Ekonomi

Türkiye’nin “gri listeye” alınması ne anlama geliyor?

Hilmi Hacaloğlu - VOA

Türkiye dün Ürdün ve Mali’yle birlikte kara para aklama ve terörizmin finansmanının engellenmesinde yetersiz kaldığı gerekçesiyle, 1989 yılında G-7 Paris Zirvesi sonrası kurulan Mali Eylem Görev Gücü (FATF) tarafından gri listeye alındı.

Merkezi Paris’te bulunan ve 39 ülkenin üye olduğu kurumun, biri kara diğeri gri olmak üzere iki listesi var.

Kara para aklama ve terörizmin finansmanı konusunda yükümlülüklerini yerine getirmeyenlerin yer aldığı “kara liste”de İran ve Kuzey Kore yer alırken Türkiye’nin bu yıl eklendiği yükümlülükleri eksik yerine getirilenlerin yer aldığı “Gri listede” Pakistan, Suriye, Arnavutluk, Myanmar, Yemen, Güney Sudan, Uganda, Senegal, Burkina Faso, Zimbabve, Nikaragua, Filipinler, Kamboçya, Haiti, Cayman Adaları ve Barbados bulunuyor.

Özarslan: “Türkiye’nin gri listeye alınması her şeyden önce ciddi bir itibar kaybı”

Uluslararası Şeffaflık Örgütü (Transparency International) Yönetim Kurulu Üyesi Oya Özarslan, FATF’in 2019 yılında yayınladığı raporda, Türkiye için yaptığı önerilerin yerine getirilmemesinin kısa ve orta vadede çok ciddi sonuçlar doğuracağını söyledi.

VOA Türkçe’nin sorularını yanıtlayan Özarslan, “Dünkü açıklamada maalesef ağır ifadeler vardır. Kara paranın aklanmasının engellenmesi konusunda, yetersiz kalındığı söylendi. BM’nin terörist gruplar arasında gösterdiği IŞİD ve El Kaide’ye yaptırım uygulaması söylendi. Türkiye’nin gri listeye alınması her şeyden önce ciddi bir itibar kaybı. Uzun yıllar başkanlığını yaptığım Uluslararası Şeffaflık Derneği olarak biz, Türkiye’nin kara para aklamada şüpheli gruplarla ilişkisini gözden geçirmesini söylüyorduk. Burada El Kaide ve IŞİD gibi terörist grupların, terörizmin finansmanına yönelik faaliyetlerinin, yeterince takip edilmediği söyleniyor. Biz bundan 10-12 yıl önce, Avrupa Birliği’ne üye olma hedefinde bir ülkeydik. Hala da aday ülkeyiz. Ama bu tablo, gerçekten Türkiye için çok ağır bir tablo” dedi.

“Yalnız hükümet için değil belediyeler ve özel sektör için de kredi bulmak daha maliyetli ve daha zorlu olacak”

Dünyanın 100 ülkesinde faaliyet gösteren Uluslararası Şeffaflık Örgütü’nün yönetim kurulu üyesi Özarslan, bu listeye girmek kadar çıkmanın da zor olduğunu söylerken, bu durumun ekonomik boyutları olabileceğinin de altını çiziyor.

Oya Özarslan, “Şimdi herkesin kafasında ‘bu işin sonucu ne olacak?’ sorusu var. İtibar kaybı ve AB üyelik hedefinden ne kadar uzaklaşmış olduğumuzu bir kenara bırakalım, bu gri liste, bambaşka bir lig. Türkiye artık Güney Sudan’la, Myanmar’la aynı listede. Bir yanda diktatörlükler, diğer yanda kara para cenneti ülkeler. Pakistan bu listeye 2008’de girdi. FATF, Pakistan’dan 34 başlığı tamamlamasını istedi, 30 başlıkta ilerleme sağlandı. Ama El Kaide’yle ilişkisi bilinen Pakistan, gri listeden çıkabilmiş değil. Bu durumun, Pakistan’a maliyetinin 34 milyar dolar olduğu hesaplanıyor. Ekonomik yaptırımlar olabiliyor, ekonomik boykotlar olabiliyor. En hafifinden, uluslararası kredi bulmak bile artık daha zorlaşacak. Yalnız hükümet için değil, belediyeler ve özel sektör için de kredi bulmak daha maliyetli ve daha zorlu olacak. Milyonlarca insan bu yeni durumdan etkilenecek” dedi.

İçişleri Bakanı Soylu, Türkiye’nin Demirtaş ve Kavala’yı serbest bırakmadığı için gri listeye alındığını öne sürdü

Hükümetin MASAK’ı yeniden yapılandırdığını, terörizmin finansmanının engellenmesi için yasa çıkardığını, ulusal strateji belgesini yürürlüğe soktuğunu, kolluk görevlilerini terörün finansmanını engellemek için eğittiğini, terörün finansmanını engellemek için kolluklarda birimler kurduğunu belirten Soylu, Selahattin Demirtaş ve Osman Kavala serbest bırakılmadığı için Türkiye’nin cezalandırıldığını savundu.

İçişleri Bakanı, “Terörizmin finansmanın engellenmesi için en çok maliyet ve bedel ödeyen ülke biziz. Avrupa’nın göbeğinde PKK, 2,5 milyar dolarlık uyuşturucu organizasyonu yapıyor. Bunlar bizim belgelerimizde değil Avrupa’nın belgelerinde var. Teröre yön veren Avrupa’dır, batıdır. Ama suçladıkları Türkiye. Bu kadar yüzsüzlük olur. Uyuşturucu gelirlerini nasıl aklıyorlar. Suriye’de teröre bulaşmış binlerce insanı uçaklara koyduk, Avrupa’nın merkezine gönderdik. Bunlar bizim değil, sizin vatandaşlarınız. Türkiye’de 365 şahıs ve 12 kuruluşun, terörle ilgisi nedeniyle mal varlıkları donduruldu. Bir eksiğimiz vardı. Osman Kavala’yı serbest bırakmadık, Demirtaş’ı bırakmadık. Onların PKK’sına, PYD’sine Suriye’de fırsat tanımadık. Bir de LGBTİ’yi, yapımızı bozmasın diye engelledik. Her türlü sapkınlığın içerisinde oluyorsunuz. Biz ona girmek zorunda değiliz. Biz Müslüman milletiz. Yıllardır bu milletin değerlerini yozlaştırmaya çalışıyorsunuz. Yapamadınız şimdi bedel ödetmeye çalışıyorsunuz” dedi.

Bu kararı alkışladığı gerekçesiyle muhalefet partilerini de eleştiren Soylu, Türkiye’nin gri listeye alınmasının siyasi bir karar olduğunu söyledi.

 

Ukrayna Haber

Ukrayna'nın, ilk Türkçe haber sitesi.

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu