Haberler

Oradaydım!

Günlerden 11 Ekim, Rusya ile yaptığı doğalgaz alım anlaşmalarında görevini kötüye kullanmaktan yargılanan Ukrayna eski Başbakanı Yuliya Timoşenko’nun mahkemesinde karar zamanı.

Tarihe tanık olmak için oradayım.  

Gece saat iki mahkeme önünde 10 kadar gazeteci soğuk havada bekliyor.

Her şey tanıdık geliyordu; mahkeme, Anavatan Partisi Lideri Yuliya Timoşenko, Anavatan Partisi Lideri Mesut Yılmaz, yolsuzluk, doğalgaz, halka kazık, ihanet, hainlik, yüce divan ve aklanmalar.

Bütün bunlar hele şu kış günlerden de daha da anlamlı.

Türkiye’deki işsiz kardeşlerimin ekmeğinden suyundan kısıp her ay Rus doğalgazın fazladan para ödediği, halkımızın doğalgazı kullanmadığı zaman devletimizin parasını verdiği, aziz milletim doğalgaz faturalarını görünce donduğu şu günlerde…

Kiev’de tarihe şahit olacağım günlerden birisini beklerken ısınmak için maziye daldım.

Yine bir Ekim ayıydı, yıllardan 1999 Aşkabat’ta mesleğe başladığım ilk yıllardı. O dönemde çok heyecanlıydım, yürümez adeta uçardım.

Rusya ile Türkiye arasında anlaşmaya varılan “Mavi Akım” projesinin Duma’da da onaylanmasından sonra, gönül alsın diye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cumhur Ersümer’i Türkmenistan’a göndermişlerdi.

İlk takip ettiğim ciddi haber buydu diyebilirim.

İlkler unutulmazdı. Öyle olmuştu hafızama kazınmıştı.

Ziyaretinde Ersümer, rahmetli Türkmenistan Devlet Başkanı Saparmurat Türkmenbaşı’nın serzenişiyle karşılaşmıştı.

Türkiye’nin Türkmenistan’dan doğal gaz alımını geciktirmesini eleştiren ve bir an önce hızlandırılmasını isteyen Türkmenbaşı, “Bizi sekiz yıldır doğalgaz alacağız diye beklettiniz. Eğer biz bu projeye başlasaydık şimdiye kazma kürekle bile bu hattı çekerdik.” demişti.

Rahmetli Türkmen Lider, 30 Haziran 1997’de kurulan 3. Mesut Yılmaz hükümetinin (55. Hükümet) bu projeye özel bir ilgi gösterdiğini çok mesafe kat edildiğini biliyordu. İstihbarat da alıyordu Rusya’da “mavi akım” konusunda olup bitenlerden haberi vardı.

Sırf tarihe geçmesi için olsa gerek Türkmenbaşı, birçok görgü tanığı ve kameraların önünde hiçbir vatanseverin hayır demeye cesaret edemeyeceği bir teklif getirdi.

Ersümer’e; “Bin metre küpü 35 dolardan doğalgaz üstüne de Ramazan ayında da (Avrupa’ya satmamak şartıyla) Türk halkının kullanacağı doğalgazı bedava vermeyi” teklif etti.

Ersümer, candaş Türk basının huzurunda bu teklifi nazikçe reddetmişti.

Ersümer’in Türk milleti adına elinin tersiyle ittiği bu teklifi artık Türk milleti rüyasında bile göremeyecekti.

“Siz bizden istediğiniz kadar doğal gaz alın. Halkınızın ihtiyacını karşılayın. Köylere kadar doğal gaz ulaştırın. Siz Mesut Yılmaz ile Rusya’ya gidip sizden Rus gazı alacağız dediniz. Bundan sonra da Duma Mavi Akım’ı hemen onayladı. Ama ben bizim teklifin sizin için daha yararlı olduğuna inanıyorum. ABD başkanlık seçim sürecine giriyor. Rusya cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde. Bunların Trans Hazar Hattı’nı geciktirmesine neden olmalarını engelleyelim. Biz Türkiyeli kardeşlerimizle birlikte çalışmaya hazırız.”

demesine de tepki gelmeyince rahmetli Türkmenbaşı;

“Rusya gidip doğal gaz anlaşmasını imzalayıp elinde de bir sürü dosya alıp niye geldin o zaman. (protokol müdürüne hitaben) bunlara; Aşkabat’ta bir tur attırın, yedirin, içirin, gezdiğin gönderin boşa gelmişler” demişti.

Türk basını ise sadece bu kısmı yansıtmıştı ekranlara.

Tanık olduğum hadise beni çok üzmüştü.

Elimde kameram bir an önce cumhurbaşkanlığı köşkünden çıkmak istiyordum.

Kırmızı halıdan Bakan Ersümer’in önünden koşmamak için halı kenarından uçarken “gümmm”…

Duvarda yoktu neye toslamıştım böyle.

Meğer kolonlar arasındaki cam varmış.

Göremediğim için kurşun, hatta gülle geçirmez cama sinek gibi yapışmıştım.

Fotoğraf makinemin objektifi kırılmış, elim yüzüm dağılmıştı.

Burnum kanıyordu.

İlk yardıma Cumhur Ersümer geldi.

Bir şeyim yok dedim.

Türk milletine olanların yanında benim burnum kırılmış çok muydu?

Doktor çağıralım dediler istemez dedim.

Çıktım köşkten önündeki havuzda kanlarımı yıkadıktan sonra haberi takip etmeye devam ettim.

Ak Altın oteli lobisindeyiz…

Türk gazetecilerden bir şeyler kapmaya çalışıyorum…

Fotoğrafçıyım ama video kameralara da büyük ilgim var…

Bu 14 kiloluk olanlardan bir tanesini sırtlandım Atv’nin kameramanından çekim yapmayı öğreniyorum…

Tam o sırada vizörden bakarken Ersümer’i lobiden çıkarken gördüm.

Yanıma gelip şakayla sen fotoğrafçılığa devam et bu kamerayla o camı patlatırsın demişti.

Gülüp geçmiştik.

Oysaki ağlamamız lazımdı. Türkmen gazının Hazar’dan geçmesi halinde; bu hatla Azerbaycan ve Kazakistan’da üretilen doğalgazı da petrolü de ülkeme taşınacaktı.

Ülkem batının vazgeçilmez bir enerji ortağı, Türk cumhuriyetleri ve Arapları zenginliklerine zenginlik katan vazgeçilmez bir kardeşi olacaktı.

Bu arada yine bir ekim ayıydı 9 Ekim 2002: Danıştay, Mavi Akım’a soruşturmasına izni verilmişti. Ve mahkeme sonucunda herkes aklanmıştı.

Sayın, Anavatan Lideri Yuliya Timoşenko merak etme belki sen de yüce divanda aklanırsın!

Yunus Erdoğdu – yunuserdogdu@hotmail.com

Etiketler
Daha Fazla Göster

Ukrayna Haber

Ukrayna'nın, ilk Türkçe haber sitesi.

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu

Ukrayna Haber

Telegram'da takip edebilirsiniz.

KANALI TAKİP ET
KAPAT
Kapalı