Haberler

[VİDEO] Erdoğan muhtarlara: Aynısını yapardık, Fransız TV’sine: Bilsek farklı davranırdık

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rus savaş uçağının düşürülmesi ile ilgili olarak, muhtarlara hitap ederken, “Aynısı olursa aynı karşılığı veririz” açıklamasını yaptı. Erdoğan, aynı günün akşamında Fransız televizyonuna verdiği açıklamada ise “Rus uçağı olduğunu bilseydik farklı uyarırdık” diye konuşması içeride başka dışarıda başka mı sorusunu akıllara getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan düşürülen Rus uçağının ardından Rusya ile ilişkilerde yaşanan gelişmeleri France 24 kanalında değerlendirdi. France 24’e konuşan Erdoğan, “Rus uçağının düşürülmesi olayından sonra Rusya Devlet Başkanı Putin’i aradım, telefona cevap vermedi” dedi. Erdoğan ayrıca, “Rus uçağı olduğu belli olmuş olsaydı belki uyarıların türü farklı olabilirdi” şeklinde konuştu.

ERDOĞAN: AİDİYETİNİ BİLMEDİĞİMİZ UÇAĞI VURDUK
Erdoğan ayrıca, “Bu bir Rus uçağı olduğu belli olmuş olsaydı belki uyarıların türü farklı olabilirdi. Bu uyarılar çok daha farklı bir zeminde ulaştırılarak farklı yerler devreye sokulmak suretiyle bu hava sahası ihlalinin önü kesilebilirdi. Ama bu konuda hassasiyetin devam etmesinde fayda var. Yani bu tür ihlallerin olmaması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Erdoğan’ın France 24’e yaptığı açıklamalar şöyle:
“Öncelikle tabi bu aidiyeti belli olmayan bir uçak Suriye içinden bizim sınırlarımıza doğru geliyor. Ve 5 dakika içerisinde 10 kez uyarılıyor. Tabii bütün uyarılara rağmen bu uçuş bizim sınırlarımıza doğru devam ediyor. Ve sınırlarımızdan içeri girdikten sonra buradaki F-16 uçaklarımız bu aidiyeti belli olmayan uçaklara doğru yöneliyorlar ve burada birinci sıradaki uçak o tekrar Suriye’ye dönüyor, sonra F-16 uçaklarımızı gördükten sonra ikincisi dönmüyor. Angajman kuralları gereği burada F-16 uçaklarımız ateş ediyorlar. Olayın aslı budur, bunu bir savaş sebebi olarak saymak mümkün değil. Bu bütün uluslararası camiada angajman kurallarının otomatik işleme neticesidir. Bundan önce 3-4 Ekim tarihlerinde benzer olaylar yaşandı, biz buna karşı çok daha farklı bir tavır takındık. Kendilerini telefonla aradım, dışişleri bakanımız aynı şekilde aradı. “Bakın bu olanlar doğru şeyler değil, bu konuda angajman kurallarını silahlı kuvvetler mensupları işletiverir ve sıkıntıya düşeriz.” Bundan önce Karadeniz’de de benzer şey oldu. O zaman da yine ihlal 15 dakika sürdü. Burada da yine maalesef burada da konuştuk. Fakat biz bu telefon görüşmelerimize rağmen G-20’de başa baş bu konuyu ele aldık konuştuk. Bunu yapmayın, bu yarın bizim için başka sıkıntı nedeni olabilir. Çünkü pilot bir yerde görevini yapacak, angajman kuralını işlettiği zaman, çünkü bunun için yeni bir emre gerekte yok. Bunun gereği nedir? Benim görevim bu, ülkemizin sınırlarını ihlal eden olduğu zaman ona karşı görevini ifa etmesidir. Burada bir şey var. Bizim Suriye sınırımız 911 kilometredir. Bu kara sınırının dışında artık bizim hava sahamızın ne denli büyük olduğunu düşünün. Bütün burada olanlar da rejimin uçağı da olabilir, ama rejime destek vermeye gitmiş aidiyeti belli olmayan uçaklar da olabilir. Nitekim burada da böyle bir durum oluyor. Biz gerilim istemiyoruz. Zira bizim Rusya’yla şu anda üst düzeyli istişare konseyimiz var. Bizim ekonomik ilişkilerimiz gayet ileri bir konumda. Böyle bir konumda olan ülkeyle biz böyle bir şeyin içirişine girebilir miyiz? Böyle bir şeyin olmasını asla arzu etmezdik. Ama maalesef böyle bir konuya gelmiş bulundu.
Aynı şeyi Rusya için düşünelim. Herhangi bir ülke Rusya’nın hava sahasını ihlal ettiği zaman hoş geldin der mi? Uyarılarını yapar, uymadığı takdirde onlar da gereğini yapar. Bunlar egemenlik hakkı meselesidir. Yani hiçbir ülke hiçbir ülkenin egemenlik haklarını ne karada ne denizde ne havada ihlal edemez. Bu konuda dikkatli olmaya mecburuz. Sayın Putin henüz daha bana dönmüş değil. Biz askeri ateşelerine, büyükelçilerine, çağırmak suretiyle gerekli olan teknik bilgileri A’dan Z’ye vermiş bulunuyoruz. Böyle bir talepten önce bu olayı konuşmamız lazım. Bu olay niçin, neden, nasıl oldu? Ben olaydan bir müddet sonra kendilerini aradım, ama o andan bu ana kadar kendilerinden bize bir dönüş söz konusu değil. Bir dönüş söz konusu olmadığına göre neyin nasıl söyleneceği ayrı bir müzakere konusudur. Kaldı ki olaya buradan girmek bu da ayrı bir yanlıştır. Biz suçlu arama noktasına gideceksen ayrı bir müzakere konusudur. Burada gerçekten benim şu anda ülke olarak deliller belgeler her şey var. Bunlar ortada olduktan sonra, bunlara rağmen Rusya ne düşünüyor? Benim radar üssümdeki tespitler var. Bu tespitler acaba Sayın Putin’de var mı? Bilgiler var, konuşmalar var. Şu anda bunları televizyonlarımızdan yayınlıyoruz. Bu konuyla ilgili olarak bütün bunlardan sonra biz bu konuda söylenenler yalandır ifadelerini kabul etmemiz mümkün değil. Ben radar merkezinden bana gelen bilgiye bakarım. Bütün dinlemelere bakarım. Şu anda da müttefiklerimizin bu konuyla ilgili bilgileri, bizim bilgilerimizle örtüşüyor, başta NATO olmak üzere. Zaten biz işbirliği halindeyiz. Biz bunu bir gerilim sebebi olarak görmüyoruz. Tabi ki tokalaşmamız lazım. Tabi ki yolumuza yine beraber devam etmemiz lazım. Yani birilerini şöyle tatmin etmenin gayreti içerisinde olmaya gerek yok. Zaten böyle zamanlarda biliyorsunuz tahrik unsurları ortaya çıkar. Örneğin büyükelçiliğimizi gelip taşlayanlar, yumurta domates atanlar falan bunların hepsinin yaptığı işler çok çok duygusal ve yanlıştır…”

SPUTNİK

Ukrayna Haber

Ukrayna'nın, ilk Türkçe haber sitesi.

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu