Haberler

Türk sinemasının tarihle imtihanı

Türk sinemasının dönem filmi serüveni Kara Murat ve Tarkan ile başladı. Geçen yıl Atatürk’ü anlatan filmler art arda vizyona girdi. Bu yıl Hür Adam, Nene Hatun, Kubilay, Kösem Sultan, Ustalar Alimler ve Sultanlar vizyona giriyor.

Eski filmlerin bütçesi sınırlı olduğu için niteliği sorgulanmazdı ama şimdiki filmlere milyon dolarlar ayrılıyor.

Cüneyt Arkın onlarca tarihî filmin başrolünde oynadı. Malkoçoğlu (1966), Malkoçoğlu Krallara Karşı (1967), Hacı Murat (1967), Köroğlu (1968), Vatan ve Namık Kemal (1969), Selahattin Eyyubi (1969), Fatih’in Fedaisi Kara Murat (1972), Savulun Battal Gazi Geliyor (1973)… Ve daha bir sürü film. Bugün eleştirmenler bu filmlerden bir çoğuna ‘absürt sinema’ kategorisinde yer veriyor. Abartılı ve çoğunlukla imkânsızlıklar nedeniyle iyi kotarılamamış aksiyon sahneleri, aşırı tiyatral oyunculuklar, karikatür tiplemeler… Kartal Tibet’in başrolünde oynadığı Tarkan serisini de unutmamak gerekir. Orta Asya’daki Türk kökeni üzerine oluşturulan efsanenin peşinde, 1969’la 1973 arasında beş ayrı Tarkan filmi çekildi. Ancak bu filmler tarihî birer vesika olmaktan çok, fantastik ve absürt birer eser (filmlerin her birine harcanan emekleri yadsımıyoruz!) olarak hafızalarımızda kaldı.

Aslında Yeşilçam’ın tarihî film üretme azminde eksiklik yok. Ancak o dönem teknik imkânsızlık had safhada idi. 1959 yapımı, Oscar’lı film Ben Hur 15 milyon dolara yapılmıştı. Dünya genelinde 90 milyon dolarlık bir hâsılat elde etti. Türkiye’de film yapmak, hele ki yüksek bütçeli tarihî film işine girmek gerçekten cesaret istiyor. Cem Yılmaz son filmi için bir kasaba kurmuş ve her ayrıntıyla özellikle ilgilenmişti. Komedi filmi olmasına rağmen, görüntü, dekor ve kostümler neredeyse kusursuzdu. Üstelik bütün film sadece 2 milyon dolara tamamlandı. Tarihî atmosferi yansıtma açısından başarılı filmlerden Devrim Arabaları (Yönetmen: Tolga Örnek) da uygun bir bütçeyle hazırlandı.

Burada sinema eleştirmenlerinin sözlerine kulak vermeli. Mesela Demirkubuz’un Kıskanmak’ını iki yazıya konu edinen Fatih Özgüven şöyle demişti: “Karakterler kitabi konuşma bölümlerini, o kalabalık ve belagatli pasajları özellikle anahtar sahnelerde manzume gibi nefes nefese okuyorlar. O zamanların konuşma, görüntülerine aşina olmayanlar için çalışılması gereken bir konu bu.” Aslında bu pasaj, tarihî film serencamımızın temel eleştirilerinden biri. Çekilen şeyin neden “film” olamadığına dair önemli bir tespit. Diyalogların yetersizliği ve kitabîliği filmin gerçekçiliğini etkiliyor.

Ancak tarihî filmlerle alakalı bir başka önemli sorun da, ders kitabı zorlamasından çıkılamaması. Can Dündar’ın Mustafa (2008) belgeselinden sonra çekilen iki Atatürk filmi de benzer yönde eleştiriler almıştı. Ancak efsunlu görüntüler eşliğinde, adeta mistik bir karakteri anlatır gibi çizilen portreler, karakter çıkmasını engelliyordu. Atilla Dorsay, böyle bir hayatın tek filme sığdırılmasını eleştirirken, Sinema Yazarları Derneği Başkanı Murat Özer, “suya sabuna dokunmayan” ve “resmî tarihin dışına çıkamayan” bir Atatürk filmi olarak nitelemişti Veda’yı.

***

Bu ‘dönem’in filmleri

23 Aralık 1930’da Kubilay Öğretmen’in katledildiği Menemen olayını anlatan ‘Kubilay’ filmi Cumhuriyet Bayramı’nda izleyici ile buluşacak. (Yönetmen: Ahmet Akıncı) Aynı tarihte üniversite kız kayak takımının başarılı sporcusu Suna ile 93 Harbi’nin popüler ismi Nene Hatun’u karşılaştıran ‘Nene Hatun’ adlı film vizyona girecek. (Yönetmen: Avni Kütükoğlu) Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’un fethini anlatan ‘Fetih 1453’ filminin çekimleri halen İstanbul, Mersin, Edirne ve Yalova’da devam ediyor. Filmin 2 milyon dolar bütçesi var. (Yönetmen: Faruk Aksoy) Osmanlı validelerinden Kösem Sultan’ın hayatını beyazperdeye taşıyan ‘Mahpeyker: Kösem Sultan’ın vizyon tarihi ise 1 Mayıs. 4 milyon dolar bütçesi olan film üç boyutlu animasyon teknikler ile dikkat çekiyor. (Yönetmen: Tarkan Özel) Bediüzzaman Said-i Nursi’nin hayatını anlatan ‘Hür Adam’ın ne zaman vizyona gireceği ise henüz kesinleşmedi. (Yönetmen: Mehmet Tanrısever) II. Abdülhamit’e ait bir sırrın peşinde koşan bir Amerikan ajanının mücadelesini anlatan 4 milyon TL bütçeli ‘Sultan Sırrı’ ise aralık ayında vizyona girmeye hazırlanıyor. (Yönetmen: Hakan Şahin) Osmanlı âlim ve sanatkârların hikâyesini anlatan ‘Ustalar Alimler ve Sultanlar’ adlı belgesel film aralık ayında izleyicinin karşısına çıkacak. Çekimleri Kayseri’de yapılan filmin bütçesi 4 milyon TL. (Yönetmen: Murat Saraçoğlu)

Yatırım artınca dönem filmi artar

Sinema eleştirmeni Alin Taşçıyan, Türk sinemasının daha fazla dönem filmlerine ihtiyacı olduğunu düşünüyor: “Sayı arttıkça nitelikte artar. Ama şimdiki dönem filmleri pek iç açıcı değil.” Burçin S. Yalçın ise gelişmeleri olumlu değerlendiriyor. Yalçın, “Türk sinemasına yapılan yatırımlar arttıkça bu tür dönem filmlerinin sayısı da artar. Sinemada yeni denemelerin yapılması bizi bir adım ileriye götürür.” diyor. Kısa film ustası Hilmi Etikan ise dönem filmlerimizi başarılı ama yetersiz buluyor. O da yatırımlarla beraber kalitenin artacağı görüşünde.

AYHAN HÜLAGÜ ZAMAN

Daha Fazla Göster

Ukrayna Haber

Ukrayna'nın, ilk Türkçe haber sitesi.

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu