Haberler

Atatürk

Ben her yere geç kalmakla bilinirim. Biz gazeteciler için bu hoş bir imaj değil. Bu gecikmeler bazen iş yükünden bazen trafikten, bazen de ihmalden oluyor…  

Gazetecilik mesleğinde geçen 17 yıllımda esnetilemeyecek tek bir program gördüm o da; Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün anıldığı 10 Kasım etkinlikleridir.

Çünkü saati bellidir ve şaşmaz geç kaldıysan hiç gitme dön yarı yoldan geri…

Çünkü saat 9’u 5 geçe dedin mi, O büyük İstidat için başlamıştır saygı duruşu.

Bayram Namazları’nda bile imama mesaj atıp aman hocam 5 dakika idare et vaaz vaziyetini geliyorum dediğimi bilirim…

Geç kaldığım bir temel atma töreninde tekrar beton makineleri getirtip erkâna ve hâzırûna yeniden temel attırdığım da olmuştur.

Neticede Osmanlı’nın çöküşü milletçe dengelerimiz bozuldu. Ben de bundan payıma düşeni almışım.

Olamadık eskisi gibi…

Bizdeki dakikliğe; Almanlar, edebe de Japonlar sahip çıktı.

Değerlerimizi alanlar, yürüdü gitti muasır medeniyetler kurdu.

Biz de terazinin topuzu kaçmıştık bir kere ölçü kalmamıştı.

Her şeyde iki kutuptuk.

Bu Atatürk sevgisinde de öyle oldu…

Kimisi aşırıya gidip O’nu haşa ilah makamına oturttu, kimisi de ihmalkâr davranıp O sanki hiç olmamış Türkiye kurulmamış gibi yaşadı.

Her şey ya herro ya da merro çizgisinde bir memleket olduk çıktık.

Dengeyi Hak getire.

Atatürk’ü, Türk milletine ne hakkıyla anlattılar, ne de milletin hakkıyla tanımasına müsaade ettiler.

Bugün Wikileak’sin karanlıktaki sırlar odasını tasvir ettiği duvar kâğıdında da Atatürk’ün portesinin olması, Atatürk’ün dünya için de bir sır olduğuna işaret.

Trablusgarp’tan, Çanakkale’ye cephe cephe koşan askeri ve siyasi bir deha, Atatürk, 10 Kasım 1938’de vefat etti. Atatürk giderken büyük bir düşünce mirası bıraktı.

Burada anlayarak anmanız ümidiyle sözü Atatürk’e bırakıyorum diyor ki;

“Türkiye bir maymun değildir. Hiçbir milleti taklit etmeyecektir. Türkiye ne Amerikanlaşacak, ne batılılaşacaktır. O, sadece özleşecektir.”

∞∞∞

“Din lüzumlu bir müessesedir. Dinsiz milletlerin devamına imkân yoktur”

∞∞∞

“Camilerin mukaddes mimberleri halkın ruhi, ahlaki gıdalarına en yüksek, en verimli kaynaklardır. Minberlerden halkın anlayabileceği dille ruh ve beyne hitap edilmekle Müslümanların vücudu canlanır, beyni temizlenir, imanı kuvvetlenir, kalbi cesaret bulur.”

∞∞∞

“Din adamlarına saygı göstermek Müslümanlığın icaplarındandır.”

∞∞∞

“Kuran’ın tercüme ettirilmesini emrettim. Bu da ilk defa olarak Türkçeye tercüme ediliyor. (Elmalı Hamdi Yazır Tefsiri) Hz. Muhammed’in hayatına ait bir kitabın tercüme edilmesi için de emir verdim.”

∞∞∞

“Bizim dinimiz en makul ve en doğal bir dindir. Ve ancak bundan dolayıdır ki son din olmuştur. Bir dinin doğal olması için akla, tekniğe, ilme ve mantığa uygun olması gerekir. Bizim dinimiz bunlara tamamen uygundur.”

∞∞∞

“Siyasetimiz dine aykırı olmak şöyle dursun, din bakımından eksik bile hissediyoruz.”

∞∞∞

“Allah nasip eder, ömrüm vefa ederse Musul, Kerkük ve adaları geri alacağım. Selanik de sahil Batı Trakya’yı, Türkiye hudutları içine katacağım.”

∞∞∞

“İstikbal göklerdedir…  Bundan sonrası için bütün uçaklarımızın ve motorlarının ülkemizde yapılması ve harp hava endüstrimizin de bu temele göre geliştirilmesi gerekir. Hava kuvvetlerinin aldığı önemi göz önünde tutarak, bu çalışmaları planlamak ve bu konuyu layık olduğu önemle ulusun gözleri önünde canlı tutmak gerekir.”

∞∞∞

“…Bugün Sovyet Rusya Yönetiminde, dili bir, dini bir, öz kardeşlerimiz var. Onlara sahip çıkmaya, onları arkalamaya, hazır olmalıyız. “Hazır Olmak” o günü susup beklemek değildir. Hazırlanmak lazımdır. Milletler buna nasıl hazırlanır?

–    Manevi köprüleri sağlam tutmak!

–    Dil bir köprüdür, inanç bir köprüdür; tarih bir köprüdür…”

∞∞∞

“Hayatta En Hakiki Mürşit İlimdir”

∞∞∞

“En iyi kişi kendinden çok ait olduğu sosyal toplumu düşünen, onun varlığının ve mutluluğunun korunmasına kendini adayan insandır.”

∞∞∞

“Millet sevgisi kadar büyük mükâfat yoktur.”

∞∞∞

“Milletler bir vücudun organları gibidir”

∞∞∞

“Yurtta sulh, cihanda sulh”

∞∞∞

Evet, O’nun emirlerine itaat etmeyen içtihat hatası yapan “miras yediler” ise Atatürk’ün Muasır Medeniyet Hedefine ulaştıklarını iddia ederek, Türkiye’yi devletler muvazenesinde bir yere getirmek için çalışanları da “Atatürk düşmanı” yaftasıyla saf dışı bıraktı.  

Benim gibi sığ birisinin, Atatürk gibi bir lideri bir köşedeki yazıyla anlatması da mümkün değil.

Sadece şunu ifade edeyim milletimiz ne 57 yaşında görevi başında vefat eden Atatürk’ü ne de vazifelerini icra ederken öldürülen Menderes ve Özal’ı unutmadı.

Artık büyük bir kesim bu ölümler arasındaki bir bağ olduğunu da düşünüyor/biliyor…

Bu vesileyle dünyanın dört bir köşesinde milletimiz namına samimi düşüncelerle zerre kadar hizmet edip, dâr-ül-bekâya intikal eden bütün geçmişlerimizin ruhu şad olsun…

Milletimizin başı sağ bir kere daha olsun.

Bir anekdotla bitireyim;

Atatürk yine bir gün yemek sofrasındaki hâzırûna sordu:

–    Söyleyin bakalım, ben öldükten sonra bu millet hakkımda ne düşünecek?

–     Oradakilerin, kimi münci (kurtarıcı), kimi dahi… Hatta birisi de (Hâşâ) Allah, Peygamber deyince;

Atatürk gülerek şunları söyledi:

“Hayır hayır. Hiçbiriniz bilemediniz. Bu millet benim hakkımda, bu adamın etrafını böyle; …, … takımı sarmasaydı, memlekete daha çok hizmet yapacaktı, derler”

YUNUS ERDOĞDU | WWW.UKRAYNAHABER.COM – yunuserdogdu@hotmail.com

Daha Fazla Göster

Ukrayna Haber

Ukrayna'nın, ilk Türkçe haber sitesi.

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu