Haberler

Hıyar

Suyu bulmayınca internette sörf yaparken bu haber; “Çiftçiler zarar ettikleri gerekçesiyle tonlarca salatalığı çöpe döktü” dikkatimi çekti.  

Olay, Ukrayna’nın arka bahçesi Alanya’da gerçekleşiyor. O bölge çok önemli bir hıyar merkezidir.

Haberde çiftçiler, isyanda ama ne hikmetse fotoğraflarda da yüzlerde bir tebessüm. Herhalde ağlanacak hallerine gülüyorlar. Her neyse memleketim ‘insanı’ 50 kuruşa mal ettiği salatalığı 2 kuruşa satmamak için tonlarca ürünü yabana döküyor.

Pazarda sona kalmış seçindi hıyarın kilosunun 10 grivna ki 2 lira 25 kuruş yapar satılırken de Aşan’da (Fransız’ın pazarı) 16 girvnadan gördüm ki 3 lira 60 kuruş yapar yuh hıyarın fiyatına bak dedim iyi hıyarı da alamadım.

Biz kuzeyde hıyara kurşun sıkarken Alanya Konaklı Toptancı Hali’nde toplanan üretici ve komisyoncuları, hasat edilen salatalığa alıcı bulamadıkları için dökmekten başka çare bulamadıklarını söylemiş…

Ben burada bir salatalık gündemi ile günümü harcarken sıcak memleketimin gül yüzlü insanları 150 ton çiçeği burnunda hıyarı ormanda telef etmekle meşguldü.

Konaklı Toptancı hali tüccarlarından Hacı Zalaltuntaş, hale günde 250 ton salatalık getirildiğini, salatalığın kilosunun 2 kuruşa düştüğünü, yaklaşık 150 ton salatalığın ormana döküldüğünü anlatıyor.

Bir dengesizlik var bir tarafta sadece 2 kuruş fiyat verildiği için tonlarca hıyar yabana gidiyor bir tarafta millet hıyarın yüzüne hasret kalıyor…

Faiz kıskacına düşen 2 çocuk babası Musa Kulaksız, 10 bin lira kredi çekerek salatalık ektiğini ve krediyi 3 aydır ödeyemediğini anlatıyor. Musa Kulaksız, “Başbakan ‘3 çocuk yapın’ diyor. Ben daha 2 çocuğa bakamıyorum, 3 çocuğa nasıl bakayım? 2 kuruşa salatalık satıp ne kazanacağım?” diyor.

Bir yanlışlık var bu işlerde çünkü iktisat eden, ailesini geçindirme hususunda darlık çekmemeli… Acaba israfın topuzunu mu kaçırdık?

Üretici Nuri Arslan ise, “10 dönüm serama salatalık diktim. Üretim maliyeti arttı. Hale getiriyorum 2 kuruştan satılmıyor. Satsam da salatalığı köyden getirmek için yaktığım mazot parasını kurtarmıyor. Üretici olarak çok zor durumdayız, buradaki insanların birçoğu; hale, bankaya, kooperatiflere borçlu. Hem üretici, hem de tüketici sıkıntıya giriyor. Hale 300-500 ton mal girerse yüzde 70’i çöpe gidiyor. Yetkililerin artık bu işe bir el atmasını istiyoruz.” şeklinde derdini anlatmış.

Burada Ukrayna’da bir sürü Türk kabzımal var birisi akıl edemiyor mu 5 kuruşa alıp 150 kuruşa satmayı? Allah’tan kabzımal tanıdığım vardı sordum, ne iş diye? Kabzımal tanıdık; “Bedava alsan buraya geliş maliyeti 1 dolar” dedi. Bence yüzde yüz kar ihtimali hala söz konusu çünkü burada 2 dolardan alıcı buluyor zaten sıkıntı yok.

Güzelim memleketim insanı işler kesat deyip salatalığı ormana döküp, kahvehanede okey, tavla oynarken malı TIR’lara yükleyip Karadeniz’in ötesine ulaştırmayı düşünmüyor mu? Hem böylece şoför kardeşim de ekmek yer.
Bilemiyorum, ne olur halimiz…

El hâsıl demek istediğim o ki; derdimiz ne olduğundan haberimiz yok ki derman arayalım…

Ben tüccar değilim, aklım ermez o işlere ama dışarıdan bakınca bu işe tacirlerinde aklının ermediği hissine kapılıyorum…

Kasa kasa hıyarlar seralarının yanı başında itlaf edilirken içim cız etti…

Kendimi içine katıp;  ey israflı, iktisatsız, zalim, adaletsiz, kirli, bahtsız ‘insan’ biraz düşün, dedim…

Hiç olmazsa yakınlarına, yoksula, yolda kalmışa dağıt…

Saçıp savurana kadar Ukraynalı turiste ikram et bir tuzlu hıyarın kırk yıl hatırı olur.

Sebepler dairesinde toprağın, suyun, güneşin, emeğine nankörlük etme…

Ye, iç, lakin israf etme!

Bilmem ki, meseleyi daha da uzatıp çürüyen hıyarlar gibi vakti de israf etmeye gerek var mı?

YUNUS ERDOĞDU | WWW.UKRAYNAHABER.COM

Ukrayna Haber

Ukrayna'nın, ilk Türkçe haber sitesi.

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu