Haberler

Büyük Kürdistan’la İsrail arasındaki farklar

Kürtlerin yoğunlukla yaşadığı dört ülkede de Büyük Kürdistan hayali aynı tez kullanılarak reddedilir: “Büyük Kürdistan, tıpkı İsrail gibi emperyalist güçlerin içimize enjekte etmek istedikleri bir tümördür ve bölge siyasetine bölge dışı müdahaleleri meşrulaştırmak amacını gütmektedir.” İran, Irak, Suriye ve Türkiye’nin topraklarından koparılarak kurulacağından bahsedilen Büyük Kürdistan ile İsrail Devleti arasında aşılmaz farklar vardır.

Bu farkları, Batılıların kendilerine bir devlet hediye edeceğini zanneden ayrılıkçı Kürtler iyi okusun.

İsrail Devleti kurulurken dünya kendini bir “millet devlet” obsesyonuna kaptırmıştı. Azınlıkların kendi kaderlerini tayin hakkını evrensel değer olarak ilan eden Wilson İlkeleri ile Yahudilerin Filistin’de kendilerine ait bir vatanlarının olması gerektiğini ilan eden Balfour Deklarasyonu arasında ilkesel bir tutarlılık vardır. Bugün millet devlet, ideal bir birlikte yaşam formu olarak görülmüyor. Sınırlar anlamlarını yitirmiş, semboller üzerinden inşa edilen kimlikler sönükleşmiş, uluslararası siyaset bireyle (Wikileaks ve Julian Assange’de olduğu gibi), cemaatle (Hizmet Hareketi’nde olduğu gibi), şirketle (Apple, Microsoft ve Huawei’de olduğu gibi) ve sayısız sosyal medya gruplarıyla özdeşleşen yepyeni aktörler tanımış durumda. İsrail devleti doğabilecek doğru zamanı yakalayabilmek için iki bin sene beklemişti. Büyük Kürdistan tarihin rahminde ölüdür; doğsa da ölü doğar.

İsrail, Yahudilerin devletsizlik sorunu kadar, Avrupa devletlerinin Yahudi sorununu da çözmek için kurulmuştu. Avrupa derinden derine antisemitik olduğu bir dönemde -belli oranda hâlâ öyledir- nefret objesini kendinden uzaklaştırarak şizofrenisinden kurtulmaya çalışıyordu. Yahudiler gitmek istedikleri kadar gönderilmek de isteniyorlardı. Binlerce yıl önce kovuldukları yere geri döndüler. Ama döndükleri yere yabancılaşmışlardı. Batılıydılar. Enjekte edildikleri bünye ile hiçbir kan uyumları yoktu. Buna karşılık Kürtler bin yılı aşkın bir zamandır şimdi yaşadıkları topraklarda yaşarlar. Bünyenin bir parçasıdırlar. Hususen Türkiye’de Kürt olmayan unsurlarla evlenmiş, çok-genli, çok-dilli, çok-kültürlü hibrit bir unsura dönüşmüştürler. Batılı olamazlar. Bir bünyeye o bünyeye ait olmayan bir küpe takmak kolaydır -yine de acıtır- ama o bünyenin bazı uzuvlarını harmanlayıp yeni bir uzuv yapmak imkânsızdır.

Her şartta İsrail’i desteklemiş olan güçler, her şartta Kürdistan’ı da destekleyecek diye bir şey yoktur. Bir defa Amerika’nın İsrail yandaşlığı Judeo-Hıristiyanlık gibi ortak bir dini geçmişten, ikinci gelişinde Yahudilerin İsa Mesih’e iman edecekleri yönündeki eskatolojik beklentiden, asırlar boyu süren ve Holokost ile en derin çukuruna inen bir günahın kamu vicdanına yüklediği suçluluk duygusundan ve nihayet Yahudi lobilerinin o karşı konulmaz ikna kabiliyetinden beslenmektedir. Baptistler Kürt bir mesih beklemiyorlar! İşte ortak dinî geçmişleri, benzer suçluluk duyguları ve yine güçlü lobileriyle Ermeniler ortada! Ermenistan’a bahşedilenden daha fazlasını Kürdistan için ummak, başlı başına devlet kuramayacak olmanın garantisidir. Bu kadar stratejik düşünce kapasitesiyle ancak BDP’lilerle kucaklaşılır! Batılılarsa kucaklaşmayı sevmez…

İsrail’in küresel güçlerin bölge siyasetlerine yaptığı katkı istikrarsızlaştırma değil, aksine istikrarlı bir şekilde otokratikleştirme, fakirleştirme, radikalleştirme, gelir dağılımı uçurumunu artırma, güvenlikçi yaklaşımla demokrasiyi geciktirme oldu. Şimdi Büyük Kürdistan bunların hangisine hizmet edecek? Suriye zaten İsrail karşıtlığı ile kendilerini aldatmış bir liderlikten kurtuluyor; Mısır daha yeni kurtuldu. Türkiye PKK’nın bütün kışkırtmalarına karşın çözümü demokratikleşmede arıyor. Amerikan çağındayken dert edinilmeyen Kürtler, post-Amerikan bir çağda kale alınacaklarını mı sanıyorlar? İşte Enfal Mezalimi karşısında Batı’nın tutumu ortada! Yine biz ağladık Halepçe günü! Zamanın hegemon güçlerinin İsrail’e yaptığı yatırımın bir benzerini, zamanımızın sözde-hegemon güçlerinin muhayyel Büyük Kürdistan’a yapmaları tahayyül bile edilemez.

Kürtler bölerek değil, bulundukları ülkeleri daha büyük bir idealin çevresinde buluşturarak büyük bir devlete sahip olabilirler.

KERİM BALCI | ZAMAN – k.balci@zaman.com.tr

Ukrayna Haber

Ukrayna'nın, ilk Türkçe haber sitesi.

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu