Haberler

Modernite reklamı

Kendinizi modern hissediyor musunuz?

Yoksa çağa ayak uyduramıyor musunuz?

Belki de modern olmak istiyorsunuz ama eksiklikleriniz vardır.

O zaman televizyon izleyin veya kendisini modern zanneden insanlarla haşir neşir olun.

Nereden mi başlamalısınız?

Akşam eve gittiğinizde ayakkabılarınızı çıkarmadan eve girin, tüm odaları dolaşın, filmlerde öyle oluyor ya.

Bu arada eşinizin azabından kurtulmak daha kolay olabilir, ayakkabılar ayağınızda zaten, hemen tüyebilirsiniz.

Beğenmediyseniz başka tavsiyelerimizde var.

Mesela çocuklarınızın yanında sigara içip, alkol kullanabilirsiniz.

Nede olsa bazı basın yayın organlarında bu mesele modernitenin gereği gibi ele alınıyor.

Bunu da beğenmediyseniz başka önerilerimizde mevcuttur.

Pahalı ve herkesin bildiği marka elbiseler alıp katıldığınız programlarda modern olduğunuzu göstermeye çalışın.

Olmadı telefonunuzu veya saatinizi veya papyonunuzu değiştirin.

O da olmadı ‘’imkan’’ kelimesi yerine’’ olanak’’ kelimesini kullanın.

Hatta, Ahmet, Mehmet olan adınızı daha ‘’modern’’ isimlerle değiştirin.

Artık gerisini size havale edip reklamları bitiriyorum.

Modernitenin,tüm unsurlarını yerini getirdikten sonra  dış dünyada beklediğiniz mutluluğa belki ve muvakkat bir süre ulaşabilirsiniz.

Peki diyelim dış dünya böyle, peki iç dünyanızın halini hiç düşünüyor musunuz?

Evet, bu durumda bana göre asrın en büyük hastalığı ‘’duyarsızlaşma’’ devreye girmektedir.

Bir zamanlar bize yanlış gelen davranışların sonra normal kabul edilmesinin altında ne var acaba?  

Tavır ve davranışlarımızın değişmesinin nedeni nedir?
Bunu etkileyen değişik faktörler olabilir, her insanın önem sırası farklı farklı bir çok işi vardır.

İç içe geçmiş daireler gibi içten dışa doğru gittikçe önem azalır.

Yani en iç dairede en önemli iş varken en dış dairede en önemsiz iş vardır.

Kendimiz, ailemiz, akrabalarımız en içteki işlerimiz iken, hangi takımın şampiyon olacağı gibi işler en dıştaki ve en önemsiz işlerdir.

Fakat maalesef her meseleye gerektiği önemi veremediğimizden dolayı işlerin önem sırası değişmekte ve suyun akışına göre bir yaşam tarzı ortaya çıkmaktadır.

Yaşamın kalitesi sadece dış dünyadaki işleri sıraya koymakla da bitmiyor…

Bunun birde iç dünyaya bakan yönü vardır.

Kendimizi değiştirip geliştirirken her iki yönü de ele alarak hareket etmeli ve kuşu uçuran iki kanadı gibi bizimde iki kanadımız olmalı ki, olaylara dengeli yaklaşıp yaşamımızın kalitesini arttıralım.

İki yönlü bakış açısıyla olaylara baktığımızda modernite adına neleri yapmalı neleri yapmamalı konusunda daha sağlıklı kararlar vermiş oluruz.

Mustafa Korel

Daha Fazla Göster

Ukrayna Haber

Ukrayna'nın, ilk Türkçe haber sitesi.

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu