim:

“…Kısır iç tehdit algılamaları yerine küresel oyuncu olmak yolunda giden bir ülkenin, küresel tehditlere karşı yeniden tanımlanan bir ordusu olmalı. Hükümetin TSK’ya tavır aldığını veya TSK’nın hükümetin attığı adımlardan rahatsız olduğunu düşünenler, bence çok önemli bir detayı gözden kaçırıyorlar: Bu bölgede yeni bir konsept yaratmaya çalışan her odak için dayanılacak en önemli güç Türk Silahlı Kuvvetleri olacaktır. Veya tam tersi; büyük ve güçlü bir TSK ancak ve ancak yeni bir siyasi vizyonla ortaya çıkarılabilir. Daha açık yazayım: Bildiğiniz gibi ‘iç-dış yerleşik düzenin’ her zaman kullandığı klişeler vardır: İrtica geliyor, Türkiye bölünüyor, genç subaylar rahatsız, ordu kaynıyor…

İnanın Türkiye’nin yeni vizyonu ve bunun getirdiklerinden Türk subayları çok memnun. Değişim çok açık; içeride ülkeyi irticaya sürükleyecek sakallı-bıyıklı aramak yerine veya Türkiye’yi ayrıştıracak kendi vatandaşlarını izlemek yerine dünya arenasında Amerika-Avrupa Birliği-İsrail-Rusya-Çin ile güce dayanan diplomasi yürütmemizi sağlayacak bir yapı ortaya çıkıyor. Yerli savunma endüstrisi gelişiyor, modernizasyon katsayısı artıyor, kendi topraklarından binlerce km ileride operasyon yapacak tanker uçaklar ve uçak gemileri projeleri hayata geçiyor… Kısacası, TSK bir dünya gücü haline geliyor…

Sonuç: Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ‘ileriyi gören’ her mensubu, yeni Türkiye kavramına uygun yeni bir TSK’nın ortaya çıktığının farkında. Aslına bakarsanız orada da ‘direnenler’ ve ‘yolu açmak isteyenler’ arasında büyük bir çatışma var ve bu kavga kamuoyunda hükümet-TSK arasındaymış gibi algılanıyor… TSK içinde yeniden yapılanma kısa sürede bitecek ve Yeni Dünya Düzeni içinde emperyal Türkiye konseptine uygun bir silahlı kuvvetimiz olacak…“ Sevgili dostlar, yukarıdaki yazıyı paylaşmamın bir sebebi var. Davutoğlu’nun açıklamalarını doğru okuyanlar, Türkiye’nin ilk defa “Doğu Akdeniz’de efendi benim ve gerekirse askeri gücümü de kullanırım” mesajı verdiğini rahatlıkla görebilirler… Peki Davutoğlu’nun cümlelerinin önemli bölümlerini analiz edersek, daha neler görebiliriz?

Maddeler halinde inceleyelim:

1 Doğu Akdeniz’de seyrüsefer güvenliği için her adımı atmak: Bunun anlamı çok açık. Doğu Akdeniz’de yerleşik en büyük askeri güç Türkiye ve bunu kullanmaya artık kararlı! Türk gemilerine TSK unsurları eşlik edebilir ve gerektiğinde İsrail gemilerini de durdurabiliriz! Burada özellikle petrol aramak isteyen Rumlara da bir mesaj var: Askeri gücümüzle karşı karşıya kalabilirsiniz!

2 Son üç ayda hükümet tarafından yapılan Doğu Akdeniz-İsrail ve Kıbrıs vurgularının ayrı bir anlamı var: Türkiye, Kıbrıs-Akdeniz-İsrail çizgisinde tüm politikasını “efendi olma” konumuna yükseltti ve özellikle Başbakan Erdoğan’ın Kıbrıs’ta söylediği gibi “vermek üzerine tek harf artık konuşulamaz”!

3 Askeri anlaşmalar askıya alındı: Uzun süredir gizli bir hazırlık vardı ve sonuçlandı. Özellikle İsrail malı “uçuş navigasyon sistemleri” sökülerek yerine ASELSAN ve diğer yerli unsurlar takıldı. Heronların yarısından fazlası uçmuyordu, yerine 190’a yakın yerli uçan unsur envantere alındı. Heronlardan daha etkili bir aracın “ilk üretimi” yapıldı. İsrail’e askeri rest çekilirken arkasında yaklaşık 12 aydır süren detaylı bir çalışma vardı. Bugün TSK bünyesinde İsrail yapımı kullanılan önemli denebilecek “iğne” kalmadı!

4 Büyükelçiye “Çarşambaya kadar git” dendi: Bu gelişmeyi Davutoğlu’nun “Ortadoğu’daki devasa değişimi anlayamayan İsrail” cümlesiyle birlikte analiz etmek gerekli. İlk tanıyanlardan biri olan ve bugün “en güçlü Müslüman ülke” olan Türkiye, “İsrail ile ilişkisini” sıfır noktasına doğru itti ve artık Ortadoğu’da “Ben ne dersem o olur” mesajını verdi… Sevgili dostlar, Yeni Dünya Düzeni içinde “bu çatışma kaçınılmaz”! Buna uzun süredir savunduğum “Amerika’da İsrail’in denklemden düştüğü yeni Ortadoğu” tezini savunanlar artıyor iddiamı da eklersek, sonuç açık: Genleşen Türkiye’nin İsrail ile çatışması kaçınılmaz! Biri “düşüyor”, biri “çıkıyor”; bir noktada kesişmevuruşma kaçınılmaz… Sonuç: Kaçınılmaz olanlar yaşanacak ve yeni bir yol açılacak! Sakin olun ve Türkiye’ye güvenin!

Yiğit Bulut – HaberTürk

Ukrayna Haber

Ukrayna'nın, ilk Türkçe haber sitesi.

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu