Haberler

[ÖZEL] “AKP, Ukrayna’da PKK’ya yakın mafya ile suikast işleyecek”

Fethullah Gülen’e ve Hizmet Hareketi mensuplarına yönelik MİT, derin gruplar ve mafya eliyle suikast hazırlıklarına ilişkin iddialar netleşiyor.

Twitter’da yaklaşık 50 bin takipçisi olan fenomen Taner Özsoy, AKP’li vekillerin yurtdışında muhalif gurbetçileri fişleyerek katledilmeleri için çalışma yaptıklarını açıkladı.

İktidara yakın kaynaklardan edindiği bilgileri paylaşan, Taner Özsoy, özellikle Ukrayna’da mafya usulü ile katliam yapacakları iddiası sonrasında hesabına iktidara yakın hacker tarafından ele geçirilmesi dikkat çekti.

Taner Özsoy ismini kullanan kişinin @gidinbasimdan hesabından 3 gün önce; “Cemaat mensupları, Ak vekillerin ülke ülke dolaşıp gurbetçilerin fişleme raporu aldığını ve sizleri öldürmeyi düşündüğünü biliyor mu?” ve “Ukrayna’da ise PKK’ya yakın bir mafya ile anlaşma yolundan. Katliam için. sorun değil ya, özür dileyince geçiyormuş.” iddialarını paylaşmıştı.

İKTİDAR SON İKİ PAYLAŞIMDAN MI KORKTU?
Daha değişik istihbarat bilgileri vermeye hazırlanan hesap dün Erdoğan Rejimine yakın bir gurup tarafından ele geçirildi. Taner Özsoy’un profil resmi yerine Reisicumhur R. T. Erdoğan’ın resmi konulan hesaptaki son twit ise, “Bu hesaba Türk Milleti adına el konuşmuştur.” oldu. Bu söylem ise son dönemde muhalif şirketlere, Hizmet Hareketi gönüllülerinin mallarına el koyan iktidarın yaklaşımını hatırlattı.

Taner Özsoy isimli kullanıcı son paylaşımlarda bazı iktidardaki bazı kişilerin Direkt Mesajlarına atıfta bulunmuştu.

MİT VE TÜRK MAFYASI DA DEVREDE
15 Temmuz’dan önce başlayan ve tuzaklanmış darbe teşebbüsü ile daha da hızlandırılan yurt dışı operasyonları için Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT)’in yanı sıra Türk mafyası da devrede.

17-25 Aralık’ta suçüstü yakalanan ve Türkiye tarihinin en büyük yolsuzluk ve rüşvet suçuna bulaşan iktidar sahipleri ilk iş olarak mafya ile anlaşmayı tercih etti. Ergenekon sanıkları tek tek serbest bırakılarak yeniden faili meçhul cinayetlerin yolunu açanlar, Türkiye’deki bazı mafya liderlerini hapishaneden çıkardı. Bazılarına da hapisten çıkarma sözü verdi.

“OLUK OLUK KANLARI AKACAK”
Erdoğan’ın ellerine kapanarak özgürlüğüne kavuşan ‘mafya babası’ Sedat Peker, Erdoğan’ın doğduğu Rize şehrinin meydanlarında, “Oluk oluk kanları akacak” demiş ve muhalifleri tehdit etmişti.


 

Otobüs işletmeleri yaparken pervasızca adam öldüren ve mahkemece mahkûm edilmesine rağmen Galip Öztürk’ün serbest bırakılması ve ülkeye dönüşünün de önü açıldı. Öztürk’e ‘Cemaat aleyhine şahitlik yapma’ karşılığında serbest bırakılma sözü verildiği belirtildi. Cinayet davasından paçayı sıyıran Gürcistan’dan, Türkiye’ye giriş yapan Öztürk de kendisine verilecek emirleri bekliyor.

HEPSİ BULUNMUŞ OLDUKLARI ÜLKELERDE TOPRAĞA GÖMÜLÜR”
Çok sayıda cinayet ve suç örgütü yönetmek nedeniyle cezaevinde bulunan Mafya Lideri Alaattin Çakıcı’nın, Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’a yazdığı mektupla yurtdışında Fethullah Gülen ve Hizmet Hareketi gönüllülerine suikast düzenleyebileceğini ilan etti.

Alaattin Çakıcı, Fethullah Gülen için Amerika’dan talepte bulunulmamasını isteyerek, Gülen ve diğer hareket mensupları için yaptırmayı planladığı suikastla ilgili “Bu aziz milletin içerisinde öyle fedailer var ki Feto’yu belki bu ülkeye getiremezler ama onu Pensilvanya’da toprağa gömerler. Kendileri de bu kutlu dava için orada seve seve ölürler. Dünyanın neresinde üst düzey ‘FETO’ üyesi var olursa olsun istenildikten sonra hepsi bulunmuş oldukları ülkelerde toprağa gömülür. Millete hizmetin mükafatı devlet katında değil Allah katındadır” dedi.

ARANAN SUİKASTÇİ
Çakıcı’nın Gülen’e suikast için gönüllü olması ve Adalet Bakanı’na doğrudan mektup yazacak cesaretinin kaynağı ise yandaş medyanın diğer kalemlerinin yaptığı açık suikast çağrıları.

 

 

AKP yanlısı medyanın etkin kalemlerinden Fatih Tezcan, devletin Gülen’e suikast düzenleyecek “bir kişi” hazırladığını belirtmiş, ve “Bunu hasetten söylemiyorum net olarak söylüyorum, Fethullah Gülen denen kişi öldürülecektir” demişti.

MİT’E YURTDIŞINDA SUİKAST YETKİSİ
Vatan Gazetesi ise MİT’e yurt dışında suikast yetkisi verildiğini ve bu yetkinin Cemaatle mücadelede kullanılabileceğini haberleştirmişti.

15 Temmuz darbe girişiminden sonra Avrupa ülkelerindeki faaliyetleri tartışılmaya başlanan Milli İstihbarat Teşkilatı’nın (MİT) ölüm ve suikast yetkisiyle hareket edeceği, ülkeden firar eden askerlerin peşinde olduğu ileri sürüldü.

Yunan Proto Thema gazetesi eski CIA ajanlarına dayanarak verdiği haberde MİT’in, kaçak askerleri FETÖ’cü diye dünyanın dört bir yanında yakalamak için suikast emri verildi. MİT’in de 1972 Münih Olimpiyatları’nda öldürülen İsrailli atletlerin intikamını almak için başlattığı Gideon’un Kılıcı operasyonu benzeri bir operasyona başladığını yazdı.

SUİKAST İZNİ MEVCUT
Yunan gazetesine göre, benzer bir operasyon için düğmeye basan MİT, ajanlarını Avrupa ve dünyanın dört yanına gizli kimliklerle gönderdi. Bu kişilere, firari FETÖ’cü askerleri bulup kaçırma ve gerekirse öldürme yetkisi verildi.

İddiaya göre, MİT ekipleri otonom olarak hareket edecek, emirleri yerine getirme yetkileri olacak. Tespit edilmemek için birbirleriyle temas kurmaları da yasak. Hedef tespit edildiğinde Türkiye’ye transferi mümkün değilse hedef kişilere suikast düzenlenme izni verildiği ileri sürüldü.

DER SPİEGEL: PARİS CİNAYETLERİNİN ARDINDA MİT VARDI
Alman Der Spiegel dergisi, Fransa’nın başkenti Paris’te 9 Ocak 2013 tarihinde PKK üyesi Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Söylemez’in öldürülmesinde Türk istihbarat örgütünün rol aldığını ileri sürdü.

9 Ocak 2013’te Paris’te Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şöylemez’in öldürülmesinde Türk istihbarat örgütünün rol aldığı ileri sürüldü. Alman Der Spiegel dergisi, Paris’teki soruşturma kaynaklarına dayandırarak verdiği haberde cinayeti işleyen Ömer Güney’in MİT’ten destek aldığı, ancak cinayeti bağlı bulunduğu MİT’in emriyle mi yoksa kendi başına mı gerçekleştirdiğinin araştırıldığını yazmıştı.

MİT’E “STASİ” BENZETMESİ
Almanya’daki MİT muhbirleri haberi İngiliz gazetelerinde de geniş yer buldu. Times gazetesi konuyla ilgili haberinde MİT’i, eski Doğu Almanya’nın güvenlik ve istihbarat birimi Stasi’ye benzetti. Haberde “Geçen yıl Almanya’da ortaya çıkan belgeler, casus ağının Türkiye’ye pahalıya patlamadığını, birçok muhbirin sadece Erdoğan’a bağlılıkları nedeniyle gönüllü olarak çalıştığını gösteriyor” denildi. Financial Times’in haberinde ise Almanya Başbakanı Angela Merkel’in ofisinin, parlamento komitesine gerekli bilgileri vereceğini de belirtti.

MİT MALEZYA’DA ADAM KAÇIRDI!
Türk istihbaratı Malezya’da Gülen bağlantılı 3 eğitim gönüllüsünü zorla kaçırmış devlet eliyle insan kaçakçılığına imza atmıştı.

Uluslararası yalanlarıyla dikkat çeken Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ise “Biz de onların peşini bırakmayacağız ve bunun hesabını içeride ve dışarıda soracağız. Dün akşam bize (Malezya’dan) teslim edilen üç kişi de bu kapsamda teslim edilmiştir. Birçok ülkeyle bu çalışmalarımız devam ediyor.” dedi.

Kısa süre sonra hadisenin hukuki temellere dayanan bir teslim etme hadisesi olmadığı açıkça adam kaçırma vakası olduğu anlaşılmıştı.

ÇAVUŞOĞLU’NUN İTT YALANI!
Türkiye Dışişleri Bakanlığı’nın yalanla anılmasına sebep olan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, “İslam İşbirliği Teşkilatı’nın (İTT) Hizmet Hareketi’ni terörist ilan ettiğini” açıkladı ancak söz konusu toplantıda Hizmet Hareketi hatta Türkiye ile ilgili hiçbir karar alınmadığı ortaya çıktı.

AKP hükümeti, İslam İşbirliği Teşkilatı’nın (İİT) Özbekistan’ın başkentinde gerçekleşen dışişleri bakanları konseyinin 43. toplantısına Hizmet Hareketi’nin terör örgütleri listesine alınmasını öneren bir teklif sundu. Ancak daha önceden olduğu gibi Mısır Dışişleri, teklifin siyasi amaçlar taşıdığı ve kanuni sürecin devam ettiği gerekçesiyle açık bir şekilde itiraz etti.

Türk hükümeti ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, on milyonlarca dolar lobi masrafı yapmalarına rağmen Hizmet Hareketi’nin terörist bir hareket olduğunu dünyaya kabul ettirme çabaları sonuçsuz kalıyor. Türk medyası da iktidarın gerçeği yansıtmayan propagandasını sürdürmeye devam ediyor.

BAKAN ZEYBEKÇİ: “HEPSİNİ İDAM EDECEĞİZ”
Yurt içinde Hizmet Hareketi mensuplarına yönelik “toptan ölüm” ve “işkence” emri veren TC Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci,  son dönemde”17-20 bin civarındaki ihracatçımızın emrine bu ülkeyi temsil eden o imtiyazlı yeşil pasaportu vereceğiz” demesi dikkat çekti.

Yurt içinde “işkence” ve “toplu katliamı” öven Bakan Zeybekçi’nin asıl maksadının “İmtiyazlı yeşil” pasaportlar ile “yurtiçindeki sorunları yurtdışına taşımak” mı için yoksa “ekonomi” mi olduğu anlaşılamadı.

YEŞİL PASAPORTLA GELECEKLER!

İhracatçılara “yeşil pasaport” verilmesine yönelik son gelişmeleri de aktaran Zeybekci, şunları kaydetti:
“En son kararlardan bir tanesi, kanunu da çıktı, şu anda yönetmeliğini de Ekonomi Bakanlığı’nda bitirdik. Yaklaşık olarak 17-20 bin civarındaki ihracatçımızın emrine bu ülkeyi temsil eden o imtiyazlı yeşil pasaportu vereceğiz. Bizim başka ülkemiz yok. Bizim başka Türkiye’miz yok. Bunu bütün samimiyetimle söylüyorum.”

“İmtiyazlı yeşil pasaport” alacak kişilerin hangi kriterlere göre seçileceği de belirsizliğini koruyor.

“GEBERTİN BİZİ DİYE YALVARACAKLAR”
Zeybekçi, Türkiye’nin Uşak şehrinde darbeye karşı devam eden 17. demokrasi nöbetine katılanlara hitaben yaptığı konuşmada Hizmet Hareketi’ne gönül verenlere nefretini kustu. “Gebertin bizi diye yalvaracaklar” diyen Zeybekçi’nin konuşması gözaltında ölen öğretmeni, nerede beli olmayan kayıp ev hanımlara neler olduğuna ışık tuttu.

Darbe ve terör bahanesiyle gözaltına alınan, mallarına el konulan, aile fertleri rehin alınan şantaj, tehdit ve iftiraları devletin zirvesine taşıyan ve nefret sözlemi ile dikkat çeken Zeybekçi, Hitler ve Stalin gibi metotlarla Hizmet Hareketi’ne gönül verenlerin işkence yaparak toplu şekilde öldüreceklerini söyledi.

Meydanı dolduran kalabalık vatandaş grubundan gelen ‘İDAM’ sloganlarıyla coşan Bakan Zeybekçi şöyle konuştu:
Ama şöyle bir şey var, gebersek de kurtulsak derler ya bazıları, bunları öyle bir cezalandıracağız ki bırak idamı, gebersek de kurtulsak diye yalvaracak bunlar. Bunları yalvartacağız. Bunları öyle deliklere tıkacağız ki, öyle deliklerde cezasını çekecekler ki, bunlar bir daha o Allah’ın güneşini nefes aldıkça görmeyecekler. Güneş yüzü görmeyecekler. Bir daha insan sesi duymayacaklar. Gebertin bizi diye yalvaracaklar. Gebertin bizi diye. İdamdan da beter olurlar, Cumhurbaşkanımızın dediği gibi, ‘Millet ne derse o’. Benim kalbimden ve gönlümden geçende odur. Ama şunu da unutmayın. Bunların topunu idam (SOYKIRIM) etseniz de yüreğim soğumaz. 250 şehidimiz geri gelmez. Bugüne kadar evlatlarımızı şehit eden bu hainler, aynı maşa şunu da unutmayın, hukuk idam kararı çıkardığınız zaman geriye doğru işlemiyor. Ama şunu unutmayın bu hainlerden hesap sormak bizim milletimize boynumuzun borcudur. O deliklerde geberelim de kurtulalım diye yalvartacağız bunları bundan emin olun. Yalvartacağız.

UKRAYNA HABER

Ukrayna Haber

Ukrayna'nın, ilk Türkçe haber sitesi.

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu