Haberler

Hilmi Yavuz: “Kiev İzlenimleri”

Son iki aydır leyleği havada gördüm ya, bu defa da Ukrayna’da, Kiev’deydim;- Ukrayna Pedagoji Bilimler Akademisi ile Diyalog Avrasya Platformu’nun ortaklaşa düzenledikleri bir akademik toplantı dolayısıyla…

Toplantının üst başlığı ‘Ukrayna-Türkiye Felsefe ve Pedagoji Konferansı’ydı; konusu da ‘Grigoriy Skovoroda ve Fethullah Gülen: Hümanizm Geleneğinin Güncelliği’. Toplantının kurumsal katılımcıları arasında Türkiye Cumhuriyeti Ukrayna Büyükelçiliği de vardı.

Türkiye’den kalabalık bir grupla katıldık toplantıya. Diyalog Avrasya Platformu Eş Başkanı Harun Tokak, Turgut Özal Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden Prof.Dr. İdris Bal, İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nden Prof.Dr. Reşat Öngören, İSAM’dan Doç.Dr. Adnan Arslan, Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nden Doç.Dr. Ayhan Tekineş, Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nden Ahmet Faruk Kılıç, Başbakanlık Aile ve Sosyal Araştırmalar Genel Müdürlüğü uzmanı Dr. Dursun Ayan, Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı Araştırma Merkezi Direktör Dr. Faruk Tuncer ve Diyalog Avrasya Genel Sekreteri İsmail Tas.

Toplantının açılış konuşmasını, Ukrayna Pedagojik Bilimler Akademisi Başkanı Prof.Dr. Vasily Kremer ve Harun Tokak yaptılar. Açılışta, her halde ‘en yaşlı üye’ sıfatıyla olacak, bana da söz verdiler. Malûm, toplantıların açılışında, oturuma ‘en yaşlı üye’ riyaset eder. Burada riyaset sözkonusu olmadığı için de, bir konuşma yapmamın münasip olacağını düşünmüş olmalılar. Konuşmamda, global Dünya’da Hümanizmin yeniden tanımlanması gerektiğini; Çağdaş Hümanizmde, artık, insanı bireyi merkeze alarak değil, Medeniyetleri merkeze alarak tanımlamanın kaçınılmaz olduğunu, bir varsayım olarak, öne sürdüm. Dolayısıyla, global Hümanizm deyince de, Medeniyetler-arası dialog temelkoyucu bir özellik taşımak durumundaydı. Fethullah Gülen Hocaefendi’nin bu alandaki çalışmalarının bir örnek teşkil ettiğini söyleyerek tamamladım konuşmamı.

Daha sonra da toplantıya sunulan bildiriler üzerinde duruldu. Ukraynalı ve Türk konuşmacılar, Ukraynalı 18. yüzyıl hümanist düşünürü Grigoriy Skorovoda’nın ve Gülen’in katkıları üzerindeki görüşlerini bildirdiler.

Kiev toplantıları ve daha sonraki gezilerimiz sırasında Dialog Avrasya Ukrayna Temsilcisi Gökhan Demir bize mihmandarlık etti. Bir kısım arkadaşımız Ukrayna Parlamento’sundaki oturumlara katılırken, biz de Reşat Öngören, Ayhan Tekineş, Adnan Arslan ve İdris Bal ile Dinyepr Nehrinde bir bot gezintisi yaptık. Kiev, bir yeşil şehir: Goethe’nin bir sözünü nakletti Gökhan Demir. Kiev için şöyle demiş Goethe: ‘İçinde bahçeler olan çok şehir gördüm, ama bahçe içinde bir tek şehir gördüm:

Dinyepr nehrinin iki yanı orman. Kıyıda yapılaşmaya izin verilmemiş. Kiev sadece yeşil bir şehir değil, sessiz bir şehir aynı zamanda. Kiev’de kaldığımız üç gün içerisinde bir tek klakson sesi duymadık. Yaya kaldırımları çok geniş. İnsan ister istemez İstanbul ile mukayese ediyor. Taksim’den Sıraselviler yoluyla Cihangir’e yürürken, solda genişliği bir metreyi bile bulmayan ve üstelik yarısı otopark yaya kaldırımını düşündüm;-ve, 2010 Avrupa ‘Kültür Başkenti’ (!) İstanbul’u!

Bu gezide güzel bir şehir ve güzel insanlar tanıdım. Üstelik bilgilendim de: Mesela Reşat (Öngören) hoca’dan teheccüt namazının faziletlerini öğrendim: Az şey mi bu?

h.yavuz@zaman.com.tr

Daha Fazla Göster

Ukrayna Haber

Ukrayna'nın, ilk Türkçe haber sitesi.

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu