Haberler

[İzlenim] Trafikte centilmenliği Ukrayna’da gördüm

Yaklaşık 15 araba kullanıyorum. Araba kullanmak genelde keyifli bir iştir. Ama büyük şehirlerde yaşıyorsanız bu keyif çileye dönüşebilir. Hele bir de mesai saati başlama ve bitişlerine denk gelirse tam bir işkenceye olabilir.

Moskova’da bir Cuma akşamı saat 16.00’da işten çıktım. İş yeri ile evimin arası NŞA (Normal Şartlar Altında) 20 dakikalık bir mesafeydi. Arabama bindim. Haftanın yorgunluğu üzerime çökmüştü. Kravatımı şöyle bir gevşettim. Hafta sonu için keyifli planlarım vardı. Mayıs ayının sonları olduğu için Cumartesi-Pazar gününü ailemle Moskova’nın dışında mesire yerlerinde geçirmeyi planlıyordum. Mangal zaten bagajda duruyordu. 2 kilo et yanına da içecekleri aldık mı tamamdır diye düşünüyordum. İş yerimden çıkar çıkmaz müthiş bir trafiğin içinde buldum kendimi. Kendi kendime “şuralarda bir yerlerde problem var herhalde, birazdan trafik açılır” diye düşündüm. Ama düşündüğüm gibi olmadı. Dakikalar dakikaları kovalıyor trafik bir türlü açılmak bilmiyordu. Bu stres ve sıkıntıyla evime ulaştığımda saat 20.00 olmuştu. Üstüne üstlük şiddetli bir yağmur başlamış ve hafta sonu planlarımı suya düşürmüştü.

Moskova trafiğinde yaşadığım tek sıkıntı bu değildi. Agresif sürücülerle karşılaşıp kavganın eşiğine geldiğim zamanlar olmuştu. Bazen de ben agresifleşmiştim. Trafik stresi insanı çok değiştiriyor ve bambaşka bir insan yapıyordu. Trafik kelimesi bana stres kelimesini çağrıştırıyordu.

Şimdi Odesa’dayım ve bu ön yargılarım kırılmaya başladı. Odesa’da trafikte centilmenliği öğrendim. Trafik-Stres kelimeleri benim için Trafik-Centilmenlik kelimelerine dönüştü. Bir Cuma günüydü. Yoldan bir taksi durdurduk. Şoförle pazarlığımızı yaptıktan sonra Kotovskogo semtine doğru gitmeye başladık. Yolculuğumuza devam ederken bir şey dikkatimi çekti, şoförümüz Tamara bir arabanın önüne geçince dörtlüleri yakıp söndürüyordu. Birkaç defa bunu tekrarlayınca bunun sebebini sordum. Centilmenlik yapıp kendisine yol veren şoförlere teşekkür etmek maksadıyla dörtlüleri yakıp söndürüyormuş. Bunu öğrendikten sonra trafikteki bu centilmenliğe daha da dikkat etmeye başladım. Şoförler, üstünlük kendilerinde olmasına rağmen diğer araçlara yol vererek trafik akışını rahatlatıyorlardı. Hoşuma gitmeye başlamıştı. Ben de araba alınca aynı centilmenliğe dâhil oldum. Önüme geçmek isteyen arabalara yol vermeye başladım.  Yol verdiğim arabalar da dörtlüleri yakarak bana teşekkür ediyorlardı. Güzel bir hareket yapan çocuğun aferin alması misali ben de yol verince dörtlülerle teşekkürü alıyordum. Bu davranış benim çok hoşuma gidiyordu. Yıllardır trafikte stres yaşamıştım. Şimdi ise centilmenliği görmeye, yaşamaya başladım.

Size de tavsiye ediyorum. Denemekle bir şey kaybetmeyiz değil mi? İnanıyorum ki sizler de bana hak vereceksiniz. Zaten önemli olan da insanların her alanda bir birlerine karşı anlayışlı olması değil mi?

Küçük bir not: Bir yazar yazdığı yazı hakkında okuyucularının ne düşündüğünü bilmek ister. Ben de yazılarım hakkında sizlerin fikirlerinizi öğrenmek istiyorum. Fikirleriniz için yorum kısmını doldurmanızı sizlerden rica ediyorum.

Tarkan Tekten

Ukrayna Haber

Ukrayna'nın, ilk Türkçe haber sitesi.

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu