Türkiye

Perinçek, Abdullah Gül’den ABD ile yapılan “gizli” anlaşmayı açıklamasını istedi

Yeni parti çalışmalarını ve Abdullah Gül’ün siyaset sahnesine çıkmasından rahatsız olan AKP’li Erdoğan’ın müttefiki Perinçek, Gül’ün 2003 yılında dönemin ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell ile yaptığı 2 sayfa 9 maddelik gizli anlaşmayı gündeme getirdi.

AKP’li TC Reisi Recep T. Erdoğan’ın müttefiki, Vatan Partisi Genel Başkanı Dr. Doğu Perinçek, siyaset sahnesine yeniden çıkmaya hazırlanan 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün dışişleri bakanı olduğu dönemde, eski ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell ile yaptığı gizli anlaşmayı açıklamasını istedi.

Perinçek, CNN Türk ekranlarında Hakan Çelik’in sorularını yanıtladı. Yeni parti çalışmalarına değinen Perinçek, “Ak Parti’deki mücadele Türkiye’nin bağımsızlığına yönelen Tayyip Erdoğan’la BOP kalıntıları arasındaki mücadele. Ak Parti Asya’ya yönelince Ak Parti’nin bölünme süreci başlatıldı. Abdullah Gül, Ali Babacan, Ahmet Davutoğlu ayrılınca Ak Parti temizlenmiş olur. İyi kullanılırsa bu Ak Parti için bir şans” dedi.

İKİ SAYFA 9 MADDE
Abdullah Gül’ün siyaset sahnesine çıkmaya hazırlanması ile de Gül’ün 2003 yılında dönemin ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell ile yaptığı 2 sayfa 9 maddelik gizli anlaşmayı gündeme getiren Perinçek “Abdullah Gül siyaset meydanına çıkmadan önce Türk Milleti’ne bu anlaşmayı açıklamalı” ifadelerini kullandı. Abdullah Gül, 1 Mart Tezkeresi’nin Meclis’te reddedilmesinin ardından Powell ile yaptığı anlaşmayı, 2003 yılında Vatan Gazetesi’nden Sedat Sertoğlu’na verdiği röportajda itiraf etmişti.

ERKEN SEÇİM 2020 YILI SONBAHARINDA
“Türkiye çok ciddi bir ekonomik kriz içinde” diyen Perinçek, Ak Parti’nin bu krize karşı ciddi bir programı olmadığını belirtti ve “Ak Parti’nin tek başına iktidar dönemi geride kaldı. Bu şekilde devam edilirse 2020 yılı sonbaharında erken seçim görünüyor” dedi.
Perinçek’in Hakan Çelik’in sorularına verdiği yanıtlar özetle şöyle:

SURİYE’DE ÇÖZÜM
“Çözüm kapıya dayandı. Çözmek o kadar kolay ki. Bizim 4 maddelik bir programımız var. Bu plan yürürlüğe de girdi. Şu şekilde: Türkiye, Tayyip Erdoğan yönetiminin bugüne kadar koruduğu silahlı grupların silah bırakmasını sağlayacak. Suriye af çıkartacak. Türkiye, Suriye ile birlikte PKK’yı, YPG’yi, IŞİD’i oradan temizleyecekler. Göçmenler evlerine dönecek. Güvenli bölgeye dönecek demiyorum. Herkes dükkanına, evine dönecek. Ve oluşturulan bir ittifak, yani Türkiye, Suriye, İran, Irak, Rusya Fırat’ın doğusundan da oradan yabancıların gitmesini, Amerika’nın bavullarını toplayıp evine dönmesini sağlayacak gücü yaratacak. Bunlar olmaya başladı. Suriye genel af çıkardı. Arkasından Suriye Dışişleri Bakanı Velid Muallim BM’ye 15 Eylül’de bir mektup yolladı. Ve dedi ki, ‘SDG, YPG, PYD Amerika ve İsrail’in kuvvetleridir, teröristtir, Suriye bunları temizleyecek.’ Türkiye daha ne istiyor. Altın tepsi içinde Tayyip Erdoğan yönetimine Suriye’de çözüm sunulmuş bulunuyor.


Gül, Powell ile yaptığı anlaşmayı, 2003 yılında Vatan Gazetesi’nden Sedat Sertoğlu’na verdiği röportajda itiraf etmişti.

BARIŞ KORİDORU BÜYÜK HATA
Maalesef hükümet ‘barış koridoru’ ile çok büyük bir hata yapıyor. Daha pratik bir çözüm var. Türkiye Suriye ile işbirliği yapar PKK’yı bitirir. Siz güvenli bölge ile PKK’yı biraz aşağı tarafa attığınız zaman, bu sefer de güvenli bölgeyi tehdit edecek. Birinci soru: Güvenli bölgede hangi devletin egemenliği olacak? İkinci soru: Güvenli bölgeye hangi devletin silahlı gücü egemen olacak? Üçüncü soru: Hangi hukuk? Türkiye’nin hukuku mu, Suriye’nin hukuku mu? Sözleşmeler, ticaret, medeni hukuk, borçlar hukuku… hangi hukuk geçerli olacak? Geçici olarak da çözmek zorundasınız. Orada ticaret devam edecek, evlenmeler olacak, suçlar işlenecek… Hangi mahkeme olacak? Bu bir barış koridoru değil, çıkmaz sokak. Uluslararası planda kabulü mümkün değil. Burada Suriye’nin toprak bütünlüğünü yok ediyoruz. ‘Geçici olacak’ deniliyor, niye geçici olsun, Suriye devleti gelsin kendi vatanını birleştirsin. Bunu ne Rusya, ne İran, ne de Arap ülkeleri kabul eder. ‘Geçici’ diyoruz ama ne zaman orayı Suriye’ye vereceğiz, vereceksek niye şimdiden vermiyoruz? Ben burada bir ‘barış koridoru kuracağım’ dediğin zaman geçici de olsa bir işgaldir. Geçici olmasının da garantisi yok. Terörü ortadan kaldıralım Suriye ile birlikte.

CHP’NİN SURİYE KONFERANSI
CHP konferansı bir facia. Baştan sona bir PKK övgüsü. Konuşmacı diye Amerika’dan bir hanımefendiyi getirmişler. ‘PKK’nın avukatı’ mı diyelim, ‘reklam müdürü mü’ diyelim, ‘SDG’nin halkla ilişkiler sorumlusu mu’ diyelim. Bütün konferansta baştan sona PKK reklamı yaptı. Eski CHP Genel Başkanı Hikmet Çetin çıktı. ‘Beşar Esad diktatör, yıkılmalı’ dedi. Doğrudan Türkiye, Suriye arasındaki yakınlaşmayı dinamitleyen bir konferans yaptı CHP.

ATATÜRK’LE İLGİSİ KALMADI
CHP Amerika’nın projeleri içinde, PKK’yı koruyor, HDP’yi koruyor. Kayyumlara karşı çıkıyor. Hendekler gömüldüğü zaman ‘durun’ diyor. Fırat Kalkanı olduğu zaman ‘girmeyin’ diyor. Atatürk’le ilgisi kalmadı. Dersim olayında Atatürk’e ‘katil’ diyen, ‘1930’lara hiçbir şekilde kefil olmayacağını’ söyleyen bir CHP’nin Atatürk’le ne ilgisi var? CHP tabanı bunu anlamalı.

NATO, TÜRKİYE’DEKİ MEVZİLERİNİ KAYBEDİYOR
Amerika’nın Gladyo’sunu Türk ordusu, polisi 15-16 Temmuz’da yerle bir etti. Kontrgerilla’sı, Gladyo’su, NATO’su Türkiye’deki mevzilerini kaybediyorlar. Türkiye Amerika’ya direnen bir çizgiye girdi. Amerika da buna karşı Tayyip Erdoğan’ı, MHP’yi ve Vatan Partisi’ni devamlı suçluyor, psikolojik savaş yürütüyor. Türkiye’de Amerika’nın kurduğu sistem çöküyor.

İŞTE O ANLAŞMANIN MADDELERİ
Abdullah Gül’ün Dışişleri Bakanı olduğu dönemde imzalanan gizli anlaşmanın içeriğini Doğu Perinçek, 13 Temmuz 2003 günü bir basın toplantısı yaparak kamuoyuna duyurmuştu:
-Türk askeri Irak’ın kuzeyinden dört ay içinde çekilecek.
-Sınır harekâtlarına son verilecek.
-PKK’ya karşı Türkiye içinde yapılacak askerî harekâtlar öncesinde, ABD askerî makamlarına haber ve bilgi verilecek, izin alınacak. Aksi halde Türkiye’ye ambargo ve askerî yaptırım uygulanabilecek.
– ABD’nin İran ve Ortadoğu harekâtlarına aktif destek verilecek. Türk Ordusunun asker ve silah gücü indirilecek.
– Irak’ın kuzeyinde ilan edilecek olan sözde “Kürdistan” devleti, Türkiye tarafından resmen tanınacak. PKK yasallaştırılacak.
-Türkiye’de belediyelerin özerkleştirilmesinden sonra dört yıl içinde aşamalı olarak federasyona geçilecek.
-Kıbrıs’ta, Denktaş “Arafat modeli” uygulanarak devredışı bırakılacak ve Annan Planı küçük değişikliklerle uygulanacak.
-Ege kıta sahanlığı konusunda Türkiye, Yunan doktrinine daha esnek davranacak, Türk jetlerinin uçuş alanı daraltılacak.
-Türkiye’nin Ermenistan ile ilişkileri iyileştirilecek, sınır ticaretinde Ermeniler lehine düzenlemeler yapılacak.

Kaynak: Aydınlık

Etiketler
Daha Fazla Göster

Ukrayna Haber

Ukrayna'nın, ilk Türkçe haber sitesi.

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu
Kapalı