Dünya

ABD: Ukrayna’daki Amerikalılar derhal ülkeyi terk etsin

Rusya’nın, Ukrayna’ya saldırma tehdidinin devam etmesi üzerine ABD Başkanı Joe Biden, Ukrayna'daki vatandaşlarına seslenerek Rusya'nın artan askeri hareketliliği nedeniyle ülkeden derhal ayrılması çağrısında bulundu.

Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Ukrayna’daki Amerikalıları Ukrayna’ya karşı “artan Rus askeri harekâtı tehditleri” nedeniyle derhal ülkeyi terk etmeye çağırdı.

ABD Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, “Rus askeri harekâtı ve COVID-19’un artan tehditleri nedeniyle Ukrayna’ya seyahat etmeyin; hâlihazırda Ukrayna’dakiler de şimdi ticari veya özel yollarla yola çıkmalı.” dedi.

Rusya, Ukrayna’ya bir saldırı planladığını reddediyor, ancak Ukrayna sınırına 100 binin üzerinde asker yığdı.

‘Amerikalılar ve Ruslar birbirine ateş açarsa bu dünya savaşına yol açar’

NBC News’e konuşan Başkan Biden, “Amerikan vatandaşları derhal ülkeden ayrılmalı” dedi.
Dünyanın en büyük ordularından biriyle uğraştıklarını belirten Biden, “Oldukça farklı bir durum ve işler hızlıca karışabilir” diye konuştu.

Kendisine yöneltilen ABD’nin hangi senaryoda ülkedeki vatandaşlarını kurtaracağı yönündeki soruya ise Biden “Hiçbir senaryoda. Amerikalılar ve Rusya birbirine ateş açarsa bu dünya savaşına yol açar. Her zaman olduğumuzdan çok daha farklı bir dünyadayız” dedi.

UKRAYNA’DA SON DURUMU MUHABİR YUNUS ERDOĞDU DEĞERLENDİRDİ

Başkent Kıyiv’de son durumu aktaran Yunus Erdoğdu, yaptığı yayında ülkede savaş paniği olmadığını, “Rusya aniden saldırabilir” denilmesine rağmen halkta bir endişe olmadığını savaş olacağına inanmadığını söyledi.

Ukrayna-Rusya arasında müzakere edilen barış anlaşmasının detaylarında ne var?

Rusya’nın askeri yığınağı ve olası işgal tartışmaları sürerken, Ukrayna’nın doğusundaki ayrılıkçılarla ilgili görüş ayrılığının giderilmesi için hazırlanan barış anlaşması yine masada.

Almanya, Fransa, Ukrayna ve Rusya’nın üst düzey yetkilileri Berlin’de bugün toplanarak, Minsk’te 2015 yılında imzalanan anlaşmanın uygulamaya konulmasını masaya yatırıyor.

Bu anlaşmanın yürürlüğe girmesinde taraflar arasında sorun yaratan önemli noktaları sizler için derledik.

Ukrayna’nın doğusundaki görüş ayrılığı nereden çıktı?

Rusya, Ukrayna’da Kremlin yanlısı devlet başkanının görevden alınmasına 2014 yılı şubat ayında Kırım’ı tek taraflı ilhak ederek ve Ukrayna’nın doğusundaki Donbas bölgesinde çoğunluğu Rusça konuşan ayrılık yanlılarını destekleyerek yanıt verdi.

Ukrayna ordusu ve gönüllülerden oluşan birlikle, ayrılık yanlıları savaş uçakları, ağır top ve tankların da kullanıldığı, bölgenin önemli ölçüde tahrip olmasına yol açan ağır bir savaşa girdi.

Ukrayna ve Batı ülkeleri, Rusya’yı ayrılık yanlılarına silah ve askeri destek verdiği gerekçesiyle suçlarken, bu suçlamayı reddeden Moskova, bölgede savaşan ayrılık yanlısı Rusların gönüllü olarak buraya gittiği görüşünü dile getirdi.

Çatışmalar sürerken, Malezya Havayollarına ait bir yolcu uçağı 17 Temmuz 2014’de Ukrayna‘nın doğusundan atılan bir füzeyle düşürüldü, uçakta bulunan 298 kişi hayatını kaybetti.

Uluslararası soruşturma, ayrılık yanlılarının kontrol ettiği bölgeden atılan füzenin uçağı vurduğunu ve bu füzenin Rusya’daki bir askeri garnizondan Ukrayna’ya getirildiğini rapor etti. Moskova ise bu suçlamaları reddetti.

Normandiya Formatı nasıl doğdu?

Fransa, Almanya, Ukrayna ve Rusya liderleri krize son vermek amacıyla ilk kez 2014 yılı Haziran ayında Normandiya’da bir araya geldi. Bundan sonra dört ülkenin birlikte yaptığı bu toplantılar, “Normandiya Formatı” olarak anıldı.

Çatışmalar ve müzakereler nasıl gelişti?

Ukrayna birliklerinin 2014 yılı ağustos ayında uğradıkları ağır yenilginin ardından Kıyiv ve ayrılık yanlıları 2014 yılı eylül ayında Minsk kentinde bir ateşkes anlaşması imzaladı.

“Minsk 1” olarak bilinen anlaşma, ateşkesin AGİT tarafından denetlenmesini, yabancı savaşçıların bölgeyi terk etmesini, mahkumların değişimini, isyancıların affedilmesini ve ayrılık yanlılarının kontrol ettiği bölgeye kısmi özerklik verilmesini öngörüyordu.

Bu ateşkes anlaşması kısa sürede çökerken, yoğun çatışmalar yeniden başladı. 2015 yılı ocak ve şubat aylarında Ukrayna birlikleri Debaltseve bölgesinde yine ağır bir yenilgiye uğradı.

Fransa ve Almanya yine arabulucu olarak devreye girdi ve 2015 yılı şubat ayında Rusya, Ukrayna ve ayrılık yanlıları arasında yeni bir barış anlaşması imzalandı.

Bu anlaşma uyarınca, ateşkes ile birlikte ağır silahların çatışma hattından geri çekilmesi ve siyasi çözümün önünün taraflarca açılması öngörüldü. Anlaşmayı Rusya ve Ukrayna’nın dışında Fransa ve Almanya’nın liderleri de imzaladı.
Minsk anlaşması hükümleri nelerdi?

“Minsk2” olarak adlandırılan anlaşma yine AGİT gözlemcilerinin ateşkesi denetlemesini, ağır silahların ve yabancı birliklerin çatışma hattından çekilmesini, mahkumların değişimini öngörüyordu.

Rusya’nın önemli bir diplomatik başarısı olarak Ukrayna’nın ayrılık yanlılarının kontrol ettiği bölgeye özel statü vermesini zorunlu kılıyordu.

Buna göre, bu bölge kendi polis gücünü kuracak, yerel savcı ve hakimleri özerk yönetim atayacaktı. Verilen taviz gereği Ukrayna ayrılık yanlıları için yine af ilan ederken, ayrılık yanlılarının liderleriyle bölgede yerel seçim düzenlenmesinin detaylarını konuşmayı kabul etmek zorunda kaldı.

Ukrayna Cumhurbaşkanı Zelenskıy

Anlaşma, Ukrayna’nın isyancıların yaşadığı bölgelerde Rusya ile ortak sınırın kontrolünü ancak AGİT tarafından denetlenen yerel seçimler yapıldıktan sonra sağlamasını şart koşuyordu.

Anlaşmada Moskova için diğer bir başarı ise çatışmalara taraf olmadığını iddia eden Rusya’ya hiç bir sorumluluk yüklenmemesiydi.

Ukrayna’da çoğu kişi ülkenin ulusal çıkarları gözardı edildiği ve ihanete uğradıkları gerekçesiyle anlaşmaya karşı çıktı.

Kamuoyunda duyulan büyük hoşnutsuzluk, anlaşmanın koşullarının yerine getirilmesini engelledi.
Moskova ve Kıyiv neden sürekli birbirlerini suçluyor?

Minsk anlaşması büyük çapta çatışmaların sona ermesini sağladı. Bununla birlikte tarafların birbirlerini suçladığı küçük çatışmalar hep süregeldi.

Taraflar ateşkes için sürekli bir araya gelse de kısa süre içinde ateşkes ihlalleri hep tekrarlandı.

Ukrayna, Rusya’yı askeri birliklerini bölgeden geri çekmemekle suçlarken, Moskova bunu yalanladı ve Ukrayna’da Batılı askeri uzmanların konuşlanmasını tartışma konusu yaptı.

Ukrayna’nın doğusuna müdahale etmediğini iddia eden Rusya, bununla birlikte bölgeye siyasi ve ticari desteğini hiç bir zaman esirgemedi. Rusya, bölgedeki 700 bin kişiye Rus vatandaşlığı verdi.

Rusya, Ukrayna, Fransa ve Almanya liderleri en son 2019 yılında Paris’te yaptıkları toplantıda Minsk anlaşmasının koşullarının yerine getirilmesi çağrısında bulundu, ancak bu konuda hiç bir zaman ilerleme sağlanamadı.
Yeni müzakerelerden bu kez ne bekleniyor?

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy, “Normandiya Formatı”nın yeniden toplanmasını önerirken,

Rusya, Kıyiv’in Minsk anlaşmasının sorumluluklarını üstlenmediği sürece bu toplantıların bir sonuç getirmeyeceğini bildirdi.

Ukrayna’nın NATO’ya girme arzusunu dile getirmesi üzerine Rusya, Ukrayna sınırına asker yığınağını artırdı.

Bölgede gerilimin artması üzerine Fransa ve Almanya müzakere sürecinin yeniden başlatılması için temaslarını hızlandırdı.

Dört ülkenin temsilcisi , 26 Ocak’ta Paris’te görüştü. Bu ülkeler, Berlin’de 10 Şubat‘ta bir kez daha bir araya gelip Minsk anlaşmasının yorumlanması konusunda uzlaşmaya varılması hedefiyle toplanılması kararını aldı.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, bu hafta Moskova ve Kıyiv’e yaptığı ziyaretlerde, Minsk anlaşmasının yorumlanması konusundaki görüş ayrılıklarını masaya yatırdı.

Macron, görüşmelerde taraflara Minsk anlaşmasının canlandırılmasının kalıcı siyasi çözüm ve barışı tesisi için tek yol olduğunu vurguladı.

Ukrayna’ya Batı’dan ne tür baskılar geliyor?

Batı ülkeleri Kıyiv’e Minsk anlaşmasına uyması çağrısını yaparken, Ukrayna’da bu anlaşmanın ulusal çıkarlara aykırı olduğunu seslendirenlerin sesi daha fazla güçlü çıkmaya başladı.

Ukrayna Ulusal Güvenlik ve Savunma Konseyi Sekreteri Oleksiy Danilov, geçen hafta, The Associated Press’e yaptığı açıklamada, anlaşmanın “bir Rus namlusu altında” imzalandığı görüşünü dile getirerek, “Minsk anlaşmasının yerine getirilmesinin ülkenin yıkımı anlamına geldiğini” söyledi.

Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmıtro Kuleba, Moskova’nın ayrılık yanlısı bölgeyi Ukrayna’ya entegre ederek, ülkenin Batı’ya daha fazla yaklaşmasının önünde bir blok oluşturmayı hedeflediği suçlamasında bulundu.

Daha diplomatik bir dili tercin eden Zelenskıy ise Minsk belgesinin hiç bir maddesini sevmediğini her fırsatta dile getirmeyi sürdürdü.

Ukrayna Haber

Ukrayna'nın, ilk Türkçe haber sitesi.

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu