Haberler

[FOTO GALERİ] Bulutların üzerinde

Bugün  (11 Mayıs) belediye başkanının daveti üzerine Dnipropetrovsk’a gittim. Çok güzel ve samimi ortamda dört saat geçirdim Dnipropetrovsk’ta hava hafiften yağmurlu, buram buram taze kestanelerin kokusuyla mecz olmuş toprağın kokusu Dnipropetrovsk’u sarmıştı adeta. Havaya, toprağa, suya düşen son cemreyle beraber ruha nefes aldıran, güzellikleriyle gelen bahar,  gönüllere de bir cemre düşürmüştü. Gönüllere de cemre düşer mi demeyin. Düşer, düşer. Bunu bir kez daha Dnipro’nun hafif yağmurlu, biraz da güneşli havasını ciğerlerime çektiğimde anladım.

Dönüş vakti gelmişti. Uçakta, yerden 8000 m yükseklikteyiz. Uçak havalanalı daha beş dakika olmamıştı ki sanki bembeyaz karla kaplanmış uzun uzadıya bir dünya karşıladı bizi. Bulutların üzerindeyim şimdi. Yok, yok gerçekten bulutların üzerindeydim. Çayımdan bir yudum almış, beni büyüleyen bembeyaz puf puf pamuklarla döşeli, ucu bucağı gözükmeyen muhteşem bir manzara, hem gözlerimi hem de gönlümü huzura salmıştı. Bu eşsiz manzara beni benden almıştı. Ruhumu okşayan bu mükemmel resme teslim ettim kendimi.

Sımsıcak bir çay getirdiler. Böyle durumlarda çay bana sevdiklerimi hatırlatır. En az çay kadar severim onları. Öyle demeyin, benim gibi birinin hayatında çay milli içecektir, sudan önce gelir. Abdullahov tam Türk olmuşsun diyenler olsa da, ille de çayı sevmek için Türk olmaya gerek yok derim. Hakiki demlenmiş çayı iki şey tamamlar çünkü çok güzel bir manzara ve hakiki dostlar.

Sevdiklerimi aramaya daldı gözlerim. Beyaz bulutların üzerinden uzun bir yol kat etti ruhum. Sevdiklerime ulaştı. Elimi uzattım ama tutamadım bana uzanan elleri, ve unutamadım bana sitemkar bakan gözleri. Sevdiklerimle arama hep bir mazeret girmiştir. Çünkü ya zaman yoktur, ya imkân yoktur, ya fırsat yoktur, ya iş çoktur. Tanıdık mı geldi mazeretlerim. Her şey için bunlar vardır. Vardır da, dostlar için yoktur, sevdiklerimiz için yoktur, ailemiz için yoktur, eski arkadaşlar için yoktur. Yoktur ya da azalmıştır ya da…

Oysaki vardır, bulunur, ayarlanır, düşünülür. Bunları yapmak için her şeyden önce gerekli olan şey düşünmektir. Düşünmek… Bugün modern teknoloji, hayır göresiye işlerimiz ve düzensiz yaşadığımız hayatımız bu düşünce için insana zaman vermez, fırsat vermez, aman vermez.

Bende yerden sekiz bin metre yukarda, bulutların arasında bu soruyu sordum kendime. “Bütün bunlara değer mi?” Sebebi ne olursa olsun sevdiklerimizin hayatta hep ikinci planda kalması, hayattayken hayatı ıskalamamız, hayatı “Sevgi ve Sevgili” üzerine kuramamamız kazandığımız, elde ettiğimiz hangi dünyevi değere denk gelebilir acaba?

Yaşadığım hayatı koydum terazinin bir kefesine, ihmal ettiklerimi koydum diğer kefesine. Ve tekrar bıraktım o soruyu gönlümün en derin noktasına.

Bütün bunlara değer mi?

YAZI VE FOTOĞRAFLAR: Aleksandr Abdullahov

Ukrayna Haber

Ukrayna'nın, ilk Türkçe haber sitesi.

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu