Haberlerİş Dünyası

Ukrayna’daki gazeteciler Türk işadamlarına örnek olur mu?

Ukrayna’da kalabalık olmayan fakat etkili ve seçkin olan bir Türk toplumu var. Bir ülkede gurbetçilerin sayısının artması ile oradaki gazetecilerin sayısı eş orantılı.

Buradaki gazetecilerin ya da medya işi ile uğraşanların sayısı her geçen gün doğal olarak artıyor.

Türk basını 2004’te sadece Cihan Haber Ajansı’nın temsil ettiği ülkede bugün bildiğimiz kadarıyla; Cumhuriyet Gazetesi, Doğan Haber Ajansı, İhlas Haber Ajansı, OdessaTürk, Türk Haber, UkrTürk ve TUİD’in yayın organları mevcut.

Burada söz konusu yayın organlarını temsil eden arkadaşlarla aramızda tesis ettiğimiz muhabbet takdire şayandır. Bizi tanıyanlar iş çevreleri de bunu hep övmüştür.

Zorlu ve insanı çok yıpratan bu mesleği yapanların donanım ve maddi olarak sıkıntıları hep olmuştur. Bu sıkıntılara destek olanlar zamanla, medyayı yönlendirmeye başlayan tarafın ta kendisidir.

Dolayısıyla medya mensuplarının kendi aralarında da kıyasıya bir yarış hep vardır. İlk önce haber verebilme, kimi zaman iktidar veya medya patronlarının çıkar kavgası. Hiçbir meslekte böylesine acımasızca bir rekabet yoktur.

Buna rağmen gazeteciler işlerini en iyi şekilde yapmaya çalışırlar. Doğru bilgilendirmek için çalıştığı kamuoyundan çoğu zaman yeterli ilgiyi göremezler. Yeri gelir takdir edilir, yeri gelir tekdir edilirler.

Peki, biz aramızdaki dostluğu nasıl tesis ettik?

Kiev’deki bir avuç gazeteci olarak en baştan birbirimizle dostluğa “eyvallah” dedik.

Meslektaşlarımız ile önce kendi aramızdaki önyargıları kaldırdık ve hoşgörü ortamını oluşturduk.

Haber vesilesiyle bir araya gelişlerimizde aramızda birbirimize karşı oluşması muhtemel; kin, nefret, rekabet, hırs, düşmanlık, önyargılı ve yobazlık duygularını birbirimize inadına yardımcı olarak iyilik yaparak yok ettik.

Meraktan soruyorum;

Kaç inşaat şirketi acil durumda bir birine beton veya iş gücü desteği veriyor?

Bütün ibrelerin, Türkiye’yi gösterdiği bir sezon öncesinde tur operatörleri rekabet edip hep birlikte zarar etmeyelim diye bir masa çevresinde oturuyor mu?

Perdeciler sadece ev sahiplerinin değil kendi aralarındaki kusurları örtmeye de çalışıyor mu?

İşte biz Kiev muhabirleri en başta aramızdaki kamplaşmaya neden olacak her hareketin ciddi bir kusur ve ayıp olduğu konusunda uzlaştık.

İnsana saygı, insan olmanın gereğidir; onu sevmek de dedik.

Bunu sadece lafla değil tavırlarımızla da ortaya koyduk.

Söz ve eylemleriyle insanlara karşı saygısız davrananlar, kendi karakter ve seviyelerini ortaya koymuş olurlar.

Aramızda, insanlardan nefret eden ve onlara karşı düşmanlık besleyenler de kendi kimliklerini gereğini yapar düşüncesini koruduk.

Bizim nazarımızda sevgi ve saygıdan daha değerli bir şey yoktur. Ocu, bucu, şucu diye kamplaşma hiç yaşanmadı.

Eskiden bir birimize takılırdık, şimdilerde bunun şakasını bile yapmıyoruz.

Aramızdaki bu dostluğu bir habere satmak çok ucuz olacağı kanaatini taşıyoruz.

En basit güncel bir örnek vereyim ayağım kırıldı yaklaşık bir aydır evden çıkamıyorum. Meslektaşlarım, karşılık peşinde olmadan haber ve görsel materyal konusunda el uzattı. Gün aşırı telefonların yanı sıra Kiev gibi bir yerde farklı yerlerdeki insanların bir araya gelmesinin zorluğuna rağmen bir kaç defa toplu halde ziyaret ettiler.

Kendi adıma onlarla kurduğum dostluğun bütün avantajlarından yararlandım diyebilirim. Farklı durumlarda onlar da bunun avantajlarını yaşıyor.

Kendini kine, nefrete, düşmanlığa kaptıranlar ise, her zaman kendi insani değerlerini bombalarlar ve gönüllerdeki yerlerini de yıkmış olurlar.  

Anadolu felsefesini ise en güzel şu satırlar özetliyor:

Yunus Emre der hoca,
Gerekse bin var hacca,
Hepsisinden iyice,
Bir gönle girmektir…

İnşallah, Ukrayna’daki meslektaşlarımız olarak sonuna kadar; kin, nefret, öfke ve hırs duygularını kontrol altına alma kahramanlığına nail oluruz.  

Netice itibariyle günümüzde herkes sanki öfkeye programlanmış gibi kin ve nefret solukluyor.

Gazete sayfaları, televizyon ekranları ve radyolar buna temsilcilik yapıyor.

Ama biz biliyoruz ki adam olmadıktan sonra; millî görüşçü, ulusalcı, kapitalist, komünist, liberal, demokrat, muhafazakâr, sağcı, solcu, laik, anti laik, Türk, Kürt, ilerici, gerici, başı açık, kapalı, cumhuriyetçi, şeriatçı, Sünni, Alevi, inanan, inanmayan, Ergenekoncu… Olsan ne olur?

Önemli olan herkes, kendi konumunda kabul edip, el sıkışabilmek, konuşabilmek, dinleyebilmek, müsamaha, gösterebilmek dedik evet, işin sırrı ortak insanlık paydasında buluşmak.

yunuserdogdu@hotmail.com

sonatkerem@yahoo.com

Ukrayna Haber

Ukrayna'nın, ilk Türkçe haber sitesi.

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu