Ekonomi

Almanya’nın 124 bin bilişim uzmanına ihtiyacı var

Bilişim sektöründe faaliyet gösteren 2 bin 700 üyesi bulunan ve Almanya’nın dijital meslek birliği olarak tanınan Bitkom, 28 Kasım 2019 tarihinde oldukça ilginç bir araştırmanın sonuçlarını kamuoyu ile paylaştı.

Bitkom Research’ün 856 genel müdür veya personel şefi ile görüşmek suretiyle gerçekleştirdiği araştırmanın sonuçlarına göre Almanya’da bilişim (Information Technology) uzmanı açığı rekor seviyeye ulaşmış durumda. Hâlihazırda 124 bin bilişim kadrosunun boş kaldığı Almanya’da uygun aday bulunamadığı için doldurulmayan kadro sayısı bir yıl içinde yüzde 51 artarak 82 binden 124 bine yükselmiş.

Bu rakamın 2017 yılında 55 bin civarında olduğu göz önüne alınacak olursa sorunun ciddiyeti daha da iyi anlaşılıyor. İşin en vahim tarafı şu ki açık sadece bilişim sektöründe değil, araştırma kapsamı dışında tutulan tarım ve kamusal hizmet haricindeki tüm iş kollarında kendini belli ediyor.

Araştırmaya katılanların yüzde 83’ü bilişim uzmanı açığının önemli bir istihdam sorunu olduğu hususunda mutabık olurken, yüzde 65’i açığın gelecek yıllarda daha da büyüyeceğini tahmin ediyor.

Alman ekonomisi için büyük tehdit

Bitkom Başkanı Achim Berg ‘Bilişim uzmanlarına duyulan ihtiyaç çoktandır sadece sektör dâhilinde değil; ekonomi, yönetim ve bilim alanları ile resmî kurumlarda kendini hissettiriyor’ derken ‘dijitalleşmenin hız kazanması ile birlikte bilişim uzmanlarına duyulan gereksinimin daha da artacağı’ öngörüsünde bulunuyor. ‘Doldurulamayan her bir kadronun ciro kaybına neden olduğunu’ belirten Berg, söz konusu eleman açığının ‘şirketlerin inovasyon kapasitesini olumsuz etkilediğini, dijital dönüşümü frenlediğini’ ifade ederken şu uyarıda bulunuyor: Bilişim (IT) uzmanı açığı ekonomimizin rekabet yeteneğini tehdit ediyor.

Almanya’nın bu duruma gelmesinden yanlış eğitim politikalarını sorumlu tutan Bitkom, çözüm olarak ‘bilişimin okul müfredat programlarına ağırlıklı olarak eklenmesi, üniversitedeki enformatik bölümlerinin özendirilmesi, mesleki eğitimin güçlendirilmesi, iş hukukunun sektörün koşullarına göre yeniden düzenlenmesi’ gibi bir dizi öneride bulunuyor.

Sorunun kaynağı yanlış politikalar

Şimdi Bitkom’un özverili bir araştırma sayesinde eriştiği bu bulguları bir tarafa bırakarak 2000 yılına geri gidelim. 1998-2005 arası Almanya’yı yöneten Sosyal Demokrat-Yeşiller koalisyonu nitelikli bilişim uzmanlarını Alman ekonomisine kazandırmak için “Green-Card” uygulamasını ilk gündeme getirdiğinde, Hristiyan-Demokrat politikacı Jürgen Rüttgers (CDU) buna şiddetle karşı çıkmış ve Kinder statt Inder” sloganıyla hafızalara kazınan bir kampanya başlatmıştı. O günlerde Hindistan’dan Almanya’ya geleceği varsayılan bilişim uzmanlarına karşı çıkan Jürgen Rüttgers gerekçe olarak da ‘sadece 30 bin bilgisayar uzmanının değil, aileleri ile birlikte toplam 150 bin insanın Almanya’ya geleceğini, entegre olmayan Müslümanlar göz önüne alındığında bunun sorumsuzca olacağını’ ileri sürmüştü.

Aradan geçen yirmi yıl içinde köprünün altından çok sular aktı. Jürgen Rüttgers’in üyesi olduğu CDU, parti tabanındaki aksi eğilime rağmen Şansölye Angela Merkel’in ılımlı ve sağduyulu yaklaşımı sayesinde hem ‘İslam’nın Almanya’ya ait olduğunu’ hem de ‘Almanya’nın bir göç ülkesi olduğu gerçeğini’ kabul etti. Gel gör ki 20 yıl önce ülkenin geleceğine dar bir açıdan bakan bazı siyasiler dünyanın en güçlü ekonomilerinden biri olan Almanya’yı dijital dönüşümde, bilişim alanında geri bıraktı.

İş dünyasının uyarı ve beklentilerini zamanında dikkate almayan Almanya nitelikli, yabancı uzmanları ülkeye çekemezken; kendi genç yeteneklerini motive edecek bir ivmeyi de yakalayamadı. Kısacası vaktiyle Jürgen Rüttgers’in istemediği ‘Hintliler’ akın akın Almanya’ya gelmediği gibi, ülke kendi çocuklarına da gerekli olanakları sunamadı.

Kaynak: Panorama

Etiketler
Daha Fazla Göster

Ukrayna Haber

Ukrayna'nın, ilk Türkçe haber sitesi.

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu
Kapalı