Haberler

[YORUM] Türkiye’den iki albay portresi!

Kendimi başkent Kiev’de, Euro 2012 fırtınası kaptırmışken nefes almak için Karadeniz ötesinden güzel ülkeme bir bakayım dedim.  İki albayın haberini gördüm…

Adıyaman Üniversitesi 2011-2012 eğitim-öğretim yılını, 4 bin 875 öğrencisini uğurlamak için düzenlediği mezuniyet töreni ile tamamlanmış.

Törende, Adıyaman Üniversitesi’nin birincisi Hacer Şancı ile diğer fakülte ve yüksekokul birincilerinin diplomalarını ve takdir belgelerini, Adıyaman Garnizon Komutanı Jandarma Albay Yusuf Yalçın vermiş.

Diğer bir haberde ise İstihbarat Albay Yavuz Arıcıoğlu’nun ses kayıt haberleri. İddiaya göre Albay Arıcıoğlu, bir astsubayın karısının nasıl giyindiğini öğrenmek için bir kişi görevlendirdiğini ve sonuçta “hamam böceğini” yakaladığını söylüyor.

Kemalistlere göre, şimdi Albay Yusuf Yalçın vatan haini iken istihbaratçı Albay Arıcıoğlu kahramandır.

Gariban halka göre ise Albay Yusuf Yalçın Anadolunun yigit bir evladıdır.

Peki, vicdan ne diyor?

Sen başörtülü ananın oğlunu al icabında koruyama şehit olsun evine bayrağa sarılı tabutta itina ile cenazesini gönder. Başı kapalı anası, eşi icabında başörtülü üniversiteli bacısı yas tutsun…

Babası, “Vatan sağ olsun kumandanım gerekirse ben de şehit olurum” desin…

Bilmem ben vicdan ne der?  Kimilerinin vicdanı sen olsun-ölsün bunlar başı kapalı halk ile aynı kareye girme de diyebilir.

General evinden ‘şehit er’ cenazesi çıkmadığı için vicdanlar da haliyle ortak karar veremiyor…

Kemalistler ülkemde başı kapalı asker bacısına diploma verenlere tepkili iken İstihbarat Albay Yavuz Arıcıoğlu’nu seve seve destekler.

Sonuçta, başı kapalı ‘hamamböcekleri’ evden çıkmasın… Hatta biz FEMEN’i Türkiye’ye getirelim bir kız çocukları için soyunsun!

Bu da yetmez FEMEN bir de ‘haydi kızlar çıplak okula’ kampanyası yapsın biz de destek olalım düşüncesinde onlar…

‘Milli İstihbaratçımız’ Arıcıoğlu ne demişti duymayanlar için bir daha bakalım:

“Bildiğiniz gibi bizim yetkimiz sadece kışla hudutları içindedir. Dışarıda takip ve kontrol görevimiz yoktur. Sivil kıyafet giyip adamı takip etmek, memleketine gitmek.  Şimdi bir tane astbubay vardı. Evli, çocukları var ama eşini getirmiyor bulunduğu garnizona. Eşi memleketinde. Neden gelmiyor? Sağlık fişi çıkartmıyor. Askeri kimlik kartı yok. Karısını gören yok. Ama kayıtlara göre, evli ve çocuklu. Adam gönderildi memleketine. Karısına bir şekilde ulaşıldı. Uzaktan gizli saklı baktırıldı. Kadın hamam böceğiymiş meğerse. Kara çarşaflı. Ben onlara hamam böceği diyorum. Sadece gözleri görünüyor. Ama gözlük takıyor. Ellerine eldiven takıyor filan böyle…”

Albay’ım sen boş ver milletin vergisini yiyip memleketindeki avratını takip etmeyi!

Sen dağdaki PKK’lıyı dinle onları takip et…  

Sen köyünde ‘karınca’ kararınca yaşayan halkı dinlerken ‘filler’ sınırdan geçiyor.

Bak, sen istihbaratçısın madem bir haber verim sana, Rus ordusu Suriye’de görev almak için hazırlık yapıyormuş… benden söylemesi…

Sonra duymadım görmedim bilmiyordum deme!

Eğer, biz ordu yönetiminde bir ülke olsaydık, meclisimizde TSK’daki 362 generali oy ile seçseydik, ben oyumu bu albaylardan astsubayının eşine ‘hamam böceği’ diyen Albay Arıcıoğlu yerine askerinin ‘başı kapalı’ bacısına ödül veren Albay Yalçın’a verirdim.

Çünkü gerçek bir lider kendisini sırtında taşıyan astlarının açıklarını kollamaz, onları ezmez.

Az insanlığı olan adam en azından insanların giyinme haklarına saygı duyar…

YUNUS ERDOĞDU | WWW.UKRAYNAHABER.COM

yunuserdogdu@hotmail.com

Etiketler
Daha Fazla Göster

Ukrayna Haber

Ukrayna'nın, ilk Türkçe haber sitesi.

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu
Kapalı