Foto GaleriGündem

GÜNCELLENDİ – Ukrayna İstihbarat Teşkilatı başkanı Bakanov, Kıyiv Büyükelçisi Güldere’yi kabul etti

Ukrayna İstihbarat Teşkilatı (SSU) Başkanı İvan Bakanov, Türkiye Cumhuriyeti Kıyiv Büyükelçisi Yağmur Ahmet Güldere’yi kabul etti.

Ukrayna Güvenlik Servisi (SBU) Başkanı İvan Bakanov ve Türkiye Büyükelçisi Kıyiv Büyükelçisi Yağmur Ahmet Güldere ile güvenlik alanındaki ülkeler arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesi konularını ele aldı.

Ukrayna ve Türkiye’nin güvenlik sektörü ajanslarının uluslararası terörizmle mücadelede etkileşimlerini değerlendiren taraflar, devletler arasındaki ikili ilişkilerin geliştirilmesindeki olumlu dinamikleri ayrı ayrı ele almış ve ülkelerin karşılaştığı çağdaş zorluk ve tehditlere ilişkin ortak bir vizyon ifade ettiler.

İvan Bakanov
Ahmet Yağmur Güldere

BAKAN GÜL, BUGÜN BOZKIR KONUSUNDA AÇIKLAMA YAPTI

Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu suikastıyla bağlantısı olduğu öğrenilen şüphelinin Ukrayna’da yakalanmasına ilgili açıklamada bulundu.

Suikastle ilgili Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının başlatmış olduğu soruşturma neticesinde son zamanlarda bazı gelişmeler yaşandığını aktaran Gül, iade talebini yinelediklerini kaydetti.

Bakan Gül, “Bu cinayetin zanlısı olarak tespit edilen Nuri Gökhan Bozkır hakkında Kırmızı Bülten talebi çıkartıldı. Bunun üzerine, adı geçen zanlı Ukrayna’da tutuklanmıştır. Tutuklanması üzerine derhal iade talepnamesi bakanlığımızca Ukrayna makamlarına iletilmiştir ve ülkemize iade edilerek yargı önüne çıkartılması için tüm bu çabalar yapılmıştır. Başta Sayın Cumhurbaşkanımız, Ukrayna Devlet Başkanı düzeyinde konuyu yakinen takip etmektedir.” bilgisini verdi.

Önceki gün Ukrayna Adalet Bakanıyla, bugün de Ukrayna Başsavcısıyla bu konuyla ilgili bir görüşme yaptığını aktaran Gül, şunları kaydetti:

“Zanlının Türkiye’ye iadesi hususundaki hassasiyetimizi, talebimizi yineledik. Bu kişinin Türkiye’ye iadesi konusunda her türlü tedbirin alınması ve kaçmadan Ukrayna yetkili mercileri tarafından gecikmeksizin Türk yargısına teslim edilmesi hususunda taleplerimizi yineledik. Tüm kurumlarımız, ilgili bakanlıklarımız bu konuda muhataplarıyla görüşmelerini yapmaktadırlar. Bu konunun aydınlatılması hepimizin ortak dileğidir. Elbette soruşturmayı bağımsız yargı sürdürecektir ancak biz bu konuda her türlü hassasiyeti, yakından takibimizi sürdüreceğiz.”

TÜRKİYE, NEDEN ESKİ ÖZEL KUVVETÇİ NURİ GÖKHAN BOZKIR’I İSTİYOR?
İsmi ; IŞİD, silah taşıyan tırlar, Ergenekon, Ankara katliamı ve Sauna Çetesi gibi birçok karanlık hadisede geçen, eski özel kuvvetçi Nuri Gökhan Bozkır’ı, Türkiye neden istiyor.
Derin devletin sırlarına vakıf Özel Kuvvetler Komutanlığı’nda yüzbaşı rütbesiyle görev yaptığı sırada Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK)’nden ihraç edilen Nuri Gökhan Bozkır, temmuz ayında Ukrayna’nın başkenti Kıyiv’in merkezinde bir Türk restoranına Ukrayna güvenlik güçlerince düzenlenen özel operasyonda gözaltına alındı.
Konuyu UkraynaHaber.com’a değerlendiren uzmanlar Bozkır’ın konuşması halinde derin devletin Türkiye’deki faaliyetleri deşifre olacağı için Türkiye’de bu karanlık işlerin içerisindekiler endişeli ve susturmak için iadesi isteniyor.
Ankara Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu cinayetine ilişkin soruşturmada yeni ayrıntılar ortaya çıkmıştı. 17 yıldır faili meçhul olan cinayete ilişkin soruşturmada savcılık, 2002 yılında tüm Türkiye’nin sinyal bilgilerini mahkeme kararıyla incelemeye aldı. İstihbarat Daire Başkanlığı’nın yaptığı çalışma sonucunda, Ukrayna’dan iadesi istenen eski Özel Kuvvetler mensubu yüzbaşı Nuri Gökhan Bozkır’ın izine ulaşıldı. Şüphelinin, cinayet günü Hablemitoğlu’nun evine yakın bir bölgede konuşma yaptığı belirlendi. Hakkında arama kararı çıkartılan Bozkır, Kıyiv’de yakalandı. Mahkeme süreci devam ediyor. Mahkeme süreci hakkında avukatlar basına bilgi vermiyor.


NURİ GÖKHAN BOZKIR’IN HADİSESİ ÇOK “DERİN”
Adem Yavuz Arslan’ın yazdıklarına göre;
Ankara polisi 2005 yılının son günlerinde bir şantaj ihbarı aldı.
İddiaya göre aralarında asker ve polislerin olduğu bir çete, başkentin bilinen saunalarından birini gasp edip buraya yerleştirdikleri gizli kameralarla siyasetçi ve bürokratlara şantaj yapıyordu.
İddialara göre çetenin lideri Kasım Zengin’di ve üyeleri arasında Emniyet Genel Müdür vekili Ertuğrul Çakır, Özel Kuvvetler Komutanlığı’ndan ihraç edilen Yüzbaşı Nuri Gökhan Bozkır ile İbrahim Tatlıses´in de bulunduğu 18 kişi vardı.
Operasyon kapsamında mühimmat, ‘Kırmızı Kitap’ olarak bilinen ‘Siyaset Belgesi’ ve siyasilere şantaj için hazırlanmış kasetler bulunmuştu. Operasyon basit bir şantaj ihbarı üzerine başlamıştı fakat soruşturma safhasında ‘yeni Susurluk’ olarak adlandırıldı.
Zira sanıklar arasında askerler, polisler, ünlü simalar ve yeraltı dünyasından isimler vardı. Üstelik ele geçirilen belgeler ve bilgiler arasında daha sonra Genelkurmay Başkanlığı’nın olaya dahil olmasına neden olacak ‘çok gizli’ kozmik bilgiler vardı.
Çete lideri olan Kasım Zengin’de sahte MİT kimliği ve içlerinde siyasetçilere mahrem bilgiler, önemli avmlere dair keşif notları, krokiler ve askeri bilgilerin olduğu cd’ler ele geçirildi. Soruşturma derinleştirildikçe patlayıcılara ve suikast eğitimlerine dair ipuçları yakalandı.
İbrahim Tatlıses mahkeme ifadesinde “Zengin ve adamlarını ‘devlet görevlisi’ olarak tanıdığını” anlatmıştı.
Araştırma derinleştirildikçe görüldü ki ‘Saunanın bir ucu devlete çıkıyor’.
Kasım Zengin askerlik sırasında Özel Kuvvetler’ce devşirilmiş bir ‘siyah personel’di. İddianame eklerinde bu grubun yaptığı şantajlar ve tuzaklara dair kayıtlar da vardı.
Özetle ‘yeni Susurluk’ benzetmesi boşuna değildi.
Ancak 17 Aralık 2013 yolsuzluk operasyonu sonrası Erdoğan’ın müdahalesi ile dosya ‘FETÖ çuvalı’na atılarak kapatıldı ve tüm sanıklar beraat etti.

TÜM YOLLAR ÖZEL KUVVETLERE ÇIKTI
Sauna Çetesi ile birlikte Atabeyler ve Ergenekon Operasyonları sırasında yakalanan emekli ya da muvazzaf birçok asker ÖKK personeli çıktı. Çeşitli rütbelerdeki bu isimlerle birlikte çok sayıda patlayıcı madde ve silahlarla kaos oluşturmaya yönelik planlar, krokiler, fişleme dosyaları ve şantaj görüntüleri ele geçirilmişti.
Türkiye tarihinde ilk kez ‘derin devlet’ ile yüzleşme, hesap sorma fırsatını yakalamışken Erdoğan’ın müdahaleleri ile tüm dosyalar kapatıldı. Ancak adına Sauna Çetesi’nde rastladığımız ÖKK’cı yüzbaşı Nuri Gökhan Bozkır kısa süre sonra yeniden kamuoyunun gündemine geldi.
2015 yılı Eylül ayında Şanlıurfa Akçakale’de yakalanan bir TIR herkesi şok etti.
Görünürde soğan taşıyan TIR’ın içinde aslında 6.5 ton patlayıcı madde vardı. 9 şüpheli hakkında “IŞİD’e silah sağlama” iddiasıyla işlem yapıldı. Olayı daha da ilginç hale getiren iki boyutu oldu; birincisi sanıklardan birisi adını Sauna Çetesi’nden duyduğumuz TSK’dan ihraç Özel Kuvvetler’ci Nuri Gökhan Bozkır’dı. Bozkır kendini ‘ÖKK’cı binbaşı’ olarak tanıtmıştı. Patlayıcılarla birlikte bir de üsteğmen yakalanmıştı.
İkincisi patlayıcı maddeler Afyon’da bir depodan çıkmıştı ve depoda olması gereken 20 ton patlayıcının 13.5 tonu kayıptı. 6.5 tonu yakalanmıştı ama geri kalan miktardan iz yoktu. Bozkır silah ticareti işini uluslararası boyutta sürdürüyordu ve Kırgızistan’da bulunan, uluslararası düzeyde silah, patlayıcı ve bomba satışı yapan DNS Defence şirketinin sahibi gözüküyordu.
Savcılar soğanların altına saklanmış 6.5 ton patlayıcıyı yakalamıştı ama 13.5 tondan iz yoktu.

ORTAKLARI BÜLBÜL GİBİ ŞAKIYOR
Kayıp patlayıcıların akıbeti halen bilinmiyor.
Ancak net olarak bilinen bir şey var; Bozkır aktif olarak sahada. Çünkü Sauna Çetesi soruşturmasından kurtulan Bozkır bir süre sonra Suriye kırsalında ortaya çıktı. Güvenlik birimlerinin edindiği bilgiye göre Suriye’de Esad rejimine karşı savaşacak birliklerin eğitiminde görev aldı.

Konuya hakim kaynakların anlatımlarına göre çok sayıda kimlikle dolaşıyor ve Suriye’de girişilen operasyonlarda aktif rol alıyor. Bozkır’ın Ankara’da da güçlü bağlantıları olduğu, Erdoğan rejiminin bir takım kirli operasyonlarında görev aldığı da yaygın olarak konuşulan iddialar arasında.

Görünürde Nuri Bozkır adı Sauna Çetesi’ne karıştıktan sonra YAŞ kararı ile ordudan atılmıştı. Ancak gerek Urfa’da yakalanan patlayıcı yüklü TIR ve gerekse de Suriye’deki yabancı savaşçıların eğitimi sürecinde karşımıza çıkması ihracın gerçek olup olmadığını sorgulatıyor.

Dahası henüz Sauna davasından beraat etmeden ‘devlet adına’ ziyaretler de bulunuyordu. Nitekim 2012-2013 yıllarında beraberinde ÖSÖ komutanları ile birlikte Hatay’da emniyeti ve valiliği ziyaret ettiği sır değil.
Bozkır şu anda nerede ne yapıyor bilinmiyor.

Ancak Nuri Gökhan Bozkır örneğinin ‘derin devlet’, Özel Kuvvetler ve örtülü operasyonlar kapsamında özel olarak incelenmesi şart. Dün ‘Saunacı’ olarak tanınan bir asker bugün Suriye’de ‘mücahid’ olarak karşımıza çıkabiliyor.
Bu isimler kim adına Suriye’ye patlayıcı taşıma ve savaşçıları eğitme işine giriştiler, IŞİD militanları ile içli dışlı oldular bilmiyoruz. Ama net olarak görünen bir şey var; bir dönem iş tuttukları kişiler şimdi bülbül gibi şakıyor.

İşte Meclis tutanağına geçen o konuşmalar:

LÜTFÜ TÜRKKAN (Kocaeli) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; dün tarihçi yazar, bilim adamı Necip Hablemitoğlu’nun 17’inci ölüm yıl dönümüydü. Katledilişinin üzerinden on yedi yıl geçti. Bugün Sayın Bakanı da burada bulmuşken, konuyu bir kere daha gündeme getirmek istedim. On yedi yıl çok uzun bir süre, üzerindeki sis perdesinin hâlâ aydınlatılmadığı, katilleri konusunda sis perdesinin aydınlatılmadığı uzun bir süre.

Ukrayna’da Sayın Hablemitoğlu’nun suikastını yaptığı iddia edilen bir zanlı yakalanmış. Bu zanlının Türkiye’ye getirilmesi konusunda Sayın Adalet Bakanlığımızın nasıl bir çalışması var? Bu konuda Türkiye, bu cinayet zanlısını Türkiye’ye getirebilme imkânını bulabilecek mi? Zira, toplumda gerçekten Uğur Mumcu, arkasından Necip Hablemitoğlu gibi üzerindeki sis perdeleri aralanmayan bu cinayetlerden dolayı ciddi şekilde muzdarip durumda. Bu konu hakkında girişimleri varsa, Sayın Bakandan müsait bir anda cevaplamasını arzu ediyorum.

BAŞKAN – Söz sırası, Sayın Adalet Bakanımız az önce Meclisimizin de bilgisi dahilinde bir görüşme gerçekleştirdi. Sayın Bakan, o konuyu, sanırım yaptığı görüşmeyi Meclisimize sunacak.

Buyurun Sayın Bakan.

ADALET BAKANI ABDULHAMİT GÜL – Teşekkür ediyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün de burada gündeme gelen bir konuyla ilgili ve bilgi talebi üzerine Değerli Genel Kurulu bilgilendirmek isterim. 18 Aralık 2002 tarihinde Ankara Dil Tarih Coğrafya Fakültesi öğretim görevlisi Doçent Doktor Necip Hablemitoğlu menfur bir suikast sonucu hayatını kaybetmişti. Elim bir hadise, menfur bir saldırı sonucu hayatını kaybeden Sayın Hablemitoğlu ve ailesinin acısını, biz de bu vesileyle paylaşıyoruz, dün yıl dönümüydü ve bu olayla ilgili, suikastle ilgili Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının başlatmış olduğu soruşturma neticesinde son zamanlarda bazı gelişmeler yaşandı. Ve bu cinayetin zanlısı olarak tespit edilen Nuri Gökhan Bozkır isimli şahıs hakkında kırmızı bülten talebi çıkartıldı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, yapmış olduğu soruşturma neticesinde, bu kişinin bir zanlı ve şüpheli olarak tespit etmesi üzerine kırmızı bülten talebi bakanlığımızca ilgili mercilere iletilmiş ve bu bülten yayınlanmıştı. Bunun üzerine, adı geçen zanlı Ukrayna’da tutuklanmıştır. Tutuklanması üzerine derhâl iade talepnamesi yine bakanlığımızca Ukrayna makamlarına iletilmiştir ve ülkemize iade edilerek yargı mercisi önüne çıkartılması için tüm bu çabalar yapılmıştır. Başta Sayın Cumhurbaşkanımız, Ukrayna Devlet Başkanı yetkilileri düzeyinde bu konuyu da yine yakinen takip etmektedir.

Yine önceki gün, ben, mevkidaşım Ukrayna Adalet Bakanıyla bir görüşme yaptım ve az önce de Genel Kurulun müsaadesiyle, önceden randevulaştığımız Ukrayna Başsavcısıyla bu konuyla ilgili yine bir görüşme yaptık. Bu konuda -Türkiye kamuoyu- adaletin tecellisi anlamında, zanlının ülkemiz yargı mercilerine teslimi konusunda, Türkiye’ye iadesi hususundaki hassasiyetimizi, talebimizi bir kez daha yüz yüze şifahen ifade etmek istediğimizi ve bu konuda talebimizi ifade ettik, yineledik.

Daha önce hem resmî yazışmalar hem bu konudaki iadeye ilişkin ve bu konunun Türkiye açısından önemi, bir canın, bir akademisyenin, bir insanın hayatının söz konusu olduğu bu süreçte iadenin önemine ilişkin daha önce mektupla da talepte bulunmuştuk. Görüşmeleri de tekrar yaptık. Bu kişinin Türkiye’ye iadesi konusunda her türlü tedbirin alınması ve yine kaçmadan Ukrayna yetkili mercileri tarafından gecikmeksizin Türk yargısına teslim edilmesi hususunda taleplerimizi yineledik. Tüm kurumlarımız, tüm ilgili bakanlıklarımız bu konuda muhataplarıyla da görüşmelerini yapmaktadırlar. Özellikle bir faili meçhul anlamında tespit edilemeyen başlıklardan, suikastlardan birisidir. Bu konunun da aydınlatılması hepimizin ortak dileğidir. Bizler idare olarak, yürütme olarak, bu konuyu sonuna kadar takibimizi sürdüreceğiz ve elbette soruşturmayı bağımsız Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ve neticesinde zanlının da iadesiyle birlikte yargı sürecini bağımsız yargı sürdürecektir ancak biz bu konuda her türlü hassasiyeti, yakından takibimizi sürdüreceğiz.

Genel Kurulu saygıyla bilgilendiriyorum. (AK PARTİ, CHP, MHP ve İYİ PARTİ sıralarından alkışlar)

Etiketler
Daha Fazla Göster

Ukrayna Haber

Ukrayna'nın, ilk Türkçe haber sitesi.

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu

Ukrayna Haber

Telegram'da takip edebilirsiniz.

KANALI TAKİP ET
KAPAT
Kapalı